Demirören Haber Ajansı
Demirören Haber Ajansı
  • 24 532
  • 249 316 540
  • 100
  • Katılım 15 Nov 2017
DHA (Demirören Haber Ajansı) olarak Türkiye ve dünya geneline yayılmış muhabir ağımız ile günde ortalama 400 haber, 200 görüntü ve 1500 fotoğraf servisi yapmaktayız. Son dakika, siyaset, ekonomi, spor, dünya, teknoloji, oyun, magazin ve güncel haberleri, haberin kaynağından takip edebilirsiniz.

Video
Koronavirüsü yenen yaşlı çiftin doktoru: Koronavirüs bulaşmış herkes ölmüyor
Koronavirüsü yenen yaşlı çiftin doktoru: Koronavirüs bulaşmış herkes ölmüyor
Gün önce
Ankara'da, koronavirüse yakalanan Süleyman Seydi U. (89) ile eşi Fikriye U. (80), 13 gün süren tedavinin ardından hastalığı yenerek taburcu oldu. Çiftin doktoru Yrd. Doç. Dr. Barış Mustafa Poyraz, "Şunu görüyoruz ki, koronavirüs bulaşmış herkes ölmüyor. Ya da 'her 65 yaş üstü hastamızı kaybedeceğiz' diye bir durum söz konusu değil" dedi. Çankaya'da yaşayan Süleyman Seydi ve Fikriye U. çifti, yüksek ateş ve öksürük şikayeti nedeniyle oğulları Tahsin U. tarafından 14 gün önce Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) Tıp Fakültesi Hastanesine götürüldü. Burada tedavi altına alınan çiftin yapılan koronavirüs testi pozitif çıktı. Çift bunun üzerine hastanenin pandemi servisinde tedavi altına alındı. 13 gün süren tedavinin ardından koronavirüsü yenen çift, dün hastaneden alkışlarla taburcu oldu. Yaşlı çiftin hastalığı yenmesi, diğer hastalara da moral oldu. 'KORONAVİRÜS BULAŞMIŞ HERKES ÖLMÜYOR' Pandemi Servis Sorumlusu Yrd. Doç Dr. Barış Mustafa Poyraz, çiftin sağlık durumu ve taburcu sürecine ilişkin DHA'ya açıklamada bulundu. Poyraz, çifti yüksek ateş şikayetiyle korona servisine kabul ettiklerini, tedavinin ardından koronadan kurtulmuş şekilde dün taburcu ettiklerini söyledi. Çiftin 13 günlük tedavileri süresince, sadece Süleyman Seydi U.'yu bir gün yoğun bakıma aldıklarını kaydeden Poyraz, "Kadın hastamızın belirgin bir kronik hastalığı yoktu. Erkek hastamızda da kalpte bir ritim problemi mevcuttu. 89 yaşındaki erkek hastamızı bir gün yoğun bakımda izledik sonra tekrardan servise aldık. Genel olarak diri ve sağlıklı yaşlılardı ve bu durumlarından dolayı virüsten kurtulma şansları da daha yüksek oldu. Şunu görüyoruz ki, koronavirüs bulaşmış herkes ölmüyor. Ya da 'her 65 yaş üstü hastamızı kaybedeceğiz' diye bir durum söz konusu değil. Burada kendimize bakmamız, ilerisi için de sağlığımızı korumamız, iyi beslenmemiz, mutlaka fiziksel hareketi ihmal etmememiz, sigaradan uzak durmamız gerekiyor" dedi. 'MUHABEREYİ İZOLASYONLA KAZANACAĞIZ' Poyraz, 65 yaş üstü hastaların risk faktörü olduğunu; ancak son dönemde 40'lı yaşlardaki kişilerde koroanvirüs hastalığında bir artış yaşandığını belirtti. Buradaki en önemli faktörün, insanların kendisini korumak olduğunu vurgulayan Poyraz, "Onun için 'sosyal izolasyon önemli' diyoruz. Bu durumda sağlık sistemine gelen yükü de azaltmamız lazım. Eğer bu izolasyonu iyi uygulayabilirsek biz zaman kazanacağız. Bu bir savaş, biz muhabereyi bu izolasyonla kazanıyor olabiliriz. Ama bu hastalık daha sürecek" ifadelerini kullandı.
Muhtar kendi maaşıyla gıda yardımı dağıtıyor
Muhtar kendi maaşıyla gıda yardımı dağıtıyor
Gün önce
Antalya'da Sinan Mahallesi Muhtarı Hasan Özveren (55), koronavirüsle mücadele kapsamında 'evde kal' çağrılarına uyan ihtiyaç sahibi mahalleli için kendi maaşıyla gıda yardımında bulunuyor. Günlük 15 ihtiyaç sahibine gıda yardım kolisi dağıtan Özveren, başlattığı iyilik hareketinin herkese örnek olmasını istiyor. Muratpaşa ilçesi Sinan Mahalle Muhtarı Hasan Özveren, koronavirüsle mücadele kapsamında mahallesinde belirlediği ihtiyaç sahiplerine gıda yardımında bulunuyor. Maaşıyla yumurta, makarna, yağ, şeker, salça ve hazır çorba gibi ürünler alan Hasan Özveren, gıda yardım kolilerini hazırlayarak günlük ortalama 15 kişiye ulaştırıyor. Koronavirüs nedeniyle 'evde kal' çağrısına uyan ihtiyaç sahibi vatandaşlara umut olan Özveren, bu iyilik hareketinin başka kişilere de örnek olup devam etmesini istiyor. İHTİYAÇ SAHİPLERİNİ BELİRLEDİ Muhtar Hasan Özveren, koronavirüs vakalarının ülkede görülmesinin ardından maddi durumu yetersiz olan kişilerin zor günler yaşadığını anlattı. Koronavirüs sebebiyle günlük yevmiyeyle çalışan, evlerine yiyecek götüremeyen kişilerin zor günler yaşadığını hatırlatan Özveren, mahallesinde ihtiyaç sahibi olan kişileri belirlediğini anlattı. Özveren, “Ramazan aylarında zaten elimizden geldiğince zor durumda olan vatandaşlara yardımcı oluyorduk. Koronavirüs vakalarının ardından vatandaşların işten çıkartılma ve evde kalma durumlarından dolayı, ‘ne yapabilirim’ diye düşündüm. İhtiyaç sahibi halkımız için kendi maaşımdan gıda yardımında bulunmak istedim. Muhtar olduğum için de çoğu vatandaşımın durumunu biliyorum. Bunun için de vatandaşlarımıza elimden geldiğince bir şeyler yapmaya çalıştım. Gerçek ihtiyaç sahiplerine bu yardımı yapmaya devam edeceğim" dedi. GÜNLÜK 15 KİŞİYE GIDA YARDIMI ULAŞIYOR Yaklaşık 1 haftadır ihtiyaç sahiplerine gıda yardımında bulunduğunu anlatan Hasan Özveren, ilk günlerde makarna verdiğini daha sonra yağ, şeker, salça, yumurta gibi ürünlerle yardım kolisini genişlettiğini söyledi. Özveren, “Günlük ortalama en az 15 kişiye yardımcı oluyorum. Vatandaşlarımızın bu zor günlerinde biraz olsun yanlarında olup destek olmaya çalışıyorum" diye konuştu. Hayırseverlerin muhtarlığa gelip gıda yardımında bulunabileceğini hatırlatan Hasan Özveren, “Benim bu davranışım başkalarına da örnek olsun. Biz birlikte güçlü oluruz" dedi. 'BAŞKALARINA ÖRNEK OLMASINI ÇOK İSTERİM' Muhtarlığa gelip gıda yardımı alan Gülser Soylu Kara, “İhtiyaç sahibiyim. Muhtarlığa geldim ve yardım talebinde bulundum. Muhtarımız da bize yardım paketi hazırlamış. Bu zor günlerde bize yardımcı olduğu için teşekkür ediyorum. Biz gibi ihtiyaç sahibi olan insanlar var bu davranışında başkalarına örnek olmasını çok isterim" diye konuştu.
Bakırköy'de pazarda koronavirüs denetimleri
Bakırköy'de pazarda koronavirüs denetimleri
Gün önce
Koronavirüs sebebiyle en sıkı tedbirlerin alındığı yerlerden biri de semt pazarları. Zabıta ekipleri tarafından pazarcılar maske ve eldiven konusunda sürekli uyarılıyor. Vatandaşların çoğu maske ve eldiven takıyor ancak sosyal mesafe kuralına uyulmuyor. Bakırköy Osmaniye Salı Pazarı bugün kuruldu. Bakırköy zabıta ekipleri giriş ve çıkışları kontrollü bir şekilde yapıyor. Pazar içerisinde yoğunluk olduğu zaman yeni gelen müşteriler kapıda pazar girişinde bekletiliyor. 65 yaş üzeri ve 20 yaş altı kişiler pazara alınmıyor. Pazar girişinde ise dezenfektanlar bulunuyor. Vatandaşlar pazarlarda maske takılması zorunluluğuna uyuyor ancak sosyal mesafe korunmadan alışveriş yapılmaya devam ediyor. Özellikle yakınları ile alışverişe gelen vatandaşlar sosyal mesafeyi gözetmeden alışveriş yapmaya devam ediyor. Kimi vatandaşlar yasak olmasına rağmen tezgahtan sebze ve meyve seçmeye devam ediyor. Öte yandan, kimi pazarcı da tek kullanımlık eldivenleri ve maskeleri uzun süre kullanıyor. Yırtık eldiven ve maskelerle satış yapmaya devam eden pazarcılar da kameralara yansıdı.
Maltepe Cezaevi'nde koronavirüs önlemleri
Maltepe Cezaevi'nde koronavirüs önlemleri
Gün önce
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu, hükümlü, sağlık çalışanı, sivil personel ve jandarması ile 11 bin 223 kişinin yaşadığı Maltepe açık ve kapalı cezaevinde dünyayı saran koronavirüs salgını nedeniyle alınan önlemleri basın mensupları ile paylaştı. Alınan önlemleri anlatan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcıvekili İhsan Kamil Akçadırcı, Maltepe açık ve kapalı cezaevi kampüs alanı içerisinde içerisinde 3 adet L tipi ceza infaz müdürlüğü, 1 çocuk gençlik ceza infaz müdürlüğü,1 açık ceza infaz müdürlüğü, 1 jandarma koruma tabur komutanlığı bulunduğunu söyledi. Akçadırcı, "Yaklaşık 10 bin 300 civarında hükümlü ve tutuklumuzun infazının yapıldığı, barınma, iaşe, sağlık ve güvenliğinin sağlandığı bu kampüs alanı içerisinde 1371 kurum personelimiz, 522 jandarma personelimiz, 30 da sağlık personelimiz bulunmaktadır" dedi. 'HÜKÜMLÜ, TUTUKLU VE PERSONELİMİZİN KİŞİSEL TEMASINI ASGARİ DÜZEYE DÜŞÜRDÜK' Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak kabul edilen koronavirüs salgınına bazı tedbirler aldıklarını söyleyen Akçadırcı, şunları söyledi: "Öncelikle 473 bin metrekarelik bu alan içerisindeki bütün açık ve kapalı alanlar düzenli olarak dezenfekte edilmektedir. Bunu hem düzenli hem de periyodik olarak yapmaktayız. Öncelikle hükümlü ve tutuklularımızın kalmış oldukları odaların dezenfektasyonu periyodik olarak yapılmakta. Diğer bütün alanlarımızın, ayrıca ring araçlarımızın, personel servis araçlarımızın da dezenfekte işlemleri yapılmaktadır. Odalarında kalmakta olan hükümlü ve tutuklularımız izolasyona tabi tutulmakta, zorunlu olmadıkça odalarında bir değişiklik yapılmamaktadır. Ayrıca farklı odalarda kalan hükümlü ve tutuklularımızın birbiriyle görüşmesine müsaade etmiyoruz. Zorunlu olmadıkça avukat görüşü de dahil ziyaretler ertelenmiş vaziyettedir. Bunun telafisi içinde 10 dakikalık haftalık telefon görüşmesini 20 dakikaya çıkardık. Telefon görüşmesinden sonra görüşmüş oldukları ankesörler düzenli olarak dezenfekte edilmektedir. Hükümlüler, tutuklular ve personelimizin kişisel temasını asgari düzeye düşürdük." 'DENETİMLİ SERBESTLİK FAALİYETLERİNİ TOPLU OLARAK ERTELEMİŞ BULUNMAKTAYIZ' Akçadırcı, "Denetimle serbestlik faaliyetlerini toplu olarak ertelemiş bulunmaktayız. Bir istisnası, tekstil atölyemizi. Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi ve Fatih Sultan Mehmet Hastanesi'nin ihtiyaçlarına binaen sağlık personelimiz, doktorlarımıza maske üretmek üzere faaliyete geçirdik" dedi. ÜÇLÜ VARDİYA SİSTEMİNE GEÇİLDİ 1 Nisan tarihinden bu yana üçlü vardiya sistemine geçildiğini söyleyen Akçadırcı, "14 günlük periyotlar halinde cezaevi personelimiz farklı kurumlarda, yurtlarda ve evlerinde barındırılmak üzere hükümlülerle ve tutuklularla bulaş olmalarını engellemek için izolasyona tabi tutulmuştur" dedi. 15 ADET TERMAL KAMERA İLE CEZAEVİNE GİRENLERİ VÜCUT ISILARI ÖLÇÜLÜYOR Cezaevine giren personelin kurulan 15 adet termal kamerayla vücut ısılarının ölçüldüğünü söyleyen Akçadırcı, "Buradan giren personelin ısı ölçümleri normal değilse ateş ölçümleri yapılmakta, mutlak suretle hastanelere sevki yapılmaktadır" diye konuştu. TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLER İÇİN SAĞLIK DOSYALARI OLUŞTURULDU Cezaevine gelen tutuklu ve hükümlüler için sağlık dosyaları oluşturulduğunu söyleyen Akçadırcı, "Oluşturulan dosyaların yakın takibi yapılmakta, olumsuzluk oluşturmayan hükümlü ve tutuklularımız öncelikle 14 günlük karantina dediğimiz koğuşlarda müşahade altına alınmakta, burada da sağlık verileri takip edilmekte, bu verilerin olumsuz bir durumu olmadığı takdirde odalarına alınmaktadır. Olumsuzluk tespit edildiği anda da mutlak suretle hastaneye sevki yapılmaktadır" dedi. KORONAVİRÜS TANISI KONAN TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ YOK Cezaevinde sempton saptanmış, hastanelere sevk edilmiş hiçbir hükümlü ve tutuklu bulunmadığını söyleyen Akçadırcı, "Almış olduğumuz tüm tedbirler bunun engellenmesine yöneliktir" dedi.
İlk isim o oldu! 'Gerçekten de farklı bir duygu'
İlk isim o oldu! 'Gerçekten de farklı bir duygu'
Gün önce
Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, "Şuan ki kapasitemiz Kızılay olarak günde 750 bağışçımızdan immün plazma alabilecek durumda. Ülke genelindeki eğitim ve araştırma hastaneleri ve üniversite hastanelerimizle beraber baktığımızda Türkiye’de yeteri kadar plazma alabilme kapasitesi var. Bu kapasiteyi biz istediğimiz anda artırabiliriz" dedi. Koronavirüsü yenen ve gönüllü bağışçı olan Dr. Kürşat Demir, Türk Kızılay Orta Anadolu Bölge Kan Merkezi'nde immün plazma bağışı yaptı. Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, ümmün plazma işlemi sırasında açıklamada bulundu. Kınık, kan verebilecek özelliklerdeki sağlıklı bağışçıların kanlarını alacaklarını bildirerek "İyileştikten sonra üzerinden 14 gün geçmiş olması gerekiyor. Bir de özellikle gebe kalmış kadınlarda bebekle anne arasında kan uyuşmazlığı olabileceğinden ve hastalarda bu olumsuz etki oluşturabileceğinden onlar dışında bütün iyileşmiş ve şifa bulmuş kahramanlarımızı bekliyoruz" dedi. 'GÜNDE 750 BAĞIŞÇIDAN İMMÜN PLAZMA ALABİLECEK DURUMDAYIZ' Kınık, İstanbul, Gaziantep, Trabzon, İzmir, Ankara, Adana, Samsun, Bursa, Antalya ve Denizli olmak üzere 10 il ve 13 noktada bu işlemleri başlattıklarını ifade ederek, "Buralar en çok vakaların görüldüğü ve bu anlamda iyileşme oranlarının da en fazla görüldüğü illerimiz. Bu illerimizde 4 tane mobil TIR'ımız, hastalarımızın ayağına gidecekler. Şuan iyileşmiş hasta sayımız az. Ama önümüzdeki haftadan itibaren bu geometrik olarak artacak. Dolayısıyla uyguladığımız testin miktarı arttıkça semptom göstermeden iyileşmiş vakaların da tespiti yapılabilmiş olacak. Dolasıyla hem hastaneden tedavi görüp çıkmış hem farkına varmadan iyileşmiş olan hastalarımızla ilgili büyük bir havuzumuz önümüzdeki haftalarda elimize ulaşacak. Şuanki kapasitemiz Kızılay olarak günde 750 bağışçımızdan immün plazma alabilecek durumda. Ülke genelindeki eğitim ve araştırma hastaneleri ve üniversite hastanelerimizle beraber baktığımızda Türkiye'de yeteri kadar plazma alabilme kapasitesi var. Bu kapasiteyi biz istediğimiz anda artırabiliriz. Dolayısıyla kan vermek isteyen bağışçımız bizimle temasa geçtikten sonra şartlara uygunsa verebilir. 1 hasta 6 insana şifa olacak, 6 insanı ölümün kıyısından hayat tarafına çekebilecek" diye konuştu. 'ELİMİZDEKİ BÜTÜN SİLAHLARI CEPHEYE SÜRMEK DURUMUNDAYIZ’ İmmün plazma tedavisinin tamamlayıcı bir tedavi olduğunu belirten Kınık, "Bu yöntem 1890 yıllarından beri antibiyotik çağı öncesinde tıpçıların uyguladığı, bu virüsten önce de Sarsda, H1N1’de, Ebolada kullanılmış olan bir metot. Fakat bugün Covid-19'un resmen kürünü sağlayabilecek bir ilaç ve aşı bulunmadığı için elimizdeki bütün silahları cepheye sürmek durumundayız. Bu plazma tedavisi özellikle ağır vakaların iyileşmesini hızlandırıyor, bu bilimsel olarak kanıtlı. Hastalık ve ölümle ilgili riskleri düşürüyor, bu da kanıtlı. Ve tamamlayıcı bir tedavi olarak veriliyor. Özellikle yoğun bakımlarda hastanın solunum cihazına kalış süresini azalttığı da kanıtlı. Bu bize birçok fayda sağlayacak. Yoğun bakımlarda kalış süresi azalınca kapasitemiz artmış olacak ve daha fazla yoğun bakım ve cihaz kullanacak hastaya erişmiş olacağız" dedi. 'BUNU BİR VATANDAŞLIK GÖREVİ OLARAK GÖRÜYORUM’ Covid-19 hastalığını yenen Operatör Dr. Kürşat Reşat Demir ise 3 hafta önce ilk semptomların başladığını ifade ederek, "Bir grip gibi kırgınlık, halsizlik, üşüme tarzında şikayetlerim oldu. Bir sonraki gün ateşim başladı. Onun devamında çok hızlı bir şekilde ateş yükseldi ve bir sonraki gün de öksürük eklendi. Her şey hızlı gelişti. Bundan ötürü bir örnek vermem gerektiğini düşündüm ve bunun üzerine bir akciğer tomografisi çekildi. Orada koronavirüsle uyumlu bulgular vardı. Öyle olunca örnek alındı ve geçici bir karantina odasına alındım. Bir hekim olarak o sürede vaka sayısını biliyordum. Henüz Türkiye’de 200 vaka varken başıma gelmiş olması bir tedirginlik oluşturdu. Sonuç olarak kan örneği verdim ve pozitif geldi. Gençlerde yaşlılara oranla bir miktar daha rahat atlatıldığını bildiğim için biraz daha rahattım fakat tedirginlik yoktu diyemem. Süreci direkt yaşadım ve bu insanlardaki tedirginliği direkt anlamamı sağladı. Sahada çalışmanın yanı sıra bir de bu şekilde tedaviye vesile olmak gerçekten de farklı bir duygu. Bunu da ayrıca bir vatandaşlık görevi olarak görüyorum" ifadelerini kullandı.
Pencere camında 'Evimiz mezardan daha güzel' yazısı
Pencere camında 'Evimiz mezardan daha güzel' yazısı
Gün önce
Muğla'da yaşayan Ali Haydar Arslan (59), koronavirüs salgınına karşı 'evde kal' çağrılarına dikkat çekmek için kağıda 'Evimiz mezardan daha güzel' yazarak, pencere camına yapıştırdı. Merkez ilçe Menteşe'ye bağlı Müştakbey Mahallesi'nde oturan Ali Haydar Arslan, koronavirüs tedbirleri kapsamında yapılan 'evde kal' çağrılarına dikkat çekmek istedi. 3 katlı apartmanın 1'inci katındaki dairede yaşayan Arslan, kağıda 'Evimiz mezardan daha güzel' yazıp, pencere camına yapıştırdı. Evli ve 5 çocuk babası Ali Haydar Arslan, "Yaşamayı seviyoruz. Şu anda başımızda bir musibet var. Bundan bir an önce kurtulmak için yetkililerin söylediği gibi evimizde kalmalıyız. Koronavirüs salgınını tüm dünya yaşıyor. Herkesin talimatlara uyması durumunda virüsten kurtulacağımıza inanıyorum. Herkes vakti, saati geldiği zaman mutlaka mezara gidecek. Emirlere uymayıp, dışarı çıkıp, virüsü kaparsak bu bir intihardır. Yazıyı görenler teşekkür ediyor" diye konuştu. Müştakbey Mahallesi'nin muhtarı Mehmet Öz ise "Duyarlı insanlarımız çok fazla. Bir arada olan kişileri gördüğüm zaman ise yanlarına giderek uyarıyorum. Ali beyin evinin camına yapıştırdığı yazı çok hoşuma gitti. Kendisini ziyaret ederek tebrik ettim" dedi.
