Sevin Karalar
Sevin Karalar
  • 100
  • 1 619 855
  • 60
  • Katılım 1 Mar 2012


Video
KOAH hastalarında kilo kaybı neden olur? Kilo kaybı hastalığı nasıl etkiler?
KOAH hastalarında kilo kaybı neden olur? Kilo kaybı hastalığı nasıl etkiler?
7 yıl önce
KOAH'lı hastalarda kilo kaybı neden olur ve hastalığı nasıl etkiler? Kas kitlesinde azalma ile karakterize ileri derecede kilo kaybı ve kas güçsüzlüğü KOAH'ın sık karşılaşılan sistemik etkileridir. İleri evre KOAH'ı olan hastalarda kilo kaybı ve kaşeksi dediğimiz ağır kilo kaybı sık görülmektedir. Ağır KOAH ve solunum yetmezliği olan hastaların yaklaşık %50'sinde, hafif-orta derecede KOAH'ı olanların ise %10-15'inde açıklanamayan kilo kaybı görülmektedir. Ağır kilo kaybının sağlık durumunda kötüleşme, orantısız kas zayıflığı ve hayati tehlike artışı ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Akciğer kapasitesi (FEV1 %50'nin altında olan ve BMI (vücut kitle endeksi) 20'den düşük olan hastaların hayati tehlikesi BMI 20-25 arası olanlara göre 2.5 kat fazladır. KOAH'lılarda kilo kaybının en önemli nedeni kas kütlesi kaybıdır. Klinik olarak önemli ölçüde kilo kaybı yokken bile KOAH'lıların kas, yağ, kemik mineral içeriği dağılımında değişiklikler meydana gelir. Bu hastalarda kas kütle ve fonksiyon kaybı egzersize dayanıklılığın azalmasına nefes darlığı ve yorgunluk şikayetlerine neden olmaktadır, bu da halsizlik ve egzersiz kısıtlanması ile sonuçlanır. KOAH'lıların çoğunda bazal metabolizma hızı artmıştır. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte solunum işinde artma, dokuların artmış oksijen ihtiyacı, kullanılan ilaçlar sorumlu tutulmaktadır. Sonuçta kalori alımı nefes darlığı nedeniyle çok fazla olamadığından ve metabolik hız artmış olduğundan kilo kaybı ortaya çıkmaktadır. KOAH'lı olguların havayolu darlığına bağlı nefes darlığı nedeniyle egzersiz yapamadığı düşünülürse de bu hastaların çoğunun egzersizi sonlandırma nedeni nefes darlığından çok bacak yorgunluğudur. Çünki bu hastalarda kas kitlesi kaybı söz konusudur. Bu hem bahsettiğimiz nedenlerle, hem de hastaların egzersiz kısıtlanması nedeniyle sedanter yaşamı tercih etmelerinden kaynaklanmaktadır. KOAH'da kas fonksiyonlarında bozulma, kilo kaybı ve egzersiz kısıtlanmasına neden olmakta, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle KOAH'da ilaç tedavisi ile birlikte Beslenme desteği ve rehabilitasyon programları da önerilmektedir. www.astimalerji.com
KOAH hastalığı olanlar uçak yolculuğu yapabilirler mi?
KOAH hastalığı olanlar uçak yolculuğu yapabilirler mi?
7 yıl önce
KOAH'lılar uçak yolculuğu yapabilir mi? Uçak yolculuğu sırasında kabin içinde solunan oksijen basıncı azalmaktadır. Uçak içindeki basınç ayarlamalarına rağmen uçuş sırasında deniz seviyesindeki basınçlar elde edilemez ve yolcular hipobarik hipoksiye yani yetersiz basınçlı düşük oksijene maruz kalırlar. Sağlıklı kişilerde bu hafif oksijen düşüklüğü kolayca tolere edilir, ancak ağır KOAH'lılarda ciddi solunum sıkıntısı, hırıltılı solunum, göğüs ağrısı, sağ kalp yetersizliği tabloları ortaya çıkabilir. Özellikle küçük uçak ve helikopter uçuşlarında çoğu kez kabin basıncı ayarı olmadığından çok daha riskli bir durum söz konusudur. Kabin basıncı ayrıca uçuş yüksekliği, meterolojik koşullar, türbülans vb. koşullarla değişkenlik gösterir. Ayrıca hastanın KOAH seviyesi, eşlik eden kalp hastalığı, kansızlık vb. başka bir hastalığın varlığı solunum yetersizliği gelişme riskini etkileyecek diğer faktörlerdir. Bu nedenle ağır KOAH olguları uçuş öncesi çok iyi değerlendirilmelidir. Muayeneleri, Akciğer grafisi, EKG, Atardamar kanından oksijen karbondioksit ölçümler, solunum fonksiyon testleri görülmeli. Buna göre uçuş esnasında burundan oksijen verilmelidir. Çoğu hastada ortalama uçuş basıncında 2 lt/dakikada oksijen yeterli olmakla birlikte sürekli oksijen kullanan hastalarda uçuş sırasında oksijen 1-2 lt/dk artırılamlıdır. Uzun süreli uçuşlarda genellikle 4lt/dk önerilmektedir. www.astimalerji.com
Kronik bronşit ve amfizem arasındaki fark nedir?
Kronik bronşit ve amfizem arasındaki fark nedir?
7 yıl önce
Kronik Bronşit ve Amfizem arasındaki fark nedir? KOAH Kronik bronşit ve amfizem olmak üzere iki grup hastalığı içerir. Bu hastalıklar KOAH'da %80-90 bir aradadır, kesin olarak ayırım zordur. Ancak bazı hastalarda bir komponent daha ağırlıklı olabilir. KOAH'ı Amfizem ve Bronşit tipi olarak klinik sınıflamanın pratik tartışmalıdır. Ancak yine de daha belirgin özelliklerini sayacak olursak; Amfizematöz tip hastalarda, nefes darlığı sinsi başlar, yavaş ilerler. Balgam genellikle az ve yapışkandır, sıklıkla kilo kaybı vardır, hastalar zayıftır, akciğer grafilerinde havalanma artışına ilişkin bulgular mevcuttur. Bronşitik tip hastalarda ise nefes darlığı genellikle enfeksiyon döneminde ortaya çıkar, sıklıkla bol balgam vardır, kilo kaybı genellikle görülmez, akciğer grafisinde sigara içimine ait nonspesifik bulgular dışında özellik yoktur Gecmiş yıllarda bu gruplandırmalara dayanarak kronik bronşit baskın hastaları mavi-şişman (blue-bloater), amfizem baskın olanları ise pembe-ufleyen (pink-puffer) olarak adlandırılışsa da bu ayırım günümüzde kullanılmamaktadır. www.astimalerji.com
Kronik bronşit nasıl tedavi edilir?
Kronik bronşit nasıl tedavi edilir?
7 yıl önce
Kronik bronşit nasıl tedavi edilir? Kronik bronşit tedavisinde alınması gereken ilk önlem sigaranın bırakılmasıdır. Kronik bronşitin gelişmesinde sigaranın büyük rol oynadığı bilinen bir gerçektir. Uzun süre sigara içen bir hasta sigarayı bıraktığında ya da azalttığında özellikle sabah yataktan kalkınca yaşanan sıkıntılı öksürük nöbetleri ve çıkarılan balgam kısa sürede ortadan kalkar, solunumun kolaylaştığı ve genel sağlık durumunun hızla düzeldiği gözlenir. Hava kirliliği önemli bir sorundur. Kirli havayı solumaktan özenle kaçınmak gerekir. Solunum sisteminin hava kirliliğine de bağlı olarak gelişen kronik hastalıklarından ölüm oranı son derece yüksektir. Bu nedenle kronik bronşit hastalarının havanın kirli olduğu yerlerden uzak durması yaşamsal bir önem taşır. Bronşitin yinelenme ve kronikleşme eğilimi gösterdiği hastaların, tozlu ya da zararlı gazlara açık bir ortamda çalışıyorlarsa, meslek değiştirmeleri gerekebilir. Kronik bronşit hastalarında akut alevlenme söz konusu olduğunda viral enfeksiyon varlığında dahi üzerine bakteriler ekleneceğinden genellikle tedavide hekimin uygun göreceği antibiyotikler yer alır. Bunun dışında balgam yumuşatıcı ve söktürücü ilaçlarla birlikte, enfeksiyon dönemlerinde olabilecek bronş daralması ve hava yolu ödemi değerlendirilip, gerekli ise bronş genişletici ve hava yolu ödemi giderici ilaçlar da tedaviye eklenir. Kronik bronşit hastalarının özellikle grip salgını dönemlerinde hasta kişilerle temastan kaçınmaları, gribal enfeksiyon geçirdiklerinde mutlaka hekime başvurmaları, her yıl sonbaharda grip aşısı yaptırmaları önerilmektedir. Sigaradan uzak durmak, içmemek ve içirmemek kronik bronşit ve KOAH'tan korunmak için yapılacak en doğru ve gerekli davranış şeklidir. www.astimalerji.com
Kronik bronşit ne tür ilaçlarla tedavi edilir?
Kronik bronşit ne tür ilaçlarla tedavi edilir?
7 yıl önce
Kronik bronşit ne tür ilaçlarla tedavi edilir? Kronik bronşitli hastaların tedavisinde kullanılan ilaçlar hastanın ve hastalığın durumuna göre seçilir. Kronik bronşit hastası öncelikle sigara içmemelidir. Sadece kış aylarında öksürük, balgam yakınmaları var, nefes darlığı yoksa, solunum fonksiyon testlerinde obstrüksiyon dediğimiz belirgin hava yolu daralması söz konusu değilse bu grup hastaların yakınmaları olmadığı dönemde ilaç kullanmasına gerek yoktur. Enfeksiyon dönemlerinde balgam yumuşatıcılar, antibiyotikler, nefes darlığı eklenmişse bronş genişletici ilaçlar tedavide kullanılır, kontrol sonrası akut atak düzeldikten sonra takip eden hekimin kararı ile tedavi kesilir. Ancak hastanın nefes darlığı yakınması var, solunum testlerinde de daralma mevcutsa yani artık KOAH haline gelmişse uzun süreli tedavi vermek uygun olacaktır. Her şeyden önce balgamın akışkanlığım artırıcı ve yoğunluğunu azaltıcı ilaçlar kullanılır. Hem bronşit sonucu gelişen daralmayı önlemek, hem de salgılanan balgamın daha kolay atılabilmesini sağlamak için bronş genişletici ilaçlar kullanılmalıdır. Bronş mukozasındaki iltihap için iltihap giderici ilaçlara başvurulur. Ayrıca her iki durumda da yıllık grip aşısı ve bir kez zatürre aşısı önerilmektedir. Yine bu hastalar için solunum egzersizleri çok yararlı olup solunum egzersizlerinin tedaviden çok, koruyucu etkileri vardır. Bu yolla hastaya nasıl daha iyi soluk alıp verebileceği öğretilir. www.astimalerji.com
Kronik bronşit tanısı nasıl konur?
Kronik bronşit tanısı nasıl konur?
7 yıl önce
Kronik bronşit tanısı nasıl konur? Kronik bronşit tanısında esas olan hastanın öyküsüdür. Kronik bronşit, başka bir neden olmaksızın birbirini izleyen en az iki yıl boyunca her yıl en az üç ay devam eden öksürük ve balgam çıkarma durumudur. Hastalığın tanısında bu öykü çok önemlidir. Kronik bronşit sigara içen hastalarda görüldüğünden hastalar genellikle öksürük balgam yakınmalarını sigaraya bağlar ve önemsemezler, bu nedenle de hastalığın tanısı ancak ilerleyince konur. Kronik bronşit hastaları sigara içmeye devam eder ve nefes darlığı da yakınmalarına eklenirse yani hava yollarında daralma bronş obstrüksiyonu dediğimiz durum oluşursa artık bu hastalar basit kronik bronşit hastalığından KOAH hastası durumuna geçerler. Hastalığın tanısında öykü çok önemlidir. Bunun dışında akciğer grafilerinde damar gölgelerinde belirginleşme görülür. Solunum fonksiyon testi tanı koydurucu temel tetkiktir. Yapılması oldukça basit olan bu test kronik bronşit, KOAH tanısı için çok yararlı olup, erken hava yolu daralmalarının da tespitinde önemlidir. Bu nedenle sigara içen 40 yaş üzeri herkesin yakınma yoksa dahi yılda bir kez solunum fonksiyon testi yaptırması önerilmektedir. Böylece KOAH'ın erken dönemde şikayetler başlamadan yakalanması mümkün olacaktır. www.astimalerji.com
Kronik bronşit nedenleri nelerdir? Kronik bronşit kimlerde görünür?
Kronik bronşit nedenleri nelerdir? Kronik bronşit kimlerde görünür?
7 yıl önce
Kronik bronşit nedenleri nelerdir? Kronik bronşit kimlerde görülür? Sigara dumanı ve hava kirliliği bronş ağacında mukus yapımını artıran en önemli etkenlerdir. 20 yıl 20 adet/ gün sigara içenlerin %30'da Kr.bronşit gelişir. Sigara içenlerde kronik bronşit 15-20 kat fazladır. Kentlerde yaşayanlarda kronik bronşitin fazla olmasının önemli bir nedeni hava kirliliğidir. Maden ocaklarında çalışanlarda, meslekleri gereği organik ve inorganik toz inhale edenlerde kronik bronşit görülme sıklığı özellikle sigara içiyorlarsa artar. Hava kirliliğine yol açan gaz ve tozların özellikle sanayi bölgelerinde oldukça belirleyici etkisi vardır. Amonyak, aseton, asetik asit, hidroklorik asit, metal buharları, hidrojen sülfür ve kükürt dioksit son derece zararlıdır. Hava kirliliğinin önemini belirlemeye yönelik istatistik incelemeler, kronik bronşit olgularının ve bu hastalıktan ölüm oranının artışı ile mevsimlik sis yoğunluğunun özellikle de havadaki kükürt dioksit ve sisle karışık duman (smog) yoğunluğunun artışı arasında çok yakın bir ilişki olduğunu göstermiştir. Akciğer infeksiyonları, akciğerlerin gelişimine ait bozukluklar diğer önemli risk faktörleridir. Gelişmiş ülkelerde en yaygın görülen çevresel risk faktörü sigara içimi ve mesleksel maruziyet olduğu halde, ülkemiz dahil gelişmekte olan ülkelerde organik yakıt kullanımı gibi iç ortam hava kirliliğinin de sık rastlanılan bir çevresel risk faktörü olduğu söylenebilir. www.astimalerji.com
Kronik bronşit belirtileri nelerdir?
Kronik bronşit belirtileri nelerdir?
7 yıl önce
Kronik bronşit belirtileri nelerdir? Kronik bronşitin ana belirtileri öksürük ve balgamdır. Öksürük kronik karakterlidir ve beraberinde özellikle sabahları daha belirgin olmak üzere günlük 40-50 cc balgam çıkarılır. Bunun nedeni gece boyu biriken mukusu temizleme çabasıdır. Kronik bronşitin akut alevlenmelerinde yani solunum yolu enfeksiyonları sırasında öksürükte ve balgam miktarında artış olur, balgam rengi koyulaşır, nefes darlığı, hırıltı eklenebilir. Öksürük ve balgam kış aylarında, solunum yolu enfeksiyonları sırasında artış gösterebilir. Bazen öksürük o kadar şiddetli olur ki hastalarda göğüs ve sırt ağrılarına kaburgalarda çatlaklara, yaşlı hanımlarda idrar kaçırmaya yol açabilir. Hatta bazen ciddi öksürük sonrası baygınlık tanımlayan hastalar görülmektedir. İlerleyen kronik bronşit hastaları KOAH şeklinde karşımıza çıkar bu durumda nefes darlığı yakınması belirgindir. Erken dönemde efor sırasında yokuş çıkarken, merdiven çıkarken nefes darlığı oluşurken, hastalığın ileri evrelerinde günlük aktiviteler sırasında da nefes darlığı vardır, hatta istirahatte dahi görülebilir. KOAH alevlenmelerinde nefes darlığı çok artar hastane yatışı gerektirecek düzeye ulaşabilir. www.astimalerji.com
Akciğer amfizemi hastalığı kalıcı mıdır?
Akciğer amfizemi hastalığı kalıcı mıdır?
7 yıl önce
Akciğer amfizemi kalıcı mıdır? Amfizem, alveol dediğimiz bronşların en ucundaki hava keseciklerinin en uçtaki bronş duvarlarının harabiyeti ile birlikteki anormal kalıcı genişlemesidir. Amfizemde akciğerlerin en küçük birimi olan hava kesecikleri ve bu hava keseciklerine ulaşan küçük hava yolları hasar görür. Amfizemde kronik ödemin neden olduğu doku hasarı, esnemede kayıp, ilerleyici havalanma artışı ve küçük hava yollarının erken kapanmasına bağlı olarak hava hapsine yol açar. Sonuçta akciğer göğüs kafesi içerisinde daha fazla esneyemeyecek ve fonksiyon göremeyecek hale gelir. Derin nefes almak zorlaştığından egzersiz kapasitesi azalır. Solunum işi artar, solunum kasları aşırı çalışarak yorulur. Kronik nefes darlığına ve egzersiz kapasitesindeki azalmaya bağlı olarak hastaların yaşam kalitesi bozulur. Amfizemde oluşan bütün bu havayolu değişiklikleri kalıcıdır, geri döndürülemez, tedavi ile ancak ilerlemesi yavaşlatılabilir.
Tedavi edilmeyen akciğer amfizemi hangi hastalıklara yol açar?
Tedavi edilmeyen akciğer amfizemi hangi hastalıklara yol açar?
7 yıl önce
Tedavi edilmeyen akciğer amfizemi hangi hastalıklara yol açar? Tedavi edilmeyen akciğer amfizemi öncelikle hastalığın ilerlemesiyle ağır amfizem tablosu ve solunum yetersizliğine yol açar. Bu hastaların efor kapasiteleri ileri derecede kısıtlanır, hatta istirahatte bile nefes darlığı yaşar hale gelirler. Bu nedenle uzun süreli oksijen tedavisine ihtiyaç duyarlar. Özellikle kış aylarında araya giren enfeksiyonlarla bu hastalarda solunum yetersizliği tablosu gelişebilir ve hastane yatışı hatta yoğun bakım gerekliliği olabilir. KOAH alevlenmesi, akut solunum yetmezliğinin en sık nedenlerinden biridir ve %25'inde standart medikal tedavi ile oksijen tedavisine rağmen tablo kontrol altına alınamamakta ve yoğun bakım ünitesine (YBÜ) yatış ve Solunum destek ünitesine bağlanmaları yani mekanik ventilasyon ihtiyacı gelişmektedir. Amfizem hastalarında oluşan hava kesecikleri yani büller ani basınç değişiklikleri veya bazen kendiliğinden patlayıp pnömotoraks dediğimiz akciğer zarları arasına hava dolarak akciğerin çökmesine yol açan ciddi bir tabloya yol açabilir. Hastalığın ilerlemesi ile bu hastalarda sağ kalp yetmezliği meydana gelebilir, ayaklarda su toplama başlar pulmoner hipertansiyon dediğimiz tablo gelişir. Kalp yetmezliği gelişen hastalarda hastalığın ileri dönemlerinde nefes darlığı çok şiddetlenir ve hastalar evden dışarı çıkamaz hale gelirler. Bu dönemdeki hastalar artık günün en az yarısında oksijen makinesine bağlı kalırlar. www.astimalerji.com
Kronik bronşit nedir?
Kronik bronşit nedir?
7 yıl önce
Kronik bronşit nedir? Kronik bronşit birbirini izleyen en az iki yıl boyunca her yıl en az üç ay devam eden öksürük ve balgam çıkarma durumudur. Ancak bunu söyleyebilmek için hastanın tüberküloz, bronşektazi, akciğer kanseri, kalp yetmezliği gibi öksürük, balgama yol açacak başka bir kronik hastalığı olmamalıdır. Kronik bronşit, akciğerdeki bronşların iç yüzünü döşeyen zarların kalıcı olarak ödemlenmesi, bronş etrafındaki balgam üreten bezlerde hipertrofi, büyüme olmasıdır. Öksürük sıklıkla sabahları daha belirgindir ve balgamla birliktedir; balgam nadiren kanlı olabilir. Bu durum hasta tarafından genellikle sigara içmenin sonucu olarak algılanır ve önemsenmez. www.astimalerji.com
Anfizem hastalığını önlemek için neler yapılabilir?
Anfizem hastalığını önlemek için neler yapılabilir?
7 yıl önce
Amfizem hastalığını önlemek için neler yapılabilir ? Amfizemden korunmanın en iyi yolu sigara içmemektir. Sadece sigara değil nargile, puro, pipo gibi her türlü tütün mamülünden uzak durmak gerekir. Yine pasif maruziyetin de önemli bir risk faktörü olduğu göz ardı edilmemeli ve mutfak, balkon da dahil evin hiçbir yerinde sigara içilmemelidir. Özellikle ailesinde amfizem hastası birden fazla birey olanlar genç yaşta alfa bir antitripsin enzim düzeyine baktırmalı, eksiklik varsa bu açıdan tedavi edilmelidir. Yine riskli meslek gruplarında çalışanlar, madenciler, tekstil işçileri, fırıncılar, bazı sanayi kollarında çalışanlar sigara konusuna daha da özen göstermelidirler. Beslenmelerine dikkat etmeli, dengeli beslenmelidirler. Sık üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak gerekir. Kalabalık, havalandırması kötü ortamlarda çalışanların grip aşısı olmaları uygundur. Yine özellikle kırsal kesimde sigara içmeyen hanımlarda organik yakıt tüketimine, odun sobası kullanımı, tezek yakılmasına bağlı olarak çıkan dumanın solunması da, amfizem gelişiminde rol oynayabilmektedir. Bu tür yakıt kullanılmasının da önüne geçilmelidir. www.astimalerji.com
Amfizem nasıl tedavi edilir?
Amfizem nasıl tedavi edilir?
7 yıl önce
Amfizem nasıl tedavi edilir ? Amfizem tedavisinde temel olan sigarayı bırakmaktır. Amfizemin kesin bir tedavisi yoktur. Akciğer dokusunda oluşmuş olan hasarı düzeltmek mümkün değildir. Bu nedenle önemli olan hastalığın erken tanınması, sigaranın bırakılması ve hava kirliliğinden uzaklaşılmasıdır. Nefes darlığı olan amfizem hastalarında bronş genişletici ilaçlar hastaların yaşam kalitelerini artırmaya yönelik kullanılır. Ayrıca ileri evre amfizem hastalarında uzun süreli oksijen tedavisi gerekebilir, bu hastalarda oksijen konsantratörlerinden yararlanılabilir. Enfeksiyon dönemlerinde antibiyotik tedavisi gerekir. Enfeksiyonları en aza indirmek amacıyla her yıl grip aşısı yapılmasında büyük yarar vardır. Ayrıca amfizem hastalarına zatürre aşısı da önerilmektedir. (Ki iki tip zatürre aşısı vardır, bir grup zatürre aşısı hayat boyu bir kez yapılması yeterli olan ama biraz daha pahalı olan bir aşı, diğeri ise 5 yılda bir yapılması gereken ama daha uygun fiyata yapılabilecek bir aşıdır.) Antripsin maddesi eksik olanlarda bu maddenin sürekli olarak verilmesi gerekir. İleri düzeyde amfizemi olan hastalarda, hacim küçültücü cerrahi ve akciğer transplantasyonu, cerrahi tedavi seçenekleri olarak uygulanmaktadır. Hacim küçültücü cerrahide, akciğerlerin alveol hasarına uğramış alanları rezeke edilerek alınarak, solunum kapasitesinin artırılması amaçlanır. Cerrahi az sayıda seçilmiş hastada uygulanan bir tedavi şekli olmakla birlikte son yıllarda ülkemizde ve dünyada akciğer naklinde belli merkezlerde yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır. www.astimalerji.com
Akciğer amfizemi tanısı nasıl konur?
Akciğer amfizemi tanısı nasıl konur?
7 yıl önce
Akciğer amfizemi tanısı nasıl konur ? Amfizemli hastaların görünümü tipiktir, yaygın amfizemi olan hastalar genel olarak zayıftırlar, az yemek yerler; göğüs ön arka çapı artmış, fıçı göğüs diye tabir edilen görünümdedirler. Amfizemin en önemli bulgusu nefes darlığıdır. Nefes darlığı başlangıçta efor sırasında görülürken hastalığı ileri evrelerinde günlük işleri yaparken hatta istirahatte dahi ortaya çıkabilir. Nefes darlığı nedeniyle hastaların efor kapasiteleri kısıtlıdır, soluk verme süreleri uzundur, dudaklarını büzerek nefes verirler. Solunum sistemi muayenelerinde solunum sesleri derinden gelir, soluk verme süreleri uzamıştır; çekilen akciğer grafilerinde diafragmalar düzleşmiş, akciğerlerin havalanması artmıştır, yan grafilerde göğüs ön-arka çapı artmış olarak görülür. Hastalığın tanısında solunum fonksiyon testleri önemli yer tutar. Solunum fonksiyon testi aynı zamanda hastalığın evresinin belirlenmesi ve takibinde de kullanılan temel yöntemdir. Ayrıca amfizemin yaygınlığının belirlenmesinde akciğer tomografisi de önemli yer tutar. Genetik olarak Alfa bir antitripsin eksikliği olan hastalarda , -ki bu oldukça nadir bir gruptur- kanda alfa bir antitripsin eksikliğinin gösterilmesi de önemlidir, tedavi sürecini etkileyecektir. www.astimalerji.com
Akciğer amfizemi riskini artıran faktörler nelerdir?
Akciğer amfizemi riskini artıran faktörler nelerdir?
7 yıl önce
Akciğer amfizemi riskini artıran faktörler nelerdir? Amfizem gelişiminin en önemli sebebi sigara içimidir. Yani amfizem en sık sigara içenlerde görülür. 20 yıl günde bir paket sigara içime amfizem gelişimi açısından risktir. Sigara dışında nargile, puro, pipo gibi tütün içeren her ürün tüketimi amfizem oluşumuna yol açabilir. Biomass yakıt tüketimi dediğimiz odun sobası kullanımı, özellikle kırsal kesimde tezek yakımına bağlı dumanın solunması, amfizem oluşuma yol açabilir. Amfizem oluşumunda hava kirliliği zararlı gazların, duman ve partiküllerin uzun süre solunması da etkilidir. Bu bağlamda bazı meslek grupları özellikle maden işciliği, metal işçiliği, ulaşım sektörü ve odun/kağıt üretiminde çalışma, çimento,tahıl ve tekstil işçiliği risk teşkil edebilir. Birçok araştırma amfizeme kalıtsal bir yatkınlık olabileceğini göstermiştir. Genetik olarak akciğer harabiyetini azaltan bir faktör olan alfa 1 antitripsin düzeyinin düşük olduğu kişilerde amfizem gelişebilir. Amfizem hastalarının %10'dan azında alfa-1 antitripsin eksikliği sorumludur. www.astimalerji.com
Amfizem kimlerde görülür?