Eskişehir’de sokaklar uyarı ve çağrılara rağmen doldu
Eskişehir’de sokaklar uyarı ve çağrılara rağmen doldu
Gün önce
Eskişehir’de koronavirüs tedbirleri kapsamında yaş sınırlamasına ve ‘evde kal’ çağrılarına rağmen sokaklar doldu. Özellikle banka önlerinde uzun kuyruklar oluşurken, sosyal mesafe kuralına da uyulmadığı görüldü. İçişleri Bakanlığı, dünyayı etkisi altına alan koronavirüsün Türkiye’de yayılmasını engellemek için ‘evlerinizde kalın’ çağrılarına rağmen sokağa çıkmaya devam eden ve risk altındaki 20 yaş ve altı ile 65 yaş ve üstü kişiler için sokağa çıkma yasağı getirdi. Yaklaşık 875 bin nüfusa sahip olan Eskişehir’de yaş sınırlamasına ve ‘evde kal’ çağrılarına rağmen bugün sokakların dolu olduğu gözlendi. Kentin trafiğe kapalı olan İki Eylül Caddesi’nde insan kalabalığı gözlenirken, polis ekiplerince sürekli yapılan anonslarda, “Banka, PTT, market gibi benzeri yerlerde bekleyen değerli Eskişehirliler salgın nedeniyle sıra beklerken güvenli mesafe kuralına uymanız kendiniz ve sevdiklerinizin sağlığı için hayati derecede önemlidir. Salgın nedeniyle çocuklarınızı market, pazar ve halkın yoğun olduğu yerlere götürmeyin. Çocuklarınızla birlikte toplu taşıma araçlarını kullanmayın. Bu kural çocuğunuzun sağlığı için hayati derecede önemli olmakla birlikte cezai yaptırımları da bulunmaktadır” denildi. Tüm uyarılara rağmen özellikle banka önlerinde uzun kuyruklar oluşurken, sosyal mesafe kuralına da uyulmadığı gözlendi. Devriye gezen polis ekipleri kuyrukta bekleyenleri sık sık uyarıp mesafelerine dikkat etmelerini istedi. SOKAKTA ATEŞ ÖLÇÜMÜ DEVAM EDİYOR Odunpazar Kaymakamlığı, İki Eylül Caddesi’nde sağlık memuru ve polis ekipleri eşliğinde ateş ölçümlerine devam ediyor. Yaş sınırlamasına rağmen sokakta yakalanan bir çok kişiye de Kabahatler Kanunu gereğince 392 ve 3150 lira idari para cezası kesildi.
Esenyurt'taki patlama anının görüntüleri ortaya çıktı
Esenyurt'taki patlama anının görüntüleri ortaya çıktı
Gün önce
Esenyurt'ta bir binada patlama meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Patlama nedeniyle yaralananlar, sağlık ekipleri ve çevredekilerin yardımıyla en yakın hastanelere kaldırılırken, patlama anının görüntüleri ortaya çıktı.
Adana'da seyyar satıcılar maske satmaya devam ediyor
Adana'da seyyar satıcılar maske satmaya devam ediyor
Gün önce
Adana'da satışı yasaklanmasına rağmen seyyar satıcılar maske satmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün kabine toplantısının ardından yeni tip koronavirüs salgınının önlenmesi amacıyla ücretli maske satışının yasaklandığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, maskelerin ücretsiz dağıtılması için çağrıda bulundu. Ancak yasağa rağmen Adana'da seyyar satıcıların maske satmaya devam ettiği görüldü. Kentin işlek caddelerinde tezgah açan seyyar satıcılar, maskeleri 3-10 TL arası fiyatla satması dikkat çekti. İsmini açıklamak istemeyen genç bir seyyar satıcı, virüs salgınından önce fotokopi dükkanında çalıştığını ancak virüs nedeniyle kapattıklarını belirterek, "Ekmeğimizin peşindeyim o yüzden satış yapıyorum" dedi.
Bodrum'a giren araç sayısı günlük 12 binden 2 bine düştü
Bodrum'a giren araç sayısı günlük 12 binden 2 bine düştü
Gün önce
Muğla'nın Bodrum ilçesine mart ayında günlük 12 bin araç ve 100 bin yazlıkçı akın ederken, koronavirüs sonrası alınan tedbirlerin artırılmasıyla araç sayısı günlük 2 bine kadar düştü. Koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında 31 şehre giriş ve çıkışın yasaklanmasıyla birlikte Bodrum'a şehir dışından gelen araç sayısı da azaldı. Mart ayının ilk 2 haftası günlük giren araç sayısının 12 bin olduğu ilçede, mart ayının son 2 haftası ise araç sayısı 5 bine kadar düşmüştü. Nisan ayının ilk haftası ise ilçeye giren günlük araç sayısının 2 bine kadar düştüğü öğrenildi. Turizm kentine giriş yapan araçların yüzde 90'ının ilçeye pazarlama ve ticari amaçlı geldiği belirtildi. Mart ayının ilk haftası büyükşehirlerden gelen yazlıkçıların akın ettiği Bodrum'da nüfus ise 170 binden, 300 bine çıkmıştı. Bodrum girişinde sağlık kontrolünden geçirilen yazlıkçılar, 14 gün boyunca evden çıkmamaları konusunda uyarılmış ve polis ekipleri tarafından günlük kontrolleri sağlanmıştı. Bodrum Belediye Başkanı CHP'li Ahmet Aras, "Bodrum'a sadece kamusal ve sağlık ihtiyaçları için giriş-çıkış sağlanıyor. Ancak iller arasında yapılan bu düzenleme, salgınla etkin mücadele için koronavirüs vaka sayısına göre ilçeler arasında da yapılarak giriş çıkışlar ve trafik akışı acil ihtiyaçlar dışında engellenmelidir" dedi. Öte yandan turizm kentinde sahil kenarları ile cadde ve sokakların büyük bir bölümünün boş olduğu görüldü.
Mersin Şehir Hastanesi, tüm imkanlarıyla koronavirüse karşı savaşıyor
Mersin Şehir Hastanesi, tüm imkanlarıyla koronavirüse karşı savaşıyor
Gün önce
Türkiye'nin ilk kamu-özel sektör iş birliğiyle yaptırılan Mersin Şehir, Eğitim ve Araştırma Hastanesi, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadelede tüm imkanlarını seferber ediyor ve olağan dışı durumlara karşı fiziki altyapısı ve teknoloji açısından hiçbir eksiği bulunmuyor. Çevre illerden de çok sayıda hasta kabul eden hastane, 796 hasta odası, suit, VIP ve standart oda konseptiyle 5 yıldızlı otelleri aratmıyor. 497 hekim, 2 bin 47 yardımcı sağlık personeli ve 2 binin üzerinde idari personelin görev aldığı hastanede, çevreye duyarlı ve akıllı bina otomasyonuyla son teknoloji görüntüleme cihazları yer alıyor. Genel hastane binası, kalp ve damar, kadın doğum ve çocuk, genel onkoloji ve psikiyatri hastanelerinden oluşan şehir hastanesi, 1294 yatak kapasitesiyle öne çıkıyor. Çevre illerden de çok sayıda hasta kabul eden hastane, 796 hasta odası, suit, VIP ve standart oda konseptiyle 5 yıldızlı otelleri aratmıyor. Helikopter pisti, 770 araç kapasiteli açık otopark, 3 bin 89 araçlık da kapalı otoparkı bulunan hastane bünyesinde 276 poliklinik, 210 yoğun bakım, 52 ameliyathane, 7 anjiyografi, 36 endoskopi ünitesi, 152 pre-post, 30 diyaliz, 50 kemoterapi salonu, 8 triyaj, 72 yataklı acil arenası, 6 acil izolasyon odası, 12 travma ve 9 genel tedavi ünitesi bulunuyor. 497 hekim, 2 bin 47 yardımcı sağlık personeli ve 2 binin üzerinde idari personelin görev aldığı hastanede, çevreye duyarlı ve akıllı bina otomasyonuyla son teknoloji görüntüleme cihazları yer alıyor. Bugüne kadar yaklaşık 7,5 milyon ayakta tedavi ve 1 milyon 200 bin yatarak tedavi hizmeti verilen, 250 binin üzerinde ameliyat gerçekleştirilen sağlık üssünde, hastalar tüm birimlere aynı kampüs içerisinden ulaşabiliyor. Biyokimya, mikrobiyoloji, dijital patoloji laboratuvarlarının da bulunduğu hastanede gerekli tüm tetkikler rahatlıkla yapılabiliyor. Olası koronavirüs semptomlarıyla hastaneye gelen hastalar ilk olarak acil servis önlerinde kurulan triyaj çadırlarında ön muayeneden geçiriliyor, ardından Kovid-19 polikliniğine yönlendiriliyor. Burada yapılan detaylı muayene neticesinde gerekli görülen kişilerin yatışları ve testlerinin yapılmasından sonra hastalar tedavi altına alınıyor. Sonuçları negatif çıkan diğer kişiler virüsün seyrine göre İl Sağlık Müdürlüğünün koordinasyonunda kayıtlı oldukları aile hekimleri tarafından evlerinde günlük olarak takip ediliyor. Öte yandan, hastane personeli de Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu'nun yeni tip koronavirüsle mücadele konusunda güncellediği bilgiler doğrultusunda sürekli eğitime tabi tutuluyor.
Şanlıurfa’ya izinsiz giriş çıkış yapılmıyor
Şanlıurfa’ya izinsiz giriş çıkış yapılmıyor
Gün önce
Şanlıurfa’da, koronavirüs tedbirleri kapsamında farklı şehirlerden kente gelmek isteyen ve seyahat izin belgesi olmayanların geçişine izin verilmiyor. Şanlıurfa il merkezinden Mardin, Gaziantep, Diyarbakır ve Adıyaman istikametindeki yol denetim noktalarında trafik hareketliliğini denetleyen güvenlik güçleri, seyahat İzin belgesi bulunmayan araçların kente girişine izin vermiyor. Kontrol noktasında durdurulan araçlardaki kişilerin ateş ölçümünü de yapan ekipler, seyahat izin belgesi ve ticari araçların da arama yaptıktan sonra geçişine izin veriyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı kolonya ve maskelerin dağıtımı başladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı kolonya ve maskelerin dağıtımı başladı
Gün önce
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, koronavirüs nedeniyle evden çıkmaları kısıtlandırılan 65 yaş ve üstü vatandaşlara kolonya ve maske dağıtılacağını açıklamıştı. Polis ve bekçiler, bugün maske ve kolonyaları vatandaşlara dağıtmaya başladı. Dağıtılan paketlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mektubu da yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, koronavirüs salgını nedeniyle sokağa çıkamayan 65 yaş ve üstü vatandaşlara ücretsiz kolonya ve maske dağıtılacağını duyurmuştu. Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı polis ve bekçiler, bugün maske ve kolonyaların dağıtımına başladı. Maske ve kolonyalar paketlenerek belirlenen kişilerin adreslerine götürüldü. Hediyelerin yanı sıra paketlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan?ın mektubu da yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan?ın 65 yaş üstündeki vatandaşlara hitap ettiği mektupta, "Sizlerden ricam, bu salgın tehdidi ortadan kalkana kadar evlerinizde kalmanız, kesinlikte dışarıya çıkmamanızdır. Sizleri bu salgından koruyabilmemizin en etkili yolu budur" ifadeleri yer aldı. Polis ve bekçiler, maske ve kolonyaları "Cumhurbaşkanımızın size çok selamı var. Sizler bizim için çok kıymetlisiniz. Evlerimizde kalarak inşallah bu süreci atlatacağız. Cumhurbaşkanımız size bir hediye yolladı" diyerek vatandaşlara teslim etti. DOLANDIRICILAR İMZA ALIP BORÇLANDIRIYOR Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gönderdiği hediyeyi vermek için gelen polis ve bekçiyi gören Nurettin İbiş, "Bize bir mesaj geldi. Benzer yöntemlerle imza alan dolandırıcılar varmış, bir tanıdığımızın eşinin başına gelmiş onun için bizi mesajla uyardılar. Hediye getirip kağıt imzalatıp gidiyorlarmış, imza alıyor musunuz" diye sordu. Polis memuru, "Biz herhangi bir imza almıyoruz. Böyle bir sıkıntı durumunda sizden zorla imza almak isteyen olursa yada farklı yöntemlere girişen olursa kesinlikle riayet etmeyin ve hemen 155'i arayın bizler sizin emrinizdeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gönderdiği hediyeyi alan Nermin İbiş, "Şuan içine bakmadım ama güzel bir şeydir. Zaten biz onun yolunda gidiyoruz, biz ona hizmet ediyoruz. Çok teşekkür ediyoruz. Allah uzun ömür versin, başımızdan eksik etmesin" diye konuştu. Bugün başlayan dağıtımların 10 gün boyunca devam edeceği belirtildi.
KKTC’de çiftçiden halka bedava sebze jesti
KKTC’de çiftçiden halka bedava sebze jesti
Gün önce
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Gazimağusa'da çiftçi, ihtiyaç sahiplerine bedava sebze dağıtmaya başladı. Gazimağusa'ya bağlı Maraş bölgesinde yaşayan Ramazan Tebellesol, koronavirüs (Covid-19) nedeniyle ekonomik sıkıntı çekenlere yardım etmek istediğini söyledi. Demirören Haber Ajansı aracılığıyla halka, "Bahçemize gelin istediğinizi alın" çağrısı yapan Tebellesol, "Kimseden para istemiyoruz" dedi. İHTİYACI OLANLAR GELSİN Uzun yıllardır çiftçilik yaptıklarını anlatan Tebellesol, "Bu dönemlerde birlik olmamız gerekir. Zor dönemden geçiyoruz. Biz de ne üretiyorsak, bedava dağıtma kararı aldık. İsteyen gelip, ihtiyacını bizlerden alabilir" dedi.
Kumar oynarken yakalanan 10 kişiye 'sosyal mesafe' cezası da kesildi
Kumar oynarken yakalanan 10 kişiye 'sosyal mesafe' cezası da kesildi
Gün önce
Sinop'ta, polis tarafından baskın düzenlenen 2 adreste, kumar oynarken yakalanan 10 kişiye 'kumar oynamak' ile 'sosyal mesafeye uymamak' ve 'kapalı alanda sigara içmek' suçlarından para cezası kesildi. Sinop İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, kumar oynandığı belirlenen 2 adrese eş zamanlı baskın düzenledi. Baskın düzenlenen adreslerden biri 3 katlı tripleks villa oldu. Villadakilerden 4'ü kumar oynarken yakalandı. İçerideki toplam 9 kişi ifade işlemi için emniyete götürüldü. Erfelek ilçesinde de baskın yapılan kahvede 6'sı kumar oynarken yakalanan 7 kişi gözaltına alındı. Polis, 2 adresteki toplam 16 kişiden 10'una 'kumar oynamak', 'koronavirüs tedbirleri kapsamında sosyal mesafeye uymamak' ve 'kapalı alanda sigara içmek' suçlarından toplam 38 bin 172 TL para cezası kesti. Öte yandan baskın yapılan adreslerin birinde, kumar oynanan anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Köy girişine tabela asıp, kendilerini karantinaya aldılar
Köy girişine tabela asıp, kendilerini karantinaya aldılar
Gün önce
Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Adaklı köyünde yaşayanlar, koronavirüs tedbirleri kapsamında köylerine kimsenin gelmemesi için kendilerini karantinaya aldı. Köyün girişine 'Covid 19 nedeniyle köye girişler yasaktır' tabelası bırakılırken, kontroler ise güvenlik korucuları tarafından yapılıyor. Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle köylerini ve köy sakinlerini virüsten korumaya çalışan ilçeye 12 kilometre uzaklıkta bulunan Adaklı köyü halkı, aldıkları karar ile köyün giriş ve çıkış noktalarını kapattı. Köylüler, salgın bitene kadar kimseyi köylerine kabul edemeyeceklerini belirtirken, girişe ise 'Covid 19 nedeniyle köye girişler yasaktır' tabelası koyuldu. Köy grişindeki kontroller ise güvenlik korucuları tarafından yapılıyor. Köy muhtarı Hamza Han, "Vatandaşlarımızın sağlığı için köyümüzü karantinaya aldık. İstanbul’dan gelen birkaç ailemizi ise evlerinde karantinaya aldık. Şu an herhangi bir sorunumuz yok. Biz de kendi tedbirlerimizi aldık. Köyün girişine tabela astık. İki güvenlik korucusunu da bu noktaya bıraktık. Böylece tedbirlerimizi almış olduk" dedi.
Roketsan'da patlama! 3 kişi yaralandı
Roketsan'da patlama! 3 kişi yaralandı
Gün önce
Ankara'nın Elmadağ ilçesinde bulunan Roketsan Fabrikası'nda patlama meydana geldi. Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, patlamada herhangi bir can kaybı olmadığını belirtti. Ankara Valiliği'nden ise patlamaya ilişkin yapılan açıklamada 3 çalışanın hafif şekilde yaralandığı belirtildi. Elmadağ'da bulunan, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni Güçlendirme Vakfı kuruluşu olan Roketsan Fabrikası'nda saat 14.00 sıralarında bilinmeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Patlama ile birlikte fabrikada dumanlar yükselirken, çevrede panik yaşandı. Patlama, ilçe merkezinde de hissedildi. Patlamada ilk belirlemelere göre can kaybı meydana gelmedi. Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, patlama ile ilgili Twitter hesabından açıklama yaptı. Demir, "Roketsan'da yaşanan patlamayla ilgili yaptığımız ilk tespitlere göre herhangi bir can kaybı söz konusu değildir. Roketsan çalışanlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" dedi. VALİLİK: 3 ÇALIŞAN HAFİF YARALANDI Ankara Valiliği, Roketsan'da meydana gelen patlamaya ilişkin açıklama yaptı. Ankara Valiliği'nin Twitter hesabından yapılan açıklamada, "Elmadağ ilçemizde bulunan Roketsan'da yakıt depolarında saat 14.47 sularında patlama meydana gelmiştir. Can kaybının olmadığı patlamada 3 çalışan hafif şekilde yaralanmıştır" denildi.
Esenyurt'ta patlama! Çok sayıda ekip sevk edildi
Esenyurt'ta patlama! Çok sayıda ekip sevk edildi
Gün önce
Esenyurt'ta bir binada patlama meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Patlama nedeniyle yaralananlar, sağlık ekipleri ve çevredekilerin yardımıyla en yakın hastanelere kaldırıldı. Ekiplerin olay yerindeki çalışmaları devam ediyor.
Coğrafi konumu nedeniyle Yalova'da giriş ve çıkış kontrolü devam ediyor
Coğrafi konumu nedeniyle Yalova'da giriş ve çıkış kontrolü devam ediyor
Gün önce
Yalova'da, 30 büyükşehir ile Zonguldak'ta 4 Mart itibarıyla uygulanmaya başlanan giriş ve çıkış yasağı kapsamında, 3 büyükşehir ile kara ve deniz bağlantısı olduğu gerekçesiyle yol kontrolleri artırıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın koronavirüs tedbirleri kapsamında, 30 büyükşehir ile Zonguldak’ın giriş ve çıkışlarının kapatıldığını açıklaması üzerine İstanbul, Kocaeli ile Bursa arasında kalan Yalova'da da önlemler artırıldı. 3 büyükşehir ile kara ve deniz bağlantısı olan Yalova'nın giriş ve çıkışına 7 kontrol noktası kuruldu. Görev yapan toplam 150 polis ve jandarma, seyahat izin belgesi olmayanların kente girişlerine izin vermedi. Kente giriş yapan sürücülerin tek tek ateşleri ölçüldü. Ateşi olduğunu hissedenlerin araçları, belediye görevlileri tarafından dezenfekte edildi. İkametgahları Yalova'da olanların girişlerine ise izin verildi.
Kocaeli ile İstanbul'u bağlayan üst geçit hala kullanılıyor
Kocaeli ile İstanbul'u bağlayan üst geçit hala kullanılıyor
Gün önce
Kocaeli’nin Çayırova ilçesi ile İstanbul’un Tuzla ilçesini birbirine bağlayan üst geçidi kullanan yüzlerce kişi, koronavirüs tedbirlerine rağmen her gün 2 il arasında geçiş yapıyor. İçişleri Bakanlığı tarafından koronavirüs tedbirleri kapsamında çıkarılan genelge ile büyükşehir statüsündeki 30 il ve Zonguldak’a giriş çıkışlar, 3 Nisan'dan itibaren 15 gün süre ile yasaklandı. Ancak Tuzla Şifa Mahallesi ile Çayırova Şekerpınar Mahallesi arasındaki üst geçit, geçişlerin yasaklandığı İstanbul ile Kocaeli’ni birbirine bağlıyor. Her gün Kocaeli’de yaşayan birçok kişi, bu üst geçidi kullanarak, Şifa Mahallesi’nde bulunan İETT garajına gidip, şehir içi otobüsler ile İstanbul’un her yerine gidebiliyor. İstanbul’da yaşayan ve Kocaeli’de işi olan kişiler de üst geçitten geçerek, toplu taşıma ile istedikleri yere ulaşabiliyor. Üst geçitte herhangi bir denetimin uygulanmadığı gözlendi.
Göbeklitepe yakınlarında domuz sürüsü böyle görüntülendi
Göbeklitepe yakınlarında domuz sürüsü böyle görüntülendi
Gün önce
Şanlıurfa’da dünyanın bilinen en eski dini yapılar topluluğunun bulunduğu Göbeklitepe yakınlarında yaban domuz sürüsü cep telefonuyla görüntülendi. Kent merkezine 20 kilometre mesafede bulunan Göbeklitepe yakınlarında bazı kişiler otomobille giderken yol kenarında ilerleyen 5 yaban domuzuna rastladı. Arazide beslenen ve sürü halinde hareket eden 5 domuz, otomobili fark edince koşmaya başladı. İlk kez bölgede domuz gördüğünü anlatan vatandaşlar, duruma şaşırdıklarını kaydetti.
Metrobüste yaş ve maske denetimi
Metrobüste yaş ve maske denetimi
Gün önce
Koronavirüs ile mücadele programı kapsamında toplu ulaşım araçlarına getirilen sınırlama kapsamında 20 yaşından küçükler ile 65 yaş ve üstündekilerin metrobüslere binmelerine izin verilmedi. Avcılar’daki Merkez Üniversite Metrobüs Durağındaki görevliler, maskesiz geçişe izin vermezken, maskesı olmayanların yakındaki bir eczaneye giderek maske alabileceklerini söylediler. Bu arada bazı yolcuların birbirleri ile ‘maske dayanışması’ yaparak yanlarında taşıdıkları yedek maskelerden birbirlerine verdikleri görüldü. Metrobüse binmek üzere gelen 20 yaşından küçük bir kız önce maske, daha sonra yaş kontrolüne takılarak geri gönderildi. Yaşının 65’ten büyük olduğunu belirten Ömer Ergun da, metrobüse yaşı nedeniyle binemedi. Ergün, 12 yaşında bir çocuğu bulunduğunu, sosyal yardım alabilmek için Şişhane’ye birkaç kez gittiğini henüz sonuç alamadığını, bu nedenle tekrar metrobüs ile giderek yardım işlemlerini yaptırmaya çalıştığını anlattı. Ömer Ergun, tüm çabalarına rağmen güvenlik görevlilerini ikna edemeyince Gümüşpala Mahallesi’ndeki yakınının evine gitmek üzere ayrıldı. Bu arada elinde taşıdığı peçete ile gelen bir kişi de metrobüse alınmadı, maske almaya gönderildi.
İstanbul'a 1743 kameralı takip
İstanbul'a 1743 kameralı takip
Gün önce
Koronavirüs önlemleri sürerken İstanbul'un izlendiği noktalardan biri de İBB Ulaşım Yönetim Merkezi oldu. "Evde kal" uyarıları ve sokağa çıkma yasaklarının ardından 1743 kamerayla izlenen İstanbul'un en yoğun meydanlarının boş kaldığı görüldü. Koronavirüs önlemleri kapsamında "Evde kal", "Sosyal mesafeyi koru" uyarıları ve 20 yaş altı ve 65 yaş üstü vatandaşlara uygulanan sokağa çıkma yasaklarının ardından İstanbul'da sessizlik hakim oldu. İstanbul'daki sakinlik İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Yönetim Merkezi"nden 1743 kamerayla izleniyor. İstanbul'da bulunan meydanlar, sahil yolları, D-100 Karayolu, TEM Otoyolu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü başta olmak üzere bir bölge kameralardan izleniyor. Öte yandan İstanbul'daki dolmuş, minibüs ve taksilerin kameralarının da bağlı olduğu merkezde, İstanbulluların "Evde kal" çağrılarına uydukları görülüyor. Dolmuş ve minibüsler içerisinde bulunan kameralardan bakıldığında sürücülerin maske taktıkları ve yolcu sayısının az olması hatta yolcuların tamamında da maskeli olduğu görülüyor. 30 kişinin çalıştığı merkezde, koronavirüs önlemleri kapsamında evden çalışan personellerinin de olduğunu belirten bir yetkili, "Ayrıca 10 mobil EDS araçlarımız da İstanbul caddelerinde uyarılar yapmak için sahadalar" dedi. Bir emniyet görevlisinin de bulunduğu Ulaşım Yönetim Merkezi'nde kameralardan herhangi bir olumsuzluk görüldüğünde, görevliler anında ilgili birimlere bilgi veriyor.
Bartın'da, uyarılara rağmen caddeler doldu
Bartın'da, uyarılara rağmen caddeler doldu
Gün önce
Bartın'da, koronavirüs salgını nedeniyle 'evde kalın' çağrılarına aldırış etmeyenler, caddeleri doldurdu. Ağda tatlısı satıcısının heykeline maske takılması ise dikkat çekti. Koronavirüs salgını nedeniyle yapılan tüm uyarılara, evde kalınması çağrılarına rağmen Bartın’da yaşayanlar, caddeleri doldurdu. Polis ve zabıtanın uyarılarına rağmen sokakta maske takarak, gezenler, dikkat çekti. Özellikle banka önlerinde görevlendirilen polisler, sosyal mesafe kuralıyla ilgili halkı uyardı. Vatandaşın bu kurala uyduğu görüldü. Hükümet Caddesi üzerinde bulunan ağda tatlısı satıcısı heykeline maske takılması ise dikkat çekti.
İstanbul Boğazı'nda fırtına etkili oldu
İstanbul Boğazı'nda fırtına etkili oldu
Gün önce
İstanbul Boğazı'nda şiddetli fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle sahilde dalgalar oluştu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün uyarılarının ardından İstanbul'da şiddetli fırtına etkili oluyor. Fırtına nedeniyle İstanbul Boğazı'nda dev dalgalar oluştu. Boğazda seyreden az sayıda geminin ilerlemekte güçlük çektiği görüldü.
Esenler'de rüzgarda uçan çatı karşı apartmandaki dairenin içine girdi
Esenler'de rüzgarda uçan çatı karşı apartmandaki dairenin içine girdi
Gün önce
Esenler'de şiddetli rüzgar nedeniyle binanın çatısının bir bölümü uçarak karşı apartmanın çatı katındaki daireye girdi. Esenler Tuna Mahallesi 714 sokakta bulunan 5 katlı apartmanın çatısının büyük bir bölümü şiddetli rüzgâr nedeniyle uçtu. Çatıdan kopan parça apartmanın karşısında bulunan 4 katlı apartmanın çatısına uçtu. Çatıdan kopan parça karşı binanın çatısı ve çatı katında bulunan daireye de zarar verdi. Çatıdan uçan bazı yapı malzemeleri de sokağa düştü. Olay yerine itfaiye ve zabıta ekipleri sevk edildi. Hasar gören daire ve uçan çatı parçası incelendikten sonra sokak araç trafiğine kapatıldı. Sokakta park halinde bulunan otomobiller de olduğu yerden kaldırıldı. Belediye ekiplerinin uçan çatı parçalarını kaldırma çalışmaları devam ediyor.
Bağcılar'da karantina altında olan 4 binada son durum
Bağcılar'da karantina altında olan 4 binada son durum
Gün önce
Bağcılar'da 4 bina koronavirüs sebebiyle dün karantina altına alındı. Binalara giriş ve çıkış yasak olması sebebiyle bina önünde polis ekipleri nöbet tutuyor. Vatandaşların ihtiyaçları ise belediye ekipleri tarafından karşılanıyor. Bağcılar Merkez Mahallesi, Çınar, Kirazlı ve Kazım Karabekir Mahallesi'nde yer alan 4 apartmanda yaşayan vatandaşların koronavirüs testlerinin pozitif çıkmasının ardından buradaki 4 bina karantina altına alındı. Merkez Mahallesi'nde bulunan apartman girişine ise emniyet şeridi çekildi. Binaya giriş çıkışlara izin verilmediği için polis ekipleri karantina altına alınan apartmanların önünde nöbet tutuyor. ÖĞLE SAATLERİNDE AMBULANS GELDİ Merkez Mahallesi'nde bulunan apartmana ise öğle saatlerinde ambulans geldi. Apartmanda yaşayan ve şikayetleri olduğunu belirten iki kişi ambulansa taşındı. Öte yandan bu apartmanlarda oturan vatandaşlar için Bağcılar Belediyesi tarafından erzak ve dezenfektan ürünleri bulunan koliler görevliler tarafından vatandaşlara teslim edildi. "AİLE DOKTORU SÜREKLİ ARAYARAK KONTROL EDİYOR" Kazım Karabekir Mahallesi'nde karantina altına alınan Şahinler Apartmanın önü ise belediye ekipleri tarafından dezenfekte edildi. Şahinler Apartmanı'nda yaşayan Süleyman Şahin, "Eşim pozitif çıktı. Bana test yapıldı henüz sonuçlanmadı. Bu apartmanda 3 dairede var. 18 Nisan'a kadar evde kalacağız. Aile doktoru sürekli arayarak kontrol ediyor" dedi.
Bağcılar'da şiddetli rüzgarda çatıdan kopan parçalar yola düştü
Bağcılar'da şiddetli rüzgarda çatıdan kopan parçalar yola düştü
Gün önce
Bağcılar'da şiddetli rüzgarın etkisiyle binaların çatısından kopan parçalar yola düştü. Bağcılar Göztepe Mahallesi 2279. Sokak'ta şiddetli rüzgarın etkisiyle 5 katlı binanın çatısından kopan parçalar elektrik kablolarına çarparak yola düştü. 2284. Sokak'ta ise 4 katlı binanın çatısından kopan parçalar yola savruldu. Park halindeki bir aracın üzerine düşen parçalar aracın camını kırdı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine itfaiye ve elektrik ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri çevrede önlem alarak çalışma yaparken, elektrik ekipleri de yeni kablo çekti.
"Koronavirüs salgını sonrası bizi obezite bekliyor olabilir"
"Koronavirüs salgını sonrası bizi obezite bekliyor olabilir"
Gün önce
Koronavirüs salgını sonrası gıda güvenliği ve temiz gıda kullanımı da önemli gündem maddeleri arasına girdi. İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürhan Raif Çiftçioğlu, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) belirlediği 5 önemli madde olduğunu ve bunların altın anahtar olarak nitelendirildiğini belirtti. Geleceğin tarımda olduğunu ve ülkelerin bu konuda önemli adımlar atması gerektiğinin de altını çizen Prof. Dr. Çiftçioğlu, koronavirüs süresince beslenmeye dikkat edilmediği takdirde bizi ikinci bir halk sağlığı sorununun bekleyebileceğine ve bunun obezite olduğuna dikkat çekti.
Yasaklanan maske satışı medikalcilerin kafasını karıştırdı
Yasaklanan maske satışı medikalcilerin kafasını karıştırdı
Gün önce
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'maske satışı yasak' açıklaması, Antalyalı medikalcilerde kafa karışıklığına neden oldu. Medikalciler satışları durdururken, piyasadaki nano maskelerin ise beklendiği kadar yüksek düzeyde koruyuculuğunun olmadığı söylendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, dün maske satışının yasaklandığını, vatandaşlara haftalık istedikleri kadar maske temin edilip evlerine kadar gönderileceğini açıklamasının ardından Antalyalı mecikalciler bu yasağın kendilerini kapsayıp kapsamadığı konusunda bilgilendirilmediklerini ve satışa devam edip etmeyecekleri yönünde kararsız kaldıklarını söyledi. Koronavirüse karşı tedbirlerin başında gelen maske kullanımı uzmanlar tarafından sıklıkla tavsiye edilirken, piyasada tek kullanımlık, 3 katlı, kullan at, nano teknolojili, filtreli olmak üzere çok sayıda çeşidine ulaşmak mümkün. Virüsün etkili olmaya başladığı ilk aylarda piyasada bulunması oldukça zor olan maskeler şu anda tüm medikalci, eczane ve marketlerde bulunabiliyor. Medikalci Yusuf Cengiz, “Satışla ilgili bazı belirsizlikler var. Şu anda satamıyoruz. Sağlık İl Müdürlüğü'nden açıklama yapılmadığı için beklemedeyiz. Ancak şu anda satmıyoruz. Maskelerin kutulu fiyatı 140 lira, içerisinde 50 adet var" dedi. 'NANO MASKENİN KORUYUCULUĞU YOK' Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) meslek komitesi başkanı aynı zamanda 10 yıldır medikalcilik yapan Ümit Kalkan, 3 katlı bez maskelerin koruyuculuğunun yalnızca 3-4 saat olduğunu, bir kişinin günde en az 4-5 adet kullanılması gerektiğini söyledi. Piyasada en çok tercih edilen siyah renkli ve nano teknoloji ile üretildiği söylenen maskelerin kullanımının bir fayda sağlamadığını kaydeden Kalkan, “Nano maskelerin bir faydası yok. 3- 4 saat kullanıp atıyorlarsa sorun yok. Ama yıkamayla bakterilerden kurtulamazlar o maskelerde. Bez maskeler de aynı. Bu tür maskeler tek kullanımlıktır. Nano maskelerle ilgili yanlış bir algı var" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın maske satışıyla ilgili aldığı kararla ilgili de konuşan Kalkan, şu anda maske satışını durdurduklarını ve bir belirsizlik olduğunu söyledi. Üreticiden maske alamadıklarını aracılardan aldıklarını ve fiyatların farklı noktalara çekildiğini söyleyen Kalkan, “Biz aracıdan alırken bir gecede maske fiyatları 75 kuruş arttı, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir açıklama yaptı ve önceden verdikleri fiyatın yarısına teklifte bulunuyorlar şimdi" diye konuştu. 'KAMUOYUNDA YANLIŞ ALGI VAR' Bir başka medikalci Özgür Satır ise medikaciler olarak bu maske satışından çok da memnun olmadıklarını söyledi. Çok kar ettikleri yönünde bir yanlış algının olduğunu anlatan Satır, 50 kuruştan alıp 3 liraya satmadıklarını anlatan Satır, sadece işletme maliyetinin kurtarıldığını ifade etti. Yasaklanan maske satışının medikalcileri kapsamadığını tahmin ettiğini ancak yine de bir belirsizliğin içinde olduklarını anlatan Satır, elindeki stoğu vatandaşın faydasına bedelsiz sunmaya hazır olduğunu söyledi. SPREY SIKINCA GEÇİRDİ Nano maskelerin kullanımıyla ilgili faydasının olup olmadığını test eden Özgür Satır, bir maskenin ön yüzünden sıktığı dezenfektan spreyin maskenin diğer tarafına az miktarda da olsa geçirdiğini gösterdi. Aynı testi kullan at 3 katlı diğer maskelere de deneyen Satır, her ikisinin de aynı özellikte geçirgen olduğunu gösterdi. Nano maskelerin koruyuculuğuyla ilgili insanların daha güven duyduğu için aldıklarını ifade eden Satır, “Bu ürünleri insanlar alıp, kullanıp, cebine koyup, evine götürüyor. Tekrar kullanmak istiyor. Bu maskeler gün boyu kullanıp akşamına atılması lazım. Öyle geniş çaplı bir koruyucu özelliği yok. Korur ama çok değil" dedi.
Kaydı, testi olmayan kumaş maske takanlara uyarı: Sizi koruyayım derken hasta eder
Kaydı, testi olmayan kumaş maske takanlara uyarı: Sizi koruyayım derken hasta eder
Gün önce
Koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında vatandaşlara toplu ulaşım araçları, market ve pazar yerlerinde maske takma zorunluluğu getirildi. Vatandaşların maskeye olan talebi artarken, uzmanlar da nano teknolojiyle üretildiği iddia edilerek satılan siyah kumaş maskelerle ilgili vatandaşları uyarıyor. TOBB Tıbbi Cihaz Medikal Sektör Başkan Yardımcısı Veysi Cengiz Balçık, bu maskelerle ilgili, “Özellikle son zamanlarda nano yüz maskesi olarak piyasada olan kumaş maskelerin hiçbir kaydı, testi belirlenmemiş durumda. Bizim bu maskelerle ilgili en büyük endişemiz, kullanıcıların bu maskeyi kullanırken korunmaktan çok hasta olmaları” dedi. Balçık, "Aldığınız kutuların üzerinde de ‘CE’ işareti, tanımlama numarası ve ÜTS (Ürün Takip Sistemi) belgesini arayın." diye konuştu. “BU MASKELERİN HİÇBİR KAYDI VE TESTİ YOK” Koronavirüs salgını nedeniyle ülke genelinde her geçen yeni tedbirler alınmaya devam ediyor. Bu tedbirler kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından sonra toplu ulaşım araçları, market ve pazar yerlerinde maske kullanımı zorunlu hale getirilmişti. Maskeye olan talep artınca medikal ve eczaneler dışında birçok yerde maske üretimine ve satışına başlandı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Tıbbi Cihaz Medikal Sektör Başkan Yardımcısı Veysi Cengiz Balçık ise usulüne uygun şartlarda ve doğru hammaddeyle üretilmeyen maskeler ile ilgili şunları söyledi: “Maskeler, kişisel koruyucu olarak kullanılan maskeler ve sağlık sektöründe kullanılan cerrahi maskeler olarak ikiye ayrılır. Maske üretimi komplike bir iştir. Tıbbi cihaz direktifleri ile üretmeniz gerekir. Bunun da 4703 sayılı bir kanunu vardır. Bu kanun çerçevesinde ve direktifler doğrultusunda üretmeniz gerekir. Ancak son zamanlarda görüyoruz ki piyasada nano maskeler, koruyucu maskeler adı altında piyasaya arz edilen birçok maske var. Halbuki bu maskelerin belirli bir kontrol altında, steril ortamlarda, partikül sayısının az olduğu ortamlarda üretilmesi gerekir. Özellikle son zamanlarda nano yüz maskesi olarak piyasada olan kumaş maskelerin hiçbir kaydı, testi belirlenmemiş durumda ve piyasaya arz ediliyor. Bizim bu maskelerle ilgili en büyük endişemiz, kullanıcıların bu maskeyi kullanırken korunmaktan çok hasta olmaları” ifadelerini kullandı.
Yunan askeri, göçmenleri yakıtını alarak deniz ortasında bıraktı
Yunan askeri, göçmenleri yakıtını alarak deniz ortasında bıraktı
Gün önce
Muğla'nın Bodrum ilçesinden Yunanistan'ın Kos adasına geçmeye çalışan 17 göçmenin bindiği botun yakıtını alan Yunan askeri, onları deniz ortasında bıraktı. Göçmenler Türk sahil güvenlik ekipleri tarafından kurtarıldı. Bu sabaha karşı İçmeler bölgesinden lastik botla denize açılan 17 göçmen, Bodrum açıklarındaki Karaada'nın güneyine geldikleri sırada Yunan Sahil Güvenlik botu tarafından durduruldu. Yunan askerleri, göçmenlerin lastik botunun yakıtını aldıktan sonra denizin ortasında kaderlerine terk etti. Göçmenler, Türk sahil güvenlik ekiplerinden yardım istedi. Kısa sürede bölgeye ulaşan Bodrum sahil güvenlik ekibi, göçmenleri kurtardı. Bodrum Limanı'na getirilerek işlemleri yapılan göçmenlerin İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne gönderilecekleri öğrenildi.
Koronavirüs tedavisi bitti, alkışlarla uğurlandı
Koronavirüs tedavisi bitti, alkışlarla uğurlandı
Gün önce
Tokat'ta koronavirüse yakalanan ev hanımı Elmas Doğan (42), 12 günlük tedavisinin ardından hastane çalışanlarının alkışları arasında taburcu oldu. Zile ilçesinde yaşayan evli 3 çocuk annesi Elmas Doğan, koronavirüse yakalandı. Zile Devlet Hastanesi'nde yapılan tetkiklerin ardından Doğan, Tokat Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Burada yaklaşık 12 gün süren tedavisi sonrasında testleri negatif çıkan Elmas Doğan, taburcu edildi. 14 gün boyunca evinde kontrol altında tutulacak olan Doğan'ı, sağlık personeli alkışlarla evine gönderdi. Hastalığı yenerek taburcu olduğu için çok mutlu olduğunu söyleyen Elmas Doğan, ''Kuru öksürükle yakalandım. Ben ev hanımıyım. Sadece çarşıya gidiyorum. Hastaneye başvurdum. Orası acile yönlendirdi. Orada tahliller yaptılar, doktorlarımız ilgilendi. Tahlillerim pozitif çıktığı için Tokat'ta sevk ettiler. Doktorlarımız tedavim esnasında çok ilgilendiler, hepsine çok teşekkür ediyorum. Bu süreçte beni arayarak destek olan sevdiklerime teşekkür ediyorum'' dedi.
Bodrum'da gündüz vakti yaban domuzu böyle görüntülendi
Bodrum'da gündüz vakti yaban domuzu böyle görüntülendi
Gün önce
Muğla'nın Bodrum ilçesinde gündüz vakti kent merkezine inen yaban domuzu şaşkınlık yarattı. Yeniköy Mahallesi Metin Yanık Sokak'ta, evlerin arasında gündüz vakti yiyecek ararken görülen yaban domuzu, paniğe neden oldu. Vatandaşları gören yaban domuzu korkup kaçmaya başladı. Bu sırada bir köpek de domuzun peşine düşüp kovaladı. O anlar, bir kişi tarafından cep telefonuyla görüntülendi.
Gaziantepliler, 'evde kal' çağrılarına uydu
Gaziantepliler, 'evde kal' çağrılarına uydu
Gün önce
Gaziantep’te, koronavirüs salgını nedeniyle vatandaşlar evlerinden çıkmayınca, cadde ve meydanlar boş kaldı. Vatandaşların zorunlu olmadıkça dışarıya çıkmadığı görüldü. Koronavirüs salgını nedeniyle uzmanların 'evde kal' çağrısı Gaziantep'te karşılık buldu. Sokağa çıkmaları yasak olan 20 yaş altı ve 65 yaş üstündekilerin dışında kalan vatandaşlar da zorunlu olmadıkça evlerinden çıkmıyor. Çıkanlar ise toplu taşıma araçlarını kullanmamaya özen gösteriyor. Kentin en kalabalık noktalarından olan 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nın boş olduğu gözlendi. En işlek caddelerde de trafikteki araç sayısında azalma olduğu görüldü.
Koronavirüse yakalandığını zannetti, akrep soktuğu ortaya çıktı
Koronavirüse yakalandığını zannetti, akrep soktuğu ortaya çıktı
Gün önce
Van'ın Erciş ilçesinde evinin bahçesinde odun kırarken aniden rahatsızlanan Şahabettin Demir (39), yüksek ateş ve şiddetli ağrı nedeniyle gittiği hastanede, kendisini zehirli bir böceğin ısırdığını öğrendi. Koronavirüs salgını nedeniyle büyük korku yaşadığını belirten Demir, hastaneden geldikten sonra çalıştığı yerde yaptıkları aramada, akrebe rastladıklarını söyledi. İlçenin Kışla Mahallesi'nde yaşayan 3 çocuk babası Şahabettin Demir, önceki gün evinin bahçesinde odun keserken aniden rahatsızlandı. Ateşi yükselen ve ayağında şiddetli bir ağrı hisseden Demir, koronavirüs salgını nedeniyle endişelenip, yakınlarına haber verdi. Çağırılan ambulansla hastaneye kaldırılan Demir'in muayenesinde koronavirüs belirtilerine rastlanmadı. Doktorlar Demir'e, ayak bileğindeki şişlik ve kızarıklıktan yola çıkarak, kendisini zehirli bir böceğin ısırdığını söyledi. Doktorun yazdığı ilaçları alıp, evine dönen Demir, ailesiyle birlikte çalıştığı yerde yaptıkları aramalarda akrebe rastladı. Şahabettin Demir, koronavirüs nedeniyle endişe duyduğunu belirterek, "Bahçede çalışırken aniden ateşim yükseldi ve titremeye başladım. Koronavirüsten dolayı da büyük endişe duydum. Ancak doktorlar, bunun bir böcek sokmasından kaynaklanmış olabileceğini söyleyince sevindim. Şimdi ilaçlarımı alıyorum ve kendimi iyi hissediyorum, koronavirüs olmadığım için de çok mutluyum." dedi.