Amfizem kimlerde görülür?
7 yıl önce
Amfizem kimlerde görülür? Amfizem en sık sigara içenlerde görülür. Yine puro, pipo, nargile gibi tütün ürünleri kullananlarda da amfizem görülür. Bazı meslek gruplarında örneğinin kadmiyum ve kaynak dumanını ile çalışanlarda amfizem oluşumunun daha sık olduğu gösterilmiştir. Genetik olarak bazı ailelerde amfizem daha sıktır. En iyi belgelenen genetik risk faktörü ağır kalıtımsal Alfa bir Antitripsin eksikliğidir. Alfa-1 antitripsin (AAT) karaciğerde üretilen ve kan dolaşımına salınan bir proteindir. Elastaz nötrofiller tarafından üretilen bir protein olup vücudun yaralanma ve iltihaplanmaya karşı gösterdiği normal yanıtın bir kısmından sorumludur ve elastaz aynı zamanda akciğerlerin elastikliğini sağlayan elastik liflerin parçalanmasına yol açar yani elastaz vücut tarafından ortamdan uzaklaştırılabilmeleri ve yeniden yapılabilmeleri için proteinleri parçalamaktadır. Ancak etkileri Alfa bir AT tarafından düzenlenmediği takdirde elastaz akciğer dokusunu parçalamaya ve zedelemeye başlayacaktır. Alfa bir Antitripsin, elastaz enzimini etkisiz hale getirerek akciğerleri elastazın zararlı etkilerinden koruyan bir maddedir. Alfa bir Antitripsin eksikliğinde elastaz çok etkili olur elastazın akciğerlerde hasara neden olmasına ve sonuç olarak amfizem gelişmesine neden olur. Tanı için serum alfa-1 antitrpisin düzeyleri ölçülür. Sonuçta AAT üretimi normalin % 30'una veya daha aşağı düşerse kişide alfa-1 antitripsin eksikliği gelişecektir. Orta derecede obstruktif akciğer hastalığı olanlarda (FEV1 %30-65) yerine koyma (replasman) tedavisi önerilir. Düşük doğum ağırlığı ile doğan veya gelişme geriliği olan bebeklerde yaşamlarının sonraki dönemlerinde ulaşabilecekleri maksimum akciğer fonksiyonları normalden az olacağından KOAH gelişme riski, sigara içerlerse amfizem riski taşıyacaklardır. www.astimalerji.com
Akciğer amfizemi ne tür belirtiler verir?
Akciğer amfizemi ne tür belirtiler verir?
7 yıl önce
Akciğer amfizemi ne tür belirtiler verir? Amfizem hafif düzeyde ise yaygın değilse, hastaların herhangi bir şikayetleri yoktur ve amfizem herhangi bir belirti vermez. Amfizem belirginse ve yaygınsa nefes darlığı ilk ve en erken belirtidir. Başlangıçta efor sırasında merdiven çıkarken yokuş yukarı yürürken ortaya çıkan nefes darlığı giderek düz yolda da olmaya başlar. Hastalığın ileri evresinde hastanın ev içindeki hareketleri dahi zorlaşır, en küçük bir hareket bile hastayı nefes nefese bırakır. Yemek yeme sonrası karında oluşan gerginlik diafragmaları iterek de nefes darlığı yaptığından, hastalar yemek yemekten kaçınırlar. Amfizemli hastalar zayıftırlar. Öksürük, kronik bronşitlerdeki kadar olmasa da zaman zaman hastayı rahatsız eden bir belirtidir. Amfizemli hastaların balgamları yok denecek kadar azdır. Solunum sırasında hışırtı şeklinde sesler duyulması mümkündür. Amfizemli hastaların tipik bir görünümleri vardır. Göğüsün ön arka çapı artarak göğüs adeta bir fıçı şeklini almıştır. Hasta nefes alırken, göğsün alt kısmındaki kaburga aralıkları içeriye doğru çekilir. Amfizemliler düz olarak yatamazlar. Genellikle bir kollarını öne bir desteğe dayayıp buradan kuvvet alarak solunum kasının daha iyi çalışmasına yardım etmek isterler. Bu hastalığa özgü çok tipik bir bulgu da, hastaların dudaklarını büzerek uzun uzun nefes vermeleridir, nefes verme süresi 4 saniyeden daha uzundur. www.astimalerji.com
KOAH hastaların günlük yaşatısını nasıl etkiler?
KOAH hastaların günlük yaşatısını nasıl etkiler?
7 yıl önce
KOAH hastaların günlük yaşantısını nasıl etkiler? KOAH hastalığın evresine göre hastaların yaşam kalitesini etkileyen bir hastalıktır. Eğitim düzeyi yükseldikçe pek çok insan uzun yaşamaktan çok kaliteli yaşamanın önemli olduğunu düşündüğünü ifade etmekte ve gerek sağlıklı beslenmeye gayret ederek, gerekse egzersiz yaparak kaliteli yaşam için çaba göstermektedirler. Kaliteli yaşamak ve KOAH olmamak için yapılması gereken ilk olarak sigara içilmemesi, içiliyorsa da hemen bırakılmasıdır. Çünki KOAH'ın ana sebebi sigaradır. Hafif KOAH'lı hastalarda öksürük, sabah balgamı dışında yakınma yoktur. Hastalar bu yakınmaları sigaraya bağladıklarından doktora başvurmazlar. Orta ve ağır düzeyde KOAH'lı hastalarda önceleri eforla hastalık ilerledikçe günlük aktiviteler sırasında da nefes darlığı gelişir. Bu hastalar yaşıtlarından geri kalırlar, merdiven çıkmakta zorlanır, günlük alışverişlerini yapamazlar. Ağır KOAH'lılar evden dışarı çıkamazlar, oksijene bağlı bir yaşam sürerler. İleriki yaşlarda torunlarını kucaklarına alıp, onlarla oynayamazlar; bu da onların psişik durumlarında bozulmaya motivasyonlarında azalmaya yol açar. KOAH'lı hastalarda depresyon eğilimi üzerine çalışmalar yapılmıştır. www.astimalerji.com
KOAH alevlenmesi sırasında neler yapılabilir?
KOAH alevlenmesi sırasında neler yapılabilir?
7 yıl önce
KOAH alevlenmesi sırasında neler yapılabilir? KOAH'lı hastalarda gelişen alevlenme; nefes darlığı, öksürük veya balgamdaki hafif artıştan yoğun bakım tedavisine gereksinim gösteren ağır solunum yetmezliğine kadar değişik klinik sonuçlara yol açabilir. KOAH alevlenmelerinin en sık nedeni geçirilen solunum yolu enfeksiyonlarıdır. a. Hafif alevlenme: Hastanın artan tedavi gereksinimini kendi normal ortamında (ev, işyeri) karşıladığı alevlenmelerdir. Hafif alevlenmelerin tedavisi temelde hastanın nefes açıcı ilaçlarının dozunun artırılması esasına dayanır. Balgamın miktarında artma, renginde koyulaşma söz konusu ise tedaviye antibiyotik eklenmelidir. Hastaların bol ılık su içmesi önemlidir. Oksijen tedavisi alan hastaların atak döneminde oksijen kullanma süresi artırılmalıdır. b. Orta şiddetli alevlenme: Hastanın artan tedavi gereksinimi için bir tıbbi yardım aradığı alevlenmelerdir. (Bu hastalar doktoruna veya hastane polikliniğine başvurma ihtiyacı duyarlar) Bu grup hastalar fizik muayene bulgularına göre tedavileri düzenlenip yakın gözlemle evlerine gönderilebilirler, ya da muayene bulguları solunum yetersizliğine gidebileceklerini düşündürüyorsa kısa süreli hastane yatışları düşünülebilir. Bu hastalarda da kullanılan bronş genişletici ilaçların dozu artırılmalı, muayene bulguları çekiş güçlerinin yetersiz olduğunu gösteriyorsa nebulizasyonla yani buharla tedavi tercih edilmeli, damardan bronş genişletici eklenebilir, antibiyotik ve sıvı tedavisi başlanabilir. Oksijen desteği uygundur. c. Şiddetli alevlenme: Hasta veya yakınının hastalıktaki belirgin ve hızlı bozulmayı fark ettiği ve hastane tedavisini gerektiren alevlenmelerdir. Hastanın dakika solunum sayısının 35'in üzerinde olması, dil ve dudaklarda morarma, şuur bulanıklığı, aşırı terleme gibi bulgular alevlenmenin şiddetli olduğunun göstergesidir. Bu hastalar acilen hastaneye yatırılmalı, atardamar kanındaki oksijen karbondioksit yüzdeleri değerlendirilmeli ve gerekli görülürse yoğun bakıma alınarak solunum desteği sağlanmalıdır.
Amfizem nedir?
Amfizem nedir?
7 yıl önce
Amfizem nedir ? Amfizem, akciğer dokusunda harabiyet ve akciğerlerin en kücük birimi olan hava keseciklerinde genişleme ile giden bir hastalıktır. Bronşların etrafındaki elastik liflerde de bozulma, harabiyet vardır. Normalde balon gibi rahatlıkla genişleyip daralabilen hava kesecikleri, bu özelliklerini yitirir, yıpranır ve normal boyutlarına geri dönemez hale gelir. Kişi soluk verdiğinde bir miktar hava akciğerlerde hapsolur, yani akciğerler tam boşalamaz. Bu durum kirli havanın dışarı atılmasını ve temiz havanın içeri alınmasını zorlaştırır. Hava yollarının etrafındaki damarların da zedelenmesi nedeniyle; vücuttan kirli havanın atılması ve temiz havanın alınıp kullanılmak üzere dokular ulaştırılması zorlaşır. Yani kana oksijen geçişi zorlaşır. Bu durum AMFİZEM olarak isimlendirilir.
KOAH tedavi edilmezse ne olur?
KOAH tedavi edilmezse ne olur?
7 yıl önce
KOAH tedavi edilmezse ne olur? KOAH ilerleyici bir hastalıktır. Öncelikle ilerleyişinin yavaşlatılması amaçlanır. Bunun için ilk yapılacak olan sigaranın bırakılması ya da pasif maruziyet sözkonusu ise buna son verilmesi yani KOAH'lı kişinin yanında sigara içilmemesidir. Bunun dışında diğer risk faktörlerinin gözden geçirilmesi gereklidir. Odun kömür sobası kullanılıyorsa daha temiz enerjiye geçilmeli, riskli meslek gruplarında çalışılıyorsa (madencilik, sanayi, tekstil, fırıncılık vb.) uzaklaşılmalı, genetik olarak alfa 1 antitripsin eksikliği saptandı ise yerine koyma tedavisi uygulanmalıdır. Bunlar yapılmaz ise hastalık çok hızlı ilerler. Sağlıklı insanlarda 35 yaş üzeri akciğer kapasitesinde (FEV1 yıllık 35 ml) düşme olurken sigara içen KOAH'lılarda bu düşme 3-4 kat fazla olabilir. Ya da bir yere kadar bulgu vermeyip bir anda akciğer kapasitesinde çok ani düşme de görülebilir. Ağır KOAH'lılarda kanda oksijen düşüp, karbondioksit yükselmesine bağlı dil ve dudaklarda morarma, uyuklama hali görülür. KOAH ilerleyip çok ağır KOAH haline geldiğinde sağ kalp yetersizliğine yol açabilir. Bacaklarda ödem, kalpte büyüme, karaciğer büyümesi görülür. Pulmoner hipertansiyon (akciğer tansiyonunda yükselme) saptanır. Bu hastaların kanları çok yoğundur, akciğer embolisine meyil artmıştır. www.astimalerji.com
KOAH alevlenmesi nedir?
KOAH alevlenmesi nedir?
7 yıl önce
KOAH alevlenmesi nedir? KOAH alevlenmesi, hastalığın doğal seyrinde ortaya çıkan, hastanın başlangıçtaki nefes darlığı, öksürük balgam çıkarma düzeyinde, günlük olağan değişimlerin ötesinde meydana gelen ve tedavide değişiklik gerektirecek kadar belirgin düzeyde olan ani olaylar olarak tanımlanır. Alevlenmelerin en sık görülen nedeni, alt solunum yollarının infeksiyonları ve hava kirliliğidir. Yakın dönemde yapılan bir çalışmada, ağır KOAH alevlenmelerinden, olguların %78'inde infeksiyonların sorumlu olduğu; bunların %30'unda bakteriler, %23'ünde virüsler, %25'inde hem bakteri hem virüslerin birlikte etken olduğu saptanmıştır. KOAH'lı hastalarda hastalıkla ilgili semptomların genellikle kış aylarında şiddetlendiği gözlenmektedir. KOAH'ta alevlenme olarak tanımlanan bu durum, hastaların hastaneye veya acil servislere başvurularında ve günlük yaşam aktivitelerinin bozulmasında en önemli nedendir. KOAH alevlenmeleri hastaların yaşam kalitelerini ileri derecede bozmakla kalmayıp, aynı zamanda solunum cihazına bağlanmayı (entübasyon ve mekanik ventilasyon) gerektiren solunum yetmezliği ile sonuçlanan bir tabloya da yol açmaktadır. KOAH alevlenmesi nedeniyle hastaneye yatırılanlarda ölüm oranı %10-30 arasında değişmektedir. www.astimalerji.org Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevin Karalar
KOAH'da kullanılan ilaçların yan etkisi var mıdır?
KOAH'da kullanılan ilaçların yan etkisi var mıdır?
7 yıl önce
KOAH'ta kullanılan ilaçların yan etkisi var mıdır ? Bronş genişleticilerden betamimetikler dediğimiz ilaç grubunun kullanımında; nadiren ellerde titreme, çarpıntı, baş ağrısı, kas krampı, görülebilir. Kalp ve tansiyon hastalarında; taşikardi, kan basıncı değişiklikleri, kalp ritminde bozukluklar ortaya çıkabilir. Bu yan etkiler sıklıkla, ilaçların ağızdan tablet veya şurup olarak alınması yani sistemik kullanımı veya çok yüksek doz inhaler kullanımları sonrası görülebilmektedir. Uzun etkili b2-agonistlerle yapılan çalışmalarda genellikle hasta tarafından iyi tolere edildikleri gözlenmiştir. Yapılan bir çalışmada %3 oranında hastada ilaca devam edememe, %6 oranında ellerde titreme, %2.5 oranında da baş ağrısı bildirilmiştir. Antikolinerjik ilaçlar (ki bunlar piyasada Atrovent, combivent, spriva isimleri ile bulunmaktadır)ın kullanımında %6'dan az oranlarda ağızda kuruluk ve metalik tat, görülebilir. Prostat büyümesi olan hastalarda buna ilişkin yakınmalarda, glokom hastalarında da glokom artışı bildirilmiştir. (Teokap, talotren, bronkolin vb.) Teofilinlerde genellikle tedavide kullanılan dozun çok üstündeki dozlarda yan etki görülmektedir. Midede yanma, ekşime, ellerde titreme tedavi dozlarında da görülebilirken; bulantı, kusma, gastroözefageal reflü, ishal, baş ağrısı, huzursuzluk, uyku bozukluğu, epileptik atak, felç ve kalp ritm bozuklukları yüksek dozlarda görülür. Glikokortikosteroidler dediğimiz kortizonlu ilaçlar solunum yoluyla alındıklarında nadiren ses kısıklığı ve ağız iyi çalkalanmadığı taktirde candidiyazis dediğimiz mantar enfeksiyonlarına yol açabilirler. Ancak çok ağır KOAH'da uzun sureli ağızdan alınan kortizonlu tabletlerin yüksek tansiyon, kan şekerinde yükselme, osteoproz, katarakt benzeri yan etkileri söz konusu olabileceğinden bu grup ilaçların sadece doktor kontrolünde atak tedavisinde kısa süreli kullanılmaları uygundur. www.AstimAlerji.com
KOAH ne tür ilaçlarla tedavi edilir?
KOAH ne tür ilaçlarla tedavi edilir?
7 yıl önce
KOAH ne tür ilaçlarla tedavi edilir? KOAH'ın karakteristik özellikleri havayollarında kronik ödem ve bronş duvarında kalınlaşma sonucunda gelişen hava akım kısıtlanması, alveol dediğimiz hava keseciklerinde harabiyet ve hava hapsi ile solunum zorluğudur. Günümüze dek hastalığın ilerlemesini azaltacak ya da seyrini değiştirecek bir tıbbi tedavi geliştirilememiştir. Yakınmaları önlemek, alevlenme sıklığını ve şiddetini azaltmak, sağlık durumunu ve egzersiz kapasitesini düzeltmek için bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Bunlar için KOAH ana tedavisi olarak bronş genişletici ilaçlar kullanılmaktadır. Bronş genişletici etkinliğin ölçülmesinde klinik yanıt ve solunum fonksiyon testleri ile değerlendirme yapılır. KOAH'ta bronş genişleticiler stabil dönemde kronik ve ihtiyaç hissedildiğinde kurtarma tedavisi olarak kullanılmaktadır. Özellikle ataklarda hızlı ve kısa etkili bronş genişleticiler kurtarma tedavisi amacıyla kullanılmaktadır. Kronik kullanım amacıyla da uzun etkili bronş genişleticiler günümüzde en uygun ve etkili tedavilerdir. Bronş genişletici grubundaki ilaçlar KOAH'ta bronş düz kaslarında gevşeme, hava akımında artış, solunum işinde azalma, bir solukta alınan hava hacminde artma sonucunda egzersiz kapasitesi artışı ve nefes darlığı hissinde azalma, sağlamaktadırlar. Bunun dışında solunum yoluyla uygulanan kortizon içeren ilaçlar havayollarındaki kronik ödem nedeniyle kullanılırlar ve yarar sağlarlar. Yine farklı mekanizmalarla etki eden bronş gevşetici ve enflamasyonu giderici ilaçlar hastalığın evresine göre tercih edilirler. Bazen Evre III ve özellikle de evre IV KOAH' lıların ise ömür boyu nefes açıcı ilaçlar, sprey şeklinde kortizona ek olarak oksijen ve yardımcı solunum cihazlarını (CPAP-BİPAP) kullanması gerekir. Ancak, her KOAH'lı ayrı bir hasta olarak değerlendirilmelidir. www.astimalerji.org Uzm. Dr. Sevin Karalar
KOAH nasıl tedavi edilir?
KOAH nasıl tedavi edilir?
7 yıl önce
KOAH nasıl tedavi edilir ? KOAH tedavisinde başarılı olabilmek için uyulması gereken kurallar; Sigaranın bırakılması, • Tozlu ve dumanlı ortamlarda çalışmamak, bulunmamak ve • Düzenli ilaç tedavisidir. KOAH tedavisinin temelini "sigaranın terk edilmesi" oluşturur. Sigara bırakıldığı zaman bronşlardaki ve hava keseciklerindeki bozulmaların şiddeti yavaşlar. İlaçlar hastalığın ilerlemesini önlemez bu nedenle sadece nefes darlığını azaltmak için kullanılırlar. Sigarayı bırakamayan bir hastanın ilaçlardan yarar beklememesi gerekir. İlaçlar sadece geçici süre için nefes darlığını azaltabilir. Sigarayı bırakmayan hastalar her yıl bir önceki yılı arayacaklardır. Birkaç yıl sonra hastalık çok ilerleyince hastalar isteseler dahi sigara içemez hale geleceklerdir. Başka bir ifade ile "hasta sigarayı bırakmayacak, sigara hastayı bırakacaktır". Fakat bu durumdaki bir hastanın artık günlük işlerini yapabilmesi çok zorlaşmış olacaktır. Böyle bir hastanın geriye dönük pişmanlıkları ve "keşke şu mereti içmeseydim" şeklindeki yakınmalarının bir faydası olmayacaktır. KOAH'lı hastaların nefes darlıklarını rahatlatmak amacıyla kullanılan çok sayıda ilaç vardır. Bunların bazıları solunum yolu ile kullanılırlar. Solunum yolu ile kullanılan ilaçlar, çalışma prensipleri ve şekilleri birbirinden farklı cihazlar yardımı ile kullanılırlar. Solunum yolu ile kullanılan ilaçların dozları çok düşüktür. Fakat ilaçlar direkt olarak solunum yollarına ulaştığı için etkileri çok kuvvetlidir. Ancak etkili olabilmeleri için doğru teknik ile kullanılmaları gerekir. Bu cihazların nasıl kullanılacağı çok iyi öğrenilmelidir. Hata varsa bunu düzeltmek için muayene sırasında hekim önünde kullanma denemeleri yapılmalıdır. İlaçların dozu düşük olduğundan ve kullanılan dozun da çok az bir kısmı kana karıştığından yan etkileri yok denecek kadar azdır. Solunum yoluyla kullanılan ilaçlar alışkanlık yapmazlar, dişlere ve akciğerlere herhangi bir zarar vermezler. www.astimalerji.com
Uzun süreli oksijen tedavisi alan hastaların uyması gereken kurallar nelerdir?
Uzun süreli oksijen tedavisi alan hastaların uyması gereken kurallar nelerdir?
7 yıl önce
Uzun süreli oksijen tedavisi alan hastaların uyması gereken kurallar nelerdir ? Çok ağır KOAH'lı hastalar sürekli olarak günde en az 15 saat oksijen kullanma zorundadırlar. Kanda oksijen seviyesi tehlike sınırının altına inmiş olan hastaların uzun süreli oksijen tedavileri hem şikayetlerini azaltacak, hem de yaşam kalitelerini artıracaktır. Çünkü KOAH'ta ortaya çıkan sorunların önemli bir bölümü vücudun yeterince oksijen alamamasından kaynaklanır. Oksijen tüpleri bu amaçla kullanılmazlar. Çünkü tüpler kısa sürede bitecektir ve bunların tekrar doldurulması gerekecektir. Uzun süreli oksijen tedavisi için "oksijen konsantratörü" adı verilen ufak bir komidin boyutunda cihazlar kullanılır. Oksijen cihazının doldurulması gereken deposu yoktur, bu makinenin kendisi oda havasından oksijen üretmektedir. Sosyal güvencesi olan hastalara heyet raporu karşılığında oksijen konsantratörü ücretsiz olarak verilmektedir. Heyet raporu için bu cihazın kullanılmasını gerektirecek kadar ağır KOAH olduğunu belgelemek amacıyla bazı basit testlerin yapılması gerekir. Böylece uzun süreli oksijen tedavisi alması gereken hastalar belirlenmiş olmaktadır. Uzun süreli oksijen tedavisi alan hastaların uyması gereken kurallar; • Günde en az 15 saat oksijen alınmalıdır. • Yangın tehlikesi nedeniyle oksijen cihazının yanında sigara içilmemelidir. • Cihaz sobadan uzak tutulmalıdır. • Gece kan oksijen seviyesi çok daha fazla düştüğü için uyku süresince oksijen alınmalıdır. • Cihazın bakımı düzenli yapılmalıdır. www.astimalerji.com Uzm. Dr. Sevin Karalar
KOAH'ın riskleri nelerdir?
KOAH'ın riskleri nelerdir?
7 yıl önce
KOAH gelişimi için risk faktörleri nelerdir? Sigara, puro, pipo, nargile gibi tütün ürünlerinin dumanı ile karşılaşmanın KOAH'a yol açtığı birçok çalışma ile ortaya konmuştur. Sigara içenlerde KOAH gelişme riski içmeyenlere göre 30 kata kadar artmıştır. KOAH nedeniyle gerçekleşen ölümlerin erkelerde %85, kadınlarda %70'inden sigara sorumludur. Sigaraya erken yaşlarda başlanması akciğer gelişimini de olumsuz etkileyeceğinden KOAH bulgularının erken yaşta çıkma riskini artırır. Bunun dışında mesleki maruziyet KOAH için önemli bir risk faktörüdür. İşyeri ortamında organik veya inorganik toz, duman ve gazlarla karşılaşan işçilerde kronik bronşit bulgularının daha sık görüldüğü uzun yıllardır bilinmektedir. Sigara içen işçilerde solunum fonksiyonlarındaki kayıp içmeyenlere göre anlamlı şekilde daha belirgindir. Bu nedenle toplumda KOAH yükünü azaltabilmek için hem işyerlerinde kötü koşulların düzeltilmesi, hem de sigaranın sağlığa etkileri konusunda toplum bilgilendirilmelidir. KOAH'da önemli bir diğer risk faktörü iyi havalandırılmayan ortamlarda ısınma veya pişirme amacıyla odun, tezek gibi biyomas yakıtların kullanılmasıyla ortamda hava kirliliği oluşumudur. Bu özellikle ülkemizde kırsal kesimde yaşayan kadınlarda KOAH gelişiminde önemli bir risk faktörüdür. Ayrıca düşük doğum ağırlığı ile doğan veya yaşına göre gelişme geriliği olan bebeklerin yaşamlarının sonraki dönemlerinde özellikle de sigara içerlerse KOAH gelişimi açısından risk grubunda olduğu belirtilmektedir. Ayrıca antioksidan vitaminlerin yani A, C, E vitaminlerinin eksik alınması, balık yağı gibi doymamış yağ asitleri ve magnezyumdan eksik bir diyetle beslenmenin de KOAH açısında risk olduğu son çalışmalarda bildirilmiştir. KOAH'dan korunmak için sigara içmemek, düzenli egzersiz yapmak, sebze, meyve, balık tam tahıllı gıda rejimini tercih etmek; rafine tahıllar, kırmızı et, tatlı ve patates kızartması gibi besinlerden uzak durulması önerilmektedir. www.astimalerji.com
KOAH'ın astımdan ayırımı nedir? KOAH ile astım arasında benzerlikler var mıdır?
KOAH'ın astımdan ayırımı nedir? KOAH ile astım arasında benzerlikler var mıdır?