Bez maskelere dikkat! Virüsü almanıza engel olmayabilir
Bez maskelere dikkat! Virüsü almanıza engel olmayabilir
Gün önce
İnsanların toplu olarak bulunduğu yerlerde maske kullanımının zorunlu hale gelmesinin ardından vatandaş doğru maske arayışına girdi. Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Neşat Bozkurtgil, bez maskelere karşı uyararak, “Bez maskeler karşıdan gelen virüsten kişiyi koruması için yeterli bir güvene sahip değildir. Ama kişinin etrafa virüsü saçmasını önler” dedi. Türkiye’de Koronavirüs tedbirleri açısından maske kullanımıyla ilgili de yeni düzenlemeye gidildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Vatandaşlarımızın tamamına yetecek maske stoku ve üretim planlamamız vardır. Devlet olarak tüm vatandaşlarımıza ücretsiz maske ulaştırmada kararlıyız” açıklamasında bulundu. Vatandaşın kendi imkânlarıyla evde yaptığı ya da dışarıdan satın alınan bez maskelerle ilgili açıklamalarda bulunan İstinye Üniversite Hastanesi Medical Park Gaziosmanpaşa’dan Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Neşat Bozkurtgil, “Bez maskeler kişinin hapşırık, öksürük, konuşma, gülme gibi aktivitelerinde ağızdan ve burundan saçtığı virüsü ve partikülleri tutması açısından faydalıdır.Virüsü dışarıdan almamak için yeteri kadar koruyucu olmayabilir. Bu bezin kalitesine, gözeneklerine, geçirgenliğine göre değişkenlik gösteriyor” ifadelerini kullandı. BEZ MASKELERİ FÖN MAKİNESİ YARDIMIYLA KURUTUN İpliğin ve kumaşın kalitesi, sık dokunup dokunmadığı gibi etkenlerin bez maskede önemli olduğuna değinen Uzm. Dr. Neşat Bozkurtgil, bu maskelerin 60 derece ve üzerinde deterjanla yıkanması gerektiğini söyledi. Daha yüksek ısılarda yıkanabileceğini de ifade eden Bozkurtgil, “Yıkandıktan sonra iyice kurulanmış olması ve nemli kullanılmaması lazım. Bunu bir fön makinesi tutarak da daha güzel kurutabilirler. Böylece virüsü de inaktivite etme şansı doğar. Bu maskeler birkaç kullanımdan sonra deforme olabilir ve eski etkisini göstermeyebilirler.Kişi bu maskeyi kalın bir şekilde kullanır ve bu haliyle nefes alabiliyorsa, kendinden dolayı etrafa tehdit saçmamış olur. Diğer standart maskeler yoksa, bunu kullanabilir. Ama artık maskeler devlet tarafından her eve gönderiliyor. Bu yüzden standarttan çok uzaklaşmamak lazım” diye konuştu. “MASKE İLE TEMASTAN DA UZAK DURUN” Maske takmanın hem kendimizi hem de çevremizi korumak adına çok önemli olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Neşat Bozkurtgil, sözlerine şöyle devam etti: “Maske taktığımız zaman maskeye olan temastan mutlaka kaçınılması gerekiyor. Herkes ben hastayım gibi düşünerek maskeyi kullanmalı. Bunu kullanırken, kirlenmiş elleriyle çevreye ve kendilerine temastan kaçınmalılar. Bir de maskeyi taktıktan sonra başka bir kişinin sekresyonunun yani parçacığının bu maskenin dış yüzeyine geldiğini hesap ederek maskeyi kullanmalılar. Amacımız, gelen virüspartiküllerini maskenin dış yüzünde tutup içeriye almamak. Bu dış kısmının kirli olduğunu kabul ediyorsak, o zaman dış yüzeye dokundurduğumuz elleri daha sonra yüzümüze ve gözümüze sürersek veya ellerimizi yıkamadan bir şeyler yersek, çevreye dokunursak başkalarını tehdit ederiz. Diğer durumlarda da ellerimiz aracılığıyla virüsü kendimiz direkt almış oluruz. Maske amacından uzaklaşmış, hatta bize zararlı bir hale gelmiş olur. Belki normalde almayacağımız bir virüsü maskenin kirlenen dış yüzeyine dokunan ellerimizle kendimize davet etmiş oluruz.” “NEMLENMİŞ MASKE ÖMRÜNÜ TAMAMLAMIŞTIR” Diğer maskelerin güzel kullanıldıktan sonra açık alanda havalandırmaya bırakılabileceğini ifade eden Uzm. Dr.Bozkurtgil, maskenin fazla kullanıldığında ve nemlendiğinde ömrünü tamamladığını söyledi. Erkeklerin sıkça sorun olarak dile getirdiği sakal konusuna da açıklık getiren Bozkurtgil, “Sakal maskenin yüze oturmasında uyumsuzluk yaratabilir. Sekresyonlar sakal bölgesinde, kıl köklerinde yerleşebilir. İyi bir temizlik sağlamamız mümkün olmayabilir. Hijyen koşulları nedeniyle sakal olmamasını tercih ederiz” şeklinde konuştu.
Sakarya Valisi Nayir: Artık ikna zamanı geçti, ceza zamanı başladı
Sakarya Valisi Nayir: Artık ikna zamanı geçti, ceza zamanı başladı
Gün önce
Sakarya Valisi Ahmet Hamdi Nayir, insanların korunması gerektiğini ancak tüm tedbirlere rağmen bunu çok fark edemediğini belirterek, "Artık ikna zamanı geçti, ceza zamanı başladı. Dünden itibaren cezalara da başladı kolluk kuvvetlerimiz. Dolayısıyla biz bu süreci ancak birbirimizden uzak olarak atlatabiliriz" dedi. Serdivan ilçesinde bulunan Kredi Yurtlar Kurumu’na ait Arif Nihat Asya Öğrenci Yurdu’nda kalan 102 kaymakam adayı ve ailelerinden oluşan 147 kişinin de aralarında bulunduğu 658 kişi, 14 günlük karantina sürelerinin bugün dolması üzerine otobüslerle memleketlerine gönderiliyor. Arif Nihat Asya Öğrenci Yurdu’na gelen Sakarya Valisi Ahmet Hamdi Nayir, evlerine uğurlanan kaymakam adaylarına iyi yolculuklar diledi. Yurt dışından Sakarya’ya getirilerek karantina altında tutulan 1885 kişiden 1769’unu bu hafta evlerine göndereceklerini açıklayan Sakarya Valisi Ahmet Hamdi Nayir, "Bu hafta içerisinde 1769’unu göndereceğiz. Hamdolsun bu süreçte hiçbir sıkıntı veya olumsuzluk yaşamadık. Kontrollerimizi günlük olarak sürdürdük. Burada çok büyük bir emek sarf edildi. Kredi Yurtlar Kurumu’ndan AFAD’a, sağlık teşkilatından Kızılay’a kadar birçok kurumumuz burada güzel işler yürüttüler. Emniyet güçlerimiz çevre emniyetini aldı. Buradaki vatandaşlarımız yurt dışından geldikleri için potansiyel tehlikelerden korunmuş oldular ve en azından kendilerinde varsa başkalarına sirayet etmemesi için buradalar. Arkadaşlarımız büyük bir çalışmayla bu çalışmayı da planladılar, 77 ilimize göndereceğiz buradaki misafirlerimizi. İstanbul’a giden 500 kişiyi Büyükşehir Belediyemiz götürecek, onlara da teşekkür ediyoruz. Diğer vatandaşlarımızı ise piyasadan bulduğumuz otobüslerle göndereceğiz" dedi. 'SOSYAL MESAFEYİ KORUMAMIZ VE TEDBİRLERE UYMAMIZ LAZIM' Vatandaşları kurallara uymaya davet eden ve tedbirleri hatırlayan Vali Nayir, "Maalesef rakamlarımız artmaya devam ediyor, almış olduğumuz tedbirler çok önemli. Bulaşıcılığı azaltmamız, sosyal mesafeyi korumamız ve tedbirlere uymamız lazım. Bir zincir en çürük halkası kadar sağlamdır. Okulları, camileri boşaltıp pazarda veya sokakta tedbir almazsanız yine yayılmaya devam eder. Maalesef görüyoruz ki akşam misafir ilişkileri devam ediyor insanımızda, bunu sonlandırmak lazım. Her insan kendi evinde bile izolasyon yapmalı, korunmalı ama insanımız bunu çok fark edemedi. Tüm tedbirlere rağmen fark edemedi" diye konuştu. 'ARTIK İKNA ZAMANI GEÇTİ, CEZA ZAMANI BAŞLADI' Vali Nayir şöyle konuştu: "Artık ikna zamanı geçti, ceza zamanı başladı. Dünden itibaren cezalara da başladı kolluk kuvvetlerimiz. Dolayısıyla biz bu süreci ancak birbirimizden uzak olarak atlatabiliriz. Burada boşalttığımız yurtları da sağlığın emrine veriyoruz. İzolasyonu gereken, karantina gereken, takibi gereken konularda buradaki yurtlarımız yine hizmete devam edecek. Ben bu süreçte görev alan tüm arkadaşlarımızı tebrik etmek istiyorum. Kurallarımıza uyan Sakaryalıları da tebrik ediyor ve diğerlerini de uymaya davet ediyorum. Bu işin şakaya alınır bir tarafı yok, işin içinde kul hakkı var. Eğer bir dikkatsizlik nedeniyle birini hasta edersek kul hakkı var."
Işıklarda sürücülere eldiven satan seyyar satıcı kameralara böyle yakalandı
Işıklarda sürücülere eldiven satan seyyar satıcı kameralara böyle yakalandı
Gün önce
Antalya'nın Alanya ilçesinde, araçlarıyla kırmızı ışıkta duran sürücülere eldiven satmaya çalışan seyyar satıcı, mobese kameraları tarafından görüntülendi. Seyyar satıcı, zabıta ekiplerince bölgeden uzaklaştırıldı. Koronavirüs salgını sonrası maske ve eldiven kullanımı artarken, daha önce trafik ışıklarında mendil satanların yerini maske ve eldiven satanlar aldı. Alanya'nın Dinek Mahallesi'nde tezgah açan bir seyyar satıcı da kırmızı ışıkta duran araçlara yaklaşıp, sürücülere eldiven satmaya çalıştı. Bazı sürücüler eldiven satın alırken, bazıları geri çevirdi. Bu anlar ise mobese kameralarından tespit edildi. Bölgeye yönlendirilen Alanya Belediyesi'ne bağlı zabıta ekipleri, seyyar satıcıyı uzaklaştırdı.
'Virüs uzaklaştırma amaçlı kolonyada alkol oranı en az yüzde 70 olmalı'
'Virüs uzaklaştırma amaçlı kolonyada alkol oranı en az yüzde 70 olmalı'
Gün önce
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Öğretim Üyesi Dr. Benhur Çetin, "Virüs ve bakterileri uzaklaştırmak amaçlı kullanılan kolonyalarda alkol oranı en az yüzde 70 olmalıdır" dedi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Öğretim Üyesi Dr. Benhur Çetin, virüs ve bakterileri yok etmede, el dezenfektanlarının yanı sıra kolonyaların da tercih edilebileceğini ifade etti. Kolonya tercih ederken alkol oranı en az yüzde 70 olanlarının kullanılması gerektiğini vurgulayan Çetin, "Kolonyalar da el dezenfektanı olarak tercih edilebilir ancak her kolonya el dezenfektanı değildir. Dezenfektan olarak kullanılacak olan kolonyaların, mutlaka yüzde 70 veya 80'in üstünde alkol oranının olması gerekiyor. Alkol oranı yüzde 70’in altındaki kolonyalar istediğimiz bakteri ve virüslere öldürücü etkiyi göstermiyorlar. Aldığımız kolonyada buna bakmamız gerekiyor. Ancak su ve sabunun yerini hiçbir el dezenfektanı tutmaz, o nedenle su ve sabuna ulaşamadığımız yerlerde kolonya ve diğer dezenfektanlar kullanılmalıdır" ifadelerini kullandı. 'VİRÜSLER 60 DERECE VE ÜZERİNDE CANLI KALMIYOR' Çamaşırların dezenfeksiyonunda ise 60 derece sıcaklık ve normal deterjanın yeterli olduğunu kaydeden Çetin, "Koronavirüs, normal çamaşır makinesinde 60 derecenin üstünde normal deterjanlarla elbiselerimiz yıkandığında canlı kalmıyor. Bunu çok net bir şekilde biliyoruz. Kirlendiğini düşündüğümüz kıyafetlerimizi normal çamaşır makinesinde 60 derecenin üstünde deterjanla yıkadığımızda bu virüs ölüyor" şeklinde konuştu. 'PARANOYA HALİNE GETİRMEYE GEREK YOK' Sağlık çalışanlarının kıyafet dezenfeksiyonu konusunda daha hassas davranmaları gerektiğinin altını çizen Çetin, vatandaşların ise yalnızca hastane ortamından döndükten sonra kıyafetlerini 60 derece ve üzerinde yıkamalarının yeterli olacağını belirtti. Çetin, "Normal vatandaşlarımız için bu durumu bir paranoya haline getirmeye gerek yok. Hastaneye başvurmadıkları ya da kalabalık ortamlara girmedikleri takdirde kıyafetleri için ekstra almalarını gerektiren bir önlem yok. Hastaneye başvuran vatandaşlarımız için ise hastanede belirli bir vakit geçirirlerse bu kıyafetlerini uygun bir şekilde yıkamaları yeterli olacaktır. Bunu paranoya yapmadan, çok sayılara boğulmadan kişisel hijyenimizi ve sosyal mesafemizi koruyarak bu hastalıktan korunabiliriz" ifadelerini kullandı.
Zonguldak'ta ilçeler arası denetimler başladı
Zonguldak'ta ilçeler arası denetimler başladı
Gün önce
Zonguldak'ta, ilçeler arası geçişlerin sınırlandırılmasının ardından, polis ve jandarma ekipleri denetimlerine başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 büyükşehir ile Zonguldak'ta araç giriş ve çıkışının yasaklandığını açıklamasının ardından, il sınırlarında polis ve jandarmanın başlattığı denetimler sürüyor. İl Pandemi Kurulu da dün aldığı kararla ilçeler arasında geçişlerinde aynı şartlar dahilinde sınırlandırılmasına karar verildiğini açıkladı. Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, kararın gece saat 00.00 itibariyle yürürlüğe girdiğini söyledi. Kararın ardından ilçeler arasında polis ve jandarma ekipleri, denetimlere başladı. Seyahat belgesi olmayan araçlar geri döndürüldü. Sağlık görevlisi, araçlardaki vatandaşların ateşini kontrol etti. Kozlu ilçe çıkışında polis ekipleri, girişinde ise jandarma ekipleri denetim yaptı. Kozlu Kaymakamı Hüseyin Ergi de denetim noktasında incelemelerde bulunarak, sürücüleri evde kalmaları konusunda uyardı.
HDP önündeki eylemde 218'inci gün
HDP önündeki eylemde 218'inci gün
Gün önce
Diyarbakır'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklarının bulunmasını isteyen 134 aile, HDP binası önündeki oturma eylemini, koronavirüs salgını nedeniyle sosyal mesafe kuralına göre, 218'inci günde de sürdürdü. 2011'de kaçırılan oğlu Mehmet (22) için eylemine devam eden Ömer Tokay, "Oğlum, beni duyuyorsan gel; askerimize, polisimize teslim ol" dedi. Diyarbakır'da oturan Mehmet Akar, geçen yıl 21 Ağustos'ta ortadan kayboldu. Akar'ın annesi Hacire Akar, 1 gün sonra HDP Diyarbakır binası önüne geldi. Oğlunun HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyen anne Akar, il binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3'üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Hacire Akar'ın çocuğuna kavuşması, çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler için umut oldu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 Eylül'den itibaren HDP binası önünde oturma eylemine başladı. 13 AİLE, EVLADINA KAVUŞTU Hacire Akar'ın oğlu Mehmet'in yanı sıra eyleme katılanlardan Hatice Ceylan'ın oğlu Cafer, Hüsniye- Hüseyin Kaya çiftinin kızları Mekiye, Halime Kadran'ın torunu Halil İbrahim Kadran, Necla- Metin Açan çiftinin oğlu Harun Açan, Nizamettin- Aslıhan Eşrefoğlu çiftinin oğlu Hüseyin, Gevriye Ayhan'ın kızı Pelda, Melik Aslan'ın oğlu Volkan, Muhteber Birlik’in oğlu Veysi Birlik, Cahide Alkan'ın oğlu Mehmet Emin, Şahize Altınkaynak'ın kızı Halise Alptekin, Naime Dalmış’ın kızı Tekoşin Açar ve Sait Açar'ın oğlu Haşim, terör örgütünden kaçarak, güvenlik güçlerine teslim oldu. Böylece oturma eylemi yapan ailelerden 13'ü, evlatlarına kavuşmuş oldu. Hacire Akar dışındaki 12 aile, diğer ailelere destek olmak için oturma eylemine devam ediyor. 2011 yılında kaçırıldığını belirttiği oğlu Mehmet için 12 Eylül 2019'dan beri eylemini sürdüren Diyarbakırlı Ömer Tokay, "2011’de oğlumu piknik amacıyla kandırarak dağa götürdüler. Sırtı kuvvetli olanların çocuklarını getirdiler, fakir fukaranın çocuklarını bırakmadılar. Koronavirüse karşı burada sosyal mesafemizi koruyarak, eylemimize devam ediyoruz. Oğlum Mehmet, beni duyuyorsan gel; askerimize, polisimize teslim ol. 13 kişi kaçıp geldi, hepsi anne ve babasına kavuştu. Annen, baban ve 2 kardeşin de seni bekliyor. Bizi seviyorsan sen de kaçıp teslim ol" diye konuştu.
Fransa'dan getirilip, Kırıkkale'de karantinaya alınan TIR şoförü: Ülkemiz cennet
Fransa'dan getirilip, Kırıkkale'de karantinaya alınan TIR şoförü: Ülkemiz cennet
Gün önce
Fransa'dan Kırıkkale'ye getirilen 144 kişi, koronavirüs tedbirleri kapsamında, Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurdunda karantinada kalmaya devam ediyor. Yurt misafirlerinden TIR şoförü Taner Öztan, "Fransa'da gerçekten çok zor günler geçirdik. Ekmek, su, market, her şey sorundu. Ülkemiz cennet" dedi. Fransa'da bulunan 144 Türk vatandaşını taşıyan uçak, 3 gün önce Ankara Esenboğa Havalimanı'na indi. Kafile, buradaki sağlık kontrollerinin ardından 7 otobüsle polis eşliğinde Kırıkkale'ye geldi. Koronavirüs tedbirleri kapsamında, Hatice Hanım KYK Kız Öğrenci Yurdu'na getirilenler, burada da ateş ölçümleri yapıldıktan sonra yurtta tek kişilik olarak hazırlanan odalara yerleştirildi. Fransa'da çalışan TIR şoförü Taner Öztan, yaşadıklarını çektiği video ile sosyal medya hesabından anlattı. 'BAŞKONSOLOSUMUZ YANIMIZA KADAR GELDİ' Taner Öztan, Fransa'da mahsur kalan Türk şoförlerden birinin kendisi olduğunu söyleyerek, "Fransa'da 1-2 hafta beklemek zorunda kaldık. Gerçekten çok zor günler geçirdik. Ekmek, su, tuvalet, market, her şey sorundu. Devletimizden yardım istedik; CİMER'e, Başkonsolosluğumuza yazdık. Başkonsolosumuz, yanımıza kadar geldi, sıkıntılarımızı yerinde dinledi. Sonrasında birkaç gün içinde uçak ayarlandı, bizlere haber verildi. İki otobüsle Marsilya'daki havalimanına geldik. Havalimanında kimse yoktu. Fransız vatandaşları dahi yoktu. Marsilya'da kapalı bir alanda yaklaşık 140 kişi bekledik. Marsilya'dan Esenboğa Havalimanı'na gelene kadar aradaki farkı o zaman anlayabildik. Uçaktan daha inmeden Türkiye'nin sağlık personeli, uçaktaki yolculara geldi. Tek tek ateş ölçümü yaptı, termal kameralarla bakıldı, sonrasında maske dağıtıldı. 7 otobüsle Kırıkkale'deki bu yurda geldik" diye konuştu. Yurttaki odaların önceden hazırlandığını, her şeyin eksiksiz olduğunu belirten Öztan, "Odalar tertemiz. Günde 3 öğün yemeğimiz kapıya kadar geliyor. Ülkemiz cennet. Cumhurbaşkanı'mız başta olmak üzere bakanlarımıza, Fransa'daki Başkonsolosluğumuza, buraya geldiğimiz günden itibaren bizimle ilgilenen sağlık personeline, emniyet personeline, yurt çalışanlarına gerçekten teşekkür ederiz" dedi.
Sultangazi'de pazarda maske satışı
Sultangazi'de pazarda maske satışı
Gün önce
Koronavirüs salgınıyla mücadele için alınan tedbirler kapsamında market, pazar yerleri ve toplu ulaşım araçları gibi insanların kalabalık olarak bulunduğu yerlerde maske kullanımı zorunlu hale getirilmişti. Bunu fırsat bilen bazı satıcılar özellikle pazar alanlarında "nano maske" olarak adlandırdıkları siyah maskeleri satmaya başladı. Sultangazi'de kurulan bir pazar alanında Sağlık Bakanlığı'ndan herhangi bir onay belgesi bulunmayan maskeler 5 ila 10 lira arasında satılıyor. Satıcıların, "Yıkayıp yıkayıp" kullanabilirsiniz diyerek sattıkları bu maskelerin koruyucu özelliğinin bulunmadığı bildiriliyor. GÜNLÜK 500 LİRA KAZANAN VAR Maskesinin herhangi bir belgesi olmadığını söyleyen bir satıcı, "Toptancılar pazara getiriyor alıyoruz. Günde 100 tane satıyorum ortalama" diye konuşurken, bir başka maske satıcısı da: "Dün başladım satmaya 100 tane aldık. Sokakta bir arabada satıyorlardı. Baktım herkes alıyor ben de aldım. 3-3.5 arası aldım. Bir iznim yok satmak için. Bunu yıkayıp yıkayıp takıyorlar. Beyazlar daha sağlıksızmış, bakteri yapıyormuş. Yıkayıp yıkayıp kullanabiliyorsun ben de kullanıyorum. Bugün satış yok herkes satıyor" diye konuştu. TÜTÜNCÜ MASKE SATICISI OLDU Pazar alanında adım başı seyyar satıcılar tarafından satışı yapılan maskeleri cadde üzerinde bir tütüncünün de satması dikkat çekti. Tütün satan işletmeci , "Maskeler bir arkadaşın bugün koyduk satıyoruz. Tanesi 5 lira" diye konuştu.
'65 yaş' yasağı yüzünden dışarı çıkamadı, bahçesini polis sürdü
'65 yaş' yasağı yüzünden dışarı çıkamadı, bahçesini polis sürdü
Gün önce
Antalya'nın Korkuteli ilçesinde Ramazan Arslan (75), yaşı 65'in üzerinde olduğu için koronavirüs tedbirleri kapsamında sokağa çıkamadı. Arslan'ın yaklaşık 1 dönümlük bahçesi, polis memuru tarafından traktörle sürüldü. Korkuteli'ne bağlı Datköy Mahallesi'nde oturan Ramazan Arslan, koronavirüse karşı alınan tedbirler kapsamında, yaşı 65'in üzerinde olduğu için dışarı çıkamayınca armut bahçesini de süremedi. Yakındaki uygulama noktasında polis memurlarının görev yaptığını gören Arslan, bahçesini sürmeleri için yardım istedi. Arslan'ın talebi üzerine görevli polis memuru, traktörle tarlayı sürdü. Ramazan Arslan, yaklaşık 1 dönüm bahçesini süren polis memuruna teşekkür etti.
Yasağa rağmen sahile geldiler... "İki bira içip eve gideceğiz"
Yasağa rağmen sahile geldiler... "İki bira içip eve gideceğiz"
Gün önce
İstanbul'da koronavirüs tedbirleri kapsamında sahil şeritlerinde spor ve yürüyüş yapılmasının yasaklanmasının ardından sahiller boş kaldı. Fakat yasağa rağmen birkaç vatandaş sahilde yürüyüş yaptı. Yürüyüş için sahile geldiklerini söyleyen iki gençten biri "iki bira içip buradan eve gideceğiz" dedi. Koronavirüs salgını nedeniyle alınan tedbirler ve yapılan uyarıların ardından normal zamanda kalabalık olan Maltepe, Bostancı ve Caddebostan, Bebek, Ortaköy , Emirgan ve Tarabya sahil şeritleri, banklar, spor aletleri ve parklar boş kaldı. Ayrıca sahil şeritlerinde polis ekipleri vatandaşlara evde kalmaları için uyarı anonsları yaptı. Fakat yasağa rağmen birkaç kişi sahilde yürüyüş yaptı. Caddebostan Sahili'nde iki gençten biri, "Yasak konusunda henüz bir bilgimiz yok. Biz normalde motorla alışveriş için çıktık, iki bira içip buradan eve gideceğiz" dedi. Diğeri ise “Yürüyüş yapmak için geldik. Siz de yürüyorsunuz. Neden yasak? Sahiller daha boş oluyor, daha güvenli değil mi?" diye konuştu. "SPORCUNUN DIŞARI ÇIKMASI ZARURİ İHTİYAÇTIR" Bostancı sahiline yürüyüş yapmaya gelen Hülya Tanrıyaşükür ise yolun asfalt bölümünde sporunu yaptığını belirterek, şunları söyledi: "Hava almak için çıktım. Rutin bir antrenman programım var. Onun yapabildiğim kadarını yapmak üzere çıktım ama tabii yasaklanmış olan bölgede değil, bize gösterilen yerde sporumu yapmak için çıktım. Salgından herkes gibi ben de endişeleniyorum. Zaten sürekli evin içinde yaşıyoruz. Sadece 1-1,5 saatliğine markete çıkar gibi çıktım. Dönüşte de marketimi yapıp evime döneceğim. Sporcunun dışarı çıkması zaruri ihtiyacıdır. Aslında şu süreçte bunun çok engellenmemesi lazım. Çünkü sporcu kişi gerçekten kendini nerede izole edeceğini, nerede koruyacağını, nerede spor yapacağını bilir. Bu şartlarda diğer spor yapan arkadaşlarım da bu kurallara harfiyen uyarak yerine getiriyoruz. Asfalt tarafında spor yapıyoruz. Sahil, mesire alanları yasaklandığı için hiçbir şekilde güvenlik görevlilerinin de işlerini zorlaştırmadan, tek başımıza izole bir şekilde sporumuzu yapıp evimize dönüyoruz."
Üç boyutlu yazıcılarda hayat kurtaran maskeler üretiliyor
Üç boyutlu yazıcılarda hayat kurtaran maskeler üretiliyor
Gün önce
Koronavirüs salgınıyla mücadelede tek yürek olan Türkiye'nin dört bir yanında sağlık çalışanları için 3 boyutlu yazıcılarda maske ve siperlik üretimi yapılıyor. Bu üretime destek olan on binlerden kimisi okullarındaki, kimisi evlerindeki yazıcıları kullanarak sağlığa zararlı olmayan 'Pla' maddesinin belirlenen milisaniyede işlenmesiyle elde edilen ürünleri, hayat kurtaran sağlık çalışanlarına ulaştırıyor. Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınıyla mücadele devam ederken, bu mücadelede tek yürek olan Türkiye'nin dört bir yanında 3 boyutlu yazıcılarda sağlık çalışanları için siperlik ve maske üretimi yapılıyor. Üç boyutlu çizim programlarında sağlık çalışanlarının da geri dönütleriyle en sağlıklı maske ve siperlikler çizilerek, bunların 'Stl' formatları 3 boyutlu yazıcılara aktarılıyor. Sağlığa zararlı olmayan 'Pla' ham maddesinin belirlenen milisaniyede 3 boyutlu yazıcılar tarafından işlenmesiyle elde edilen ürünler, hayat kurtaran sağlık çalışanlarına ulaştırılıyor. Bu üretime gecesini gündüzüne katarak destek olanlardan İTO Vakfı Süleyman Taştekin Meslek Lisesi'nde bilişim teknolojileri öğretmeni Oğuz Işık, makinelerin çalışma prensibini anlattı. Bir siperliğin ortalama 3-4 TL'lik maliyeti olduğunu söyleyen Işık, "Makine, yüklenen çizimi katman katman, milim milim üst üste yığarak en sonunda bir ürün çıkarıyor. Burada yazıcının özelliği, kullanılan malzemenin özelliği çıkan ürünün kalitesini belirliyor ve en sonunda 3 boyutlu bir nesne elde ediliyor. Bir siperliğin üretimi 20 dakika ile 2 buçuk saat arasında değişirken, maske üretimi ise 9 saati bulabiliyor" dedi. 'EN UYGUN KALIPLAR SEÇİLİYOR' Üretim için öncelikle bilgisayarlara yüklü olan 3 boyutlu çizim programlarının kullanıldığını söyleyen Işık, "Katı modelleme örnekleri ile bu çizimler yapılıyor. Bu noktada biz, kendi çizimlerimizi de İzmir'de oluşturduğumuz '3 Boyutlu Destek Grubu'nun çizimlerini de kullanıyoruz. Bunların çıktılarını 'Stl' formatında alıyoruz. En stabil, en sağlıklı sağlık çalışanlarının bize dönüşleriyle, en uygun olanlarını seçiyoruz. Bunların 'Stl' formatlarını aldıktan sonra makine koduna dönüştürmek için oluşturulmuş programları kullanıyoruz. Bu programlar yaptığımız çizimlerin katman ayarlarını, kullandığımız ham maddeyi, hız ayarlarını yapmamızı sağlıyor ve daha sonra bunları dilimliyoruz. Dilimleme işlemi x,y,x eksenlerinde motorların kaç milisaniye hareket edeceğini, arkadaki ham maddenin kaç milisaniyede bir akıtılacağını belirliyor. Bunlar bir yazıcıda üretime geçmek için gereken kodlardır. Daha sonra bunları yazıcıya yüklüyoruz" dedi. 'GERİ DÖNÜŞÜMÜ YÜKSEK, ZARARI YOK' Üç boyutlu yazıcının katman yığınlı versiyonunu kullandığını söyleyen Işık, "En çok kullanılan ham maddeler 'Pla' ve 'Abs' dir. Üç boyutlu yazıcılarla organlar, protezler yapılıyor, gıda sektöründe kullanılıyor, kişiye özel ürünler yapılıyor. 'Pla' dediğimiz ham madde mısır nişastasından yapılıyor. Geri dönüşümü oldukça yüksek ve sağlığa hiçbir zararı yok. Bizler sağlık çalışanları için ürettiğimiz siperlikleri bu ham maddeyi kullanarak üretiyoruz. Bunun dışında bir de 'Abs' denilen bir petrol ürünü var. Ürün oluşturulurken kötü bir gaz çıkarıyor üretilen yerlerde havalandırmanın kuvvetli olması gerekiyor. Araç tamponları 'Abs' flamentidir. Bunlar dışında ağaç ve reçine de var. Ne üretildiğine bağlı olarak ham madde değişiyor" şeklinde konuştu. YALNIZCA SİPERLİK DEĞİL, MASKE DE ÜRETMEYE BAŞLADILAR Son zamanlarda yeni üretime geçtikleri maskeden de söz eden Işık, "Bu ürün sıradan bir ameliyat maskesinin 4'te 1'i kesilip yerleştirilerek kullanılıyor. Maskenin kenarları tamamen yüze oturuyor. Az sayıda filtre kullanılarak daha çok ürün elde etmiş oluyoruz. Bunun üretim süre 5 saat ile 9 saat arasında değişiyor" dedi. Öte yandan Karabağlar İlçe Milli Eğitim Müdürü Metin Ender Karabulut ise, "Bu süreçten en fazla etkilenen sağlık çalışanlarımız oldu. Biz eğitim kurumları olarak küresel boyutta problemler oluştuğunda okulumuzdaki materyallerle bu sürece nasıl destek olabileceğimizi sorguladık. Üç boyutlu yazıcıların hepsini bir yere toplayarak 7 farklı noktada arkadaşlarımız 24 saat çalışarak üretimlerini gerçekleştiriyorlar" diye konuştu.
Bu maskelere dikkat! Korunuyorum zannediyorsunuz ama...
Bu maskelere dikkat! Korunuyorum zannediyorsunuz ama...
Gün önce
#koronavirüs #maske #kubilaygülbek DHA Genel Müdürü Kubilay Gülbek, koronavirüse karşı bez maske kullanımının zararlarını 5 Dakika'da anlattı. TRvideos kanallarımıza abone olun: ► DHA: bit.ly/dha-ytabone ► DHA Plus: bit.ly/dhaplus-abone Demirören Haber Ajansı(DHA)'nın en güncel haberlerini www.dha.com.tr 'den takip edebilirsiniz. Sosyal Medya ► facebook.com/dha ► twitter.com/dhainternet ► instagram.com/dha ► trvideos.net/u/dha
Antalya'da şiddetli rüzgarda 400 dönüm sera zarar gördü
Antalya'da şiddetli rüzgarda 400 dönüm sera zarar gördü
Gün önce
Antalya'nın Kaş ve Demre ilçelerinde şiddetli rüzgar nedeniyle zarar gören seralardaki hasar tespit çalışmalarına başlandı. İlk belirlemelere göre her iki ilçede 160 üreticinin 400 dönüm serasında hasar oluştu. Kaş ve Demre ilçelerinde 5 Nisan sabaha karşı şiddetli rüzgar, plastik ve cam seralara zarar verdi. Olayın ardından ilgili komisyonlar hasar tespit çalışmalarına başladı. İlk tespitlere göre Kaş'ta daha çok Yeşilköy, Ova, Kınık ve Çayköy mahallelerinde zarar oluştu. İlçede yaklaşık 80 üreticinin 150 dönüme yakın serası zarar gördü. Zarar daha çok sera örtüsünün yırtılması şeklinde gerçekleşti. Ancak Yeşilköy Mahallesi'nde Metin Kavcar tarafından kullanılan 4 dönümlük cam seranın 2 dönümü ile Çayköy Mahallesi'nden Levent Beydoğan’ın 1 dönümlük plastik serasının tamamen kullanılmaz hale geldiği belirlendi. Demre'de ise fırtına daha çok Beymelek Mahallesi'nin İskele mevkisinde ve Köşkerler Mahallesi'nde zarara yol açtı. Demre'de de örtü atma ve yırtma şeklinde ortaya çıkan zararın, 80 üreticinin yaklaşık 250 dönüm serasında olduğu tespit edildi. Her iki ilçede zararın parasal değerinin yapılacak kesin çalışma sonrası belirleneceği öğrenildi. Zarar gören üreticilerin yaklaşık yüzde 85'inin TARSİM'inin (Tarım sigortası) olmadığı da kaydedildi.
Kimya Mühendisleri Odası'ndan önemli uyarı! 'İnsan sağlığı için tehdit oluşturmaktadır'
Kimya Mühendisleri Odası'ndan önemli uyarı! 'İnsan sağlığı için tehdit oluşturmaktadır'
Gün önce
TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu, dezenfektan kabinlerinin kimyasalların kontrolsüz bir şekilde kullanılmasından kaynaklı olarak insan sağlığı için tehdit oluşturduğunu açıklayarak, belediye ve firmaların bina girişlerine kurdukları kabinlerin püskürtme sistemiyle çalışmasından kaynaklı olarak tüm yüzeylere temas etmeyeceğini ve dezenfekte sağlamayacağını belirtti. Dezenfektan kabinini ilk kullanmaya başlayan Beylikdüzü Belediyesi'nin doktoru Hüseyin Atabay ise kabinlerde hastanelerde kullanılan el dezenfektanından farklı bir şey olmadığını söyledi. "SOLUNDUĞUNDA VE CİLDE TEMAS ETTİĞİNDE ZARAR VEREBİLİR " Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi adına konuşan Yönetim Kurulu Eşbaşkanı Gürkan Ergin, "Dezenfektan kabinleri kimyasalların kontrolsüz bir şekilde kullanılmasından kaynaklı olarak insan sağlığı için tehdit oluşturmaktadır. Kimyasalların doğru kullanılması için dozu ve amacına uygun olarak kullanılması son derece önemlidir. Bu kabinlerde dozu kontrol etmemiz pek mümkün değildir. Bununla ilgili de bir çaba görmüyoruz. Kimyasallar solunduğunda ve cilde temas ettiğinde zarar verebilir. Çeşitli dezenfektanlar bu yüzden sağlık için tehdit oluşturmaktadır." dedi. "GÖZ VE BURUNLA TEMAS ETMESİ TEHLİKE OLUŞTURABİLİYOR " Dezenfektanın göz ve burunla temasında tehlike oluşturacağını söyleyen Ergin, "Dezenfekte süresi 20 ila 30 saniye civarında olmalıdır. Takip ettiğimiz kadarıyla 3 saniye ila 60 saniyede işlemin tamamlandığını iddia edenler de var. Kabinlerde hangi tür dezenfektan kullanıldığı açıklanmadığı için içeriğini bilmiyoruz. Bazı firmalardan aldığımız bilgiye dayanarak hidrojen peroksit solüsyonlarının kullanıldığını gördük. Bu solüsyon mevcutta zaten vücut ve yüzey temizlemekte farklı oranlarda kullanılıyor. Göz ve burunla temas etmesi tehlike oluşturabiliyor. Yüksek oranlarda kullanılması insana zarar verecektir. Düşük oranlarda ise insanları dezenfekte etmeyecektir." şeklinde konuştu. "ALKOL BAZLI DEZENFEKTANLAR YANICI VE PATLAYICI ÖZELLİKTEDİR " Dezenfektanların yanıcı özelliği olduğunu belirten Gürkan Erkin, "Kabinlerde yanıcı ve parlayıcı dezenfektanlar kullanılırsa yangın ve patlama oluşacaktır. Alkol bazlı dezenfektanlar yanıcı ve patlayıcı özelliktedir. Ortamdaki yanıcı madde yeterli konsantrasyona ulaşırsa bir tutuşma kaynağı ile yangın ve ya patlamalar oluşabilir. Bu yüzden bu tür bir tehlikede ortaya çıkacaktır." diye konuştu. Dezenfektanların çok kullanımının çevreyi kirleteceğini ifade eden Ergin, "Kabinlerin kullanımı insanların üzerinde bir rahatlama etkisi de yapabilir, eve geldiklerinde bu kıyafetler için anlatılan kurallara uymayabilirler. Belediyelerin bu kabinler dışında yerlere su, sabun vs. gibi farklı dezenfektanlarla yıkaması çok anlamlı değil. Bu dezenfektanların çok kullanımı anlamına geliyor ve bu da çevreyi kirletiyor. Ayrıca virüs ile mücadeleye de bir katkısı yok. Belediyeler özellikle insanların temas ettikleri yerleri fazla kimyasal kullanmamak şartıyla dezenfekte edebilirler " dedi. "HASTANELERDE KULLANILAN EL DEZENFEKTANINDAN FARKLI BİR ŞEY YOK " Dezenfektan kabinin ilk olarak kullanmaya başlandığı Beylikdüzü Belediyesi'nin doktoru Hüseyin Atabay ise "Kullanılan kabinde özellikle piyasada bilinen dezenfektanları kullanıyoruz. İçinde herhangi bilinmeyen insan sağlığına zararlı bir madde kullanmıyoruz. Yıllardır hastanelerde kullanılan bildiğimiz el dezenfektanından farklı bir şey yok. Çok uzun süre maruz kalındığında olabilir ama burada içinden hemen geçiyorsunuz ve koronavirüse karşı üzerinize yapışmış bir partikül varsa bunu minimuma indirme konusunda yardımcı oluyor "şeklinde konuştu. Kurulan dezenfektan kabini hakkında bilgi veren Hüseyin Atabay, "Koronavirüs için öncelikle ilk yol kesmeye çalışıyoruz. Kabinden geçerek dışarıdan gelebilecek ilk yükü azaltmaya çalışıyoruz. Virüste yük çok önemli, bir virüsle bulaşma olmuyor en az 10 bin virüs gerektiğini söylüyor uzmanlar buna bağlı olarak burada büyük bir kısmını indirgemeye çalışıyoruz. Kullandığımız kabinde ilk girişteki yükü azaltıyor, özellikle ayak, baş ve boyun kısmını dezenfekte ederek koruma sağlıyor. Kabin içerisinde gözlerin kapanması gerekiyor, normal yürüme hızında devam edilerek geçiliyor bekleme yapılmıyor, o sırada göze kaçmaması gerekiyor. Geçildiği sırada solunacak bir vakitte olmuyor. İnsanlar solumadan geçiyor ve herhangi bir yan etki oluşturmuyor. Uzun süre içerisinde kalınırsa ancak o zaman yan etkileri görülebilir " dedi.
Artvin Borçka'daki karantinada 5. gün
Artvin Borçka'daki karantinada 5. gün
Gün önce
Türkiye'de koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında 15 gün boyunca karantinaya alınan ilk ilçe Artvin Borçka'da, 5’inci güne girildi. Sessizliğin hakim olduğu ilçede, halk evlerinden çıkmıyor. Koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında, 15 günlüğüne karantinaya alınan Artvin’in Borçka ilçesinde, 5’inci günde sokaklar bomboş kaldı. Bölge halkı, zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak dışında evlerinden çıkmıyor. Balkon ve pencerelere çıkarak hava alanlar, boş cadde ve sokakları seyrediyor. Belediye ekipleri de cadde ve sokaklarda dezenfekte çalışmalarını sürdürüyor. İlçede bankalar, eczaneler ve fırınlar aralıklarla dezenfekte ediliyor. 'SAĞLIK AÇISINDAN İYİ' İlçenin karantina altına almasından sonra ticari faaliyetlerde düşüş yaşandığını belirten esnaftan Abdurrahman Çakar, "Temizlik ve toplumsal kurallara uyarak dükkanımızı açıyoruz. Karantinadan dolayı kimse gelmiyor ama açmış olmak için açıyoruz. Öğlen sonra işler biraz daha açılıyor. Alışverişi yapıp geri gidiyor. Genelde sokaklarımız bomboş bu pek alışmadığımız bir durum’’ diye konuştu. İlçede inşaat malzemeleri satan Salih Zeki Güveli de "Karantinadan sonra ticari anlamda işlerimiz durdu. Vatandaşımız köyden inemiyor. Bizim işimizde onlara bağlı, inenler de çok acil ihtiyaçları olduğunda iniyor. Sağlık açısından bakarsak, bu salgın yeter ki son bulsun. Minimum zararla atlatalım da ticaretimiz olmasın. Borçka halkı karantinaya tahmin ettiğimden daha fazla uyuyor. Ben bu kadar beklemiyorum. İnşallah bu süreci sıkıntısız atlatırız’’ dedi. Zeki Öz ise "Karantina kararı alındığı ilk günlerde insanlar pek duyarlı davranmıyordu. Sonraki günlerde vatandaşımız daha duyarlı sokağa çıkma sayılarında düşüş var. Acil ihtiyaçlar dışında sokağa çıkmıyorlar. İhtiyaçlarını karşılayanlar da hemen evine gidiyor" diye konuştu.
Avcılar'da iplik çaldıkları TIR'ın sürücüsünü kaçtıkları araçla böyle sürüklediler
Avcılar'da iplik çaldıkları TIR'ın sürücüsünü kaçtıkları araçla böyle sürüklediler
Gün önce
Avcılar'da sürücüsünün içinde uyuduğu TIR'dan iplik çalan hırsılar uyanan şoföre yakalandı. Hırsızlar çuvalları yükledikleri araçla kaçarken, araca tutunan TIR sürücüsünü metrelerce sürükledi. TIR sürücüsünün sürüklendiği anlar kameralara yansıdı. Olay, dün saat 07.00 sıralarında Avcılar Firuzköy Bulvarı Mustafa Kemal Paşa Caddesindeki tekstil firmasının önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Malatya'dan Avcılar'daki tekstil firmasına iplik getiren TIR sürücüsü Oğuzhan Uz, iş yerinin açılmasını beklediği sırada park halindeki TIR'ın içinde uyudu. Oğuzhan Uz'un uyuduğunu fark eden hırsızlar, kapalı kasa bir araçla TIR'ın arkasına yanaştı. TIR kasasının arka kapaklarını açan hırsızlar iplik dolu çuvalları indirerek araçlarına yükledi. Bir süre sonra hırsızları fark eden Oğuzhan Uz ile hırsızlar arasında arbede yaşandı. Hırsızlar çuvalları yükledikleri araçla kaçtıkları sırada araca tutunan Uz, metrelerce sürüklendi. "ŞOFÖRÜN ARACI BIRAKMASI İÇİN BIÇAK ÇEKTİLER" Tekstil firması çalışanı Okan Aydın "Olay dün sabah 07.00 sıralarında oldu. Malatya'dan gelen TIR şoförü iş yerinin açılmasını bekleyene kadar TIR'ın içinde uyuyordu. TIR'ın arkasına kapalı kasa bir araç yanaştı. Sonra aracın içinden çıkan 3-4 kişi TIR'ın kapısını açıp içinden iplik dolu çuvalları çıkarmaya başladı. 10 çuval almışlardı, şoför uyandı. Uyanır uyanmaz olaya müdahale etti. Hırsızlar aracı çalıştırarak kaçarken, TIR şoförü araçlarına tutundu. Şoförün aracı bırakması için bıçak çektiler, bırakmayınca kaçmaya çalıştılar. Şoför araca tutunduğu için bir süre sürüklendi. Sonra olay yerinden uzaklaştılar. Araçlarında plaka da yoktu. 10 çuval ipliğimizi çaldılar. Yaklaşık 13 bin lira bir zararımız var." dedi. KAÇMA ANLARI KAMERADA Öte yandan olay anı güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde çuvalları yükledikleri araçla kaçmaya çalışan hırsızlar, araçlarına tutunan sürücüyü sürüklüyor. Polis hırsızları yakalamak için çalışma başlattı.