7 yıl önce
KOAH'ın astımdan ayırımı nedir? Astım ve KOAH arasındaki benzerlik ve farklılıklar Hava yollarının daralmasıyla seyreden hastalıkları arasında olan astım ve KOAH, son derece sık karşılaşılan hastalıklardır. Temel olarak her iki hastalıkta da nefes darlığı, öksürük gibi benzer belirtiler mevcut olup, her ikisinde de hava yollarının yapısal elemanlarında değişme ve kronik bir iltihap vardır. Bu nedenle karıştırılabilirler ancak aslında birbirinden farklı hastalıklardır. Her iki hastalık arasında oluşum nedenleri, belirti ve bulgular ve tedavi yönünden bazı benzerlik ve farklılıklar vardır. KOAH, yani kronik obstrüktif akciğer hastalığı başta sigara ve hava kirliliği olmak üzere çeşitli zararlı gaz, duman ve partiküllerin uzun süre solunması sonucu oluşan, geriye dönüşü olmayan, hava yollarında ilerleyici daralmaya yol açan kronik bir akciğer hastalığıdır. Astım, ise ataklar halinde gelen nefes darlığı ve hırıltı ile karakterize geriye dönüşebilen hava yolu daralmasıdır. Astımlı hastalarda bronş hiperreaktivitesi yani aşırı duyarlılığı sözkonusudur. Bu şu anlama gelir, astım hastalarının bronşlarının iç yüzünü döşeyen zarda kızarıklık şişme ödem tablosu mevcuttur ve buna bağlı olarak aşırı hassastır. Astım hastalarının bronşlarında zaman zaman daralma oluşur, ancak bu tedavi ile ya da kendiliğinden düzelir, kalıcı değildir. Oysa KOAH'ta bronş daralması kalıcıdır, öksürük balgam süreklidir. Orta ve ileri evre KOAH'da eforla veya istirahatte nefes darlığı süreklidir. Ataklar halinde gelmez, çünki bronş daralması kalıcıdır. Hem astımda hem de KOAH'da yakınmalar enfeksiyon dönemlerinde artış gösterir. KOAH öyküsünde sigara içimi sözkonusu iken, astım genellikle alerji ile birliktedir. Genetik meyil astımda daha belirgin olmakla birlikte her iki hastalık için söz konusudur. Akciğer grafisi astımda normal bulunurken, KOAH'da sigara içimine ilişkin kronik bronşit veya amfizem bulguları görülebilir. Bu iki grup hastalığın ayırımında konunun uzmanı hekim tarafından değerlendirilmeleri önemlidir. Öykü,muayene bulguları ve ardından yapılacak solunum fonksiyon testi-ki özellikle reversibilite dediğimiz ilaçlı solunum testi iki hastalığın kesin ayırımı açısından önemlidir, tanı netleştirilir ve tedavi düzenlenir. www.astimalerji.com
KOAH türleri nelerdir?
KOAH türleri nelerdir?
7 yıl önce
KOAH türleri nelerdir ? KOAH akciğerin zararlı gaz ve partiküllere karşı anormal iltihabi (enflamatuar) yanıtı sonucu ortaya çıkan tıkayıcı ve ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. Nefes verme sırasında havayollarında ortaya çıkan çökme ve bronşlarda üretilen aşırı balgam havayollarında daralmaya neden olarak hava akım hızını azaltmakta ve bu olay sürekli olarak şiddetini arttırarak hastanın yaşam kalitesinde bozulmaya yol açmaktadır. Görüldüğü gibi KOAH'ta havayollarında meydana gelen değişikler ilerleyicidir ve geri dönüşümsüzdür. KOAH, Kronik bronşit ve amfizem olmak üzere iki alt grubu içerir. Kronik bronşit, birbirini izleyen iki yıl içersinde bir başka nedene bağlanamayan ve en az 3 ay süren kronik öksürük ve balgam çıkarma olarak tanımlanır. Amfizem ise akciğerin en uç noktalarında yer alan ve atmosfer havasından Oksijeni alıp kandaki Karbon dioksiti havaya vermemizi sağlayan alveol dediğimiz küçük hava keseciklerinin anormal ve kalıcı genişlemesidir. Bu iki hastalığın akciğerde yerleştiği alan ve yapmış oldukları kalıcı değişiklikler farklı tipte olmakla beraber KOAH, genellikle kronik bronşit ve amfizemin farklı oranlarda birlikteliği ile karakterizedir. Hava akımı kısıtlanmasının tamamen geri dönüşümlü olduğu astım hastaları KOAH grubuna dahil edilmemektedir. Ancak kısmi geri dönüşümü olan, Kronik Bronşit veya Amfizem komponentlerini de içeren astmalı hasta grubu KOAH tanımına girmektedir. Sigara dumanına maruziyette olduğu gibi bir kısım astma vakalarında kronik bronşitin belirtisi olan balgamlı öksürük olabilir. ABD'de bu hastalara sıklıkla "Astmatik Bronşit" veya "KOAH'ın astmatik formu" denir.
KOAH evreleri nelerdir?
KOAH evreleri nelerdir?
7 yıl önce
KOAH evreleri nelerdir ? KOAH, nefes darlığının şiddetine göre dört gruba ayrılır. 1- Hafif KOAH Ağır iş yapıldığı zaman veya hızlı yürüme ve merdiven çıkma esnasında bazen nefes darlığı hissedilir 2- Orta KOAH Ağır iş yapıldığı zaman veya hızlı yürüme ve merdiven çıkma esnasında genellikle nefes darlığı hissedilir. • Bazen günlük işler yapılırken dahi nefes darlığı hissedilir. • Gece uykusu rahattır, nefes darlığı nedeniyle uykusuzluk çekilmez. 3- Ağır KOAH • Günlük işler yapılırken genellikle nefes darlığı hissedilir. • Şiddetli halsizlik vardır. • Merdiven çıkmada çok zorlanılır. • Gece nefes darlığı nedeniyle uyku düzeni bozulur 4- Çok Ağır KOAH • Otururken dahi nefes darlığı hissedilir. • Oda içinde yürümek zorlaşır. • İşe gidilemez. Hastalığın ileri dönemlerinde kanda ve organlarda oksijen miktarı önemli oranda azalacağı için çok daha fazla rahatsızlıklar belirir. Bunlar; • Bol terleme • Dilde, dudaklarda, parmak uçlarında morarma • Şiddetli baş ağrısı • Çarpıntı • Gündüzleri uyuklama, geceleri uykusuzluk • Zihinsel faaliyetlerde azalma (unutkanlık, dikkatsizlik) • Aşırı sinirlilik • Şiddetli halsizlik, yorgunluk • Zayıflama • Cinsel güçte azalma • Mide rahatsızlıkları, karında şişkinlik ve hazımsızlık • Kabızlık • Ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, yanma hissi • Ellerde titreme Hastalığın ilerlemesi ile kalp yetmezliği meydana gelebilir ve ayaklarda su toplama başlar. Kalp yetmezliği gelişen hastalarda hastalığın ileri dönemlerinde nefes darlığı çok şiddetlenir ve hastalar evden dışarı çıkamaz hale gelirler. Bu dönemdeki hastalar artık günün en az yarısında oksijen makinesine bağlı kalırlar. Hastalığın çok ilerleyerek yukarıda belirtilen ağır rahatsızlıkların ortaya çıkmasını önlemek için yapılması gereken SİGARANIN TERK EDİLMESİDİR. www.astimalerji.com
KOAH başka hangi hastalıklar ile karışabilir?
KOAH başka hangi hastalıklar ile karışabilir?
7 yıl önce
KOAH başka hangi hastalıklar ile karışabilir? KOAH, genellikle hava yolu daralması ile seyreden hastalıklar ile karıştırılabilir. En sık astımla karışabilir. Fakat KOAH'ta alerjik semptomlar yoktur ve sigara kullanımı KOAH'ta çok önemlidir. Astım genelde genç yaşta başlar; KOAH ise, yaşla birlikte yavaş yavaş gelişen bir hastalıktır. KOAH, öksürük balgam çıkarma yakınmaları nedeniyle bronşektazi ile karıştırılabilir. Bronşektazi nefes borusundan akciğerlere havayı ileten bronşların 2mm'den geniş çaplı olan dallarında duvar harabiyeti nedeni ile geri dönüşümsüz genişleme olarak tanımlanır. Öksürük ve balgam çıkarma en sık görülen bulgudur. Bu hastalarda da nefes darlığı yakınması olabilir. Genişlemiş ve yapısal özelliklerini kaybetmiş bronşlar akciğerin savunma sistemini zayıflatarak sık sık enfeksiyonlara neden olurlar. Bu bozuk alana mikropların yerleşmesi kolay olacağından bronşektazisi olan kişiler akciğer enfeksiyonlarına sık yakalanırlar. Bronşektazide akciğer grafisi bazı hastalarda hiç bir bulgu vermez. Bronşektazinin kesin tanısı ince kesit bilgisayarlı tomografi ile konulur ve tomografi bulgularına göre hastalığın tedavisi planlanır. Bronşektazili hastada sigara içme öyküsü de var ise KOAH ile karışabilir, bazen bir arada da olabilir. Kalp yetersizliğine bağlı nefes darlığı, öksürük yakınmaları da KOAH ile karıştırılabilir. Kalp yetersizliğinde hastada hipertansiyon problemi olması, geceleri yüksek yastıkla yatma, bacaklarda şişme yakınmaları KOAH'tan ayırt etmede önemlidir. Ayrıca çekilen grafilerde kalp büyük görülür, yine solunum testlerinde obstrüksiyon dediğimiz bronş daralması görülmez. www.astimalerji.com
KOAH tanısında solunum fonksiyon testinin yeri nedir?
KOAH tanısında solunum fonksiyon testinin yeri nedir?
7 yıl önce
KOAH tanısında solunum fonksiyon testinin yeri nedir? KOAH ilerleyici ve geriye dönüşü olmayan bir hastalık olduğu için, ne kadar erken teşhis edilir ve ne kadar erken tedaviye başlanırsa hastalık o kadar az rahatsızlığa neden olacaktır. Ne yazık ki, KOAH'lı hastalar ilk teşhis edildikleri anda genellikle akciğer kapasitelerinin önemli bir kısmını kaybetmiş olurlar. Bunun nedeni öksürük, balgam şikâyetlerini sigara içimine bağlayıp hekime başvurmayı ihmal etmeleridir. Hastalığın hafif dönemde iken teşhis edilmesi ile tedavi kolaylaşacak, hastalar tedaviden daha çok yararlanacak ve hastalığın ilerlemesi durdurulmuş olacaktır. KOAH, teşhisi kolay olan hastalıklardan birisidir. Bu hastalığın iki önemli özelliği vardır. Bunlar; 1- Sigara içimi. 2- Uzun zamandır ÖKSÜRÜK, BALGAM ve NEFES DARLIĞI şikâyetleri olması. KOAH hastalığının kesin teşhisinde solunum fonksiyon testi yapılır. Bu çok kolay uygulanan bir testtir. Solunum fonksiyon testi spirometre denilen cihazlarla yapılan, akciğerlerin kapasitesini ve fonksiyonel durumunu objektif olarak ölçmeye yarayan, göğüs hastalıkları uzmanlarının en sık başvurduğu tanı yöntemidir. Yani bu test ile, bir solukta akciğerlerin alabildiği hava hacmi ve ardından bu havanın güçlü bir şekilde dışarıya verilmesi sırasındaki hava akım hızı ölçülebilir. KOAH erken teşhisi için sigara içen ve 40 yaşını aşmış herkes yılda bir kez solunum testi yaptırmalıdır. Uzun süredir öksürük, balgam ve en önemlisi nefes darlığı şikâyetleri olan sigara içicilerde KOAH riski çok yüksektir. Bu kişilerin en kısa sürede solunum testi yaptırmaları gerekir. Solunum testi ile hem KOAH teşhisi konur hem de hastalığın şiddeti belirlenir. KOAH tedavisi hastalığın şiddetine göre planlanacaktır. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevin Karalar
KOAH nasıl teşhis edilir?
KOAH nasıl teşhis edilir?
7 yıl önce
KOAH nasıl teşhis edilir? Hastalığın ilk ortaya çıktığı dönemlerde hiçbir belirti bulunmayabilir. Bazı hastalarda başlangıçta yalnızca sabahları olan daha sonra gün boyu süren öksürük, balgam çıkarma olabilir. Erken dönemde efora bağlı olarak ortaya çıkan nefes darlığı, bazen kişi tarafından rahat nefes alamama, bacaklarda güçsüzlük, çabuk yorulma şeklinde ifade edilir. Solunum yolu enfeksiyonları uzun sürebilir ve hışıltılı solunum eşlik edebilir. Bireyler sağlık kuruluşuna genellikle 50 yaş civarında başvururlar. Hastalık ilerledikçe yakınmaların düzeyi ve görülme sıklığı artar. İleri aşamalarda dokuların yeterli oksijenlenememesi nedeniyle morarma gelişebilir. Oksijenlenme yetersizliği ve karbondioksitin atılamamasına bağlı olarak sabahları baş ağrısı oluşabilir. KOAH'ın ileri aşamalarında kilo kaybı görülebilir. Bazı bireylerde gün boyu uyuklama ve gece aşırı horlama gibi uyku ile ilgili problemler vardır. KOAH akciğerlerin erken yaşlanmasıdır. Akciğer ve havayollarında meydana gelen bazı yapısal değişiklikler düzeltilemez. Ancak hava- yolu daralması, iltihap artışı, alevlenmeler gibi hastalığın bazı sonuçları tedavi edilebilir ve bireylerin yaşam kalitesini arttıracak şekilde kontrol altına alınabilir. Başta tütün dumanı olmak üzere, ısınma ve/veya pişirme amacıyla kullanılan çeşitli yakıtların dumanına veya mesleki toz, duman, toksik gaz ve taneciklere uzun süre maruz kalan kişilerde uzun süreli öksürük, balgam çıkarma ve giderek artan nefes darlığı yakınmalarından en az birinin gelişmesi halinde, yakınmalar çok şiddetli olmasa dahi göğüs hastalıkları doktoruna başvurulması gereklidir. Bu kişilere solunum fonksiyon testi (spirometri) yapılarak KOAH tanısı konulabilir. Sigara içen hastaların yıllık check uplarına solunum fonksiyon testinin eklenmesi KOAH erken tanısı açısından yarar sağlayacaktır. Böylece hastalığın başlangıcında tanı konması ve yakınmaların kontrol altına alınması mümkün olacaktır. www.astimalerji.org
KOAH'ın toplumda görülme sıklığı nedir?
KOAH'ın toplumda görülme sıklığı nedir?
7 yıl önce
KOAH'ın toplumda görülme sıklığı nedir? Dünya'da 600 milyon, Türkiye'de 5 milyona yakın KOAH hastası olduğu tahmin edilmektedir. Sağlık Bakanlığı, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı'nın (KOAH) görülme sıklığının 40 yaş üstü yetişkinlerde yüzde 20 olduğunu bildirmiştir. KOAH yurt genelinde en önemli ölüm nedenleri arasında 3. sırada yer almaktadır. Astım ve kronik kalp yetmezliği ile benzer oranda görülme sıklığına sahip olan KOAH'ın, 2030'a kadar dünya genelinde en fazla ölümle sonuçlanan ilk dört hastalıktan biri olacağı öngörülmektedir. KOAH hastalarının yüzde 30'u hastalığının farkında değildir. Türkiye'de, erkeklerin yüzde 60'ı, kadınların ise yüzde 24'ü sigara kullanmaktadır. Yani Türk insanının ortalama %30'u sigara içmekte, KOAH tanısı konulan hastaların yüzde 65'i de sigara içmeye devam etmektedir. 40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan veya mesleği nedeniyle tozlu ortamlarda bulunan kişilerde uzun süren öksürük, balgam, nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde o kişinin göğüs hastalıkları hekimi tarafından değerlendirilmesi, solunum fonksiyon testi yaptırması gerekmektedir. KOAH'ın erken tanısı, hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını azaltacaktır. www.astimalerji.com
KOAH nedenleri nelerdir?
KOAH nedenleri nelerdir?
7 yıl önce
KOAH nedenleri nelerdir ? Hastalığın en önemli nedeni SİGARA bağımlılığıdır. KOAH yaklaşık olarak 20 yıl günde bir paket sigara içme sonrasında ortaya çıkar. Eğer günde bir paketten daha fazla sayıda sigara içiliyorsa bu zaman daha da kısalır. Hastalık genellikle 40 yaşından sonra belirti vermeye başlar. KOAH teşhisi alan kişilerin büyük çoğunluğu halen sigara içen veya çok uzun süre sigara içmiş ve bırakmış kişilerdir. Hastalık sinsi ilerlediği için ve sigara bağımlıları öksürük, balgam çıkarma gibi şikayetleri önemsemedikleri için KOAH teşhisi konduğu zaman hastalar akciğer kapasitelerinin önemli bir kısmını kaybetmiş olmaktadırlar. Sigara içen her beş, altı kişiden birinde KOAH gelişmektedir. Ülkemizde 20 yaş üstündeki kişilerin en az yarısı sigara bağımlısıdır. Dolayısıyla bizim gibi sigara içme alışkanlığının çok yaygın olduğu ülkelerde KOAH toplum sağlığı açısından önemli bir sorundur. Ülkemizde en iyimser tahmin ile 5 milyon KOAH'lı vardır. Fakat bu hastaların sadece az bir kısmına tanı konabilmektedir. Çünki hastaların büyük bir bölümü hastalıklarının farkında olmayıp öksürük, balgam çıkarma yakınmalarını genellikle sigara öksürüğü olarak değerlendirmekte ve yakınmalarda çok ciddi bir artış olmadıkça ya da ağır nefes darlığı eklenmedikçe doktora gitmemektedirler. Sigara dışında nargile, puro gibi diğer tütün mamülleri de KOAH nedenidir. Ayrıca sadece aktif tütün kullanımı dışında pasif maruziyet de KOAH nedenlerindendir. Yine bazı meslek grupları madencilik, metal, çimento, tahıl, tekstil işçiliği KOAH gelişimine yol açabilir. Çok küçük bir hasta grubunda genetik olarak alfa bir antitripsin enzimi eksikliği nedeniyle amfizem dolayısıyla KOAH gelişimi söz konusu olabilir. www.astimalerji.com
KOAH kimlerde görülür?
KOAH kimlerde görülür?
7 yıl önce
KOAH kimlerde görülür? Sigara içen her beş, altı kişiden birinde KOAH gelişmektedir. Ülkemizde 20 yaş üstündeki kişilerin en az yarısı sigara bağımlısıdır. Dolayısıyla bizim gibi sigara içme alışkanlığının çok yaygın olduğu ülkelerde KOAH önemli bir halk sağlığı sorunudur. En sık orta ve ileri yaş sigara içen erkeklerde görülür. Sigara içimi dışında nargile, puro gibi tütün ürünleri de benzer şekilde KOAH'a yol açabilir. Yine pasif içicilik dediğimiz, uzun yıllar sigara içilen ortamlarda bulunmak, yoğun sigara dumanı maruziyeti de KOAH açısından risk teşkil eder. Genetik olarak akciğer harabiyetini azaltan bir faktor olan alfa 1 antitripsin düzeyinin düşük olduğu kişilerde KOAH gelişebilir. Bu durum çok nadir görülür. Yine özellikle kırsal kesimde sigara içmeyen hanımlarda organik yakıt tüketimine, odun sobası kullanımı, tezek yakılmasına bağlı olarak çıkan dumanın solunması da KOAH gelişiminde rol oynayabilmektedir. Yine bazı meslek grupları özellikle sanayi kollarında çalışma (maden işciliği, metal işciliği, ulaşım sektörü ve odun/kağıt üretiminde çalışma, çimento, tahıl ve tekstil işçiliği) risk teşkil edebilir. Ayrıca hava kirliliği, beslenme yetersizliği (A, C, E vitamini eksikliği), alkol kullanımı KOAH gelişiminde rol oynayabilmektedir. Ancak yine de KOAH gelişiminde en etkili faktör sigaradır. Ülkemizde en iyimser tahmin ile 5 milyon KOAH'lı vardır. Fakat bu hastaların sadece az bir kısmı teşhis edilmektedir. Hastaların önemli bir sayısı hastalıklarının farkında olmayıp öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı gibi şikayetleri çok rahatsız edici olmadıkça doktora gitmemektedirler. Sigara bağımlısı olanların rahatsızlıklarında doktora gitmemelerinin önemli bir nedeni de sigarayı bırakmaları konusunda uyarı almaktan kaçınmalarıdır. www.astimalerji.org
KOAH nasıl başlar?
KOAH nasıl başlar?
7 yıl önce
KOAH nasıl başlar? Sigara dumanı ile nefes borularına ve hava keseciklerine zararlı gazlar ve maddeler dolar. Yıllar geçtikçe bu zararlı gazlar ve maddeler bronşların ve hava keseciklerinin yapısını bozmaya başlar. Bunun sonucunda bronşların hastalanmasıyla TIKAYICI BRONŞİT, hava keseciklerinin harabiyeti ve parçalanması ile AMFİZEM ortaya çıkar. İşte KOAH adı altında bu iki hastalık yer almaktadır. Sigara içimi ile hem bronşlarda tıkayıcı bronşit hem de aynı zamanda amfizem gelişir. Akciğerlerde ortaya çıkan bu tıkanıklıklar ve bozulmalar sonucunda kana oksijen geçişi azalır ve vücudun oksijensiz kalması ile pek çok ciddi rahatsızlıklar doğar. Oluşan bu bozuklukların tedavisi ve tamiri mümkün değildir. Akciğerler bu hastalık ile erkenden yaşlanır ve bozulur. Çünkü KOAH ilerleyici bir hastalıktır. KOAH başlayan bir hastada sigarayı bıraktıktan sonra bozuklukların tamamen ortadan kaybolması çok zordur. Ancak sigaranın bırakılması ile hastalığın ilerlemesi yavaşlar. Diğer yandan sigara bırakılmaz ise hastalık çok hızlı ilerler. KOAH için kullanılan ilaçlar sadece hastaların nefes darlığı şikayetlerini azaltmak için kullanılır. Bu ilaçların hastalığı ortadan kaldırmak veya ilerlemesini yavaşlatmak gibi bir etkileri yoktur. Bu nedenle KOAH tedavisinin temelini sigarayı bırakmak oluşturur. www.astimalerji.org
KOAH'ın belirtileri nelerdir?
KOAH'ın belirtileri nelerdir?
7 yıl önce
KOAH belirtileri nelerdir? KOAH'ın ana belirtileri • ÖKSÜRÜK • BALGAM • NEFES DARLIĞI 'dır ve KOAH'lı hastalarda bu şikayetler uzun süredir devam etmektedir. Öksürük ve balgam çıkarma önceleri sadece sabah görülür. Balgam çok az miktarda çıkar. Hastalar genellikle bu şikayetleri önemsemezler ve sigara içmenin doğal bir sonucu olarak kabul ederler. Gerçekte, şiddetli olmayan öksürük ile birlikte az miktarda balgam çıkarmak çok önemli bir hastalığın yani KOAH'ın erken habercisi olabilir. Eğer sigara içmeye devam edilirse ve hastalık ilerlerse öksürükler şiddetlenir ve balgam miktarı gittikçe artar. Hastalar günün her saatinde balgam çıkarmaya başlarlar. Bazen boğulacak kadar şiddette öksürükler olmaya başlar. Nefes darlığı hastalığın erken dönemlerinde koşma, hızlı yürüme veya merdiven çıkma gibi eforlarda ortaya çıkarken, hastalığın ilerlemesi ile istirahatte de görülmeye başlar. Öksürük, balgam ve nefes darlığı şikayetleri genellikle 50 yaşına doğru belirgin olarak artar. Bütün bu yakınmalar kış aylarında ve özellikle hava kirliliğinin yoğun olduğu dönemlerde ve gribal enfeksiyonlar sonrasında artış gösterir. Sigara içen kişilerde bu şikayetlerden bir veya birkaç tanesi ortaya çıktığı zaman hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Çünkü ancak erken teşhis ve sigaranın bırakılması ile bu ilerleyici ve akciğerleri harap eden hastalıktan kurtulmak mümkün olabilir.
KOAH nedir?
KOAH nedir?
7 yıl önce
KOAH nedir ? KOAH, "Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı" isminin baş harflerinden oluşan kısaltılmış bir hastalık ismidir. KRONİK kelimesi uzun süredir devam eden anlamındadır. OBSTRÜKTİF kelimesi tıkayıcı anlamındadır ve bu hastalıkta nefes borularının (bronşların) tıkandığını göstermek için kullanılır. O halde KOAH'ı, "uzun süredir bronşlarda tıkanmaya neden olan bir hastalıktır" şeklinde tarif edebiliriz. Bu hastalığın en kötü yanı, bronşlarda oluşan tıkanmanın bir daha düzelmemesi ve tedavi olunmaz ise hastalığın sinsice ilerlemesidir. KOAH adı altında 'Kronik Bronşit' ve 'Amfizem' adlı iki grup hastalık yer almaktadır. Hastalığın en önemli nedeni SİGARA bağımlılığıdır. KOAH yaklaşık olarak 20 yıl günde bir paket sigara içme sonrasında ortaya çıkar. Eğer günde bir paketten daha fazla sayıda sigara içiliyorsa bu zaman daha da kısalır. Hastalık genellikle 40 yaşından sonra belirti vermeye başlar. KOAH teşhisi alan kişilerin büyük çoğunluğu halen sigara içen veya çok uzun süre sigara içmiş ve bırakmış kişilerdir. Hastalık sinsi ilerlediği için ve sigara bağımlıları öksürük, balgam çıkarma gibi şikayetleri önemsemedikleri için KOAH teşhisi konduğu zaman hastalar akciğer kapasitelerinin önemli bir kısmını kaybetmiş olmaktadırlar. Uzm. Dr. Sevin Karalar www.astimalerji.com
Astım çeşitleri nelerdir?
Astım çeşitleri nelerdir?
7 yıl önce
Astım çeşitleri nelerdir? Astım değişik şekillerde sınıflandırılmakla birlikte en çok kullanılan alerjik ve alerjik olmayan astım diye iki gruba ayrılmasıdır. Alerjik astım daha çok erken çocuklukta başlayan, aile bireylerinde de alerjik nezle veya astım ya da egzema gibi alerjik hastalıkların söz konusu olduğu çocuklarda görülen astım türüdür. Genellikle alerjik deri testi ile hastanın alerjisi olduğu alerjenlere pozitiflik saptanabilir. İkinci grup ise alerjik olmayan astımdır ki yakınmalar daha çok 30 yaştan sonra başlar, bayan hastalarda daha sık görülür, hastalık daha ağır seyreder tedaviye cevap daha zordur. Alerjik deri testlerinde pozitiflik oldukça düşük oranlardadır. Bunun dışında egzersizin tetiklediği astım, özellikle efor sırasında atakların gelmesiyle karakterizedir, yine mesleksel astım; fırıncı, kuaför, oto boyacısı, mobilyacı gibi bazı meslek gruplarında, iş ortamına girildiğinde yakınmaların başlamasıyla kendini gösteren bir astım çeşidi olup, ortamdan uzaklaşılmasıyla yakınmaların gerilemesi bu astım türünde karakteristik bir özelliktir.
Çocuklarda alerjik bronşit, alerjik astımdan farklı bir hastalık mıdır?
Çocuklarda alerjik bronşit, alerjik astımdan farklı bir hastalık mıdır?