Tuzla'da İstanbul'a giriş - çıkış denetimi... Kurallara uyanlar çoğunlukta
Tuzla'da İstanbul'a giriş - çıkış denetimi... Kurallara uyanlar çoğunlukta
Gün önce
Koronavirüs tedbirleri kapsamında 31 şehre araç giriş çıkışının kapatılmasının ardından polis ekiplerinin denetimleri devam ediyor. İstanbul'daki denetim noktalarından biri de Tuzla. Şehre giriş ve çıkış yapmak isteyen araçlar tek tek denetleniyor. İçişleri Bakanlığının genelgesinde yer alan istisnai durumlar dışında şehre girmek isteyen araçlar kabul edilmiyor, şehirden çıkmak isteyen sürücüler ise tekrar geri çevriliyor. Ancak vatandaşların büyük çoğunluğunun uyarıları dikkate aldığı görülüyor. Sabah saatlerinde Tuzla'daki denetim noktasına gelen sürücü ve yolcuların seyahat izin, ikametgah veya çalışma belgeleri olduğu görüldü. İzin belgesi bulunan vatandaşların geçişlerine izin verildi. İstanbul'dan Darıca'ya giden ve personel taşıyan servis şoförü Yusuf Sabuncu, "Servis olarak saat 7'den beri yoldayız. Tedbir ama bunun daha kolay yolu yok mu? Özel arabalar tek tek gidiyor. Özel arabaları kaldırın. Biz mecbur kalmışız da gidiyoruz. Darıca'ya gidiyorum. Özel arabaları kaldırın, biz mecburuz" diye konuştu. Tuzla'da denetim noktasında durdurulan bir otomobildeki kişi ise, "Biz şu an sağlık merkezine gidiyoruz. Orada randevumuz var. Bursa'dan geliyoruz biz. Ben 53 yaşındayım" şeklinde konuştu. POLİSTEN MASKESİ OLMAYAN SÜRÜCÜ VE YOLCULARA UYARI Koronavirüs tedbirleri kapsamında toplu taşıma araçlarında maske takmak artık zorunlu. Ancak yola çıkan özel araçlarda da pek çok sürücü ve yolcunun tedbir kapsamında maske taktığı görülüyor. Sabah saatlerinde Tuzla'da polis denetim noktasına gelen ve maske takmayan sürücü ve yolcular da ekipler tarafından uyarıldı. Polis ekipleri vatandaşlara 'sağlığınız için maske takın' uyarısında bulundu. İstanbul'da ikamet eden ve iş için Gebze'ye giden Berk Gürsel, polisin maske uyarısı için, "Tek başıma olduğum için takmamıştım ama uyarınızı dikkate alacağım. Sağ olun" diye konuştu.
Erciş’te sosyal mesafeyi korumak için zemin çıkartmaları yapıştırıldı
Erciş’te sosyal mesafeyi korumak için zemin çıkartmaları yapıştırıldı
Gün önce
Van’ın Erciş ilçesinde, koronavirüs tedbirleri kapsamındaki sosyal mesafeyi hatırlatmak için zemin çıkartmaları yerleştirilmeye başlandı. Erciş Belediyesi, koronavirüs salgınına karşı sosyal mesafeyi korumak amacıyla zemin çıkartmaları hazırladı. 'Sağlığınıziçin sosyal mesafeyi koruyun, en az 1 metre' yazan zemin çıkartmaları, kamu kurum ve kuruluşları ile bankaların önlerine yapıştırılıyor. Belediye yetkilileri, salgınla ilgili çalışmaların sürdüğünü bildirdiler.
Çanakkale'de fırtına feribot seferlerini etkiliyor
Çanakkale'de fırtına feribot seferlerini etkiliyor
Gün önce
Çanakkale'de, boğaz hattında etkili olan poyraz nedeniyle Çanakkale- Kilitbahir, Lapseki-Gelibolu feribot seferleri geçici süreliğine iptal edildi. Çanakkale Boğazı ile adalar hattında deniz ulaşımını sağlayan Gestaş firması, boğaz hattında etkili olan poyraz fırtınası nedeniyle Çanakkale-Kilitbahir, Lapseki- Gelibolu hattı arasında yapılması planlanan feribot seferlerinin geçici süreliğini iptal edildiğini duyurdu. Gestaş'tan yapılan açıklamada, "Lapseki- Gelibolu hattındaki seferlerimiz saat 09.30, Çanakkale- Kilitbahir hattındaki seferlerimiz saat 10.00 itibariyle olumsuz hava şartları nedeniyle geçici süreyle durdurulmuştur" denildi. Öte yandan, Çanakkale-Eceabat hatlarındaki seferler ise devam ediyor.
Hint keneviri yetiştirdi, 'dışarı çıkamadım, bahçeme ektim' dedi
Hint keneviri yetiştirdi, 'dışarı çıkamadım, bahçeme ektim' dedi
Gün önce
Adana'da, evinin bahçesine kurduğu serada Hint keneviri yetiştiren Ramazan B. (55) kendisini, "Koronavirüs salgınından dolayı evimden dışarı çıkamayınca ben de bahçeme kenevir ektim. Hasadını yapıp, içecektim" diye savundu. İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Ekipleri, Yüreğir ilçesi Solaklı Cumhuriyet Mahallesi'ndeki bir evin bahçesinde sera kurulup, Hint keneviri yetiştirildiği ihbarını aldı. Adrese baskın düzenleyen polis ekipleri, 2 serada, 210 kök Hint keneviri ele geçirdi. Ev sahibi Ramazan B. gözaltına alındı. Polisteki sorgusunda, "Koronavirüs salgınından dolayı evimden dışarı çıkamayınca, ben de bahçeme kenevir ektim. Hasadını yapıp, içecektim" diyen Ramazan B., sevk edildği adliyede nöbetçi mahkemece ev hapsine çarptırıldı. Şüphelinin adliyeye sevk edilişi sırasında maske taktığı görüldü.
PTT önlerinde bariyerli önlem alındı, sosyal mesafeye uyuldu
PTT önlerinde bariyerli önlem alındı, sosyal mesafeye uyuldu
Gün önce
Sancaktepe ve Bahçelievler'de emekli ikramiyesi ve işsizlik maaşı ödemesi nedeniyle PTT şubeleri önünde kuyruklar oluştu. Demir bariyerlerle sosyal mesafe kuralına uyulurken, vatandaşların maske ve eldiven takarak önlem aldığı görüldü. Kemal Türkler Mahallesinde bulunan PTT şubesinde emekli ikramiyesi ve işsizlik maaşı ödemesi nedeniyle kuyruklar oluştu. Sıranın bozulmaması için belediye ekipleri tarafından demir bariyerler getirilerek yerleştirildi. Sırada bekleyen vatandaşların sosyal mesafe kuralına uyduğu ve maske taktığı görüldü. Görevliler şube içerisine vatandaşları tek tek aldı. Sırada bekleyen bir kişi, "Sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Sosyal mesafe kuralına uyulmuş ve herkesin maske taktığını gördüm. Yoğunluk var. Kimsenin hayatını tehlikeye atmaya gerek yok" diye konuştu. Bahçelievler, Yenibosna'daki PTT'nin önünde de demir bariyerli önlem alındığı görüldü. Burada da kuyrukta bekleyenlerin sosyal mesafe kuralına uydukları gözlendi.
Katar'dan getirilen 166 Türk, Kırıkkale'de yurtta gözlem altına alındı
Katar'dan getirilen 166 Türk, Kırıkkale'de yurtta gözlem altına alındı
Gün önce
Katar'dan getirilen 166 Türk vatandaşı, Kırıkkale'de Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarına yerleştirilerek, karantinaya alındı. Katar'da bulunan 166 Türk vatandaşını taşıyan uçak, öğle saatlerinde Ankara Esenboğa Havalimanı'na indi. Kafile, buradaki sağlık kontrollerinin ardından 7 otobüsle polis nezaretinde Kırıkkale'ye getirildi. Vatandaşlar, koronavirüs tedbirleri kapsamında KYK'ya ait Hatice Hanım Kız Öğrenci Yurdu ve Hamidiye Yurduna yerleştirildi. Girişte tekrar ateş ölçümleri yapılıp, sağlık kontrolleri yapılan 166 kişi, yurtlarda tek kişilik hazırlanan odalarda 14 gün boyunca gözlem altında tutulacak. Polis ekipleri, binaların çevresinde güvenlik önlemi aldı, AFAD görevlileri de otobüsleri dezenfekte etti. Vatandaşların 14 günlük karantina sürecinde ihtiyaçlarının Kırıkkale Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Türk Kızılay tarafından karşılanacağı belirtildi. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki görevli psikolog ve sosyologlar da destek sağlayacak.
Zonguldak'ta ilçeler arası geçişler de yasaklandı
Zonguldak'ta ilçeler arası geçişler de yasaklandı
Gün önce
Zonguldak'ta ilçeler arası geçişlerin sınırlandırılmasının ardından polis ve jandarma ekipleri denetimlerine başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 büyükşehir ile Zonguldak'ta araç giriş ve çıkışının yasaklandığını açıklamasının ardında il sınırlarında polis ve jandarmanın başlattığı denetimler sürüyor. İl Pandemi Kurulu da dün aldığı kararla ilçeler arasında geçişlerinde aynı şartlar dahilinde sınırlandırılmasına karar verildiğini açıkladı. Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, kararın gece saat 00.00 itibariyle yürürlüğe girdiğini söyledi. Kararın ardından ilçeler arasında polis ve jandarma ekipleri, denetimlere başladı. Seyahat belgesi olmayan araçlar geri döndürüldü. Sağlık görevlisi, araçlardaki vatandaşların ateşini kontrol etti. Kozlu ilçe çıkışında polis ekipleri, girişinde ise jandarma ekipleri denetim yaptı. Kozlu Kaymakamı Hüseyin Ergi de denetim noktasında incelemelerde bulundu, sürücüleri evde kalmaları konusunda uyardı.
Koronavirüs önlemi: Yüzünüze dokunmamak için bunları yapın
Koronavirüs önlemi: Yüzünüze dokunmamak için bunları yapın
Gün önce
Dünyayı etkileyen koronavirüs salgınında alınması gereken başlıca önlemler arasında elleri yüze dokundurmamak gelirken, Psikiyatrist Onur Okan Demirci, 1 dakikalık egzersizler yaparak veya not alarak bu alışkanlığın azaltılabileceğini söyledi. Uzmanlara göre gün içinde farkında olmadan birçok kez ellerin yüzü dokunulması koronavirüsün bulaşma riskini daha da artırıyor. Virüsle baş etmek için el temizliğinin büyük önem taşıdığına dikkat çeken uzmanlar, elin yüze dokundurulduğu sürece el temizliğinin faydasız olabileceğini de söylüyor. Yapılan araştırmaların normal şartlarda insanların saatte 9 ila 23 kez yüzlerine dokunduğunu gösterdiğine vurgu yapan Psikiyatrist Onur Okan Demirci, koronavirüsün yarattığı kaygı ve stresin bu oranı artırabileceğini söyledi. Ellerin yüze gitmemesi için bir takım egzersizler yapılabileceğini belirten Demirci, “1 dakikalık egzersizler yapabiliriz. Bu davranışları oldukça uzun süredir yaptığımız için bu istekler bir anda kesilmeyecektir. Hedefimiz bu davranışı giderek azaltmaktır. Eğer not alan biriyseniz bu azalmayı da daha rahat fark edebilir duruma gelirsiniz. Tahminen bunun için bir süre vermek mümkün değil, kişiden kişiye değişebilir. Ama zaman içerisinde azalarak minimuma inecektir” dedi. Demirci, yapılabilecek egzersizleri Demirören Haber Ajansı’na (DHA) anlattı. “YÜZÜMÜZE FARK ETMEDEN DOKUNUYORUZ” Yüze dokunma hareketlerinin fark edilmeden yapılan davranışlar olduğunu ifade eden Psikiyatrist Demirci, birinci adımın bu durumu fark etmek olduğunu söyledi. Fark etmede zorlanan bireylerin bir yakınlarından kendilerini uyarması konusunda yardım isteyebileceğini belirten Demirci, “Böylece koronavirüsü kendimize bulaştırma riskini de azaltma şansına sahibiz. İkinci aşamamız dokunma davranışımızı değiştirmektir. Bizim beynimizde, karşımızdaki kişilerin davranışlarını yorumlayan bir merkez vardır. Karşımızdaki kişinin mimiklerinden, davranışlarından, hareketlerinden biz de o hissiyatı alırız. Burada empati gibi düşünebiliriz. Empati de buradan gelen bir yetenektir. Karşımızda kaşınan birini görmek bizim de kaşınmamıza sebep olur bu nedenle bu tür bir durumda kaşınan birini izlemek yerine dikkat odağımızı dağıtmak adına başka bir şeyle ilgilenmek daha akılcı olacaktır” ifadelerini kullandı. “BU HAREKETLERİ 1 DAKİKA BOYUNCA UYGULAYIN” İstanbul Gelişim Üniversitesi'nden Psikiyatrist Onur Okan Demirci, 1 dakika boyunca yapılabilecek egzersizleri şöyle sıraladı: “Yüzünüze dokunduğunuzu fark ettiğinizde bunu değiştirmek için 1 dakika süre boyunca ellerinizi birbirine kenetleyerek sıkıca tutabilirsiniz. Ellerinizi kalçalarınızın altına koyarak 1 dakika bekleyebilir ya da bir zamanlar çok meşhur olan stres topunu 1 dakika boyunca sıkarak davranışı değiştirmeyiz deneyebiliriz.” “NOT ALABİLİRSİNİZ” 1 dakikalık önerilerin haricinde, not alma tavsiyesinde de bulunan Demirci, “Not almak, bu tür davranışların değişiminde önemli olabilir. Örneğin bunu yaptığınız anı fark ettiğinizde ‘televizyon izlerken yüzümün kaşındığını hissettim’ daha sonra ‘elimi götürdüm, kaşıdım ve rahatladım’ şeklinde nerede nasıl fark ettiğimizi ve hissiyatımızı yazarak bunları not aldığımızda fark etmeyi sağlayabiliriz. Fark ettikçe bunu değiştirme şansına sahip olabiliriz” dedi. “TETİKLEYİCİ DURUMLARI AZALTABİLİRİZ” Bazı durumların elleri yüze götürmeyi tetiklediğine dikkat çeken Demirci, “Örneğin, gözlüğünüz düşüyordur ve siz sürekli gözlüğünüzü yukarı doğru itiyorsunuzdur, gözlük bağı kullanabilirsiniz. Tırnak yeme alışkanlığı çok sık görülür bunun için de tırnakları mümkün olduğunca kısa kesebilir veya çok sık kullandığımız eldivenleri evde kullanarak tırnak yeme alışkanlığının da önüne geçebiliriz. Saçlarınız yüzünüzün önüne düşebilir ve bu da yüze dokunma hissi yaratabilir. Saç bağı kullanabiliriz. Yüzünüze elinizi götürmeye odaklı bir his hissettiğinizde de dikkat odağınızı değiştirebilir ve mutlaka bir uğraş bulmaya çalışmalıyız” diye konuştu. Bazı insanların kaşıntısının alerjik durumlarda da ortaya çıkabileceğini belirten Demirci, “Böyle bir durum varsa mutlaka hekiminizden alerjiye yönelik bir ilaç alabilir ve bunun azaltılmasını isteyebilirsiniz. Temel olarak davranış değiştirme yoluyla yapacağımız durumlarla elimizi yüzümüze götürme oranlarında azalma sağlayabiliriz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı Sancaktepe'deki hastanenin yapımına başlandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı Sancaktepe'deki hastanenin yapımına başlandı
Gün önce
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarabya'daki Huber Köşkü'nden video konferans yöntemiyle düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nin toplantısının ardından yaptığı açıklamada koronavirüs salgınıyla İstanbul’a iki yeni salgın hastanesi yapılacağını söyledi. Yapılacak hastanelerden biri olan Sancaktepe’de çalışmalar başladı. İSTANBUL'A İKİ YENİ SALGIN HASTANESİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, yoğun bir çalışmayla Yeşilköy Atatürk Havalimanı alanında bin yataklı bir hastanenin plan-proje çalışmasının şu anda hızla devam ettiğini, aynı şekilde Sancaktepe’de de yine bin yataklı bir hastane yaptıklarını belirterek, "Bunları süratle, şöyle 45 gün içerisinde bitireceğiz ve buraları da tamamıyla insanımızın, halkımızın hizmetine sunacağız." diye konuştu. Sancaktepe’de yapılacak olan salgın hastanesi için çalışmalar başladı.İş makineleri ve kamyonların hastane yapılacak alanda çalışmaları devam ediyor.
Hastane yapılacak Atatürk Havalimanı'ndaki son durum
Hastane yapılacak Atatürk Havalimanı'ndaki son durum
Gün önce
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında Atatürk Havalimanı ve Sancaktepe Havalimanı'na hastane yapılacağını açıkladı. Atatürk Havalimanı'ndaki son durum görüntülendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında İstanbul'a iki salgın hastanesi yapılacağını söylemişti. Video konferans yöntemi ile yapılan kabine toplantısının ardından gazetecilere açıklama yapan Erdoğan, "Atatürk Havalimanı alanını bin odalı, Sancaktepe'deki havaalanının olduğu alanı da bin odalı hastaneye dönüştüreceğiz. Çalışmaları 45 gün içinde bitireceğiz ve milletimizin hizmetine sunacağız" açıklamalarında bulunmuştu. Açıklamaların ardından Atatürk Havalimanı'ndaki son durum sabah saatlerinde görüntülendi. Havalimanı içerisindeki terminallerde park halinde bulunan uçaklar ve uçakların kalkış ve inişlerinin normal bir şekilde yapıldığı görüldü. Hastane çalışmalarının gün içerisinde başlayacağı öğrenildi.
Adanalı bakkaldan koronavirüse naylonlu önlem
Adanalı bakkaldan koronavirüse naylonlu önlem
Gün önce
Adana'nın Kozan ilçesinde bakkal dükkanı işleten Rabia Kayacı'nın yeni tip koronavirüs salgınına karşı kasada aldığı naylonlu önlem dikkat çekti. Adana'nın Kozan ilçesi ile Osmaniye ili sınırında bulunan Çukurköprü Mahallesi'nde bakkal dükkanı işleten Rabia Kayacı, müşterilerle yakın temastan korunmak için naylonlu koronavirüs tedbiri aldı. Kayacı, 1,5 metrelik tahtalara zımbaladığı naylonun altından müşterilerinden para alıp, ürünleri teslim ediyor. Alışverişin ardından müşterilerine ve kendisine el dezenfektanı sıkan Kayacı, "Bu sistemi televizyonlarda, eczanelerde görüyordum. Daha basit olanını biz de müşterilerle teması azaltmak için yapmak istedik" dedi.
Kadın basketbolculardan "Evde kal" mesajı
Kadın basketbolculardan "Evde kal" mesajı
Gün önce
Dünyayı saran koronavirüs tehdidine karşı BOTAŞ Spor Kulübü’nün başarılı kısa oyuncusu Büşra Akbaş ve OGM Ormanspor’un tecrübeli kaptanı Nilay Kartaltepe, "Evde kal" çağrısında bulundu. BOTAŞ Spor Kulübü’nün kısa oyuncusu ve ikinci kaptanı Büşra Akbaş, uyarıları dikkate alma vurgusu yaparak, “İçerisinde bulunduğumuz bu zorlu dönemde koronavirüs salgını tehlikesine karşı herkes üzerine düşen görevi yerine getirmeli. Kendiniz ve sevdikleriniz için yapılan tüm uyarıları dikkate alarak zorunlu haller dışında lütfen evinizden ayrılmayın. Evinde kal Türkiye” dedi. NİLAY KARTALTEPE: GEREKLİ TALİMATLARA UYALIM OGM Ormanspor’un tecrübeli kaptanı Nilay Kartaltepe ise evde antrenman yaptığını belirterek, “Hem ülkemiz, hem dünya çok zor bir süreçten geçiyor. Bu dönemde zorunlu haller olmadıkça evlerimizde kalalım. Kendimiz ve sevdiklerimiz için tedbirler alalım. Ben de kendi sağlığım ve ailemin sağlığı için gerekli önlemleri alıyorum. Bu süreçte evimde egzersizlerimi yapmaya devam ediyorum. Hep beraber gerekli talimatlara uyalım ve evimizde kalalım. Evinde kal Türkiye” diye konuştu.
Rize'de, cami hoparlöründen güldüren 'evde kalun' anonsu
Rize'de, cami hoparlöründen güldüren 'evde kalun' anonsu
Gün önce
Rize’nin Fındıklı ilçesine bağlı Beydere köyünde Muhammet Ermiş, gizlice girdiği camide hoparlörden Karadeniz şivesiyle "Evde kalun evde, hastaluk var hastaluk. Size hava geliyi, evde durun" dedi. Ermiş'in arkadaşının kayda alıp, sosyal medyada paylaştığı anonstan görüntüler, izleyenleri güldürdü. Fındıklı ilçesi Beydere köyünde yaşayan ve koronavirüs salgınına karşı evde kalmanın önemine dikkat çekmek isteyen Muhammet Ermiş, gizlice girdiği camide Karadeniz şivesi ile anons yaptı. Köy halkına seslenen Ermiş, "Değerli Beydere köyü sakinleri; evde kalun evde, hastaluk var hastaluk. Size hava geliyi, evde durun. Ateşi yakun, çayi demleyun, fuduğu kavurun, oturun evde, dışarıda bir şey yok, hastaluk var" dedi. Köy halkına iki haberi olduğunu da söyleyen Ermiş, "Size iki tane iyi haberum var. Köyümüzde hiç korona hastaluği vakasi yok. İkinci güzel haberum, köyde dedikodu da yok, kimse dedikodu yapmayi. Evden dışari çıktığı yok. Evde kalun, Allah sonumuzu hayır eyleye” diyerek, anonsu tamamladı. Arkadaşının kayda alıp, sosyal medyada paylaşmasıyla anons görüntüleri ilgi gören Muhammet Ermiş, "Camiden hocamız 'evde kalın' çağrıları yapıyordu. Baktım, köyde kimse evde kalmıyor, herkes dışarıda. Bir anons da ben edeyim, dedim. Anonsumla köylüler, hem eğlendi hem de düşündüler" dedi.
"Tanı koyup tedaviye başladığımız hastalardan kaybettiğimiz olmadı"
"Tanı koyup tedaviye başladığımız hastalardan kaybettiğimiz olmadı"
2 gün önce
İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Meltem Taşbakan, Ege Üniversitesi'nde tedavi gören koronavirüs hastalarından bazılarının tedavi edilerek taburcu edildiğini söyleyerek, üniversitenin aşı enstitüsü kurma sürecinin ise devam ettiğini söyledi. İstanbul'dan sonra en çok koronavirüs vakasının görüldüğü İzmir'de Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Meltem Taşbakan, Ege Üniversitesi'nde yaklaşık 50 hastasının tedavi gördüğünü ifade ederek, vakalarda sevindirici durumların yaşandığını belirti. Taşbakan, hastanede koronavirüs tedavisi gören hastalardan bazılarının taburcu edildiğini, bu hastalar içerisinde yaşamını kaybeden bir vatandaşın olmadığını da sözlerine ekledi. Taşbakan, şu ifadeleri kullandı: "Ege Üniversitesi'nde de olgularımız var. Sevindirici bir durum, hastanemizde yatan hastalarda taburcu ettiklerimiz oldu. Şu ana kadar tanı koyup tedaviye başladığımız hastalardan kaybettiğimiz olmadı. Bilim Kurulu'nun açıklamaları doğrultusunda, olguları artık evlerimizden de takip ediyoruz. Pozitif çıkan vakalarımız da evlerinden takip ediliyor. Ancak akciğer bulguları olan vakaları yatarak tedavi ediyoruz. Bu hastalarımız için kendi kliniğimizi, göğüs hastalıklarını, fizik tedavi bölümü, gastroenteroloji kliniklerini Covid kliniği haline getirdik. Takibimiz devam etmekte." AŞI PROJESİ HIZLA İLERLİYOR Ege Üniversitesi'nce kurulan (İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma Uygulama Merkezi) ARGEFAR bünyesinde oluşturulan Aşı Araştırma ve Geliştirme Grubu'nun koronavirüs hastalığına karşı aşı projesinin devam ettiğini de dile getiren Prof. Dr. Taşbakan, "Aşı geliştirme sürecinde çok olumlu gelişmeler oldu. Bir aşı enstitüsü yolunda çabalarımız devam ederken, koronavirüs salgınıyla birlikte influenza aşı çalışmalarımızı koronavirüs aşı çalışmaları olarak değiştirdik. Aşı sürecinde TÜBİTAK desteği doğrultusunda hızla ilerliyoruz" diye konuştu. ELDİVEN YERİNE SU VE SABUN Salgınla ilgili alınan tedbirlerin vatandaşlar tarafından yanlış uygulandığını da belirten Prof. Dr. Taşbakan, "Dışarıda yanlış maske kullanımı mevcut. Sağlık çalışanlarının hastanelerde kullanması gereken N95 maskeleri sokakta vatandaşların takmasına gerek olmayan maskelerdir. Bu maskeler yakın temasta kullanılması gereken maskeler ama standart diğer maskeleri mutlaka takılması gerekiyor. Lütfen evde kalalım. Mümkün olduğunca dışarıya çıkmayalım. Bu süreci hep birlikte atlatacağız ama halkımız bize ne kadar destek olursa daha çabuk atlatma şansımız olur" dedi. Prof. Dr. Taşbakan, sokakta eldiven kullanımı yerine ellerin su ve sabun ile yıkanması gerektiğini de ifade ederek, "Lütfen sokakta eldiven kullanmayalım. Bu yalancı bir koruyucu hissiyatına sebep verir. Onun yerine ellerimizi sık sık güzelce yıkayalım. Aynı maskeyi çıkarmayıp takılmayalım. Mutlaka eldiveni çıkardıktan sonra da el yıkama işlevini yerine getirelim" şeklinde konuştu.
Prof.Dr. Dilci: Evde kalanlar günde 3 saat 'dijital diyet' yapsın
Prof.Dr. Dilci: Evde kalanlar günde 3 saat 'dijital diyet' yapsın
2 gün önce
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, koronavirüs nedeniyle zorunlu evde kalanlara uyarıda bulunarak, "Aileler günde 3 saat 'dijital diyet' yapsınlar. Yemekle birlikte hoş sohbet ve fıkralar anlatılsın. Uzun süre dijital nesneler başında kalan çocuklarımızda dikkat dağınıklığı ve odaklanma güçlüğü oluşabilmektedir" dedi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, koronavirüs nedeniyle zorunlu evde kalarak, dijital nesnelerle daha çok vakit geçirenler ile EBA Tv üzerinden eğitimlerine devam eden öğrenciler için önemli uyarılarda bulundu. Demirören Haber Ajansı'na (DHA) özel açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Dilci, ailelerin koronavirüs nedeniyle evde kalma süreçlerini fırsata dönüştürebileceklerini söyledi. Prof. Dr. Dilci, "Bu fırsatları sıralamak istersek, ailecek baş başa kalma, ailecek kenetlenme, birlikte vakit geçirmek ve bunu etkin hale getirerek aile bağlarını güçlendirmeye sebebiyet verebilirler. Bunu yapmak için ailece dramatize edilecek tiyatral etkinlikler, kitap okuma etkinlikleri olmalıdır. EBA üzerinden yapılacak faaliyetlerde dijital nesnelerin kontrolü konusunda öğrencilerle uzaktan katılımlı veya katılımsız şekilde aile etkinlikleri planlanmalıdır. Dijital nesneyle hocaların vereceği mesajı, her ne kadar yüz yüze eğitimi vermese de bunu fırsata dönüştürecek öğrenci merkezli eğitime fırsat vermektedir. Bu yönüyle öğrenciler kendi öğrenme anlayışlarını kendi stillerine uygun bir şekilde yapılandırarak, mevcut durum üzerinden daha çok kazanım, davranışsal ve bilişsel bir sonuç elde edebilirler" dedi. 'GELENEKSEL OYUNLARIMIZI OYNAYABİLİRİZ' Evde kalma sürecinde planlı etkinlikler yapılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Dilci, "Ev içerisinde uzun süre kalma tabi ki sıkıcıdır. Planlı etkinlikler yapalım. EBA ile geçireceği zamanın dışında ailece kitap okuma saati, aile içi eğitsel oyunlar saati, aile içi topluca müzik dinleme saati yapılabilir. Yine ev içerisinde herhangi bir köşeyi ailecek zaman geçireceğimiz bir mekana dönüştürelim. Bu mekanda satranç ya da geleneksel oyunlarımızı oynayabiliriz. Ailece sohbet, hikaye gibi etkinlikler yapabiliriz. Fırsat buldukça eğer, evimiz mekan olarak uygunsa diğer insanlarla sosyal mesafeyi koruyarak, ailecek açık hava etkinlikleri yapabiliriz. Sportif bazı egzersizler de yapmakta fayda var diye düşünüyorum" diye konuştu. '3 SAAT DİJİTAL DİYET YAPSINLAR' Evde kalındığı süreçte dijital nesnelerle temasın arttığını söyleyen Dilci, "Malum içinde bulunduğumuz durum, ev ortamında olma, 'evde kal' sloganıyla koronavirüse karşı mücadelemizde sağlıklı bir yaşam zemini oluşturma adına evde kalmak durumundayız. Bu da dijital nesnelerle teması çok artırdı. Video oyunlarının kullanımı arttı. Bunları dikkatli kullanmamız gerekiyor. Bununla ilgili yaptığımız birçok çalışma gösterdi ki; yoksunluk sendromundan tutalım, dürtüsel bozukluğa, dikkat eksikliğine kadar çıkacak olumsuzluklar ortaya çıkıyor. Bunları ortadan kaldırmak için ev içerisinde 'dijital diyet' yapmalıyız. Ev içerisinde ailelerimiz günde 3 saat kendilerini tüm dijital nesnelerden menetmelidir. Çocukların aslında EBA ile kurduğu temas bile bizim için yeterli. Çünkü belli bir oranda radyasyona maruz kalmaktalar. İletişim sıkıntısı, antisosyal kişilik gelişimi olabilir. Çünkü yüz yüze eğitim olmadığı için bu tür sorunlar çıkabilmektedir. Bu nedenle ekransız, dijital nesnelerin olmadığı bölgeler oluşturmalıyız. Etkinlikleri buna odaklı yapmalıyız ve aileler günlük 3 saat dijital diyet yapmalı" ifadelerini kullandı.
Atatürk Havalimanı havadan böyle görüntülendi
Atatürk Havalimanı havadan böyle görüntülendi
2 gün önce
TRvideos kanallarımıza abone olun: ► DHA: bit.ly/dha-ytabone ► DHA Plus: bit.ly/dhaplus-abone Demirören Haber Ajansı(DHA)'nın en güncel haberlerini www.dha.com.tr 'den takip edebilirsiniz. Sosyal Medya ► facebook.com/dha ► twitter.com/dhainternet ► instagram.com/dha ► trvideos.net/u/dha
Çöken evde 2 kızını kaybeden baba: Kızıma söz vermiştim, polis yapacaktım
Çöken evde 2 kızını kaybeden baba: Kızıma söz vermiştim, polis yapacaktım
2 gün önce
Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde oturdukları kerpiç evin çökmesi sonucu enkaz altında kalan kızları Güneş (14) ve Dindar'ı (13) kaybeden Demiroğlu ailesi, kalacak yerleri olmadığı için çadırda yaşıyor. Acılı baba Hamdullah Demiroğlu, kaybettiği kızlarından 8'inci sınıf öğrencisi Dindar'a verdiği sözün kendisini yaraladığını belirterek, "Kızıma söz vermiştim, 'Seni okutup polis yapacağım' demiştim, olmadı" dedi. Çınar ilçesine bağlı kırsal Yaprakbaşı Mahallesi’nde, cumartesi günü 11 nüfuslu Demiroğlu ailesinin kaldığı iki katlı kerpiç evin kısmen çökmesi sonucu göçük altında kalan 9 kardeşten Güneş ve Dindar hayatını kaybetti. Maddi durumu kötü olan Demiroğlu ailesi için yakınları, yıkıntıların arasından bulabildikleri kilim, perde ve işe yarar eşyaları çıkarmaya çalıştı. Evinin çökme anını anlatan baba Hamdullah Demiroğlu, "Olay anında uyumamıştım daha. Saat 22.00 sıralarıydı. Yıkıntı sırasında çocuklarımı kontrol ettim. O sırada kızlarım Güneş ve Dindar'ın enkazda kaldığını gördüm" dedi. 'KIZIMA SÖZ VERMİŞTİM, POLİS YAPACAKTIM’ Göçükte kaybettiği kızlarından Dindar'a okutup polis yapacağı sözünü verdiğini ifade eden acılı baba Demrioğlu, "Büyük kızım Güneş, 14 yaşındaydı 8’inci sınıfı bitirmişti, onun küçüğü Dindar da 13 yaşındaydı, bu sene 8’inci sınıfa gidiyordu. Ben Dindar’a söz vermiştim, demiştim ki; 'Seni okutup polis yapacağım, sözümün arkasındayım.' Olmadı. Demek ki nasip değilmiş. Allah’tan gelen her şey başım gözüm üstüne. Bizim Allah’a, peygambere ve kadere inancımız varsa, böyle şeylere de inancımız var. Kaderde ne yazılmışsa baş göz üstüne diyeceğiz” diye konuştu. YARDIM TALEBİ REDDEDİLMİŞ Mevsimlik işçi olarak çalışan Demiroğlu, kalacak yerleri olmadığı için köylülerin AFAD’tan talep ettikleri çadırda yaşayacaklarını söyledi. Daha önce evini onarmak için ilgili kurumlara yardım talebinde bulunduğunu ve talebinin reddedildiğini belirten Demiroğlu şöyle konuştu: "Ben daha önce Çınar’a gidip 3 defa fakir fonuna dilekçe verdim, evime bakılmadan reddedildi. Kimse gelip evimi kontrol etmedi. Benim de bu evi yapacak kadar gücüm yoktu. 9 çocuğum vardı. Sürekli çalışıyordum, sadece çocuklarımın okumasına ve onların doyurmasına yetiyordum. Ben 40 yaşındayım, hayatımı çocuklarıma adamıştım. Hep çalıştım, eşimle çalıştık. Bu çocukları topraktan çıkardık, çamurdan çıkardık. Benim şu anda oturacak evim yok. Allah razı olsun arkadaşlarımız AFAD’dan çadır istemişler, ben buraya çadır açacağım ve şimdi çadırda kalacağım. Çınar’da çalmadığım kapı yok, her kesin kapısını çaldım. Hiçbir dönüş olmadı bana. Şimdi diyorum keşke elimde olsaydı, borca girip çocuklarıma ev yapabileydim de bunu yaşamasaydım. Demek ki kaderimde bu varmış."
10 çocuk ve 32 torun sahibi Selminaz Nine'den maniler
10 çocuk ve 32 torun sahibi Selminaz Nine'den maniler
2 gün önce
Kars’ın Arpaçay ilçesine bağlı Doğruyol köyünde koronavirüs salgını nedeniyle alınan önlemler kapsamında dışarı çıkması yasak olan Selminaz İncedere (83), okuduğu manilerle dikkat çekiyor. Yaklaşık 4 yıl önce eşini kaybeden 3'ü erkek, 10 çocuk ve 32 torun sahibi Selminaz İncedere, koronavirüs salgınına yönelik alınan tedbirler kapsamında evinden dışarı çıkmıyor. Tüm gününü evde geçiren İncedere'nin dilinden maniler düşmüyor. Yüzündeki tebessümü eksek etmeyen İncedere, insanlara 'evde kal' çağrısında bulundu. İşte Selminaz Nine’nin manilerinden birisi: "Gidiyorum işte gör/ Hayalde gör, düşte gör/ Kıymetimi bilmedin/ Bir kötüye düşte gör./ Karanfil oydu beni/ Ninemi soydu beni/ Muhannet elin oğlu/ Yaralı koydu beni./ Karanfilim dalım yar/ Şekerim yar balım yar/ Kıymetimi bilmedin/ Elin oğlu yarim yar./Kayalar kaynağımda/ Mor yüzük parmağımda/ Yarim koyun atlatır/ Çıldır’ın yaylağında./ Sigaram ince tüter/ Düşünsem aklım iter/ Başka yari heylerem/ Öz yarim bana yeter./Sigaramın incesi/ Gel gönlüm eğlencesi/ Bir akşam gel bir yatak/ İlla Cuma gecesi./ İndin derede durdum/ Mataramı doldurdum/ Burdan geçen kızların/ Memesine el vurdum." Kars’ın ünlü halk ozanlarından Sabri Şimşekoğlu’nun da amcasının kızı olan Selminaz İncedere, manileri kadar hayatta yaşadığı zorluklarıyla da gönüllerde taht kuruyor. Çocukluk ve gelin geldiği yılları anlatırken, dinleyenleri gururlandıran hayat hikayesiyle herkesi kendine hayran bırakan Selminaz İncedere, "10 çocuk büyüttüm. Kimseden yardım almadım. Sahip olduğumuz 100 koyunu da tek başıma sağardım. Evin yağını peynirini, ekmeğini tek başıma yapardım. Babam Halit Paşa’nın askeriydi. Her işimi yapar tarlaya giderdim" diye konuştu. Esprili özelliği ile de tanınan Selminaz Nine, kendisini 60 yaşında hissettiğini söylüyor. Yaşını soranlara da "Hala gencim" diyor.
Ürünlerin ambalajlanmasında 'israfa neden olmasın' uyarısı
Ürünlerin ambalajlanmasında 'israfa neden olmasın' uyarısı
2 gün önce
İzmir'de koronavirüs önlemleri kapsamında vatandaşın ürünleri eliyle seçmesini önlemek isteyen marketler, sebze ve meyveleri kilogramlar halinde paketledi. Uzmanlar, genellikle gramajı fazla olacak şekilde hazırlanan paketlerin israfa yol açmaması için daha küçük gramajlı paketlerin de hazırlanmasını önerdi. Tüm dünyada etkili olan koronavirüs salgını nedeniyle ülke genelinde de tedbirler alınmaya devam ediliyor. Ticaret Bakanlığı'nın yaş sebze ve meyvelerin toptan ve perakende satışına yönelik aldığı tedbirleri marketlerde de uygulandı. 81 il valiliğine gönderilen talimata göre, market, manav ve pazar yerlerinde ambalajsız şekilde satılan yaş sebze ve meyveler tüketicilerce seçilmeden, satıcılarca gerekli hijyen koşullarına dikkat edilerek satışa sunulacak. Marketlerin birçoğu hijyenik koşullarda müşterilerine hizmet vermek için reyonlarında bulunan meyve ve sebzeleri paketledi. Müşterilerin ürünü eliyle kontrol etmesini önlemek ve daha sağlıklı alışveriş yapmalarını sağlamak için alınan bu tedbirlerin salgının daha fazla yayılmasını önlemek için önemli olduğunu ifade eden Gıda Teknikeri Cesim Toprak, "Ürünlerin bu şekilde paketlenmesi güzel bir önlem, uygulanırsa olumlu sonuçları olacağını düşünüyorum. Ancak genellikle ürünlerin 1 ya da 2 kilogram olarak paketlendiğini görüyoruz. Hijyene dikkat ederken diğer bir taraftan israfa neden olmayalım" dedi. 'GRAMAJ DÜŞÜRÜMELİ' Tek yaşayan vatandaşlar için paketlenen sebze ve meyve gramajlarının düşürülmesi gerektiğini dile getiren Toprak, "Vatandaşlar genellikle stoklamadan alışveriş yapıyor. Bu konuda bilinçlendiler. Bu süreç savaş durumu gibi değil. İnsanlar artık yapılan açıklamalardan sonra da stoklamaya ihtiyaç duymuyor. Ancak tek yaşayanlar için kronik bir sıkıntı haline dönüşebilir. Paketleme yapılırken gramajları fazla olacak şekilde paketleniyor. Bu nedenle israfa sebebiyet verebilir. İki tarafa birden bakmak lazım. Tüketiciye hazırlarken de ayrı bir işgücüne gerek olduğu da unutulmamalı. Bu yönüyle de bakmak lazım. Tek yaşayanlar için yarım kilogramlık paketlerin de hazırlanması israfı önleyebilir" ifadelerini kullandı. 'ÇOK YERİNDE BİR KARAR' Koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında market, manav ve pazar yerlerinde ambalajsız satılan yaş sebze ve meyvelerin tüketicilerce seçilmeden satışa sunulması kararının ardından pazarlarda seç-al dönemi de sona erdi. Pazarlarda seç al döneminin sona ermesini çok yerinde bulduğunu ifade eden Diyetisyen Hilal Toprak, market ya da pazardan alınan ürünleri mutfakta nasıl yerleştirilmesi gerektiğini de anlattı. Toprak, "Pazardan ve marketlerden aldığımız sebze ve meyveye orta derecede akan suyun altında ön bir yıkama yapmak lazım. İnsanlar sürekli elle seçiyordu. Çok güzel bir uygulamaya geçildiğini düşünüyorum. Aldığı ürün çok bozulmayacak bir ürün ise aldıktan 2 saat sonra mutfağa yerleştirmelerini tavsiye ediyoruz. Bu sayede virüs etkisini yitiriyor. Her zaman söylediğimiz gibi ürünleri bol suda yıkamaları çok önemli" diye konuştu.