7 yıl önce
Çocuklarda alerjik bronşit alerjik astımdan farklı bir hastalık mıdır? Çocuklarda 'Astım' ve "Alerjik Bronşit", 'Spastik Bronşit' terimleri çoğu zaman eş anlamlı kullanılmaktadır. Çocuk astım olgularının % 90'ı "Alerjik Astım"dır. Dolayısıyla "Alerjik Bronşit" terimi "Alerjik Astım"la eş anlamlıdır. Alerjik olmayan astım hastaları için de 'Spastik Bronşit' terimi kullanılabilmektedir. Yani bu terimlerin her ikisi de astım anlamındadır. Astım, çocukluk çağının bir numaralı kronik hastalığı olmasına rağmen, maalesef ülkemizde toplum astım konusunda yeterince bilinçli değildir. Doktorların astım teşhisi koyduğu çocukların aileleri, uzmanların yanlış teşhis koyduğunu düşünerek verilen tedaviyi uygulamayabilmekte, bu nedenle de doktorlar, astımlı çocukların ailelerine "çocuğunuz astım hastası" demek yerine "alerjik bronşit, spastik bronşit" demeyi tercih etmektedir. Hekim ebeveyne çocuğunuzun astımı var dediğinde anne baba bunu kabul etmek istemeyip, paniğe kapılıp, çocuğunuz astımlı değil diyen başka bir doktor arayışına girebilmektedir. Bu konuda toplumun bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Astım denince ilk akla gelenin ağır astım olmaması gerektiği anlatılmalı ve özellikle çocuklarda erken tanı konduğunda kalıcı hava yolu değişiklikleri gelişiminin engellenmesi açısından düzenli tedavinin önemine dikkat çekilmelidir. www.AstimAlerji.com
Geniz eti büyüklüğünün belirti ve bulguları nelerdir?
Geniz eti büyüklüğünün belirti ve bulguları nelerdir?
7 yıl önce
Geniz eti büyüklüğünün belirti ve bulguları nelerdir? 1. Yüzde Şekil Bozukluğu: Geniz etinin normalden fazla büyümesi burundan boğaza ve oradan da soluk borusuna hava geçişinin zorlanmasına neden olur. Geniz eti büyük çocuklarda hayatın ilk yıllarında bir yıl süre ile açık ağızla nefes alındığında bu durum yüz ve çene kemiklerinde normal dışı gelişime yol açar, çene aşağıya doğru açı yapar, dişlerde gelişim bozukluğu ortaya çıkar. 2. Sık Orta Kulak İltihabı: Geniz etinin hemen iki yanında kulaktan buruna gelen östaki borusu vardır. Geniz eti büyümesi bu borunun tıkanmasına neden olur. Orta kulak sıvısı tıkanıklık nedeniyle boşalamaz ve bu nedenle geniz eti büyüklüğü olan çocuklarda sık orta kulak iltihapları olur. 3. Konuşma Bozukluğu: Geniz etinin büyümesi nedeniyle burundan solunum bozulduğu sürekli burundan konuşma şekli (nazone konuşma) olur. 4. Uykuda Terleme: Ağızdan solunum yapmak çok fazla kas aktivitesi gerektirdiği için bu çocukların metabolizmaları artar. Bu da vücut ısılarının artmasına neden olur. Bu nedenle geniz eti büyüklüğü olan çocuklar uykularının ilk 1-2 saatinde çok aşırı terlerler. 5. Büyüme ve gelişme geriliği: Geniz eti büyüklüğü olan çocuklar ağızdan solunum yaptıklarından ve uyku kaliteleri iyi olmadığından derin uykuda geçirdikleri süre daha azdır. Büyüme hormonu derin uykuda salgılandığından bu çocuklarda yetersiz salgılanabilir ve büyümede gecikme olabilir. 6. Ruhsal Bozukluk ve Okul Başarı Düşüklüğü: Geniz eti büyüklüğü olan çocuklar yeterince kaliteli uyuyamadıklarından uykuda tam dinlemezler. Gündüzleri yorgun, hırçın, keyifsiz ve dikkatsiz olurlar. Bu nedenle okul ve oyun başarıları düşebilir, hatta zaman zaman hiperaktif olarak tanımlanabilirler. 7. En önemlisi horlama, uyku apne sendromu.
Besin alerjisi belirtileri nelerdir? Besin alerjisine bağlı vücutta ne gibi bulgular ortaya çıkar?
Besin alerjisi belirtileri nelerdir? Besin alerjisine bağlı vücutta ne gibi bulgular ortaya çıkar?
7 yıl önce
Besin alerjisi belirtileri nelerdir? Besin alerjisine bağlı vücutta ne gibi bulgular ortaya çıkar? En sık alerji yaratan besin maddeleri arasında inek sütü, yumurta, balık, midye, soya ve fıstık sayılabilir. Besin alerjilerinin bulguları tüm sistemlerde ortaya çıkabilir. Ciltte kurdeşen (ürtiker) benzeri döküntü ortaya çıkabilir ya da citte kuruluk, kaşıntı ve sulanma ile karakterize olan atopik dermatit görülebilir. Sindirim sisteminde ise ağızda kaşıntı ve ödem ile kendini gösteren ağız alerjisi olabilir. Bunun daha ilerisinde, bağırsak duvarında değişiklikler, yağlı ishal, kabızlık ve büyüme geriliği ile ortaya çıkabilir. Gastrointestinal sistemden kanama olabilir. Bebeklerde kolik dediğimiz gaz sancıları ile kendini gösterebilir. Solunum sistemindeki bulgular hem üst hem de alt solunum yolarını ilgilendirebilir. Besin maddesinin alımından sonra burun kaşıntısı, burunda akma ve hapşırma olabilir. Alt solunum yollarında ise astım bulguları ile ortaya çıkabilir. Anne sütü ile beslenme bu sıklığı azaltmada rol oynar. Besin alerjilerinin en ağır ortaya çıktığı tablo ise tüm organ sistemlerini tutabilen bulgular ile karakterize ve yaşamı tehdit edici anafilaksidir. Bu durumda tansiyon düşüklüğü, kalp atışında hızlanma, dolaşım bozukluğuna, cilt, gastrointestinal sistem ve solunum sistemi bulgularının tümü eşlik edebilir. Saf ve tabii besinlerin ortaya çıkardığı allerjik reaksiyonları suni besin maddelerin hazırlanmasında renk veya lezzet vermesi için konan çeşitli kimyasal katkı maddelerinin allerjileri ile karıştırmamak gerekir. Bu tür suni boyalı gıda maddeleri içeren besinler çok sık olarak allerjik hastalıklara neden olduğundan allerjik şikayetleri olan kişiler yememelidir.
Gebelikte astım ilaçlarının kullanımı bebeğe zarar verir mi?
Gebelikte astım ilaçlarının kullanımı bebeğe zarar verir mi?
7 yıl önce
Gebelikte astım ilaçlarının kullanımı bebeğe zarar verir mi? Astımlı bir hamilenin tedavisi hamile olmayanlardan çok farklı değildir ve genelde aynı tür ilaçlar kullanılır. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların gebelik ve bebek üzerinde zararlı etkileri gösterilmemiştir ve bu nedenle güvenli olarak kabul edilirler. Asıl korkulması gereken kontrol edilemeyen astımın neden olduğu bebekteki zararlı etkilerdir. Astım tedavisinde amaç en iyi solunum fonksiyonuna ulaşarak ataksız bir dönem sağlamaktır. Tedavide genel prensipler ise mümkün olan en az sayıdaki ilacın kullanılması, en uygun solunum fonksiyonunun sağlanması, havayolu iritanlarından (tahriş ediciler) kaçınılması, astımı alevlendiren üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit ve reflünün tedavi edilmesidir. Gebelerde astım tedavisinin amacı hipoksi yani oksijen azlığına neden olan atakların önlenmesi ve ideal solunum fonksiyonunun sağlanarak bu hipoksinin bebeğin gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerinin engellenmesidir. Tedavide belki de en önemli faktör hasta eğitimi ve bilinçlendirmedir. Öte yandan hastalığın ve gebeliğin solunum sisteminde neden olduğu değişimler sık aralıklarla yapılacak olan solunum fonksiyon testleri ile değerlendirilmeli, hastaya göre tedavi dozu ve şeması belirlenmelidir. Gebe astımlılar icin en yanlış düşünce hamilelikte tüm ilaçların bebeklere zararlı olabileceğidir. Gebelik suresince astımın kontrol altında olabilmesi için astım ilaçlarının tümü kesilmemeli, mutlaka ilaç kullanması gereken hastalarda güvenle kullanılabilecek ilaçlar belirlenmelidir. Bu nedenle gebe veya gebelik şüphesi olan astımlı hastaların en kısa sürede astımlarını takip eden hekim ile iletişime geçmesi gerekmektedir. Astım ataklarını tetikleyen ev tozu, küf, mantar, evcil hayvanlar, sigara dumanı, kirli hava, kokular, yiyecek katkı maddeleri gibi alerjenlerden kaçınmak ilaç gereksinimini de en alt düzeye indirecektir. Gebe kalmayı planlayan bir kadında ise önceden astım kontrol altına alınmalıdır.
Astım hastaları hangi ilaçları kullanmamalıdır?
Astım hastaları hangi ilaçları kullanmamalıdır?
7 yıl önce
Astım hastası hangi ilaçları kullanmamalıdır? Astım hastaları bazı ilaçları mümkün olduğunca mecburiyet yoksa kullanmamalı, bazılarını da dikkatli kullanmalıdır. Özellikle beta bloker dediğimiz ilaç grubu, ki genellikle çarpıntı nedeniyle sık tercih edilen gruptur, astım hastalarında astım krizlerine neden olabileceğinden sakıncalıdır. Astım hastalarına kurtarıcı ilaç olarak verilen broş genişletici diye tanımladığımız ilaçlar ile bu grup ilaçlar tam tersi mekanizma ile çalıştıklarından bu grup ilaçlar astım hastalarında tercih edilmemelidir. Bunun dışında aspirin ve nonsteroid antienflamatuarlar dediğimiz ağrı kesici antienflamatuar ilaçların kullanımında çok dikkatli olmak gerekir. Özel bir tip astım aspirinle tetiklenmektedir. Aspirinin tetiklediği astım sıklığı tüm erişkin astımlılar arasında %3-5 olarak bulunmuştur. Bu nedenle astım hastaları takip eden doktora danışılmadan aspirin ve ağrı kesici kullanmamalıdır. Yine alerjik eğilimli hastalarda antibiyotik kullanımında da dikkatli olmak gerekir. Hastaların kendi başlarına hekime danışmadan antibiyotik kullanmaları doğru değildir. ( normalde kimsenin kendi başına antibiyotik alması önerilmez ama maalesef toplumumuzda sıkça görülen bir uygulamadır)
Sinüzit ve astım ilişkisi nasıldır? Sinüzit astımı tetikler mi?
Sinüzit ve astım ilişkisi nasıldır? Sinüzit astımı tetikler mi?
7 yıl önce
Sinüzit ve astım ilişkisi nasıldır? Sinüzit astımı tetikler mi? Astım ve sinüzit birlikteliği sık görülen bir durumdur Yapılan çalışmalarda sinüzitin astım ataklarını artırdığı gösterilmiştir. Sinüzit tedavi edildikten sonra astım atakları da azalmaktadır. Son yıllarda üst ve alt hava yolları yapısal olarak tek hava yolu kabul edilmekte ve bu anlamda her iki bölge hastalıkları da birbirini etkilemektedir. Astım ve sinüzit hava yolu epitelinin rol aldığı enfeksiyona bağlı olmayan iltihabi bir oluşumla birbirine bağlıdır. Araştırmalarda astımlı hastaların %30'unda çekilen sinüs grafilerinde çok belirgin sinüzit bulguları saptanmıştır. Astımlı hastalarda da aynı rinit gibi sinüzitin de görülme sıklığı normal toplumdan daha yüksektir. Astımlı hastalarda uygun tedaviye yanıt alınamıyorsa altta sinüzit olabileceği düşünülmelidir. Erişkinlerde sık görülen sinüzit genellikle astıma öncülük eder. Sinüzit; allerjik rinit, astım ve nazal polip gibi birçok hastalıkla yakın ilişkiye sahiptir. Kronik sinüzitlerin % 40-67'sinde allerjik rinit saptanmaktadır. Akut sinüzitli olguların % 25-40'ında ise allerjik rinit bulunmaktadır. Astım tanısı konulan hastalarda kronik sinüzitin tedavisi astımın kontrolünü kolaylaştırmaktadır. Sinüzit düşünülen durumda hastaya paranazal sinüs grafisi çekilmesi uygun olur. Özel durumlarda sinüs kanallarında gelen akıntı, bakteri araştırması için laboratuvara gönderilebilir. Sinüzit tedavisinde sinüslerin havalanmasını kolaylaştıran burun damlası, bakterilere karşı antibiyotikler, burun içi yıkama solüsyonları sıklıkla kullanılır.
Astım ve reflü arasında nasıl bir ilişki vardır? Reflü astımı tetikler mi?
Astım ve reflü arasında nasıl bir ilişki vardır? Reflü astımı tetikler mi?
7 yıl önce
Astım reflu ile ilişkili midir? Reflü astımı tetikler mi? Mide içeriğinin yemek borusuna (özofagusa) geçişi olarak tanımlanan reflü (gastroöozofageal reflü) erişkinde olduğu kadar çocukluk çağında da sık görülen ve zor tanı konabilen bir durumdur. Reflü varlığında midedeki asitli içerik yemek borusundan yukarı kaçarken soluk borusuna da kaçar. Soluk borusu ve hava yollarına asitli mide içeriği kaçması zaman zaman öksürüğe, zaman zaman da hava yollarında daralmaya-spazma yol açar, bu da astım ataklarını tetikler. Reflü ve astım arasında anlamlı bir ilişki vardır. Astımlı kişilerde reflü normalden daha sık gözlenir. Bunun nedeni astımın mide başını saran kasları gevşetmesidir. Bu durumda midedeki asitli içeriğin yemek borusuna kaçışı kolaylaşır. Astım hastalarının %50-90'da reflü olduğu saptanmıştır. ABD'de erişkinlerin 1/3'ünde, toplumun %10'da, reflü olduğu düşünülünce astım reflü birlikteliğinin ne denli dikkat çekici olduğu daha açık görülecektir. Özellikle günümüzde hava kirliliği, katkı maddeleri, GDO'lu gıdalar vb. birçok nedenle tüm dünyada alerji ve astım görülme hızı giderek artmaktadır. Bu nedenle özellikle astım reflü birlikteliğinin gözden kaçırılmaması gereklidir.
Astım hastaları yüzme sporu yapabilir mi? Yüzmenin astım için zararı var mıdır?
Astım hastaları yüzme sporu yapabilir mi? Yüzmenin astım için zararı var mıdır?
7 yıl önce
Astım ve yüzme sporu Astım hastaları için en çok önerilen egzersiz yüzme olsa da, yüzme havuzlarında birçok risk faktörü bulunmaktadır. Havuz suları çoğunlukla klor ile dezenfekte edilmektedir. Uzun süreli ve yoğun klor maruziyetinin, hava yolu irritasyonu ve astım benzeri bulguları ortaya çıkarma ihtimalinin yüksekliği yapılan araştırmalarda ortaya konmuştur. Bu konuda bütuü yüzücüler, antrenörler ve ailelerin dikkatli olması gerekmektedir. Endüstrileşmiş ülkelerde çocuklardaki astım ve alerjik hastalıkların artmasına neden olan önemli faktörlerden birinin kapalı havuzlarda kullanılan klora maruz kalmanın artışı olduğu bildirilmiştir. Uygunsuz havalandırma sistemine sahip kapalı yüzme havuzlarında antrenman yapılmasının çoğunlukla yüksek orandaki kloroform konsantrasyonu nedeniyle hastalık potansiyelini artırabileceği bildirilmiştir. Sadece solunumla değil, cilt yolu ile de bu maddelere maruz kalmanın önemli olduğu, hatta havuzda cilt teması ile klor alımının solunumla alınandan fazla olduğu belirtilmiştir havuz suyu ile bütün vücudun teması nedeniyle havuzlarda yeterli bir havalandırma sistemi olsa dahi yüzücülerin bu maddelere maruz kalmaları kaçınılmazdır. Profosyenel yüzücülerde hava yolu ödemi, bronşiyal aşırı cevaplılık (hiperaktivite), ve astım yaygınlığının arttığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Ayrıca kapalı yüzme havuzlarında yüzme bu alanlarda var olma olasılığı yüksek küf mantarlarına maruz kalınmasına neden olur. Küf sporlarının astım ataklarını tetikleyici etkisi olduğundan kapalı alanlarda yüzmek astım hastalarına önerilmez.
Astım hastaları için klima yararlı mı, zararlı mı?
Astım hastaları için klima yararlı mı, zararlı mı?
7 yıl önce
Astım hastaları için klima yararlı mı zararlı mı? Küresel ısınma nedeniyle artan sıcaklık ve nem, klimaları günlük yaşantımızın bir parçası haline getirdi. Astım ve alerji hastaları klima kullanırken bazı kurallara uyarlarsa klima onlar için yararlı olur, ancak dikkat etmezlerse tam tersi zarar görebilirler. Astım hastalarının soludukları havanın ısısı, nemi ve temizliği çok önemlidir. Klimalar uygun ısı ve nemi ayarlayabilmek açısından yarar sağlar. En uygun sıcaklık 24-25 derece ve nem de %40-45'dir. Yeni tip gelişmiş filtreli klimalar aynı zamanda havayı temizleme özelliğine de sahip olduğundan mümkünse filtre kalitesi daha iyi olan klimalar tercih edilmeli, mutlaka klima filtre bakımları önerilen sıklıkta yapılmalıdır. Çünkü klima, ortamdaki havayı emip filtrasyon yaptıktan sonra dışarı verdiğinden cihazın zamanla filtrasyon sistemi pislenir, klimaların filtrelerinde biriken tozlarda bakteri ve mantar sporları üreyebilir. Bu mikroorganizmalar astım hastaları ya da alerjik nezlesi olan hastalar için risk teşkil eder ve sık hastalanmalarına, astım ataklarına, alerjik yakınmaların artmasına yol açabilir. Ancak filtre temizliği ve bakımı düzgün bir şekilde yapılırsa bu riskler ortadan kaldırılabilir. • Hastalar klima kullanırken direkt klimanın rüzgârına maruz kalmamalı, karşısında oturmamalılar. • Klima çalıştırılmaya başlandığında ortam çok hızlı soğutulmamalı, yavaş yavaş soğutulmalıdır. Böylece vücudun ani sıcaktan soğuğa maruz kalması engellenmiş, ısı değişikliğine uyum sağlamasına imkan verilmiş olur. • Özetle klima kullanımının astımlı ve alerjik hastalar açısından bazı riskleri olmakla birlikte, yüksek sıcaklık ve nem oranının riskleri de göz ardı edilemez, dolayısıyla klimaları bilinçli kullanarak hastaların klimalardan yararlanmalarını öneriyoruz.
Astım hastaları hamam ve saunaya girebilirler mi?
Astım hastaları hamam ve saunaya girebilirler mi?
7 yıl önce
Astım hastaları hamam ve saunaya girebilir mi? Astım tekrarlayan bronş daralması atakları ile seyreden kronik bir akciğer hastalığıdır. Alerjik olabildiği gibi alerji dışı nedenlerle de olabilir. Hem alerjik hem de alerjik olmayan astımda bronşlarda aşırı hassasiyet vardır. Her türlü keskin koku; sigara dumanı, kimyasal kokular, küf kokusu, hava kirliliği gibi etkenler astımlı hastada öksürük, hırıltı, nefes darlığı gibi şikayetlerin alevlenmesine neden olur. Astım hastalarında sıcak ve nem oranının arttığı yaz aylarında astım bulgularının kötüleştiği gözlenir. Bu nedenle yazın böyle havalarda ağır astım hastalarının dışarı çıkmamaları öğütlenir. Ancak gerek ilaçlarla gerekse yaşam tarzı değişiklikleri ile astımın kontrol altında tutulduğu durumlarda hastalar sıcak ve nemli havalarda genellikle bu tip şikayetler yaşamazlar. Hamam ve de sauna sıcak ve nemli havası ile yazın yaşananlara benzer bir ortam yaratır. Ayrıca sıcak ve nemli kapalı alanlarda üreyen küf mantarları da gerek alerjiye neden olarak; gerekse kapalı alan hava kirliliği yaratarak astımı kontrol altında olmayan hastada astım ataklarına neden olabilir. Astımı kontrol altında olan hastalarda ise hamam ve saunaya girmek hastanın iyi giden durumunu bozarak gereksiz yere yakınmaların ortaya çıkışına yol açacaktır.
Okul çağındaki astımlı çocuklar için alınabilecek önlemler nelerdir?
Okul çağındaki astımlı çocuklar için alınabilecek önlemler nelerdir?
7 yıl önce
Okul çağındaki astımlı çocuklar için alınabilecek önlemler nelerdir? Okul çağındaki çocuklar günlerini ev dışında ailelerinden ayrı, kendi başlarına okul ortamında öğretmenleri ve arkadaşları ile geçirirler. Astım hastası olan okul çağındaki çocukların öncelikle hastalıkları hakkında bilgilendirilmeleri önemlidir. Çocuk hastalığını bilmeli hastalığından korkmamalı, atak anında hangi ilacı ne şekilde kullanacağını kendisi ve öğretmeni biliyor olmalıdır. Efor öncesi gerekli ise ilacını sıkmalı, nelere alerjisi olduğunu bilip, alerjenlerden uzak kalmalıdır. Alerjisi olan gıdalar varsa onları tüketmemesi konusunda uyarılmalı, öğretmeni ve okul idaresi bu konuda bilgilendirilmeli, yine herhangi bir ilaç duyarlılığı söz konusu ise aynı şekilde okul bu durumdan haberdar edilmelidir. Bütün bunlar yapılırken çocuğun ruhsal olarak hastalıklı insan psikolojisine sokulmaması önemlidir. Bu durumun herkeste olabilecek bir rahatsızlık olduğu, büyüdükçe hafifleyeceği, kalıcı bir durum olmaması için dikkat edilmesi gerektiği çocuğa anlatılarak rahatlatılmalıdır. Ağır astım hastaları dışında spor yapmaları sakıncalı değil tam tersine yararlıdır. Beslenmelerinin fast food tarzı değil, doğal beslenme olmasına dikkat edilmeli, refluya yola açacak kola, çikolata ve benzeri abur cuburdan uzak durulmasına önem gösterilmelidir. Aynı zamanda hastalığının psikolojik olarak onu etkilemesinin de önüne geçilmelidir. Bu da doğru ve yeterli bilgilendirme ile olur.
Çocuklarda astım hangi hastalıklarla karıştırılabilir?
Çocuklarda astım hangi hastalıklarla karıştırılabilir?
7 yıl önce
Çocuklarda astım hangi hastalıklarla karışır? Çocuklarda sinuzit, gastroözefageal reflu viral enfeksiyonlar; en sık astımla karışan hastalıklardır. Bunun dışında çocuklarda, yabancı cisim aspirasyonu, kistik fibrozis mutlaka astımdan ayırt edilmelidir. Kronik sinuzit tedavi edilmediği taktirde uzun süren geniz akıntısı ve buna bağlı öksürüğe yol açarak astımla karıştırılabilir. Gastroösefageal reflü (GÖR) özellikle süt çocukluğu döneminde normal bir bulgudur ve sağlıklı bebeklerin %40-65'inde GÖR saptanır. Bir-altı ay arasında zirve yapar ve 12 ayda kendiliğinden geriler. Fiziksel şikayet ve bulgulara neden olduğunda patolojiktir ve gastroösefageal reflü hastalığı (GÖRH) olarak tanımlanır. Çocuklardaki kronik öksürüklerde GÖRH %15 olarak nedendir ve astımla karıştırılabileceği gibi aynı zamanda astımı tetikleyici olarak da etki gösterir. Başlangıçta tanısı gözden kaçan yabancı cisim aspirasyonu daha sonra astım benzeri kronik öksürüğe yol açabilir. Sıklıkla dört yaş altında ve erkeklerde kızlardan daha sık görülür. Herhangi bir şikayeti olmayan çocukta ani başlayan bulgular vardır. Çoğu çocukta bulgular 24 saat içinde çıkarken %20'sinde yabancı cisim inhalasyonundan bir hafta sonra görülür. Besinler aspire edilen maddelerin %80'ini oluşturur. Bunun da %50'si kuruyemiştir. Solunum yolundaki yabancı cisim genellikle öksürüğe neden olmakla birlikte üzerine eklenen enfeksiyon gelişmedikçe bulgu vermeyebilir. Astımla karışabilecek daha nadir görülen diğer bir hastalık Kistik Fibrozistir. Kronik solunum yolu hastalığına büyüme gelişme geriliği, barsak bozuklukları (ishal-kabızlık) eşlik ediyorsa kistik fibrozis akla gelmeli ve ter testi uygulanmalıdır.
Çocuklarda astım hastalığı çocukların günlük yaşamını nasıl etkiler?
Çocuklarda astım hastalığı çocukların günlük yaşamını nasıl etkiler?
7 yıl önce
Çocuklarda astım hastalığı çocukların günlük yaşamını nasıl etkiler? Astımlı çocuk iyi takip edilirse, tedavisi olması gerektiği şekilde düzenlenirse, hastalığı yaşam kalitesini etkilemez, yaşıtlarından farklı bir düzeni olmaz. Özellikle koruyucu ilaçlarını düzenli kullanması, şikayeti yok diye ebeveynin kendi başına çocuğun ilaçlarını kesmemesi çok önemlidir. Astımlı çocuk ilaçlarını kullanmazsa, takibi iyi yapılmazsa; sürekli öksürük, nefes darlığı çekeceği için okul hayatında da olumsuz etkilenecektir. Astımlı çocuk spor yapabilir, egzersizle tetiklenen nöbetler söz konusu ise egzersiz öncesi kısa etkili ilaç kullanımı önerilir. Çocuğun egzersiz yapması engellenmemeli, aksine düzenli spor yapması teşvik edilmelidir. www.astimalerji.com
Astım hastalarını gebelikte neler bekler? Gebelik ve Astım
Astım hastalarını gebelikte neler bekler? Gebelik ve Astım
7 yıl önce
Astım hastalarını gebelikte neler bekler? Astım, gebelikte en sık görülen sistemik kronik hastalıklardan biridir ve tüm hamilelerin %4-7'sinde görüldüğü bildirilmektedir. Hayatı tehdit edecek şiddette astım atağı ise tüm gebelerin %0. 2' de ortaya çıkar. Astım ilk kez hamilelikte ortaya çıkabileceği gibi, gebelik önceden var olan astımı daha da kötüleşebilir. İyi ve düzenli tedavi edilmemiş astım, anne ve bebek için ciddi sorunlar yaratabilir. Astımda tedavi görmeyen hamilelerin %50`sinde değişiklik olmazken, %25`inde iyileşme, %25`inde ise kötüleşme saptanmıştır. Gebelik öncesinde astımı kontrol altına alınamayan hastalarda kötüleşme ve ataklarda artış daha sık görülür. Tekrarlayan gebelik durumlarında astım bir önceki gebelikte nasıl seyretmişse bu gebeliğinde de sıklıkla benzer seyreder. Akut ataklar en sık gebeliğin 24. haftaları civarında görülürken ortaya çıkan değişimler doğumdan 3 ay kadar sonra gebelik öncesi haline döner. Hastalık genelde gebeliğin son dönemlerinde düzelme eğilimi gösterir ve akut atakların sıklığı azalır. Bunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte progesteron hormonundaki değişimlerin neden olduğu düşünülmektedir. Hormon düzeyleri astımın klinik seyrini etkiler, ayrıca erkek fetusu olan annelerin gebeliklerinde düzelme daha sık görülür. Bu durumdan daha çok gebelik hormonu progesteron sorumludur. Gebelik sırasında astım atağını tetikleyen faktörlerden biri de artmış gastroösefageal refludur. Astımı olan gebelerde doğum sırasında da dikkatli olunmalıdır. % 1-10 hastada doğum sırasında ataklar izlenebilir. Tercih edilen normal doğumdur. Astımlı gebelerde aşırı bulantı-kusma görülme riski 3 kat, kanama riski 2 kat artmıştır.
Astım hastalarının yatak odaları nasıl olmalıdır?
Astım hastalarının yatak odaları nasıl olmalıdır?
7 yıl önce
Astım hastalarının yatak odaları nasıl olmalıdır? Astım hastalığında ev içi koşullar, özellikle de yatak odası çok önemlidir. Günün sekiz saati çocuklarda daha da uzun süre uykuda geçer. Dolayısıyla yatak odası ortamı yaşamda en uzun bulunduğumuz ortamdır. Yatak odası ferah, havadar, az eşyanın bulunduğu bir oda olmalıdır. Türkiye'de en çok gördüğümüz alerjen ev akarlarıdır. Akarlar karanlık ve nemli ortamlarda ürer. Ev tozu alerjisi ile esas kastedilen "ev tozu akarı" alerjisidir. Ev tozu akarları gözle görülmeyen canlı varlıklardır. Bu hayvancıklar, ev içi ortamlarda rastlanan en önemli alerji sebebidir. Özellikle yatak, yorgan, halı, battaniyeler içerisinde bolca ürerler, insanların deri döküntüleriyle beslenirler. Astım hastasının yatak odasında az eşya olmalı, yorganı, yastığı, elyaf olmalı, nevresimleri sık değiştirilmeli ve 60 derecede yıkanmalı, mümkünse nevresim altına koruyucu kılıf kullanılmalı, perdeleri sentetik ve sık yıkanabilir olmalı, yatak odasında halı olmamalı, sigara kesinlikle içilmemelidir. Çocuklarda yatak odasında peluş oyuncuklar bulundurulmamalıdır. Evde küf olmamalı, küflü alan varsa yalıtım yapılmalı ve küflü yüzeyler çamaşır suyu ile temizlenmelidir.
Astımın çocuklar üzerindeki etkisi nedir?
Astımın çocuklar üzerindeki etkisi nedir?
7 yıl önce
Astım çocukların psikolojisini nasıl etkiler? Astım kronik bir hastalıktır. Akut atakların önlenmesi çocuğu kronik hastalık psikolojisinden de korur. Çocuklara ilaçları gözetim altında verilmeli ve çocuğun kendi insiyatifine bırakılmamalıdır. Çocuğun güç sarf etmesi fizik aktivitesi engellenmemelidir, bu durum aşırı kilo alımına, dolayısıyla astımın kontrolden çıkmasına neden olabilir. Hastalıklı olma psikolojisi erişkinde olduğu gibi çocukta da depresyona yol açarak hastalığın kontrolünü zorlaştırır, bu nedenle çocuğa sürekli sen hastasın telkini yapılmamalı; durumunun bilincinde olması sağlanmalı ancak ruhsal dengesi de gözetilmelidir. Ailenin ve çocuğun hastalık, korunma ve tedavi konularında eğitilmesi çok önemlidir. Özellikle acil tedavinin nasıl uygulanacağı iyi bir şekilde öğretilmelidir. Okul çağına gelen çocukların atak anında ilacını nasıl ve ne dozda kullanacağını bilmesi, paniğe kapılmaması konusunda önceden eğitilmesi birincil önem taşır.
Çocuklarda astım hastalığı tanısı nasıl konur?
Çocuklarda astım hastalığı tanısı nasıl konur?
7 yıl önce
Çocuklarda astım hastalığı tanısı nasıl konur? Öncelikle iyi bir öykü alınmalıdır. Çocuklarda astımın tanısı büyük ölçüde öyküye dayanır. Çocukta üst solunum yolu enfeksiyonu ile; egzersiz ve allerjen ile karşılaşma sonucunda öksürük veya hırıltılı solunum ortaya çıkıyorsa öncelikle astım düşünülmelidir. Göğüste sıkışma hissi, nefes darlığı ve hırıltılı öksürük astım hastalarının sık görülen yakınmalarıdır. Genellikle bu şikayetler efor ve egzersiz ile tetiklenir. Öksürük gece artış gösterir. ÇOCUĞUN KOŞTUĞUNDA ÖKSÜRMESİ BRONŞ DARALMASI BULGUSU OLUP ASTIM İÇİN UYARICI BİR BULGUDUR. Çocuklarda astım tanısı konulurken aile öyküsü çok önemlidir. Başta anne ve baba olmak üzere birinci derece akrabalarda bulunabilecek alerjik hastalıklar sorgulanmalıdır. Fizik muayene: Aynı hastada birden fazla alerjik hastalığın birlikte görülme oranı yüksek olduğundan, fizik muayenede diğer allerjik hastalıklara ait bulgular da araştırılmalıdır. Hafif de olsa karakteristik yerleşim bölgelerinde atopik dermatit lezyonları olup olmadığı, su gibi burun akıntısı ve tıkanıklığı, burun üstünde 1/3 alt uçta enine çizgi, göz altlarında mor renkli halkalar olan, alerjik selam veren muayenede soluk burun içi, alt konka (burun içi kıkırdak- burun eti) büyümesi, geniz akıntısı saptanması alerjik riniti düşündürmelidir. Astımlı hastanın nefes darlığı, tıkanması şiddetli ise hırıltılı solunum dışarıdan kulakla duyulabilir. Solunum fonksiyon testleri: Solunum fonksiyon testlerinin tanıdaki yeri çok önemlidir. 4-5 yaşından büyük çocukların uyum sağlayabilmesi nedeni ile ancak büyük çocuklarda spirometrik testler yapılabilmektedir. Bebeklerde ise hava yolu daralması daha özel cihazlarla ölçülebilmektedir. Deri testleri: Atopi araştırmak için yapılır. Astımın tanısında değil nedenin saptanmasında yardımcı olabilir.
Çocuklarda astım hastalığı nasıl tedavi edilir? Astım tedavisi nasıldır?
Çocuklarda astım hastalığı nasıl tedavi edilir? Astım tedavisi nasıldır?
7 yıl önce
Çocuklarda astım hastalığı nasıl tedavi edilir? Astım, ağırlığı hastadan hastaya ve aynı hastada zaman içerisinde değişiklikler gösterebilen kronik bir hastalıktır. Bu nedenle uzun süreli koruyucu tedavi planını yapmak için hastalığın şiddeti belirlenir; hastalığın ağırlığına göre ilaç doz ve çeşidi ayarlanmalıdır. İlaç tedavisinden önce çevresel kontrol mutlaka yapılmalıdır. Hastaya yapılan alerji testi sonucunda alerjisi olan çevresel alerjenlerle teması olabildiğince azaltılmalıdır. Bunun yanında anne babanın sigara içmemesi evde küf aşırı nem olmaması, evin havalandırmasının yapılması, alerjik çocuklar için evcil hayvan beslenmemesi gibi genel tedbirlere dikkat edilmelidir. Ayrıca çocuğun dengeli ve doğal beslenmesi, fast food tarzı ve katkı maddeli gıdalardan sakınılması dikkat edilecek diğer konulardır. İlaç tedavisi Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar iki ayrı grup halinde incelenir. Bunlar: Bronkodilatatör yani nefes açıcılar, antienflamatuar yani koruyucu ve tedavi edicilerdir. Bronkodilatatör (Nefes açıcı) ilaçlar, yani rahatlatıcı ilaçlar bronşları gevşetici özelliğe sahiptir. Bu ilaçlar hastalık alevlenmelerinde kullanılır. Antiinflamatuar (Tedavi edici ve koruyucu ) ilaçlar alerjik iltihabın yarattığı aşırı bronş duyarlılığını azaltan kontrol edicilerdir. Alerjinin bronşlarda yapabileceği kalıcı hasarı önlemek için kullanılan bu ilaçlar çocuklarda astım belirtilerini en aza indirilmekte, atakları önlemektedir. Bu grup ilaçlar kana emilimi çok çok az miktarda kortizon içerirler. Ancak uygun teknikle ve dozda kullanıldıklarında hemen hiç emilmezler ve dolayısıyla çocuğa bir yan etkileri olmaz. Ancak konunu uzmanı hekim tarafından uygun doz ve teknikle reçetelenmeleri ve hastaya ve aileye öğretilmeleri önem arz eder. Ayrıca immünoterapi (Aşı tedavisi) çocuklarda astıma yol açan alerjinin tedavi edilmesinde uzun zamandan beri kullanılmaktadır. Beş yaşından küçüklere önerilmez. "İğne Aşı" şeklinde ve "Dil Altı Damla Aşı " şeklinde aşı formları olup, "Dil Altı Damla Aşı " uygulama kolaylığı açısından tercih edilen formdur. www.astimalerji.com
Astımlı çocuklar spor yapabilir mi? Spor astımı etkiler mi?
Astımlı çocuklar spor yapabilir mi? Spor astımı etkiler mi?
7 yıl önce
Astımlı çocuklar spor yapabilir mi? Takibi ve tedavisi düzenli yapılmayan astımlı çocukların bir kısmında eforla öksürük, nefes darlığı, hırıltı yakınmaları görülebilir, bu da aileleri çocuklarının eforlarını kısıtlamaya yöneltir. Oysa astımlı çocukta yapılması gereken çocuğun aktivitelerini kısıtlamak değil, onu efor sırasında yaşıtları ile oynayıp rahatsızlık duymuyor düzeyde tutabilmek yani tedavisini düzenlemektir. Aksi taktirde hareket etmeyen çocuklarda obezite gelişecek, bu da astımın ağırlaşmasına yol açacaktır. Ayrıca astım gelişimi açısından da obezite risk olup çocuklarda astım görülme sıklığı obez çocuklarda olmayanlara göre 2 kat sıktır, Düzenli kontrol altında olan ve yakınmalarına uygun ilaç tedavisi ile izlenen çocuklara efor kısıtlaması önerilmez. Ayrıca spor yapan çocukların stresi azalır, stres de astım tetikleyici faktörlerden biridir, dolayısıyla stres azalmasına bağlı astım krizlerinde de azalma görülecektir. Yine sporla akciğer kapasitesinde artış olur, bu da astımlı çocukların tedavisine katkıda bulunur. Astım hastalarına yüzme en yararlı spordur dense de yüzme kapalı havuzlarda kesinlikle sakıncalıdır. Kapalı ortamda sterilizasyon için kullanılan klor buharlaşıp solunduğunda astım için tetikleyicidir, ayrıca küf mantarları nemli ortamlarda bolca ürer ve astımı tetikler ve yine kapalı ortamlarda enfeksiyon gelişimi açısından risk yüksektir, alerjik çocuklarda sık sinuzit, otit atakları yaşanmasına yol açabilir. Denizde yüzmek ise oldukça yararlıdır. Spor anlamında tenis, voleybol, basketbol gibi egzersizler öncelikle tercih edilmelidir. Soğuk havada yapılan kış sporları genellikle tavsiye edilmez ama zorunlu hallerde, kısıtlı süre ile bazı önlemlerle yapılabilir. www.astimalerji.com
Sigara astımı nasıl etkiler? Sigara astımı etkiler mi?
Sigara astımı nasıl etkiler? Sigara astımı etkiler mi?
7 yıl önce
Sigara astımı nasıl etkiler? Çevresel sigara dumanı maruziyeti halen tüm dünyada önemli bir sağlık sorunudur. Çocukluk çağında ve yetişkin dönemde çevresel sigara dumanı teması ile astım gelişimi arasında paralel bir artış olduğu saptanmıştır. Çevresel sigara dumanı maruziyeti astımlı hastalarda belirtileri ve ilaç gereksinimini artırmakta, astım ataklarının tetiklenmesine yol açmakta, solunum fonksiyon testleri ve havayolu aşırı duyarlılığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Aktif sigara içiminin de astım gelişimini artırıcı etkisi olduğu son yıllarda yapılan birçok çalışmayla ortaya konmuştur. Bu ilişki özellikle de alerjik bünyesi olan kişilerde çok belirgindir. Sigara dumanı havayollarını tahriş eder ve allerjenlerin havayolu epitelini geçmesini kolaylaştırır ve astım gelişme riskini artırır. Astımlı hastaların yaklaşık üçte birinin sigara içtiği bilinmektedir. Astımlı bir hastanın sigara içmesi astım kontrolünü güçleştirdiği gibi tedaviye olan yanıtı da olumsuz etkilemektedir. Anne karnında ve doğum sonrası sigara dumanına maruz kalmanın bebeklerde ve çocuklarda astım gelişimi üzerinde etkileri olduğuna dair birçok çalışma vardır. Gebelikte sigara içen annelerin bebeklerinde ilk bir yıl içinde astım gelişme riski 4 kat daha fazladır. Ebeveynin içtiği sigaranın dumanına maruz kalma, çocukluk astımının hem sıklığını, hem de şiddetini arttırır. Sigara içilen evlerde yaşayan astımlı çocukların daha sık atağa girdiği ve acile gittikleri saptanmıştır. Ayrıca yapılan çalışmalarda aileleri sigara içen çocukların alerjik olma riskinin daha yüksek olduğu saptanmış olup, bu çocuklarda egzema, ürtiker (kurdeşen), besin alerjisi gibi alerjik bulguların 4 kat daha fazla olduğu belirtilmiştir Astımdan korunma ve astımı kontrol altına almak adına; sağlıklı kişilerin ve astımı olanların kesinlikle sigara içmemeleri ve yaşamın her döneminde çevresel sigara dumanı maruziyetinin engellenmesi gerekmektedir.
Çocuklarda astımın belirtileri nelerdir?
Çocuklarda astımın belirtileri nelerdir?
7 yıl önce
Çocuklarda astım belirtileri nelerdir? Alerji-Astım genetik bir hastalıktır. Anne ya da babada alerji-astım olması durumunda çocukta hastalık çıkma riski %25 iken, hem annede hem babada alerji-astım varsa risk %60-70lere yükselmektedir. Yıl boyu maruz kalınan ev tozu akarı, küf mantarları veya kedi, köpek gibi hayvan döküntüleri gibi ev içi alerji yapıcı maddeler bronşlarda alerjik bir reaksiyona neden olur. Bu alerjik reaksiyon bronşlarda aşırı bir hassasiyet geliştirir. Normal bir insanı etkilemeyecek dış uyaranlar hassas hava yolunda ödeme, şişmeye, kızarıklığa; bu da daralmaya neden olur. Buna bağlı olarak tekrarlayan öksürük, hırıltı, hışıltı ve nefes almada zorluk yakınmaları gelişir. Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı ataklar gelişir. Bu atakların tekrarlayıcı nitelikte olması, bronş gevşetici ilaçlarla şikayetlerin düzelmesi, ancak bir süre sonra tekrar atak gelişmesi söz konusudur. Enfeksiyonlar dışında sigara dumanı, nem, küf, her türlü keskin koku (parfüm, deterjan, boya) ve hava kirliliği ile hastalık alevlenmesi görülebilir. Eforla öksürük çocuk astımı için önemli bir bulgudur, o nedenle anne babalara çocuğunuz koşunca öksürüyorsa mutlaka hava yolu hassasiyeti vardır, bu açıdan bir uzman görüşü alın önerisinde bulunuruz. Yani aile şunlara dikkat etmelidir; 1.Çocukta oyun oynadıktan sonra, koştuktan sonra, egzersiz yaptıktan sonra nefes sıkışması, hışıltı veya öksürük oluyor mu? 2.Öksürük özellikle uyuduktan 1-2 saat sonra veya sabaha karşı oluşuyor mu? 3.Öksürük veya hışıltı nedeniyle gece uyanma oluyor mu? 4. Öksürük balgamın çok zor çıktığı bir öksürük mü? 5.Astım belirtileri tekrarlayıcıdır. Bronş genişletici tedavi ile rahatlama olur. Bu durum sizin çocuğunuz için geçerli mi? 6. Astım belirtileri tetikleyicilerle ortaya çıkar. Keskin koku, sigara içilmesi, kirli havaya çıkılması, soğuk havaya çıkılması, alerjenlerle temas, evde temizlik yapılması gibi tetikleyicilerden herhangi biriyle çocukta öksürük hırıltı gibi belirtiler oluyor mu? 7. Bazı mevsimlerde yakınmalarda artış ortaya çıkması da önemlidir. 8. Çocukta egzema, alerjik nezle gibi diğer alerjik rahatsızlıkların olması söz konusu olabilir. Yine bu duruma da dikkat edilmelidir. Söz konusu durumlardan biri veya birkaçı söz konusu ise gecikilmeden konunun uzmanına başvurulması uygundur.
Çocuklarda astım hastalığını tetikleyen faktörler nelerdir?
Çocuklarda astım hastalığını tetikleyen faktörler nelerdir?
7 yıl önce
Çocuklarda astım hastalığını tetikleyen faktörler nelerdir? Çocuklarda astımı tetikleyen etkenlerin başında viral solunum yolu enfeksiyonları gelir. Özellikle ilk kreşe, okula başladıkları yıllarda alışık olmadıkları kadar kalabalık ortama girmeleri, hijyen kurallarına yaşları küçük olduğundan yeterince uyamamaları, alerjiye bağlı hava yolu duyarlılığına sahip olmaları nedenleriyle sık solunum yolu enfeksiyonları geçirirler, Solunum yolu enfeksiyonları da astımı tetikleyen nedenlerin başında gelir. Bunun dışında ebeveynin sigara içmesi çocuğun astımı açısından çok ciddi tetikleyici bir ajandır. Yanında içilmiyor dahi olsa çocuk açısından sakıncalıdır, içilmemelidir. Ev içi alerjenler dediğimiz akarlar, çocukların peluş oyuncaklarında, yatak yorgan halı battaniyeler arasında bolca barınırlar, bunlarla ilgili gerekli tedbirler alınmalı evde küf nem olmamalıdır. Evcil hayvan alerjik çocuklar için uygun değildir, kedi köpek kuş alerjisi olmasa da deri, epitel döküntüleri evdeki akar miktarını artıracaktır. Bunlar dışında her türlü keskin koku --boya, parfüm, deterjan- astımlı çocuğun yakınmalarını artırır. Hava kirliliği, soğuk hava tetikleyici olabilir. Aşırı efor, ağır egzersiz öksürük ve nefes darlığına yol açabilir. Gıda alerjisi olan çocuklarda alerjisi olan besinlerin tüketilmesi ataklara neden olabilir. Bu konuda çocuklarda özellikle dikkatli olunmalıdır. Yine katkı maddeli gıdalar alerjik reaksiyonlara ve astım ataklarına yol açabilir. Aspirin ve bazı ağrı kesici ilaçlar astımı tetikleyebilir, doktor kontrolü olmadan alerjik çocuklara astımlı çocuklara ilaç vermek doğru değildir. Stres astımı tetikleyici bir faktördür. Tek başına ağır strese bağlı astım krizleri görülebilir.
Çocuklarda astım nedir?
Çocuklarda astım nedir?
7 yıl önce
Çocuklarda astım nedir? Çocukluklarda astım erişkinlerde olduğu gibi, hava yolunun aşırı hassasiyetinin neden olduğu; tekrarlayıcı öksürük, nefes darlığı hırıltı, hışıltı gibi belirtilerle seyreden bir hastalıktır. Yakınmaların tedavi ile düzelip bir süre sonra tekrarlaması sık görülen bir bulgudur. "Çocuk Astımı" genellikle "Alerjik Bronşit" olarak adlandırılır. Bunun nedeni astım sözcüğünün ebeveynler arasında korkuya neden olmasından dolayı hekimin astım yerine bronşit sözcüğünü tercih etmesidir. Gerçekte de çocuk astım olgularının % 90'ı "Alerjik Astım"dır. Dolayısıyla "Alerjik bronşit" terimi "Alerjik Astım"la eş anlamlı kullanılabilir. Hafif astımlı hastalarda sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle genellikle bu grup çocuklar çok sık antibiyotik kullanarak öksürükleri düzeltilmeye çalışılır. Yine alerjik çocuklarda sık orta kulak iltihabı geçirilmesi hatta kulağa tüp takılması yaygın rastlanan bir durumdur. Astımlı çocuklarda çoğu alerjik olduğundan geniz eti büyümesi, buna bağlı horlama sık görülen şikayetlerdendir. Temelde yatan alerjiye bağlı hava yolu hassasiyeti saptanmadığından nedene yönelik tedbir ve tedavi uygulanmazsa sık enfeksiyon atakları da kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle, anne babaların çocukları sık solunum yolu enfeksiyonu geçiriyor ve sık öksürük ekleniyorsa mutlaka konunun uzmanı bir hekime başvurmaları konusunda bilgilendirilmeleri gerekmektedir. www.AstimAlerji.com Uzm. Dr. Sevin Karalar
Astım riski hangi bebeklerde daha yüksektir?
Astım riski hangi bebeklerde daha yüksektir?
7 yıl önce
Astım riski hangi bebeklerde daha yüksektir? Genetik olarak ailede alerjik herhangi bir hastalık olması, alerjik astım, alerjik nezle, alerjik konjuktivit, egzema, yani atopik dermatit gibi alerjik bir durumun varlığında bebekte alerjik astım riski vardır. Erkek bebeklerde astım riski kızlara göre daha yüksektir. Sezeryan doğumlarda astım riski normal doğuma göre biraz daha yüksektir. Annenin gebelikte sigara içmesi bebeğin astım riskini artırır; Doğumdan sonra ebeveynin sigara içimi, ev içi alerjenlerle yoğun temas, örneğin yoğun akar teması, evde küf olması, evcil hayvan olması astım gelişimi açısından önemli risk faktörleridir. Anne sütü almayan bebeklerde astım görülme riski daha yüksektir. Çok sık solunum yolu enfeksiyonu geçirilmesi hava yolu duyarlılığının artmasına yol açarak dolaylı olarak riski artırır. Bunun yanında ev içi ve ev dışı hava kirliliği, yüksek nem, benzeri biyolojik olarak zararlı tüm ortamlar ve stresli ortamlar astım için çevresel risk faktörüdür.
Astım hastaları beslenmede nelere dikkat etmelidir?
Astım hastaları beslenmede nelere dikkat etmelidir?
7 yıl önce
Astım hastaları beslenmede nelere dikkat etmelidir? Gıdalarla astımın ilişkisi özellikle erken çocukluk döneminde ortaya konmuştur. Erişkinlerde bu ilişki belirgin değildir. Yine de tüm astım hastalarının özellikle gıda katkı maddesi içeren yiyecek ve içeceklerden uzak durmasında fayda vardır. Mümkün olduğu kadar doğal beslenme önerilmektedir. Ayrıca mide problemlerinin özellikle reflunun astımı tetikleyen bir durum olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla astım hastasının reflusu varsa buna uygun beslenmeli, gazlı içecekler, kızartma, kafein gibi refluyu artıracak besinleri tüketmekten kaçınmalı, az az sık sık beslenmeli ve akşam yemeğini geç saate bırakmamalıdır. Bu konu çocuklar için ayrıca önemlidir. Maalesef son yıllarda fast food gıdalarla, çikolata, ayrıca artan sınav sayısının yarattığı stres çocuklarda da reflu görülme sıklığını yüksek oranda artırmıştır. Astımlı çocukların özellikle fast food gıdalardan, mayonez, ketçap, kızarmış patatesten, katkı maddeli gıdalardan uzak tutulması doğal beslenmesi uygundur. Alerjinin kontrol altına alınmasında C-vitamininin (meyve sebze), omega-3 yağ asitlerinin ve D-vitamininin yardımcı olduğu bilinmektedir. Bu yönde dengeli bir beslenme uygun olacaktır. Bol meyve sebze tüketilmesi, baklagillerin, yenilmesi antioksidan olduğu bilinen E-vitamini ve selenyumun diyette bol olmasını sağlayacaktır.
Mevsimlerin astım hastalığı üzerindeki etkileri nelerdir?
Mevsimlerin astım hastalığı üzerindeki etkileri nelerdir?
7 yıl önce
Mevsimlerin astım hastalığı üzerindeki etkileri nelerdir? İlkbahar ve sonbahar ayları yani mevsim değişimleri astım hastaları açısından riskli aylardır. Sonbaharda havaların soğuması ile birlikte gribal enfeksiyonların artışı, astım hastalarının yakınmalarında da artışa neden olabilir, bu nedenle özellikle yaz ayları bitiminde grip mevsimi başlamadan takip eden hekimin değerlendirmesinde ve tedavinin gözden geçirilmesinde yarar olacaktır, ayrıca kış girişi grip aşısı da yapılmalıdır. Kış aylarında okul çocuklarında solunum yolu enfeksiyonları bulaşma riski ve hava kirliliği, ayrıca kapalı ev ortamında alerjenlerde artış nedeniyle tedavisi iyi düzenlenmemiş, kontrol edici ilaçlarını düzenli almayan hastalar sorun yaşayabilir, ancak tedavi iyi düzenlenmiş ve ev içi tedbirlere özen gösteriliyorsa sorun yaşanmayacaktır. İlkbahar alerjik hastalar açısından riskli olsa da polenle ilgili tedbirlere dikkat edildiğinde ve yine hekim tarafından tedavide düzenlemeler yapıldığında hasta sıkıntı yaşamaz. Yaz genellikle en rahat geçen mevsimdir. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey kış boyu kapalı kalan deniz kenarındaki yazlıklara astım hastası girmeden önce yazlıkların temizlenmesi ve iyice havalandırılmasıdır, çünki kapalı ortamlarda kış boyunca toz ve nem oranı artmış olacağından bolca mantar sporları bulunur ve hastaları ilk temasta çok rahatsız eder.
Astım hastalığı tedavisinde hastalar nelere dikkat etmeli?
Astım hastalığı tedavisinde hastalar nelere dikkat etmeli?
7 yıl önce
Astım hastalığı tedavisinde hastalar nelere dikkat etmeli? Astım hastalığının tedavisinde öncelikle hasta, hastalığı konusunda bilgi edinmelidir. Hastalığını tetikleyen faktörler neler, bunlardan korunmak için neler yapmalı bunları öğrenmeli ve özenle uygulamalıdır. Sigara ve tüm tütün ürünlerinden (pipo, puro, nargile) kesinlikle uzak durmalı, etrafında da içirmemelidir. Bunun dışında astım hastasının uyum içinde, iletişim halinde olabileceği takip eden bir hekimi olmalı, ihtiyaç halinde hekimine ulaşabilmelidir. Hastalığının ağırlığına göre yılda 2-4 kez kontrolleri yapılmalı, muayene bulguları ve solunum fonksiyon testlerine göre tedavisi düzenlenmelidir. Verilen tedaviyi hekiminin önerdiği şekilde kullanmalı, ben iyiyim deyip ilaçlarını kendi başına kesmemelidir. Yine takip eden hekiminin önerileri doğrultusunda grip aşısı, gerekiyorsa zatürre aşısı yaptırmalı, enfeksiyonlardan korunmalıdır. Stresten olabildiğince kaçınmalı, stresin başlı başına tetikleyici faktör olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca mutlaka egzersiz yapılmalı (ağırlığı hekimle görüşülerek belirlenebilir) akciğer kapasitesinin egzersizle artacağı bilinmelidir. Aşırı kilo almaktan kaçınmalı, kilo alımının birçok rahatsızlığa sebep olduğu gibi nefes problemlerini de artıracağı unutulmamalıdır.
Astım hastalığı tedavi edilmezse ne gibi komplikasyonlara yol açar?
Astım hastalığı tedavi edilmezse ne gibi komplikasyonlara yol açar?
7 yıl önce
Astım hastalığı tedavi edilmezse ne gibi komplikasyonlara yol açar? Astım hastalığı hafif orta ağır astım olmak üzere üç evrede seyreder. Tedavi edilmeyen astım hastalarında astım ilerleyip hafif astım orta, orta astım ağır astım haline gelebilir. Hafif astımlı bir hasta yakınmaları sürekli değilken doktorunun önerileri doğrultusunda sadece lüzumu halinde ilaç kullanıyor durumda iken bir sonraki evreye geçer, hava yolu ödemi artış gösterir ve kontrol edici sürekli ilaç kullanımına ihtiyaç duyar, ya da orta düzeyde seyreden astım hastası düzenli tedavi görmez, takiplerini yaptırmazsa, önerilen tedbirleri almaz, tetikleyicilerden kaçınmazsa, bir sonraki evreye geçer, ağır astım hastası haline gelir. Yakınmaları dönem dönem olan hastalar sürekli nefes darlığı öksürük şikayetleri yaşamaya başlayabilirler. Elbette bu durum günler, haftalar içerisinde değil, aylar, hatta yıllar içerisinde yaşanır ama mutlaka yaşanır. Son yapılan çalışmalarda astım varlığının KOAH gelişimi için de önemli bir risk faktörü olduğu, astımlı hastalarda solunum fonksiyon testlerinde FEV1'deki yıllık azalma hızının arttığı bildirilmiştir. Genellikle iyi kontrol edilmeyen ve bu nedenle semptomatik olan astımlı hastalarda hava yollarında oluşan önemli yapısal değişiklikler yerleşik hava akımı daralması-obstüksiyonu- gelişimine yol açabilir. Sonuç olarak astım kronik bir hastalıktır, takibinin ve tedavisinin düzenli yapılması gerekmektedir.
Astım tedavisi için ne tür cihazlar kullanılır?
Astım tedavisi için ne tür cihazlar kullanılır?
7 yıl önce
Astım tedavisi için ne tür cihazlar kullanılır? Astım tedavisinde kullanılan modern ilaçlar "inhalasyon cihazı" adı verilen özel cihazlarla uygulanır. Burada amaç kullanılan ilacın doğrudan solunum yollarına, yani ilacın etkili olması istenilen bölgeye ulaştırılmasıdır. Ayrıca bu sayede ilacın sistemik emilimi yani kan dolaşımına geçmesi de en aza indirilir ve hasta ilaç yan etkilerinden korunmuş olur. Günümüzde bu amaçla geliştirilmiş değişik cihazlar vardır. Hekimin tedavi için doğru ilacı yazmış olması kadar, hastanın da yazılan ilacı doğru olarak uygulaması da etkin bir astım tedavisi için olmazsa olmaz bir kuraldır. Atak dışında erişkinler için genellikle kuru toz formunda ilaçları tercih ettiğimiz turbohaler, aerolazer (inhaler kapsül), diskus, sanohaler, sprey tabir edilen ölçülü doz inhalerler kullanılabilir. Ataktaki erişkin hastalarda veya ağır astımlılarda ve de küçük çocuklarda nebulizatör dediğimiz kompresörlü makinelerle sıvı haldeki ilacın buhar haline getirilip solunması esasına dayanan nebulizasyon tedavisi uygulanır. Nebulizasyon tedavisinde kullanılmak üzere hazırlanmış özel ilaç formları vardır bunlara nebul adı verilir. Nefes açıcı ve koruyucu ilaçların nebul formları mevcuttur. Kuru toz formu ilaçlar çocuğun uyumuna göre 6 yaş üzerinde hatta bazen daha da erken uygulanabilmektedir. Ancak uyum sağlayamayan çocuklarda, ölçülü doz inhalasyon cihazları tercih edilebilir. Bunların kullanımını kolaylaştırmak için geliştirilmiş spacer, chamber gibi --hazne- ara bağlantı parçaları kullanılabilir.
Kortizonlu astım ilaçları zararlı mı?
Kortizonlu astım ilaçları zararlı mı?
7 yıl önce
Kortizonlu astım ilaçları zararlı mı? Kortizon vücutta günlük salgılanan bir hormondur, bizim astım hastalarına solunum yoluyla verdiğimiz kortizon, fizyolojik olarak salınan miktarın çok çok azı olup inhalasyon yolu ile direkt akciğerlere ulaşmakta, kana geçmemektedir. Bu ilaçların kullanımının ardından ağız bol su ile mutlaka çalkalanmalıdır. Çalkalama yapılmazsa nadiren boğazda candida (bebeklerdeki pamukçuk) gelişimi görülebileceği gibi, yine düşük oranda ses kısıklığı görülebilir. Ayrıca bu işlem ilacın ağız mukozası yoluyla sistemik emilimini de önleyecektir. Hastalar arasında astım ilaçları kortizon içerir, dolayısıyla kortizona bağlı yan etkileri olur, kilo yapar, tüylenme yapar, çocukların büyümesini engeller gibi yanlış, eksik bilgilenme nedeni ile bu grup ilaçları düzenli kullanma konusunda çekinceler olduğunu görüyoruz. Bu tamamıyla bilgilendirilme eksikliğine dayalı kaygılanmadır. Bu grup ilaçların kullanılmaması astımın kontrol altına alınamamasına yol açar. Yine gerektiği halde kullanılmaması çocuklarda büyüme gelişmeye olumsuz etki yaratır. Çünki hem kontrolsüz ağır astımın kendisi büyümeyi etkileyebilir, hem de kontrolsüz astım, sık solunum yolu enfeksiyonları geçirilmesine, sık antibiyotik kullanımına da yol açar. Ağızdan veya enjeksiyon şeklinde kullanılan kortizon içeren ilaçların uzun süreli kullanımda yan etkileri söz konusudur. Bu grup ilaçlar astım tedavisinde gerekli görüldüğünde hekim tarafından kısa süreli ya da ağır astımda uzun süreli düşük dozlarda kullanılabilir. Ancak burada üzerinde durulması gereken nokta hekim kontrolünde olmasıdır. Kesinlikle hastanın ben sıkışığım bir kortizon hapı alayım deyip düzensiz olarak bu ilaçları kullanması doğru değildir, hipertansiyon, kemik erimesi-osteoporoz, katarakt, obezite, kan şekerinde yükselme gibi birçok sorun ortaya çıkabilir. Sonuç olarak solunum yoluyla kullanılan kortizonlu ilaçların önerilen dozlarda kullanılması halinde yan etkileri yok denecek kadar az olup uzun yıllar güvenle kullanılabilir.
Astım hastalığında kullanılan ilaçların yan etkisi var mıdır?
Astım hastalığında kullanılan ilaçların yan etkisi var mıdır?
7 yıl önce
Astım hastalığında kullanılan ilaçların yan etkisi var mıdır? Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar uygun dozlarda ve uygun cihazlar ile kullanıldığında sistemik yan etkiler açısından güvenilirdir. Astımda ilaç tedavisi hava yollarındaki ödemi kızarıklığı giderici ve nefes darlığını rahatlatıcı, bronş genişletici iki grubu kapsar. Nefes açıcı ilaçlar dediğimiz rahatlatıcı ilaçlar ki bunlar uzun etkili ve kısa etkili olmak üzere iki gruptur, hastalar tarafından daha çok benimsenen ilaçlardır çünki kullanıldıklarında rahatlama sağlarlar. Uygun dozda kullanıldıklarında herhangi bir yan etkileri yoktur. Ancak doz aşımı söz konusu olduğunda çarpıntı, kalp ritminde bozulma gibi yan etkileri olabilir, dolayısıyla hekimin önerdiği dozda kullanılmalıdırlar. Ayrıca nadiren duyarlı hastalarda ilk kullanımda ellerde titreme, çarpıntı hissi olabilir, birkaç kullanımda bu durum düzelecektir. Astımda koruyucu ilaçlar, ödem gidericiler, mikrogram (miligramın binde biri) düzeyinde kortizon içerirler ve uzun vadede tedavi edici ilaçlardır. Bunların kana emilimi yok denecek kadar azdır dolayısıyla kortizonun sistemik yan etkilerini göstermezler, çocukların büyümesine gelişmesine etki etmezler, doktorlarının önerdiği dozda ve sürede düzenli olarak kullanılmaları uygundur ve gereklidir.
Astım ne tür ilaçlarla tedavi edilir?
Astım ne tür ilaçlarla tedavi edilir?
7 yıl önce
Astım ne tür ilaçlarla tedavi edilir? Astım hastalığının tedavisinde esas olan hava yollarında oluşan alerjik iltihabı, ödemi gidermek ve bronş daralmasını çözmektir. Bunun için astımın seviyesine göre tedavi düzenlenir. Hafif, orta ağır astım olmak üzere kabaca astım üç gruba ayrılabilir ve astım tedavisi buna göre düzenlenir. İlaç tedavisi temel olarak iki gruptan oluşur. 1)Koruyucu, tedavi edici ilaçlar 2) Rahatlatıcı, bronş genişletici ilaçlar Koruyucu ilaçların temelini sprey veya toz şeklinde verilen kortizonlu ilaçlar oluşturmaktadır. Bunlar tek başına veya alerji iltihap giderici etkisi olduğuna inanılan uzun etkili betamimetik denen ilaçlarla birlikte verilebilir. Bu ilaçların uzun süreli önerilen dozlarda kullanılması kontrolü sağlayabilir. İnhalasyon yani solunum yolu ile kullanılan kortizonlu ilaçların önerilen dozlarda kullanılması halinde yan etkileri çok çok az olup uzun yıllar güvenle kullanılabilir. Aynı şekilde kombine şekilde verilen uzun etkili betamimetik ilaçların da yan etkileri ihmal edilebilecek düzeylerdedir. Bronş genişleticiler ise kısa etkili betamimetik ilaçlar dediğimiz ilaçlardır etkileri çok kısa sürede başlar. Bronşları genişletir. Bronş kaslarında spazmı çözer ve hastanın katı balgam parçalarını kolaylıkla çıkarmasını sağlar. Bu ilaçların tek başına çok sık kullanılması doğru değildir. Yardımcı tedavide bir diğer kullanabilecek ilaç lökotrien antogonistleri denen ilaç grubu olup, tablet şeklinde kullanılan bu ilaçların hangi grup astımlılarda seçileceği takip eden hekimin kararına göre belirlenir.
Astım krizi sırasında neler yapılabilir?
Astım krizi sırasında neler yapılabilir?
7 yıl önce
Astım krizi sırasında neler yapılabilir? Astım atağında genelde tetikleyici bir faktör vardır. Bu neden çoğu hastada alerji olmakla beraber hastalarda en sık enfeksiyonları takiben astım ataklarına rastlanır. Astım atağında havayollarında var olan ödem daha da artarak hava yollarını iyice daraltır. Bronşların çevresinde balgam üreten hücrelerin salgısı artar ve balgamlar tıkaç oluşturarak hava yollarını kapatır. Takiben bronşların etrafındaki kas lifleri kasılarak hava yollarının daha da daralmasına neden olur. Böyle bir durumda hasta daha önceden kendisine verilmiş olan nefes açıcı ilaçlarını kullanmalı 10-15 dakika içinde rahatlamıyorsa ya da şikayetleri artış gösteriyorsa hemen acile başvurmalıdır. Bazı astım atakları hafiftir. Bazı astım atakları ise çok ciddi olabilir. Hem hastalar ve hem de yakınları tarafından iyi bilinmesi gereken ağır astım krizinin başlıca belirtileri şunlardır: -Dudaklarda, tırnak yataklarında ve dilde morarma olması -Şuur bozukluğu, uyuklama hali -Nefes alma sayısının dakikada 25' ten fazla olması -Göğüs duvarı ile karın duvarı hareketlerinin uyumsuz olması -Kalp atışlarının (nabzın) dakikada 120' den fazla olması -Nefes alırken kaburga aralıklarının içeriye doğru çekilmesi -Kolları bir yere dayayarak ve yardımcı solunum kaslarını kullanarak solunum yapılması -Konuşurken kısa bir cümleyi bile bir kerede söyleyememek -Kan basıncının çok yükselmesi veya giderek düşmeye başlaması -Hastanın aşırı bir korku ve panik içinde olması, terlemesi. Bu durumlarda hiç vakit geçirmeden acile başvurmak uygun olacaktır. www.astimalerji.com
Astım krizleri nasıldır?
Astım krizleri nasıldır?
7 yıl önce
Astım krizleri nasıldır? Astımlı bir hastada hızlı ve ilerleyici olarak nefes darlığı, öksürük, hırıltılı solunum, göğüste tıkanıklık hissi gibi bulguların ortaya çıkması ve bunlara paralel olarak solunum fonksiyonlarında bozulma olması akut astım atağı olarak adlandırılır. Solunum fonksiyonlarındaki bozulma atak tanısını kesinleştirir. Hastaların atak geçirmesinin nedenleri a) Hastanın uzun dönemli tedavisinin yetersiz olması, ilaçlarını uygun teknikte ve önerilen dozda kullanmaması, b) Hastanın sigara dumanı, hava kirliliği, toz, solunum yolu enfeksiyonu geçirme gibi tetikleyici bir faktörle karşılaşmasıdır. Akut astım atağı hafiften-hayatı tehdit edici şiddete kadar değişen düzeylerde seyredebilir. a) Daha önce hayatı tehdit edici ağır akut atak geçiren hastalar, b) Son 1 yıl içerisinde astım atağı nedeni ile hastaneye yatan veya acil servise başvuran hastalar, c) Sistemik steroid kullanan veya yeni kesmiş olanlar, d) Ayda bir kutudan fazla kısa etkili β2 agonist(Ventolin, bricanyl inhaler) gereksinimi olanlar, e) Psikiyatrik hastalıkları veya pisikososyal problemleri nedeni ile sakinleştirici ilaç kullananlar, f) Ek kalp damar hastalığı veya KOAH'ı olanlar, g) Astım tedavi planına uyum göstermeyenlerin astım krizi sırasında hayati tehlike riskinin yüksek olduğu unutulmamalıdır. Yapılan bir çalışmaya göre; daha önce hayatı tehdit edici bir atak geçiren ve bu nedenle yapay solunum uygulanan bir hastada, yeni geçireceği atakta solunum cihazına bağlanma (entübasyon ) riski 19 kat artmaktadır.
Astım hastalığının tedavi çeşitleri nelerdir?
Astım hastalığının tedavi çeşitleri nelerdir?
7 yıl önce
Astım hastalığının tedavi çeşitleri nelerdir? Astım hastalığında temel olarak tedavi çevresel kontrol ve ilaç tedavisidir. Alerjik hastaların bir grubunda özellikle alerjik rinit varlığında immunoterapi dediğimiz aşı tedavisi de söz konusu olabilmektedir ki, bu seçilmiş bir grup hasta için geçerlidir, her astım hastası aşıdan fayda görmez. Astımda çevresel kontrolün yani tetikleyicilerin önemi çok büyük olup, özellikle alerjik hastaların alerjisi olan etkenlerden yani alerjenden olabildiğince uzak kalması ev tozu akarlarına alerji varsa ev içinde bu konuda ciddi tedbir alınması, küf alerjisi söz konusu ise yine aynı şekilde tedbir alınması örneğin evde akvaryum bulundurulmaması gibi alerjene yönelik tedbirler öncelik arz eder. Yine genel iritanlar dediğimiz özellikle sigaranın bu hastaların evinde içilmemesi, gazlı spreyler kullanılmaması önemlidir. Bunun dışındaki ana tedavi koruyucu ve rahatlatıcı ilaçlardan oluşur. Takip eden doktorun önerdiği süre ve dozda özellikle hasta rahatsa bile koruyucu ilaçların kesilmemesi çok önemlidir. Bu konuda genelde yapılan yanlış, hasta tarafından veya çocuksa ebeveynler tarafından şikayeti yok, çok ilaç alınmasın tedaviyi keselim denmesidir. Hekim kontrolü dışında koruyucu ilaçların kesilmesi hava yolu ödeminde artışa ve bronş cidarında kalıcı değişikliklere yol açacağından hasta rahatsa bile ilaçlarını kendi başına kesmemelidir.
Astım hastalığı nasıl tedavi edilir?
Astım hastalığı nasıl tedavi edilir?
7 yıl önce
Astım hastalığı nasıl tedavi edilir? Astım hastalığında tedavi iki temele dayanır. 1. Çevresel kontrol 2. İlaç tedavisi İlaç tedavisinden önce çevresel kontrol mutlaka yapılmalıdır. Çevresel kontrolden kasıt öncelikle genel tetikleyici ajanlar olan sigara teması, parfüm, deterjan, aerosollü spreyler, boya gibi keskin kokulardan kaçınılması, hava kirliliğinin fazla olduğu rüzgârsız günlerde sisli havalarda dışarı çıkılmamasıdır. Astımlı bir hastanın bulunduğu evde balkonda dahi sigara içilmesine kesinlikle izin verilmemelidir. Odun ve kömür sobaları kullanılan evlerde is ve kokular solunduğu için mümkünse ısınmak için başka bir yola başvurulmalıdır. Hastaya yapılan alerji testi sonucunda saptanan çevresel alerjenlerle teması olabildiğince azaltılmalıdır. Ev tozu akarlarına alerji saptanmışsa bu konuda ayrıntılı tedbirler alınmalı, küf alerjisi varsa evin izolasyonu iyi yapılmalı, polen alerjisinde polen mevsiminde sabah saatlerinde dışarı çıkılmamalı, evcil hayvan alerjilerinde kesinlikle hayvan teması olmamalıdır. Astımda ilaç tedavisinin temeli solunum yolu ile içine çekmek şeklinde doğrudan hava yollarına ilacın uygulanması esasına dayanır. İlaç tedavisi ise hava yollarındaki ödemi kızarıklığı giderici ve bronş daralmasını giderici ilaçlar olmak üzere iki grubu kapsar. Ayrıca hava yolları bir bütündür üst hava yollarındaki problemler direk alt hava yollarına yansıyacağından alerjik, rinit, sinuzit, burun içi polip gibi problemler varsa bunların tedavisinin uygulanması astımın kontrolü açısından önemlidir. Yine reflu, uyku- apne sendromu gibi rahatsızlıklar da astım tetikleyicileri olduğundan bunların da tedavisi astım tedavisine önemli ölçüde yarar sağlar. Alerjik astımda özellikle alerjik rinitle birliktelik söz konusu olduğunda, genç ya da çocuk hastalarda, tek grup alerjene belirgin alerji saptandığında, halk arasında aşı tedavisi olarak bilinen immunoterapi dediğimiz tedavi uygulanabilir. Ancak immunoterapi az sayıda seçilmiş hastaya uygulanan bir tedavi şekli olup herkese yapılması uygun değildir. Son yıllarda dilaltı damla aşıların çıkmasıyla aşı tedavisinin uygulanabilirliği biraz daha artmış olup, yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır.
Astım hastalığı tespitinde solunum fonksiyon testi nasıl yapılır?
Astım hastalığı tespitinde solunum fonksiyon testi nasıl yapılır?
7 yıl önce
Astım hastalığı tespitinde solunum fonksiyon testi nasıl yapılır? Solunum fonksiyon testleri spirometre denilen cihazlarla yapılan, akciğerlerin kapasitesini ve fonksiyonel durumunu objektif olarak ölçmeye yarayan, göğüs hastalıkları uzmanlarının en sık başvurduğu tanı yöntemidir. Yani bu test ile, bir solukta akciğerlerin alabildiği hava hacmi ve ardından bu havanın güçlü bir şekilde dışarıya verilmesi sırasındaki hava akım hızı ölçülebilir. Solunum fonksiyon testleri ile akciğerlere giren ve çıkan hava hacmi istirahatte, zorlu nefes alıp verme esnasında ve gerekirse egzersizde ölçülür ve testi yapılan kişiden elde edilen değerler, aynı yaşta, cinste, boyda kişilerden elde edilen değerlerle karşılaştırılır. Akciğerlere giren hava solunum yollarında belli bir hızla akciğerlere ulaşır. Solunum yollarında darlık olduğunda giren ve özellikle çıkan havanın hızı azalır. Bunu göstermek için çok derin bir nefes ile ciğerler tam doldurulup ardından çok hızlı bir nefes verilerek, ilk bir saniyede çıkarılan maksimum hava miktarı (FEV1) ölçülür. Ölçülen hızlar düşükse, nefes açıcı ilaçlar solutulup hızın artıp artmadığı da ölçülür. Bu teste reversibilite (ilaca cevaplılık) testi denir. Bazen ölçülen değerler normalse de ilaca cevaplılık ölçümü gerekli olabilir, buna muayene eden hekim karar verecektir. Şikayetleri olmasına rağmen fonksiyon testleri bazı hastalarda normal bulunabilir. Bu durumda provakasyon testi dediğimiz daha ileri testler yapılabilir. Solunum Fonksiyon Testleri spesifik üniteler dışında, mümkünse Göğüs Hastalıkları Uzmanı tarafından yapılmalı ve değerlendirilmelidir. Uzm. Dr. Sevin Karalar www.AstimAlerji.com
Astım nasıl teşhis edilir?
Astım nasıl teşhis edilir?
7 yıl önce
Astım nasıl teşhis edilir? Astım tanısında hastanın öyküsü çok önemlidir. Astımlı hasta için tipik olan bulgular öksürük, hışıltılı solunum, nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissidir. Bu bulguların hepsi aynı anda görülmeyebilir. Yakınmaların çeşidi ve ağırlığı hastadan hastaya ve aynı hastada zaman içinde değişebilir. Şikayetler özellikle gece sabaha karşı artar. Viral solunum yolu enfeksiyonları, allerjenler egzersiz gibi tetikleyici faktörlerle karşılaşma sonucu yakınmalarda belirgin bir artmanın olması, şikayeti olmayan, stabil seyreden bir hastanın gribal enfeksiyonu takiben, ya da duyarlı olduğu allerjen ile karşılaşma sonucu nöbete girmesi sık görülebilen bir durumdur. Bu bulgular kendiliğinden ya da, tedavi azalır ya da kaybolur. Ayrıca, özellikle alerjik astımlı hastalarda belirtilerin mevsimsel değişmeler göstermesi, ailede astım veya atopi öyküsünün olması tanıda yardımcı olur. Astım ile uyumlu bulguları olan erişkin hastalarda; astım ile birlikte rinit, nazal polip öyküsü olması da astım tanısı için önemli ipuçlarıdır. Ataklar dışında hastalarda fizik muayene bulguları genellikle normaldir. 2) Solunum fonksiyon testleri tanıda yardımcı olur. Bronşial astımın tanısında daha objektif sonuçlar vermesi nedeniyle solunum fonksiyon testleri önemlidir. 3) Diğer laboratuar incelemelerinden Akciğer grafisi: Genellikle normaldir. Astım atağının akciğer zarları arasına hava dolması yani pnömotoraks gibi durumlar ile ayırıcı tanısı açısından yaralıdır. Alerjik deri testleri: Kişinin duyarlı olduğu allerjenin saptanması, bu allerjenin uzaklaştırılması açısından önemlidir. Özet olarak; bronşial astım tanısı hastanın öyküsü ve klinik bulguları ile konur. Solunum fonksiyon testleri ve alerji düşünülüyorsa allerjik deri testleri tanıda yardımcı olur. Diğer laboratuar incelemelerinin ise tanıda önemli rolleri yoktur. Tanısal testlerin pozitif olması tanıyı destekler, ancak negatif olması tanıyı dışlamaz. www.astimalerji.com
Astımı tetikleyen faktörler nelerdir?
Astımı tetikleyen faktörler nelerdir?
7 yıl önce
Astımı tetikleyen faktörler nelerdir? Alerjenler astımı tetikleyen nedenlerin başında gelir. Ev tozu akarı alerjisi olan bir astımlının tozlu ortamda bulunması, ya da polen alerjisi olan birinin polen teması ya da benzer şekilde kedi alerjisi varsa kedi teması astım alevlenmesine yol açabilir. Yine gıda alerjenleri için de aynı şey geçerlidir, balık, yer fıstığı alerjisi olan kişi bunları yediğinde astım atağı geçirebilir. Yine bazı meslek gruplarında fırıncılarda, kuaförlerde, isosiyanat teması olan boyacılarda iş ortamında astım tetiklenebilir, aspirin ve bazı ağrı kesiciler astımı tetikleyebilir, ayrıca mide problemleri özellikle reflu astımı tetikleyicidir. Bunun dışında alerjik rinit, sinuzit, burun içi polipleri gibi üst solunum yollarının kronik hastalıkları ve uyku apne sendromu da astım hastaları açısından düzeltilmesi gereken problemlerdir. Sigara dumanı parfüm, deterjan, yoğun yemek kokusu gibi her türlü keskin koku ve hava yollarında iritasyona yol açacak durum astımı tetikleyicidir. Ayrıca viral üst solunum yolu enfeksiyonları astımı tetikleyen en önemli nedenlerden biridir. Son olarak stres başlı başına astımı tetikleyici bir faktördür.
Astım daha sık kimlerde görülür? Astım hangi yaş gruplarında görülür?
Astım daha sık kimlerde görülür? Astım hangi yaş gruplarında görülür?
7 yıl önce
Astım daha sık kimlerde görülür? Astım hangi yaş gruplarında görülür? Astım genetik yatkınlığı olan kişilerde daha sık görülür. Genetik olarak bazı ailelerde astım ya da başka alerjik hastalıklar sık görülüyorsa o ailenin çocuklarında da astım ve alerjik rahatsızlıklar görülme olasılığı yüksektir. Anne ya da babadan birisi astımlı ise doğacak bebekte astım görülme olasılığı %20-30'a yükselmekte, anne ve babanın her ikisi de astımlı ise oran %60-70'lere çıkmaktadır. Genetik olarak astım eğilimi olan bireylerde çevresel faktörlerin de etkisiyle astım ortaya çıkabilir. Annenin gebelikte ve sonrasında sigara içimi veya yoğun sigara dumanına maruz kalması, çocuğun özellikle yaşamın ilk yıllarında sigara içimine maruz kalması, kendisinin erişkin yaşlarda sigara içmesi, ev içi alerjenlerin (ev tozu akarı, küf, evcil hayvan) yoğun teması, sık geçirilen viral solunum yolu enfeksiyonları, hava kirliliği, GDO'lu gıdalar, fast food ve katkı maddeli gıdalarla beslenme tarzını benimseme, stres, küresel ısınma astım ortaya çıkmasında etkili çevresel faktörlerdir. Bu çevresel faktörlerden uzak kalan kişilerin genetik olarak astıma yatkınlıkları olsa bile tüm hayatları boyunca astıma ait hiçbir belirti göstermemeleri de mümkündür. Astım tüm yaş gruplarında görülebilen bir hastalıktır. Dünyanın birçok yerinden bildirilen araştırmalarda son yıllarda astım hastalığının görülme sıklığının giderek arttığı belirtilmektedir. Değişik toplumlarda farklı sıklıkta olmakla birlikte, çocuklarda yaklaşık %5-15, erişkinlerde %5-10 oranında rastlanmaktadır. Ülkemizde 5 milyona yakın kişide astım olduğu tahmin edilmektedir.
Astımın belirtileri nelerdir?
Astımın belirtileri nelerdir?
7 yıl önce
Astımın belirtileri nelerdir? Sık tekrarlayan öksürük, hırıltı ve nefes darlığı astımın en önemli belirtileridir. Öksürük astımın en sık görülen belirtisi olup kuru ve inatçı bir nitelik gösterir. Öksürük, geceleri, sabaha karşı ve yatar durumda fazladır. Gülmek, ağlamak, derin nefes almak bile, şiddetli öksürük krizlerine yol açabilir. Öksürük, çoğu zaman hırıltılı solunum ve nefes darlığı ile birliktedir. Şiddetli öksürük sonucu, göğüs ve karın kaslarında ağrılar, hatta kaburgalarda çatlak ve kırıklar dahi görülebilir. Öksürük nöbetleri sırasında bayılan hastalar da olabilir. Öksürük mevsim geçişlerinde artış gösterebilir, alerjik astımlılarda polen alerjisi varsa ilkbaharda yakınmalar artabilir. Astım hastalarında genellikle öksürük kuru diye tanımlanmakla birlikte çok az yapışkan bir balgam söz konusudur. Bu yapışkan az miktarda balgamı çıkarmak için hasta daha çok öksürür ve çıkarınca da rahatlar. Astımlı çocuklar balgam çıkaramaz, ataklar sırasındaki öksürük nöbetlerinde kusarak yapışkan balgam da çıkarırlar. Astım atağı sırasında göğüste hırıltı hışıltı duyulabilir. Bu bronşların yaygın olarak daraldığının bir işaretidir ve hasta nefes verirken daha iyi duyulur. Nefes alırken de hırıltı duyulması astım krizinin daha ağır olduğunun bir işaretidir. Nefes darlığı astımın şiddetine göre değişebilen diğer bir bulgudur. Bazı hastalarda efor sırasında bazen de istirahatte de nefes darlığı olabilir. Bu daha çok tedavisiz ve ağır astım hastalığı bulgusudur.
Astım genetik midir?
Astım genetik midir?
7 yıl önce
Astım genetik midir? Astım ailesel geçişi olan, kalıtımın önemli rol oynadığı bir hastalıktır. Genel popülasyonda astım %8-10 oranında görülürken, anne ya da babadan birisi astımlı ise doğacak bebekte astım görülme olasılığı %20-30'a yükselmekte, anne ve babanın her ikisi de astımlı ise bu oran %60-70'lere çıkmaktadır. Bu bulgular astımlı hastalarda genetik faktörlerin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Ancak, genetik yatkınlığı olan herkeste astım ortaya çıkmamaktadır. Çevresel faktörler astımın ortaya çıkışında önemli rol oynar. İkinci dünya savaşından sonra doğu ve batı olmak üzere iki ülkeye ayrılan Almanya'da yaşayan ve genetik olarak aynı kökenden gelen çocuklarda yapılan çalışmalarda astım görülme sıklığı farklı bulunmuştur. Batı Almanya'da yaşayan çocuklarda astım yaklaşık %6 oranında saptanırken, Doğu Almanya'da bu oran %4 olarak bulunmuştur. Aynı etnik kökenli, ancak farklı çevresel özellikleri olan bu iki ülke arasında görülen anlamlı farklılık çevresel faktör ile açıklanabilmektedir. Modern yaşamdan kaynaklanan ev içi allerjenlerinin ve egzoz kirliliğinin daha fazla olması, anne sütünün daha az verilmesi gibi faktörler nedeniyle Batı Almanya'da astım görülme sıklığının daha yüksek olduğu kabul edilmektedir. Çevresel faktörlerin önemini gösteren diğer bir kanıt ise mesleksel astımdır. Yıllarca astım ile uyumlu hiçbir yakınması olmayan kişide, belirli iş kollarında çalışmaya başladıktan sonra astımın ortaya çıkabilmesi bunu desteklemektedir. Tüm bu bulgular genetik faktörlerin yanı sıra çevresel faktörlerin de astım oluşmasında önemli roller üstlendiğini göstermektedir.
Astım nedir?
Astım nedir?
7 yıl önce
Astım nedir? Astım genellikle ataklar halinde gelen nefes darlığı ve hırıltı ile karakterize geriye dönüşebilen hava yolu daralmasıdır. Hava yolları değişik uyarılara yanıt olarak çapını değiştirebilen esnek yapılardır. Egzersiz gibi aşırı miktarda hava gerektiren durumlarda hava yolları genişler; ya da toz, duman ile karşılaşınca savunma amacı ile hava yolları daralır. Sağlıklı kişilerde çeşitli uyarılar karşısında hava yollarının çapını değiştirebilme yeteneğine "Bronşial reaktivite" denir. Bronşial astımda ise hava yolları çevresel uyarılara karşı aşırı duyarlıdır. Duyarlılığı artmış olan hava yolları, sağlıklı kişileri etkilemeyecek kadar küçük uyarılar karşısında bile abartılı bronş daralması ile yanıt verirler, buna da "Bronşial hiperreaktivite" denir. Bu nedenle astımlı hastalar çevredeki birçok maddeye astımlı olmayanlara göre daha duyarlıdır. Bu durum daha çok astım hastalarında ya da astıma meyilli kişilerde görülür. Bu kişiler astım tetikleyici bir durumla karşılaştıklarında hava yollarını saran kas kasılarak bronşlarda daralma, hava yollarını döşeyen zarda kızarıklık ödem ve hava yolunun etrafındaki sekresyon üreten bezlerde aşırı salgı sonrası balgam üretimi söz konusu olur. Böylece hastada öksürük, yapışkan balgam ve nefes darlığı oluşur. www.astimalerji.com
Arı sokması ile alerji ölümcül müdür? Böcek alerjileri nelerdir?
Arı sokması ile alerji ölümcül müdür? Böcek alerjileri nelerdir?
7 yıl önce
Arı sokması ile alerji ölümcül müdür? Böcek Alerjileri nelerdir? En sık rastlanan böcek allerjisi arı allerjisidir. Arı zehirinin içinde bulunan protein yapısındaki bazı maddelere karşı alerji gelişir. Arı alerjisinde, alerjen arının sokması ile direkt olarak vücuda girdiği için anaflaksi denilen ölümcül bir allerjik şoka neden olabilir. Ayrıca sivrisinek ve diğer sokucu tüm hayvanların çıkartı, zehir ve salyalarına karşı da allerji gelişebilir. Gelişen allerjik reaksiyon sadece deride kızarıklıktan, anaflaksik şok ile ölüme kadar değişebilen yelpazede olabilir. Genel olarak böcek sokmaları sonucu anafilaksi görülme sıklığı toplumda %0.3 - %3 arasında değişir. Arı allerjisine bağlı olarak ABD'de yılda yaklaşık 40, Fransa'da ise 16-38 ölüm vakası bildirilmektedir. Arılardan allerji yapanlar arasında yaban arısı, eşek arısı, balarısını ve tüylü arıyı saymak mümkündür. Bal arası ve tüylü arı selim olup ancak kışkırtıldıklarında sokarlar. Yaban arısı ve eşek arısı kokulu yiyecekler ve diğer kokular tarafından çekilirler. Arı allerjilerinde aşı tedavisi ile %100 olumlu sonuç alınmaktadır. Ayrıca böcek alerjileri grubunda hamamböceği allerjisi de sayılabilir. Hamam böceğinin dışkısı allerjiktir. Bu haşarelerin yaşamlarını sürdürmelerinde iki temel gereksinim ortamda nem ve gıda artıklarının bulunmasıdır. Astım, allerjik nezle ve egzemaya neden olabilirler. www.astimalerji.com
Evdeki canlı çiçeklerin polenleri alerjiye neden olur mu?
Evdeki canlı çiçeklerin polenleri alerjiye neden olur mu?
7 yıl önce
Evdeki canlı çiçeklerin polenleri, alerjiye neden olur mu? Polen taneciklerinin bir kısmı rüzgar yolu ile dağılır ve çok geniş alana kilometrelerce uzaklara yayılırlar ve en çok allerji yapanlar bu grup rüzgarla taşınanlardır. Diğer grup daha büyük polenler parlak renkli, güzel kokulu çiçeklerce üretilir ve böceklerle taşınırlar daha az allerjeniktirler. Böceklerle taşınan polenler daha ağırdır ve havada asılı bulunmadıkları için pek allerjiye neden olmazlar. Polen allerjisi denince evde büyütülen salon bitkileri allerji yapar mı sorusu akla gelir. Oysa bu tür bitkilerin polenleri genellikle böcekler ile taşındığından, ağır ve yapışkandırlar ve havada yaygın bulunmazlar, pek de allerjik değildirler. Ancak alerjik hastaların evlerinde canlı çiçek bulundurmaları önerilmez; bunun nedeni çiçek polenlerinin alerji yapması değil, çiçeğin bulunduğu toprakta mantar sporlarının üreme riskinin olmasıdır. Bu nedenle alerji hastalarının evlerinde çiçek olmaması uygundur. Polenler genel olarak günün erken saatlerinde atmosfere yayılırlar. Yağmur polen sayısını artırır, sis ise havadaki polenlerin yayılmasını önler. www.astimalerji.com
En sık görülen hayvan alerjileri nelerdir?
En sık görülen hayvan alerjileri nelerdir?
7 yıl önce
En sık görülen hayvan alerjileri nelerdir? Hayvan allerjenleri de sık rastlanan çevresel allerjenlerdir. Allerjik nezle, astım egzemaya yol açabilirler. Bunlar arasında en sık görüleni kedi ve köpek allerjisidir. Pek çok ülkede evlerin %50'de kedi/köpek beslendiği ve atopik kişilerin %15-40'da kedi veya köpeğe karşı aşırı duyarlılık saptandığı bildirilmektedir. Kediler köpeklere nazaran daha çok allerjeniktirler. Kedi alerjenleri deri döküntüsü ve salyada bulunur. Kedi alerjenleri çok küçük (5 mikron) oldukları için havada asılı kalabilirler. Kedi olan tüm evlerde yüksek alerjen düzeyi saptanmaktadır. Kedi alerjenlerinin halılara, kumaş kaplı mobilyalara, duvarlara ve giysilere yapışma ve taşınma özelliği vardır. Kedi evden uzaklaştırılsa bile allerjenleri 6 ay ve daha uzun süre o ortamda kalabilir. Köpek alerjenleri deri döküntüleri, salya ve idrarda bulunur. Kuşlar ise, daha çok tüyleri arasında mantarlar ve akarlar için uygun üreme ortamları sağladıkları için allerji gelişimine ve şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olurlar. At kılına allerji at binenlerde veya at bakıcılarında daha sık gelişmektedir. Ayrıca kümes hayvanı, koyun ve birçok hayvana karşı, hatta laboratuarda deney yapmada kullanılan hayvanlara karşı dahi laboratuar çalışanlarında allerji saptanabilir. www.astimalerji.org
Küf mantarları alerjisi nedir? Küf mantarları astıma neden olur mu?
Küf mantarları alerjisi nedir? Küf mantarları astıma neden olur mu?
7 yıl önce
Küf mantarları alerjisi nedir? Küf mantarları astıma neden olur mu? Küf mantarları; sıcak, rutubetli ve karanlık ortamlarda ürerler. Küfler, doğada çok bol bulunur. Toprakta, saman, tohum, hububat ve ağaçlarda çok miktarda küf vardır. Küfler, güneş görmeyen yerlerde daha iyi ürerler. Küfler, polenlerin aksine soluduğumuz havada tüm yıl boyunca bulunurlar. Sadece kar toprağı tamamen kapladığı zaman havada küf bulunmaz. Allerji yaratan küflerin birçoğu sonbaharın ilk günlerinde daha çok üremektedirler. Küfler; evlerde banyolarda ıslak zeminlerde, duşlar, banyo örtüleri, kirli ve ıslak çamaşırda, klima ve nemlendirici cihazlar üzerinde, çöp kaplarında, bulaşıkta, halılarda, bodrum ve tavan arası gibi karanlık ortamlarda bol bulunurlar. Allerjik hastalıklara, küflerin spor ismi verilen ve solunum havasına karışan küçük tanecikleri neden olurlar. Kendine özgü bir kokusu olan bu küfler ev havasına uçucu organik bileşikler dediğimiz bir madde de yayar ki; bu hiç bir sağlık problemi olmayan bireylerde dahi öksürük, nefes darlığı gibi solunum problemlerine yol açabilir. Küf sigara gibi ev içi hava kirliliği kaynağıdır ve alerjiye eğilimi olan kişilerde küf alerjisi gelişimine yol açmaktadır. Özellikle güneş görmeyen havasız bodrum katlarında sık görülen küf, burada tüm astım ve alerjik nezle hastaları için olduğu kadar sağlıklı bireyler için de zararlı olup; hasta bina sendromu dediğimiz eski bakımsız binalarda yaşayan kişilerdeki görülen sağlık sorunlarının temelini oluşturmaktadır. Binlerce türü olan küflerin sadece bazıları allerjiye neden olur. Yiyeceklerdeki küfler, örneğin beyaz peynirdeki mavi-yeşil küflenme çok nadiren bir allerjik reaksiyona yol açabilir. Küf mantarlarından kurtulmak için evlerde havalandırma arttırılmalı; banyo ve mutfakta havalandırma sağlayan aspiratörler kullanılmalıdır; evde klima varsa, filtresi düzenli aralıklarla temizlenmeli; ev havasında nem %45'in altında tutulmalı, ev içindeki bitkiler azaltılmalı, evde rutubete neden olan sorunlar giderilmeli ve gerekli yalıtım yapılmalıdır. Sert zeminlerde oluşmuş küf varsa, astım hastalarının evde olmadığı sırada çamaşır suyu ile fırçalayarak temizlenmelidir. www.astimalerji.com
Hayvan alerjileri olan kişiler nelere dikkat etmeliler?
Hayvan alerjileri olan kişiler nelere dikkat etmeliler?
7 yıl önce
Hayvan alerjileri olan kişiler nelere dikkat etmelidir? Hayvan alerjileri, ki en sık kedi köpek alerjileri görülmektedir alerjik kişilerde, alerjisi olan hayvanla temas ya da aynı ortamda bulunma sonrası hapşırık, burun kaşıntısı, burun ve gözlerde akma gibi alerjik nezle bulgularına; ya da astım hastalarında öksürük ve nefes darlığına yol açar. Kedi köpek alerjisi olan kişiler öncelikle evlerinde hayvan besliyorlarsa evden hayvanı uzaklaştırmalıdırlar. Kedi alerjenleri çok yapışkandır, kedilerin tüyleri değil, deri döküntüleri ve salyaları alerjendir, ancak tüyleri alerjenleri taşır. Kedi alerjenlerinin halılara, kumaş kaplı mobilyalara, duvarlara ve giysilere yapışma ve taşınma özelliği vardır. Bu nedenle alerjik kişilerin kedi bulunan bir eve gitmeleri ya da kedi sahibi biriyle temas etmeleri dahi şikayetlere yol açabilir. Özellikle çocuklarda çocuğa bakan bakıcı, ya da aile büyükleri kedi sahibi ise, çocuğun yanına gelmeden temiz giysiler giymeli, ayakkabılar ev dışında çıkarılmalıdır, çünki kendi evlerindeki alerjenleri çocuğa taşımaları mümkündür. www.astimalerji.com
Hayvan alerjilerinde tedavi nasıldır?
Hayvan alerjilerinde tedavi nasıldır?
7 yıl önce
Hayvan alerjilerinin tedavisi nasıldır? Tüm alerjilerin tedavisinde olduğu gibi hayvan alerjilerinde de de esas olan alerjenden uzak durmaktır, yani hayvanın evden uzaklaştırılmasıdır. Hayvan evden uzaklaştırılmadığı sürece yakınmaların devam etmesi kaçınılmaz olacaktır. Ancak bazı durumlarda hayvanı evden uzaklaştırmak çok mümkün olamamakta, aile bireylerinden biri haline gelmektedir. Bu durumda hayvanın yatak odasına kesinlikle alınmaması, köpekse tüylerinin kısaltılması ve sık yıkanması uygundur. Kedilerin yıkanması pek mümkün olmayacağından olabildiğince evde alerjenlerin yapışacağı ortamı azaltmaya çalışmak kısmen yarar sağlayacaktır. Halıların kaldırılması, kumaşla kaplı mobilya, perde bulunmaması uygun olacaktır. Elbette evinde hayvanı olan alerjik hastayı takip eden hekimi tedavi düzenlerken bunu da göz önünde bulunduracak, hastanın tedavisini buna göre düzenleyecektir. Ancak bilinmelidir ki alerjen teması devam ettiği sürece hastanın ilaç dozları artırılmak zorundadır, yani mümkün olduğunca hayvanın evden uzaklaştırılması tercih edilmelidir. Çok mecbur kalındığında o hayvana karşı immunoterapi, aşı tedavisi uygulanabilirse de önerilen, hayvanın uzaklaştırılmasıdır. www.astimalerji.com
İlaç alerjileri nelerdir? Hangi ilaçlar alerjik reaksiyon oluşturur?
İlaç alerjileri nelerdir? Hangi ilaçlar alerjik reaksiyon oluşturur?
7 yıl önce
İlaç alerjileri nelerdir? İlaç allerjileri, ilaçların istenmeyen etkilerinin %5-10 unu oluşturur. İlaçlara bağlı görülen allerj hastaneye yatan hastalarda %2.2 oranında bildirilmiştir. Allerjik ilaç reaksiyonları, daha önce alınmış bir ilaç ile tekrar karşılaşıldığında o ilaca karşı, antikor yapılması sonucu oluşur. İlaç ile daha önce karşılaşılmamışsa, aynı ilacın alımıyla 1 haftadan önce allerjik reaksiyon genellikle görülmez. Yalancı allerjik reaksiyonlar klinik olarak allerjik reaksiyonlara benzer, ancak ilaçla ilk karşılaşmada ortaya çıkar ve ilacın damarlar üzerinde etkili madde salınımını uyarmasına bağlıdır. En fazla allerjinin karşılaşıldığı ilaçlar antibiyotikler (penisilin, sefalosporin ve sülfonamidler), epilepsi ilaçları (fenitoin), ameliyatlarda hastayı uyutmak için kullanılan anestezi ilaçlarıdır. • En fazla deri altına veya damar içine ilaç uygulamalarında allerjik reaksiyon riski vardır. • Kadınlarda allerjik reaksiyon görülmesi erkeklere oranla daha fazladır. • Erişkin yaşta ilaç allerjisi daha fazla, çocuklarda azdır. • Eşlik eden karaciğer veya böbrek hastalığı varsa ilacın vücuttan atılması güçleşerek vücutta birikeceği için allerji görülme olasılığı artar Her ilaç allerjiye neden olabilir. Bir ilaç tedavisi sırasında herhangi bir istenmeyen reaksiyon ortaya çıktığında alerjiye neden olan ilaçların ismi mutlaka kaydedilmelidir. Bu kayıt ilaç alerjilerinde çok önemlidir, ileride aynı etken madde içeren ilaçlarla tekrar alerji gelişme riskini önlemek için her doktora gidildiğinde reçete yazılmadan hekime gösterilmelidir.
İnek sütü alerjisi nedir ve en sık hangi besinlerde görülür? Ne yapılmalıdır?
İnek sütü alerjisi nedir ve en sık hangi besinlerde görülür? Ne yapılmalıdır?
7 yıl önce
İnek sütü alerjisi nedir ve en sık hangi besinlerle görülür, ne yapılmalıdır? Besin allerjenleri içinde en sık rastlananı çocuklar için inek sütüdür. Bunun nedeni de inek sütünde anne sütünde bulunmayan "beta-laktoglobulin" isimli bir proteinin bulunmasıdır. Bu proteinler ısıya dayanıklı olduğundan alerjenik etkileri kaynatıldıktan sonra da devam eder. Bebeklerde inek sütüne olan allerji bebeğe inek sütü veya inek sütü bazlı bebek mamalarının verilmesi ile ortaya çıkmaktadır. Bu durumda bebekte bulantı, kusma, ishal ve iştahsızlık oluşur. Belirtileri hayatın ilk aylarında (genellikle ilk 6 ayda); ishal, kusma, kanlı dışkılama, huzursuzluk, ağlama şeklinde kendini gösterir. Allerjik çocuklar için en iyi gıda hiç şüphesiz anne sütüdür ve süt allerjisini önlemenin en iyi yolu, bebeği olabildiğince uzun süre anne sütüyle beslemektir. Anne sütü alanların çok azında süt allerjisi gelişir. İnek sütü alerjisi olan hastalar • Sütün her formundan; taze, çiğ, pastörize, süt tozu, kaymağı, her çeşit bebek maması (anti-allerjik mamalar dışında), diğer hayvanların sütlerinden uzak durmalı; • Tereyağı, margarin, kaymak, hayvansal yağlardan • Yoğurt, puding, krema, sütlü tatlılardan • Peynir, krem peynir, lor, peyniraltı suyundan • Kazein, kazeinat içeren ticari gıdalardan • Lactalbumin, lactalbumin fosfat, lactoglobulin, laktuloz içeren ticari gıdalardan • Kefir, ekşi krema, kesilmiş sütten kaçınmalıdırlar. İnek sütü alerjisi olan bebekler ilk 6 ayı içinde sadece anne sütü ile beslenmeli, anne sütü yetmiyorsa veya 6 aydan sonra inek sütünün yerini tutabilecek, normal büyüme ve gelişmeyi devam ettirecek ancak süt alerjeni içermeyen mamalar kullanılmalıdır. www.astimalerji.org
Yumurta alerjisi nedir? Kimlerde sık görülür ve ne yapılmalıdır?
Yumurta alerjisi nedir? Kimlerde sık görülür ve ne yapılmalıdır?
7 yıl önce
31.Yumurta allerjisi nedir, kimlerde sık görülür ve ne yapılmalıdır? Yumurta beyazına karşı oluşan allerji, bebek ve çocuklarda sıklıkla gözlenir. Bu nedenle, ek besinlere ilk başlandığında bebeklere sadece yumurta sarısı verilmesi önerilir. Bir yaşına kadar yumurta beyazının verilmemesi daha uygun olacaktır. Bu alerjinin önemi; çocukluk çağında uygulanan kızamık, kabakulak vb. aşıların tavuk embriyosunda hazırlanması nedeniyle, yumurta alerjisi olan çocuğa alerjisi olduğu bilinmeden çocukluk çağı aşılarının uygulanması durumunda çocukta ciddi alerjik reaksiyon gelişebilmesi ve hayati tehlike oluşabilmesindendir. Yumurta Allerjisi Olan Çocuk • Yumurta ve yumurta ile yapılan yiyecekler • Albumin içeren ticari gıdalar • Lizozim içeren ticari gıdalar • Mayonez • Bebe bisküvisi yememeli; Ayrıca, bazı makarnalar, pastalar, şekerler, çikolatalar, ticari gıdalara eklenen lesitin ve lezzet vericiler de yumurta proteini içerebileceğinden bu tip yiyeceklerden de kaçınmalıdır. Uzm. Dr. Sevin Karalar
En sık alerji yapan besinler hangileridir?  En yaygın besin alerjenleri hangileridir?
En sık alerji yapan besinler hangileridir? En yaygın besin alerjenleri hangileridir?
7 yıl önce
En sık alerji yapan besinler hangileridir? En yaygın besin alerjenleri hangileridir? Her besinin alerjik reaksiyonlara neden olması mümkün olmakla birlikte tüm alerjik besin reaksiyonlarının % 90'ından süt, yumurta, yerfıstığı, soya, buğday, ağaç fıstıkları (ceviz, badem, Antep fıstığı, vs), balık ve kabuklu deniz hayvanları sorumludur. Süt çocuğu ve küçük çocuklarda; inek sütü, yumurta, yer fıstığı, ağaç fıstıkları dediğimiz ceviz, fındık, Antep fıstığı, badem, kaju, çam fıstığı, soya, buğday; büyük çocuk ve erişkinlerde; yer fıstığı, ağaç fıstıkları, balık karides, ıstakoz gibi kabuklu deniz hayvanları, meyveler, sebzeler, baharatlar, pamuk, susam gibi tohumlar, hardal vb alerjileri sık görülür. Besinlerin içindeki özellikle protein yapısındaki maddeler reaksiyona neden olur. Besinler hem çiğ hem de pişmiş formda alerji yapabilir. Pastörizasyon, kaynatma, ısıtma, derin dondurma gibi uygulamalar genellikle besinin alerjik özelliğini değiştirmez, hatta bazı besinlerde ısıtma işlemi yeni alerjik parçaların oluşumuna veya alerjik özelliğin artışına neden olabilir. Çocuklarda süt, yumurta ve soya alerjilerinin çoğu, yıllar içinde düzelir. Ancak yer fıstığı, ağaç fıstıkları, balık ve kabuklu deniz ürünleri alerjisi genellikle düzelmez ve erişkin dönemde de devam eder. Bir hastada aynı anda birden fazla besine karşı alerji olabilir. www.astimalerji.org
Besin alerjisi nedir? Besin allerjileri hangileridir?
Besin alerjisi nedir? Besin allerjileri hangileridir?
7 yıl önce
Besin alerjisi nedir? Herhangi bir besin alındığında ortaya çıkan reaksiyonların tümü istenmeyen besin reaksiyonları olarak adlandırılır. Besin alerjisi herhangi bir besinin bağışıklık sistemi tarafından yanlışlıkla yabancı olarak tanınıp buna karşı değişik mekanizmalarla reaksiyon oluşması ve klinik belirtilerin ortaya çıkmasıdır. Bu mekanizmalardan en önemli ve zaman zaman tehlikeli olabileni vücudun besine özgül savunma proteinlerinin yani (IgE) antikorlarının üretmesiyle seyreden durumdur. Hasta bir kez bu antikorlarla duyarlılaştıktan sonra o besin tekrar alındığında vücutta çeşitli kimyasal maddeler salınır ve dakikalar-saatler içinde klinik belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtiler cilt, mide-bağırsak sistemi, solunum yolları gibi değişik organlarda kendini gösterir. Besin allerjilerinin vücutta en sık sebep olduğu değişiklikler; şişme, aksırma veya mide bulantısıdır. Fakat besin allerjilerinde kaşıntı, deri döküntüsü, dudak şişmesi, gözlerde kaşıntı, öksürük, solunum sıkıntısı, kusma ve ishal de görülebilir. Bazen bu reaksiyonlar çok şiddetli ve hızlı olup vücudun birden fazla sisteminde belirti verebilir ve ölüme dek götürebilir; bu tip reaksiyonlara anafilaksi adı verilir. Besinlere karşı alerjik reaksiyonların gelişmesinde kalıtım, çevresel faktörler (Örn. Erken ek gıda, mama başlanması) ve kişinin düzenleyici bağışıklık hücrelerinde bozukluk rol oynar. Özellikle alerjik bünyeli çocuklarda ve ilk 4 ayda anne sütü dışında gıda verilen bebeklerde besin alerjisi riski daha yüksektir. Daha büyük yaşlarda ise bağışıklık sistemi bozuklukları ve kronik barsak enfeksiyonları besin alerjisi gelişimine eğilimi arttırır. Birçok kişi kendisinde besin allerjisi olduğunu düşünmektedir. Fakat gerçek besin allerjileri, yetişkinlerde ‰ 1-2, çocuklarda %3-5 oranında görülür. Uzm. Dr. Sevin Karalar
Çocuklarda besin alerjisi kalıcı mıdır?
Çocuklarda besin alerjisi kalıcı mıdır?
7 yıl önce
Çocuklarda besin allerjileri kalıcı mıdır? İnek sütü ve yumurta alerjileri dışında alerjik etki gösterebilecek diğer gıdalar, balık; sebze ve meyvelerden elma, armut, sert çekirdekli meyveler (kiraz, vişne, kayısı, şeftali vs), ceviz, fındık, badem, ıspanak, domates, maydanoz, kereviz ve bezelyedir. Ülkemize son yıllarda gelmeye ve tüketilmeye başlayan egzotik meyvelere karşı da allerji gelişebilmektedir. Örneğin kiviye duyarlı kişilerde, sadece kivi yemek değil ellemek veya kivi kesmek bile allerjik reaksiyonlara yol açabilir. Mısır, baklagiller ve soya allerjik etki gösterebilecek besinler arasında yer almaktadır. Yer fıstığı ve kabuklu deniz hayvanları da bazı bireylerde allerjik reaksiyonlara sebep olur. Çavdar, çikolata ve çilek de allerjik etki gösterebilecek besinlerdendir. Fıstık, yumurta ve kabuklu deniz hayvanlarının oluşturabileceği allerji, diğer besinlere nazaran daha tehlikeli olabilir. Bu besinlere allerjisi olan bireylerde, besinlerin tüketiminden sonra terleme, düzensiz kalp atışları, düşük tansiyon ve şok durumu oluşabilir. Gıda allerjisi olan çocuklar büyüdükçe, duyarlı oldukları gıdaları, daha iyi tolere etmeye başlarlar. Gıda allerjilerinin çoğu 2 ile 4 yaş arasında kaybolur. İnek sütü veya yumurta allerjisi zamanla kaybolur ancak balık veya bezelye allerjisi genellikle yıllarca sürmektedir. www.astimalerji.com
Polen çeşitleri nelerdir? Polenler hangi mevsimlerde yoğunlaşır? Polenler hangi mevsimde artar?
Polen çeşitleri nelerdir? Polenler hangi mevsimlerde yoğunlaşır? Polenler hangi mevsimde artar?
7 yıl önce
Polen çeşitleri nelerdir? Polenler hangi mevsimlerde çoğalır? a) Ağaç polenleri- Ocak-Mayıs arası en çok da ilkbaharda etkilidir. Kızıl meşe, fındık, zeytin, ıhlamur, aksöğüt, karaağaç, bazı çınar türleri, kavak ve bazı çam türleri ülkemizde en sık alerji yapan ağaç türleridir. b) Çayır polenleri-Mayıs-Temmuz arası yaz aylarında etkilidir. Ülkemizde ayrık otu, kedi kuyruğu, delice otu, domuz ayrığı ve yumak otu sık görülen çayır polenleridir. c) Yabani ot polenleri- Temmuz- Ekim arası, yaz sonu - sonbaharda etkilidir. Ülkemizde yavşan, sinir otu, soda otu, kuzu kulağı, dik çam otu, ak kaz ayağı yaygın yabani ot polenleridir. ÇAPRAZ REAKSİYONLARA DİKKAT Aynı aileden olan bitki türlerinin polenlerinin yapısı birbirlerine benzediği için, allerjik bir kişide aynı aileden pek çok bitkiye birden allerji saptanır. Buna çapraz reaksiyon denir. Meselâ, huş ağacı polenlerine allerjsi olanların fındık ve kızılağaç polenlerine de allerjik olmaları mümkündür. Çapraz reaksiyonlara polenlerle meyveler arasında da rastlanır. Örneğin, huş ağacı polenlerine allerjik olanların yarısında gıda alerjisi olarak elma ve fındığa karşı da allerji vardır, çünkü huş ağacı polenindeki proteinlerle elma ve fındıktaki proteinler birbirlerine çok benzerler. www.astimalerji.org
Polenler alerjiyi nasıl etkiler?
Polenler alerjiyi nasıl etkiler?
7 yıl önce
Polenler alerjiyi nasıl etkiler? Polenler; 5-40 mikron çapında, tohumlu bitkilerde erkek organların başçıklarında bulunan ve daha sonra dağılan erkek döl hücreleridir. Bunlar bitkilerin döllenmesini sağlarlar. Polenler çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktür. Polen taneciklerinin bir kısmı rüzgar yolu ile dağılır ve çok geniş alana kilometrelerce uzaklara yayılırlar ve en çok allerji yapanlar bu grup rüzgarla taşınanlardır. Diğer grup daha büyük polenler parlak renkli, güzel kokulu çiçeklerce üretilir ve böceklerle taşınırlar daha az allerjeniktirler. Polenler aktif oldukları mevsimlerde solunum yolundan girerek alerjisi olan kişilerde burun mukozasında hassasiyete, duyarlaşmaya, ödeme neden olurlar. Böylece burunda genizde kaşıntı, hapşırık, burun akması tıkanması yakınmaları ile saman nezlesi yani alerjik rinit ortaya çıkar. Nefes borusu ve bronşlar bu durumdan etkileniyorsa alerjik astım bazen de cilt bulguları ile atopik dermatit, ya da ürtiker görülebilir. www.astimalerji.com
Atopik dermatit nasıl teşhis edilir , tedavide neler yapılmalıdır? Atopik dermatit düzelir mi?
Atopik dermatit nasıl teşhis edilir , tedavide neler yapılmalıdır? Atopik dermatit düzelir mi?
7 yıl önce
Genel olarak çocukların %1-3' ünde görülen bu rahatsızlığın en sık görülme yaşı 1 yaştır. 2 yaşından sonra genellikle kaybolur. Çocukların yaklaşık yarısında ergenlik çağına kadar devam edebilir. Bir kısmında ise hastalık tamamıyla geçmez. 1 yaşından sonra ortaya çıkanların uzun yıllar sürmesi söz konusudur. Çocuk ve ergenlerde, deri belirtilerinin olmadığı alana sert bir cisimle basıldığında dermografizm denilen beyaz renkli bir kabarıklık oluşur. Bu, şüpheli durumlarda doktorlar tarafından atopik dermatit tanısını desteklemek için uygulanan bir yöntemdir. Daha yararlı bir test ise kanda IgE antikorlarına bakmak ve alerji deri testi yapmaktır. Deri testi, ev tozu akarları, hayvan tüyleri, polenler ve gıdalar için yapılır. Eğer sorumlu olan, çevresel bir faktörse onlardan kaçınmak gerekir. Eğer hastanın bir gıdaya duyarlılığı saptandı ise bu gıda mutlaka diyetinden çıkarılmalıdır. Cilde uygulanan kortizonlu kremler, gereğinde antibiyotikli kremler veya pomadlar, antihistaminikler, atopik dermatitte uygulanan tıbbi tedavinin esasını oluşturur. Uzun yıllardır bilinen en etkili tedavi cilde uygulanan kortizonlu ilaçlarladır. Çocukların 1/3' inde bu hastalık tamamen geçer ve diğer alerjik hastalıklar da gelişmez. Diğer 1/3' inde hastalık geçer, ama alerjik rinit ve/veya astım gelişebilir. Çok daha az bir kısmında ise hem deri belirtileri devam eder hem de buna alerjik rinit ve/veya astım eklenebilir. Sıkı bir şekilde diyet, çevresel faktörlerin kontrolü, tedavi takibi yapılmalıdır.
Ev tozu akarları nedir? Mite nedir?
Ev tozu akarları nedir? Mite nedir?
7 yıl önce
Ev tozu akarı nedir? Mite nedir? Mite adı da verilen akarlar gözle görülmeyen, ancak mikroskop altında görülebilen, 0.1 - 0.5 mm çapında küçük canlılardır. Yaşamaları için ideal koşullar 20-30°C sıcaklık, %60-70 arası nemdir. İnsanların dökülen deri hücreleri, saç, kıl, kepek ve diğer organik maddelerden beslenirler. Ne kadar temiz olursa olsun her evde bulunan ev tozu akarlarının en yoğun olarak üredikleri yerler insanların yatakları yastık, yorgan, halılar kumaş kaplı mobilyalardır. Bir gram ev tozu içinde yaklaşık olarak 19.000 akar bulunur. Akarlar deriden dökülen ölü hücrelerle beslenirler. Akarların buralara bıraktıkları dışkıları zamanla kuruyarak ince toz haline geçer ve bu ince toz solunum yoluyla alınınca allerjik bünyeli kişilerde şikayetlere neden olur. Akarların en önemli alerjen kaynağı dışkılarıdır. 1 gram ev tozunda 2 mikrogramın üzerinde akar alerjeni bulunması allerji gelişimi için risk faktörü ve 10 mikrogramın üzerinde bulunması ise, astım atağı için risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Akarların vücut proteinleri ve dışkıları allerjik özelliktedir. Akarların nemin % 50'nin altında olduğu yerlerde ve 60 derece ısının üzerinde yaşama şansları azalır. En sık ev içi allerjenleri oldukları ve her zaman ortamda bulundukları için yıl boyu alerji yaparlar. Elbette ev içinde ve kapalı ortamda geçirilen sürenin arttığı kış mevsimlerinde alerjik hastalık bulgularında artış görülür.
Ev tozu akarlarına karşı hangi tedbirler alınmalıdır?
Ev tozu akarlarına karşı hangi tedbirler alınmalıdır?
7 yıl önce
Ev tozu akarlarına karşı hangi tedbirler alınmalıdır? İnsanlar günde ortalama 8 saat uyurlar. İnsan ömrünün yaklaşık üçte biri uykuda geçer. Bu nedenle yatak odasının akarlardan arındırılması çok önemlidir. Ev tozu akarları 55°C üzerinde 1 saat içinde ölmektedir. Bu nedenle nevresimler haftada en az bir kez, 60°C'de yıkanarak değiştirilmelidir. Akar geçirgenliğini önleyen özel koruyucu kılıfların kullanımı fayda sağlayacaktır. Yatak odasında halı kesinlikle bulundurulmamalıdır. Perdeler 60°C sıcak suda yıkanabilen sentetik kumaştan olmalıdır. Yünlü battaniye, peluş tarzı toz tutabilen oyuncak olmamalıdır. Yatak odasında fazla eşya, yüklük olmamalı, olabildiğince az eşya bulunmalıdır. Yatak odası dışında evin diğer odalarında kadife, tüylü kumaştan mobilyalardan kaçınmalı, koltuklar deri ya da sentetik kumaştan seçilmelidir. Perdeler yıkanabilir kumaştan olmalı, ya da tümüyle sentetik silinebilir jaluzi kullanılmalıdır. Halı miktarı mümkün olan en alt düzeyde tutulmalıdır, halı yerine makinede yıkanabilir kilim tercih edilmelidir. Kumaşla kaplı yüzey olabildiğince az olmalıdır. Ev sık sık elektrik süpürgesi ile süpürülüp nemli bir bez ile silinerek havalandırılmalıdır. Bazı elektrik süpürgeleri tahliye havasıyla akar alerjenlerini tekrar ortama dağıtmaktadır. Tercih edilecek elektrik süpürgesi hepa filtreli ya da suya çeken olmalıdır. Evde nem oranı düşük tutulmalıdır.
Onur Özkan
Onur Özkan - 7 gün önce
Sözüm söz bugün sigaramı bırakıyorum artık hiç kullanmıycam ben de nefes darlığı çekiyorum ama ne olduğunu hala bilmiyorum çünkü kendimi doktora gösterdiğimde hiçbir şey bulamadı Ama ben bugün mutlaka sigaramı bırakacağım inşallah
Songl Tsdmr
Songl Tsdmr - 14 gün önce
Merhaba benim kedim var ama polene alerjim var ama kedi aldim sonradan bir sorun cikar mi ya cokk merak ediyorum ne olur cevab verinn
Sevgi Üstün
Sevgi Üstün - 17 gün önce
Astım hastası olanlar keçi sütü ile hatmicicegi yada civampercemi kullansınlar. Bende astim hastasıyım 6 yıldır ve hiç doktora gidip yada ilaç kullanmıyorum. Hep bitkisel tedaviler ile geciriyorum
Mahmut Yolcu
Mahmut Yolcu - 18 gün önce
hocam her iki akciğerde üst loblarda suplevral alanlarda hava kistleri ve paraseptelam fizemalanları izlenmektedir ne anlama geliyo benim tomografim sonucunda çıktı bu
Eren Aydın
Eren Aydın - 19 gün önce
Ne diyorsunuz bole
Muhammed Kum
Muhammed Kum - 22 gün önce
Özele KBB gitmiştim başka bir şikayet için alerjik rinit dedi de bende ne hapşırma var ne akşam ne sabah ne evde ne dışarıda
Mehmet Cem Sinan
Mehmet Cem Sinan - Aylar önce
Evi yaktıracaklar bana . Kapıdan içeri giriyorum odaya geçiyorum başlıyorum kaşınmaya hapşurmaya sonra koku tat kaybı polip vs..
Luna Aksoy
Luna Aksoy - Aylar önce
Atopic march🤔
ubiytsaxaxaxa
ubiytsaxaxaxa - Aylar önce
Korona virus belirtileri ile aynı 😠 Tam da bende bu dönemde çıktı hastalık
ubiytsaxaxaxa
ubiytsaxaxaxa - Aylar önce
Bende astım başlangıcı var korona virüs pandemisi döneminde çıktı belirtileri ile aynı olması da bir psikolojik toplumsal olarak önyargı iş yeri vs sorun 😕
Vatan ve Söz sevdalısı
Vatan ve Söz sevdalısı - Aylar önce
Aynı belirtiler var 😔😔 Ama kilolu değilim ve 14 yaşındayım
Necati Kaynak
Necati Kaynak - 2 aylar önce
Bizim evin zemin katına indim. Bunca hayatım boyunca alerjik olmadım.Zemin kat sayesinde oldum.
Mustafa Büyükkardrs
Mustafa Büyükkardrs - 2 aylar önce
Size onerim izmirde cengiz kirmaz alerji uzmanı süper bi doktor oraya gidin iglesirsiniz
Xeasil _-
Xeasil _- - 2 aylar önce
TRvideos u bıraktınız mı hocam ?
NURİ KORKMAZ
NURİ KORKMAZ - 2 aylar önce
Aynı sıkıntı bendede var.reflu ve astım .bi ilacı çaresi yokmu?
Ayşe Ayse
Ayşe Ayse - 2 aylar önce
Sigara icmeyipte dumanindan rahatsatsiz olanlarin alerjisi olanlarin hakkini nasil vereceksiniz acaba tum dunyada yasaklanmali koronadan farki ne acaba kendinizi daha gec oldurmekmi yoksa cevredeki icmeyenleri sinirden hastaliktan oldurmekmi? Buna sebep olanlara hakkimi helal etmiyorum keske bunun icin daha cok biseyler yapilsa acik alanda icmeye izin verilmeside cozum degil...
Tava
Tava - 2 aylar önce
Ölüyom burnum tıkalı akio gözüm sulanio üstüne yks çalışiom 1 ay kaldı geceleri bile yatamiom of
Hasan Güvenç
Hasan Güvenç - 2 aylar önce
Hocam parfüm çamaşır suyu kokulara astımın var ama Allah'a şükür Ler olsunki ki öksürük hiç yok olmadida sadece dedimgibi kokulara karşı önceden yoktu kokulara karşı astımın uzun süredir astımın var 200lik astım ilacımı kullanıyorum forodil ilacımı acil cvb yaza bilirmisiniz neyapmam lazım birde panik atamda var aşırı derecede nefes darlığı da yapıyor Muş panik atak lütfen cvb yazarmisiniz hocam
Polite Alemdar
Polite Alemdar - 2 aylar önce
Hocam merhabalar. Bende yüksek düzeyde at alerjisi var. Yani misal bir sokaktan geçmişse bile ben daha sonra bunu anlayabiliyorum. Birkaç kez krize girmiştim. Bu konuda bir tedavi yapılamaz mı ortadan kaldırmak için?
VMC TÜRKÇE İNGİLİZCE ALTYAZILI HIT ŞARKILAR
VMC TÜRKÇE İNGİLİZCE ALTYAZILI HIT ŞARKILAR - 2 aylar önce
Bunların düşmanı nedir? sarımsak, sirke, pudra, bunlar miteları öldürür mü?
Ahmet Maviî
Ahmet Maviî - 3 aylar önce
Allah belanızı versin bu bilgi hiçbir işe yaramadığı gibi zarar veriyor insanların zihnini ne diye bulandırıyorsunuz durduk yere
HAKAN SENEL
HAKAN SENEL - 3 aylar önce
Hocam merhaba, Vanda yasiyorum. Polis memuruyum. 4 bucuk yasinda kizim var ve horlama problemi var. Agzi acik uyuyor ve horluyor. Acaba şu süreçte doktora goturmelimiyim yoksa biraz daha bekleyip mi götüreyim Covid19 sebebi ile?
Sqmedkesgin Kesgin
Sqmedkesgin Kesgin - 3 aylar önce
Al ah herkesin yardımıcısı olsun amin
Reyyan3689
Reyyan3689 - 3 aylar önce
Bende var
Galatasaray
Galatasaray - 3 aylar önce
Hocam bendede amfizematöz değişiklikler ve havalanma artışları mevcuttur dediler antibiyotik verdiler ama hala ağrılarım ve nefes darlığım devam ediyor ne yapmalıyım
Onur Karakan
Onur Karakan - 3 aylar önce
Amk bi senin aklına geldi dimi hayvanı dışarı atmak valla kaç gündür düşümüyodum dısarı atmak hiç aklıma gelmedi
GÖK TUĞRA
GÖK TUĞRA - 3 aylar önce
Bari bir teşekkür eden bulunsun.. Teşekkürler bilgi için.
Rezzak Can
Rezzak Can - 3 aylar önce
Astım öldürmüyor
DURU ASUDE BAKIR
DURU ASUDE BAKIR - 3 aylar önce
Benim toza çok alerjim var alerjim tuttuğunda 10 kere hapşırıyorum,burnum kaşınıyor az önce de oldu 😥
aryu Siiriyıs
aryu Siiriyıs - 4 aylar önce
Kene lan bu.akar falan hikaye
ANDORR_ A
ANDORR_ A - 4 aylar önce
5 gün önce babam koah yüzünden kalbi durdu vefat etti koah öldürüyormuş babam bana öğretti 😔
Adam Bryn
Adam Bryn - 4 aylar önce
Hocam kolay gelsin ben 19 yaşındayım nefes verirken darlanma oluyo ama hiçbirşekilde balgam ateş öksürük yok nedeni ne olabilir
Zeynep Albayrak
Zeynep Albayrak - 4 aylar önce
hocam alerji testinde problem çıkmadı ama nefes darlığım var ancak öksürük krizim yok (kbb doktoru alerjik rinit demişti daha önce nefes darlığı şikayetimden ötürü) akciğer doktorum da sft den sonra orta obstrüktif tanısı ile astım dedi ben hangi çeşit astım hastası olmuş oldum şimdi
Hasan Ayaz
Hasan Ayaz - 4 aylar önce
Ben astım ım
Hakan Güncü
Hakan Güncü - 4 aylar önce
Evet yemek fazla yersem diyafram gogsumu sikistiriyor
Hakan Güncü
Hakan Güncü - 4 aylar önce
Ben amfizemmiyim bilmiyorum ama oldugum yerde nefes alamiyorum 3 senedir bole sigarayi biraktim amfizem var bende 1 yillik ilac yazdilar hala bi rahatlama yok nefes almak icin kendimi yirtiyorim yatarkende nefes almak icin kendimi zorluyorum disari cikamiyorum bunun caresi yokmu yani oldukmu biz
Hakan Güncü
Hakan Güncü - 4 aylar önce
Bende hem astim hemde koah var ilac tedavi goruyorum 1 senedir raporum var 1 senelik vede ben bu nefes darligini 3 senedir cekiyorum
Hakan Güncü
Hakan Güncü - 4 aylar önce
Koah caresi yoksa ne yani hocam biz sonunda oluyomuyuz yani bizim akcigerlerimizi yavas yavas bitiyomu
ömer yapar
ömer yapar - 4 aylar önce
Babamız koah hastası oldu .Ama 83 yaşına kadar sigaraya bağlılığı dünyadaki en onemli nesnesi idi.son 39 gün-de yoğun bakım ünitesinde geçti ve ömrü bitti.israrla uyarmamıza ragmen olmadi ama Sigara sonuçta bir katil. Ne desek bos çevremizdeki en kiymetlilerimize bunu anlatalım.yoksa gözleri açık bir şekilde ölüm kacinilmaz
Cigdem Keles
Cigdem Keles - 5 aylar önce
Bende hem allerjik rinit hemde astım var :(
Gulay Guven
Gulay Guven - 5 aylar önce
Teoman bende kalp carpıntısı ve vucutta titreme yapıyor baska bır ilac onerebılmisınız
pelinsu çiftçi
pelinsu çiftçi - 5 aylar önce
sevin hocam bu koah ve amfizem hastalığı kendini uzun yıllar gizledikten sonramı ortaya çıkıyor ?
pelinsu çiftçi
pelinsu çiftçi - 5 aylar önce
An itibari ile sigarayı bırakıyorum hocam .
pelinsu çiftçi
pelinsu çiftçi - 5 aylar önce
Hocam öyle bi gaddar konuşuyosunuzki .an itibari ile sigarayı bırakıyorum
Birsen Cengiz
Birsen Cengiz - 5 aylar önce
Teşekkürler bilgiler için
Çilekli Süt
Çilekli Süt - 6 aylar önce
Dün okulda astım krizi geçirdim
Erhan Mutlu
Erhan Mutlu - 6 aylar önce
Ben koah hastasıyım 3 yıldır aksine kilo alıyom
neye bakıyon lan simit var pogca var neye bakiyon
neye bakıyon lan simit var pogca var neye bakiyon - 6 aylar önce
Kulak cinlamssi yaparmi
Mehmet Ergul
Mehmet Ergul - 6 aylar önce
Yaşim 31 sigarayi cok.iciyorum.oksurdukce balgam geliyor son 1 senedir bu sekilde her oksureuhumde kesin balgam.geliyor bu hastaligi rast gele simdi gordum ve acayip derece de korktum sigarayi birakiyorum insallah simdi.birakacam her oksurukde mi.balgam cikar ya 1.yildir her öksürükle balgam çıkıyor suan acayip derecede korktum ve sigarayi burakiyorum
Taner Yigit
Taner Yigit - 6 aylar önce
Hiç birşey anlamadım
Ramazan yılmaz
Ramazan yılmaz - 7 aylar önce
Merhabalar ben 20 yaşındayım astım hastasıyım bu yaşıma kadar doktorlara danıştım astımla ilgili en faydalı bilgileri sizden öğrendim Sevin hanım size teşekkür ederim
Ramazan yılmaz
Ramazan yılmaz - 7 aylar önce
Verdiğiniz faydalı bilgiler için teşekkürler
yağmur
yağmur - 7 aylar önce
temizlik hastası oldm olucam yeterr
Umut
Umut - 8 aylar önce
bende 2 senedir bu hastalık var yüzümde boynumda ve kolarımda var özellikle geceleri fazla kaşınıyor boynuma renk değişikliği var kremler bi işe yaramıyor ne yapmalıyım
Legend ChannelHD
Legend ChannelHD - 8 aylar önce
Ben yemek yedikten hemen sonra boğazım ve ağzım kurumaya başlıyor. Nefes almakta zorluk çekiyorum, burnum akıyor ve başım ağrıyor. Hatta su bile içerken oluyor. Kimde böyle bir şey varsa nedenini ve çaresini bulmuşsa lütfen cavab versin lütfen!
soner güçlü
soner güçlü - 8 aylar önce
Bundan daha güzel anlatılamazdı sanırım çok teşekkürler hocam Eksik olmayın .
Mücahit ekici
Mücahit ekici - 8 aylar önce
kolumda kizarma var kasiniyor kimyasal yerde calisiyorum nasil.korunabilirim
Android azeri
Android azeri - 9 aylar önce
Ari meni vurduqu zama tansiyonum dùśúr doktor meni heyata qaytarmasi ùçùn en az 2 veya 3 saat çaba gósteriyor
Asiii Alyva
Asiii Alyva - 9 aylar önce
Bendede aynisi geceler öksurmekden 4-5 kere uyaniyorum nefes alamiyorum dakikalarca 1 ay önce başladi
Kubra Sahin
Kubra Sahin - 9 aylar önce
Hayvansal tüm ürünleri yedigimde (et yumurta tavuk balık peynir vs.) Sanciyla beraber ishal oluyorum acaba besin allerjisimidir !