Koronavirüs nedeniyle online market siparişleri yüzde 1000 arttı
Koronavirüs nedeniyle online market siparişleri yüzde 1000 arttı
2 gün önce
Kahramanmaraş'ta girişimci Okan Tambay tarafından yemek siparişi için geliştirilen ancak daha sonra marketlerin de dahil edildiği uygulamada koronavirüs tedbirlerinden sonra market siparişlerinde büyük artış oldu. Marketlerin siparişlere yetişemediğini belirten Tambay, "Virüsten sonra uygulama üzerinden marketlere verilen siparişlerdeki artış yüzde 1000'i buldu. Adana, Gaziantep, Hatay, Kayseri ve Malatya'da marketleri de önümüzde hafta sisteme dahil edeceğiz" dedi. Okan Tambay, Kahramanmaraş Teknokent'te yeni bir yemek siparişi uygulaması geliştirdi. Tambay, 'Duube' ismini verdiği uygulamayı ocak ayında hizmete aldı. Pilot il olarak seçtiği Kahramanmaraş'ta hem restoranlardan hem de vatandaşlardan yoğun ilgi gören Duube'ye diğer illeri de dahil etmek için çalışmalarını yürüten Tambay, uygulamaya şubat ayında marketleri de dahil etti. İnsanlar evlerinden dışarı çıkmadan uygulama sayesinde market alışverişini cep telefonuyla yapmaya başlarken, koronavirüsle birlikte online alışverişlerde artış yaşanmaya başladı. 'ÇOK YOĞUN TALEP VAR' Uygulama üzerinden verilen siparişler marketlerin ya da Duube'nin araçlarıyla müşteriye ulaştırılırken, son gelen yasaklarla birlikte siparişlerin artması nedeniyle zaman zaman bazı siparişlerin adrese tesliminde gecikmeler de yaşanabiliyor. Adresin markete olan uzaklığına göre siparişlerde 3-7 lira arasında bir servis ücreti alındığını beliren Okan Tambay, "Halkımız online alışverişe aslında biraz yabancıydı ama virüsten sonra yüzde 1000'leri buldu, online market siparişlerinde yüzde 1000 artış sağlandı. Şu an talepler aşırı yoğun, araç takviyesi yapıyoruz, market takviyesi yapıyoruz. Bu sürece elimizden geldiği kadar destek vermeye çalışıyoruz hem çocuklu ailelerimizin hem de yaşlılarımızın dışarıya çıkmaması için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz şu anda. Sağlık yönünde artısı var. Sonuçta dışarı çıkmıyor, hastaysa bir başka arkadaşına ya da insanlara bulaştırmıyor. Evinden ürünleri görerek sipariş veriyor. Herhangi bir yanlışlık, bir unutma veya son kullanma tarihi olduğunda zaten hemen değişiklik yapabiliyoruz. Aslında evde durması kendisi için arttı" diye konuştu. 'HAFTAYA 5 İLDE YENİ MARKETLERİ SİSTEME DAHİL EDİYORUZ' Duube'yi restoranlar için yaptıklarını ancak marketi da dahil ettiklerini belirten Tambay, şöyle devam etti: "Bu koronavirüs olmasından dolayı da süreci biraz hızlandırdık, aşırı talepler geldiği için. Biz zaten süreç içerisinde 2 tane marketle başlamıştık. Şu an 6-7 taneye çıkardık ilimizde bu sayıyı ve onları sisteme dahil etme için çalışmalarımız devam ediyor. Diğer illerden de talep var şu anda. Adana, Gaziantep, Hatay, Kayseri ve Malatya'da önümüzdeki hafta başlayacağız. Şu an bu şehirlerdeki marketlerin ürünlerinin sisteme işlenmesi devam ediyor. Van ve Ankara'daki marketlerden de talep var ve giderek bu süreç yoğunlaşıyor. Yer yer siparişleri götürmekte yoğunluktan dolayı sorunlar oluşabiliyor ama sürecin artık tamamen online'a geçtiğini düşünüyoruz. Bir girişim başlatmıştık ve pilot bölge olarak Kahramanmaraş'tı ve daha sonraki süreçte tüm Türkiye'ye başlayacaktık. Süreç tamamen bizim tarafımızda olumlu oldu ama virüsün yayılması nedeniyle de halkımız için kötü bir durum söz konusu oldu." 'DAHA ÖNCE BU KADAR YOĞUN DEĞİLDİ' Marketini internet üzerinden müşterilerine açan Gökhan Gök de koronavirüs tedbirleri kapsamında getirilen yasaklarla birlikte online siparişlere cevap vermekte güçlük çektiklerini söyledi. Gök, "İnternetten aldığımız siparişler doğrultusunda evlere kadar servis yapıyoruz. Çocukların markete girişlerinin yasaklanması, 65 yaş ve üzerindeki kişilerin sokağa çıkmasının yasaklanmasından dolayı Duube üzerinden yapılan siparişle müşterilerimize hizmet etmeye devam ediyoruz. Daha önce de internet üzerinden sipariş alıyorduk ancak bu kadar yoğun değildi. Cumhurbaşkanlığının almış olduğu kararlardan sonra insanlar interneti daha çok kullanmaya başladı ve aldığımız siparişler de yoğunlaştı" diye konuştu. 'MARKET AYAĞIMIZA GELDİ' Online market en çok, 65 yaş ve üzeri vatandaşlar ve çocuklu ailelerin işine yaradı. Evinden çıkmadan telefonla marketten alışveriş yapanlardan biri olan Din Kültürü Öğretmeni Muhammet Furkan Yakıcı, koronavirüs nedeniyle 'Evde kal' çağrılarına uyup, mecburi olmadıkça dışarı çıkmamaya çalıştığını söyledi. İnsanların en çok gıdalarını temin etmek adına dışarıya çıkmak zorunda kaldığını kaydeden ancak online market ile bunun da ortadan kalktığını ifade eden yakıcı, "2 hafta önce Duube uygulamasını kullanmıştım. Çünkü dışarıda salgın var ve bu salgından korunmak için de elimizden geldiğince tedbirleri alıyoruz, evden çıkmıyoruz. Duube uygulaması da marketi ayağımıza getirdi diyebiliriz. Bu şekilde evden çıkmama hiç gerek kalmıyor. Ekmek, yağ, süt ne varsa gerekli malzemeleri alabiliyoruz rahatlıkla" dedi.
Kullanılıp atılan maske ve eldivenler tehlike saçıyor
Kullanılıp atılan maske ve eldivenler tehlike saçıyor
2 gün önce
Türkiye’de görülen koronavirüs (covid-19) salgınının ardından uzmanlar, kullanımı artan maske ve eldivenlerin gelişigüzel çevreye ve çöp kutularına atılmasının sağlık açısından risk oluşturduğunu belirtti. Uzmanlar, koronavirüsün yayılma riski bulunan eldiven ve maske gibi tıbbı atıkların dezenfekte edilerek, evsel atığa dönüştürülüp toplanması gerektiğini vurguladı. Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünyada hızla yayılan koronavirüs salgını Türkiye'yi de etkisi altına aldı. Dünya Sağlık Örgütü'nce pandemi ilan edilen virüsün ardından kullanımı artan maske ve eldivenlerin gelişi güzel çevreye ve çöp bidonlarına atılmaya başlandı. Hızlı bulaşan ve insan sağlığı için büyük tehdit oluşturan koronavirüsten korunma yollarından biri olarak kullanılan eldiven ve maskeler, tıbbi atık olma riski taşıyor. Uzmanlar, koronavirüsün yayılma riski bulunan eldiven ve maske gibi tıbbı atıkların dezenfekte edilerek, evsel atığa dönüştürülüp toplanması çağrısında bulunuyor. 'BİYOLOJİK TEHLİKELER KARŞIMIZA ÇIKABİLİR' Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın, enfekte olduğu için zararlı hale dönüşen tüm atıkların tıbbi atık olduğunu ve çeşitli kurumlarca özel yollarla yok edildiğini söyledi. Koronavirüs salgınıyla birlikte insanların kendini korumak için eldiven ve maske kullanmaya başladığını, ancak nasıl imha edeceklerini bilmediğine dikkat çeken Faruk Aydın, "Toplumun tamamı bu malzemeleri kullanınca başka biyolojik tehlikeler de karşımıza çıkabilir ve kullandıkları bu malzemeleri evsel atıklara veya çevreye attıkları zaman başka riskler oluşabilir" dedi. İnsanların bu atıklarını ayrı bir poşette toplayıp tıbbi atık merkezlerine ulaştırmaları gerektiğini vurgulayan Aydın, "Aksi halde bunları evsel atıklara, caddeye, sokağa, kıra, bahçeye atarlarsa koronavirüs ve diğer başka alanlarla ilgili riskleri oluşturabilir. Bu önemli bir konudur ve ülke olarak bunun önlenmesine yönelik bir organizasyona ihtiyaç var. Koronavirüs farklı maddeler üzerinde değişik sürelerde yaşayabiliyor ve temas edenlere bulaşma tehlikesi var. Eğer balgam gibi bir hücre içindeyse yaşama süresi biraz daha uzayacaktır. Bu çöpleri evsel atığa atıp bu evsel atıklarla muhatap olan başka insanlara o süre içinde teması olur ve enfeksiyon oluşturacak kadar mikroorganizma almasına neden olursa bulaştırıcılığı devam eder. Evsel atığa atılıp 8- 10 saat sonra başka birine bulaşıp enfeksiyon oluşturma şansı düşük ama bu süreyi kim kontrol edecek? Bu süreyi kontrolde tutmak için onları ayrı bir atıkta ve tıbbi atık yöntemiyle imha etmenin daha doğru bir hareket olacağını öngörüyorum" diye konuştu. 'UYGUN ŞEKİLDE YOK EDİLMELERİ SAĞLANMALI' Maske gibi tıbbi atıkların hastanelerde uygulanan prosedürlere göre yok edildiğini anlatan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nazım Ercüment Beyhun ise, "Toplumda bugüne kadar bu kadar yaygın bir maske kullanımı olmadığı için bununla ilgili bir prosedür yok. Bu malzemelerin insanların ulaşabileceği yerlere atılmamalı. Belediyelerin temizlik ekiplerinin toplum sağlığını korumak için önemli görevi var. Bu personelleri eğiterek koruyucu kıyafet temin edilmesi ve bunları uygun şekilde yok edilmesinin sağlanması gerekiyor" dedi. 'YÜZDE 1'LİK ÇAMAŞIR SUYUNDA BEKLETİP ÇÖPE ATIN' Trabzon Tabip Odası Başkanı Ebru Sivri de koronavirüsten korunmak için kullanılan eldiven ve maskeler ile koronavirüs hastalarının kullandığı peçetelerin tehlike arz ettiğini ve evde oluşan tıbbi atıkların uygun şekilde toplanmasında halka önemli iş düştüğünü belirtti. Kullanılan eldiven ve maskelerin iki kere poşetlenerek toplanması gerektiğini söyleyen Sivri, şöyle konuştu: "Bunları evsel atığa dönüştürüp zararsız hale getirme yöntemi var. Halkımızın şu an yapabileceği şey, tıbbi atıkları güvenli çöp poşetlerine koymak ve yüzde 1 oranında çamaşır suyunda bekletip o şekilde çöpe atmak. Bir litre suya bir yemek kaşığı çamaşır suyu koyduklarında yaklaşık yüzde 1'lik oluyor."
Koronavirüse karşı eve dönüştürdüğü kamyonda kalıyor
Koronavirüse karşı eve dönüştürdüğü kamyonda kalıyor
2 gün önce
Gümüşhane'de 5 yıl önce doğada kamp yapmak için eski bir kamyon kasasını 12 metrekarelik eve dönüştüren TIR şoförü Volkan Sarı (44), koronavirüs salgını nedeniyle, köyden uzaklaşıp ailesiyle bu kamyonda yaşamaya başladı. Merkeze bağlı Karamustafa köyünde oturan TIR şoförü Volkan Sarı, 5 yıl önce kamp yapabilmek ve doğayla baş başa kalabilmek için bir kamyonun kasasını eve dönüştürmeye karar verdi. Kamyon kasasını söken Sarı, yerine tek odalı 12 metrekarelik ahşap ev yaptı. Evde 5 kişilik yatak, mutfak dolabı, fırınlı soba, su tankı yer alıyor. Koronavirüs salgını nedeniyle köyden uzaklaşarak ıssız bir yere giden Sarı, eşi ve 2 çocuğuyla birlikte eve dönüştürdüğü kamyonda kalıyor. 'KORONAVİRÜSTEN KORUNUYORUZ' Kamyon evi 2 ayda tamamlandığını anlatan Volkan Sarı, "Kamyonet kaderine terk edilmişti. Cazip bir rakama aldım ve kendi imkanlarımla tamir ettim. Doğada kamp yapıyorduk, şimdi ise koronavirüsten korunmak için kullanıyoruz. Kamyonla köy dışındaki bahçemize geldik. Çocuklarımızla beraber konaklıyoruz. İnşallah bu virüsü hep birlikte yeneceğiz. Sonra yine köye döneceğim" dedi. Herkesin tedbirli olması gerektiği söyleyen Sarı, zorunlu olmadıkça sokağa çıkılmaması gerektiğini söyledi.
'Endişelenmeyin, patates sıkıntımız olmaz'
'Endişelenmeyin, patates sıkıntımız olmaz'
2 gün önce
Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesindeki patates üreticileri, mart ayında başladıkları ekim çalışmalarını sürdürdü. Bu yıl patates ekim alanlarının yüzde 50 artış göstermesi beklenirken, Sandıklı Ziraat Odası Başkanı Fatma Toptaş, "Koronavirüs nedeniyle ‘raflarımız boş kalır’ diye vatandaşlarımız endişelenmesin. Sandıklı ve Kızılören ilçelerimizdeki çiftçilerimiz şimdiye kadar üretti. Şimdiden sonra da üretmeye devam edecek" dedi. Türkiye'nin önemli patates üretim merkezlerinden olan Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde mart ayı sonunda başlayan patates ekim çalışmaları, tüm hızıyla devam ediyor. Geçen yıl ilçede 20 bin dekar alanın üzerinde patates ekimi yapıldığını bildiren Sandıklı Ziraat Odası Başkanı Fatma Toptaş, bu yıl 30 bin dekar alanın üzerinde ekim yapılmasını beklediklerini söyledi. Patatesin şu an kilogramının 2,5 ile 3 lira arasında değiştiğini, sezonda fiyatların ne kadar olacağını kestirmenin mümkün olmadığını aktaran Fatma Toptaş, ülkenin bu zor günleri atlatması için üretimin önemli olduğunu vurgularken, üreticilere her zamankinden daha fazla destek sağlanmasını istedi. 'VATANDAŞLARIMIZ ENDİŞELENMESİN' Sandıklı Ziraat Odası Başkanı Fatma Toptaş, "Ülkemizdeki koronavirüs (Covid-19) nedeniyle 'raflarımız boş kalır' diye vatandaşlarımız endişelenmesin. Sandıklı ve Kızılören ilçelerimizdeki çiftçilerimiz şimdiye kadar üretti. Şimdiden sonra da üretmeye devam edecek. Patates ekimlerimiz mart ayı sonunda başladı. Tüm hızı ile devam ediyor. Geçen yıl 20 bin dekar alan üzerinde patates ekimi olan ilçemizde bu yıl 30 bin dekar alanın üzerine çıkması bekleniyor. Fiyatlarımızın sezonda ne olacağını kestiremiyoruz. Şu an patates fiyatlarımız 2 lira 50 kuruş ile 3 lira arasında olduğu görünüyor" dedi. 'ÜRETİCİMİZ DESTEKLENMESİ GEREK' Ziraat Odası Başkanı Toptaş, koronavirüs salgını döneminde çiftçilerin üretime devam etmesinin çok önemli olduğunu hatırlatarak, daha çok destek gerektiğini belirtti. Toptaş şunları söyledi: "Ülkemizin bu zor durumları atlatabilmesi için çiftçilerimizin üretim yapması çok önemli. Bunun için yetkililerin üreticilerimizi göz ardı etmeden her yıl olduğundan daha fazla üretimi ve üreticilerimizi desteklemesi lazım. Biz sizler için çalışıp, üretiyoruz. Siz de sevdikleriniz için evde kalın." 'BU YIL PATATES ÜRETİMİNİ ARTIRDIM' Ürküt köyünden patates üreticisi Kenan Sayın, bu yıl patates üretimini artırdıklarını kaydederek, "Yaklaşık 10 yıldır patates üretimi yapmaktayım. Geçen yıl 20 dekar alana patates ekimi yapmıştım. Geçen yıl fiyatlar 90 kuruş ile 1 lira 50 kuruş arasında değişmişti. Bu sene ekim alanını biraz daha artırarak 30 dekar alana çıkardık. Fiyatların bu sene daha iyi olmasını bekliyoruz" diye konuştu.
Gülistan Doku ve Yılmaz Güneş'ten bugün de iz yok
Gülistan Doku ve Yılmaz Güneş'ten bugün de iz yok
2 gün önce
Tunceli'de, 17 Mart günü Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timinin Munzur Nehri'nde yaptığı eğitim sırasında botun yan yatması sonucu akıntıya kapılıp kaybolan Jandarma Uzman Çavuş Yılmaz Güneş (36) ve Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun (21) bulunması için sürdürülen arama çalışmalarında bugün de bir ize rastlanılmadı. Tunceli İl Jandarma Komutanlığı bünyesindeki JAK timinin, Munzur Nehri'nde, 17 Mart günü arama- kurtarma eğitimi yaptıkları bot devrildi. Botta bulunan 4 JAK timi görevlisinden 3'ü kendi imkanlarıyla kurtulurken, Jandarma Uzman Çavuş Yılmaz Güneş akıntıya kapılarak, kayboldu. Güneş'in bulunması için Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlı Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) timleri, Van ve Samsun JAK timi ve Elazığ, Ordu ve Rize il emniyet müdürlükleri bünyesindeki su altı arama kurtarma polisleri ile Tunceli AFAD ekipleri arama çalışmaları başlattı. Güneş'in arama çalışmalarının 21'inci gününde JAK timleri, Munzur Nehri'nde botla ve su içine girerek arama çalışmalarını sürdürürken, polis ve AFAD ekipleri ise Uzunçayır Baraj Gölü’nün yüzeyinde botlarla arama çalışması yaptı. Ancak tüm aramalara rağmen hiçbir ize rastlanamadı. AİLESİ ÇALIŞMALARI YAKINDAN TAKİP ETTİ Jandarma Uzman Çavuş Yılmaz Güneş'in Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinden gelen babası Emin Güneş, annesi Aysel Güneş ve eşi Gülnur Ortakçı Güneş sabah saatlerinden itibaren çalışmaları yerinde takip etti. Arama çalışmalarını yürüten yetkililer, Güneş'in ailesine yapılan çalışma hakkında sürekli bilgi verdiler. GÜLİSTAN DOKU'DAN 93 GÜNDÜR HABER ALINAMIYOR Tunceli'de 5 Ocak'tan bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku için yürütülen arama çalışmaları 93'üncü gününe girdi. Arama çalışmalarını yürüten ekipler, Uzunçayır Baraj Gölü'nün Sarısaltuk Viyadüğü yakınlarından itibaren 10 kilometrelik alanda botla su yüzeyi ve su kıyısında gün boyu arama çalışmalarını sürdürdü. Gün boyu yapılan tüm aramalara rağmen bugün de Gülistan Doku'ya ait ize rastlanmadı.
Bolu'da karantina süreleri dolan 30 kişi yurttan ayrıldı
Bolu'da karantina süreleri dolan 30 kişi yurttan ayrıldı
2 gün önce
Bolu'da, koronavirüs tedbirleri kapsamında yurt dışından geldikten sonra yerleştirildikleri yurtta karantina süreleri dolan 30 kişi, evlerine gönderildi. Yurttan ayrılanları halen karantina altında olanlar, pencerelere çıkarak alkışlarla uğurladı. Türkiye'ye 23 Mart günü yurt dışından getirilenler, 14 günlük karantina süreleri için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gölköy Yerleşkesi içinde Hayreddin Tokadi Yurdu'na yerleştirildi. Yaklaşık 600 kişinin kaldığı yurtta, aralarında öğrenci, şoför ve işçilerin de bulunduğu 30 kişinin karantina süresi doldu. 30 kişi, bugün evlerine gönderildi. Bazıları tahsis edilen otobüslerle memleketlerine doğru yola çıkarken, bazıları da gelen yakınlarının özel araçlarıyla yurttan ayrıldı. Yurttan ayrılanları, karantinaları sürenler ise pencerelere çıkarak, alkışladı. Halen yurtta olanların, 14 günlük karantina süreleri dolduktan sonra sağlık kontrolünden geçirileceği ve belli aralıklarla 10 Nisan gününe kadar evlerine gönderileceği öğrenildi
14 yaşındaki kızıyla sokağa çıkan anneden şoke eden sözler
14 yaşındaki kızıyla sokağa çıkan anneden şoke eden sözler
2 gün önce
Kahramanmaraş'ta yasak olmasına rağmen 14 yaşındaki kızıyla sokağa çıkan anne N.E.'ye Kabahatler Kanunu'na göre 392 lira para cezası yazıldı. Polise ve kendilerini görüntüleyen gazetecilere tepki gösteren anne, "Ben gezeceğim, gördüğünüz yerde ceza da yazabilirsiniz. Bunu haberlerde de göreyim, bakın neler oluyor? Sıkıysa bunu haber olarak çıkartın" dedi. Kahramanmaraş'ta polis ekiplerinin koronavirüs tedbirleri kapsamında yaptığı denetimler devam ediyor. Vatandaşları sosyal mesafeye uymaları konusunda uyaran polis, sokağa çıkmaları yasak olan 20 yaş ve altı ile 65 yaş ve üzeri olanları belirlemek için kimlik kontrolü yaptı. Denetimlerin yapıldığı noktalardan biri olan Trabzon Bulvarı'nda ise 14 yaşındaki kızıyla dışarı çıkan N.E., uzun süre polise kimlik vermemek için direndi. Ceza yazılacağını anlayınca da "Korona mıdır nedir, para soymak için yapılan bir uygulama bu. Devlet sokağa çıkma yasağı veriyorsa çocukların kitaplarını da eve gönderecek" dedi. Polislerin, "Evinizin yakınında kitapçı yok muydu?" sorusu üzerine de olmadığını söyledi. N.E.'ye Kabahatler Kanunu'na göre 392 lira para cezası kesildi. Polis memurunun ceza makbuzunu hazırladığı sırada N.E. polisler ile kendisini görüntüleyen gazetecilere, tepki göstererek, "Ben gezeceğim, gördüğünüz yerde ceza da yazabilirsiniz. Bunu haberlerde de göreyim, bakın neler oluyor? Sıkıysa bunu haber olarak çıkartın" dedi.
Şanlıurfa’da yollar yıkandı, 15 bin araç dezenfekte edildi
Şanlıurfa’da yollar yıkandı, 15 bin araç dezenfekte edildi
2 gün önce
Şanlıurfa’da belediye ekipleri, koronavirüs salgınına karşı cadde ve sokakları deterjanlı su ile yıkıyor. Kent genelinde bugüne kadar 15 bin araç da ücretsiz olarak dezenfekte edildi. Haliliye Belediyesi ekipleri, koronavirüs salgınından korunma tedbirleri kapsamında, ilçedeki cadde ve sokakları deterjanlı su ile yıkadı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ise 2 istasyonda vatandaşların araçlarını ücretsiz dezenfekte etmeyi sürdürüyor. Şanlıurfa Fuar Merkezi ile Şanlıurfa Müzesi önündeki park alanında kurulan 2 istasyonda, 15 bin araç dezenfeksiyon işleminden geçirildi.
Bağcılar'da koronavirüs nedeniyle 4 bina karantina altına alındı
Bağcılar'da koronavirüs nedeniyle 4 bina karantina altına alındı
2 gün önce
Bağcılar Kaymakamlığı'ndan yapılan açıklamada, "4 Nisan'da toplanan İlçe Hıfzıssıhha Kurulumuz tarafından yapılan değerlendirmelerde; ilçemiz Merkez, Çınar, Kirazlı ve Kazım Karabekir mahallelerindeki 4 binada ikamet eden vatandaşlarımızda yapılan Covit-19 testlerinin pozitif çıkması nedeniyle, bu binalarda Umumi Hıfzıssıhha Kanunu hükümleri uyarınca karantina tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir" denildi.
İpekyolu Belediyesi'nden yaya dezenfeksiyon tüneli
İpekyolu Belediyesi'nden yaya dezenfeksiyon tüneli
2 gün önce
Van'ın merkez İpekyolu Belediyesi tarafından, koronavirüs önlemleri kapsamında dışarı çıkma zorunluluğu olan vatandaşlar için yaya dezenfeksiyon tünelleri kuruldu. Dünyayı etkisi altına alan koronoviris nedeniyle yapılan çalışmalar devam ederken, virüsün yayılmasının önlenmesi için de yoğun çalışmalar yapılıyor. Van'ın merkez ipekyolu Belediyesi de koronavirüs önlemleri kapsamında dışarı çıkmak zorunda olan vatandaşlar için yaya dezenfeksiyon tünelleri kurdu. Yaya dezenfeksiyon tünelleri, yaya trafiğinin yoğun olduğu Maraş Caddesi, İpekyolu Belediyesi hizmet binası girişi ve Cumhuriyet Caddesi'nin her iki girişine bırakılarak, vatandaşların hizmetine sunuldu. İpekyolu Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Sinan Aslan, "İnsan sağlığına hiçbir zararlı etkisi bulunmayan dezenfeksiyon tünelleri kurduk. Bu çalışmamız ile toplum sağlığı açısından oluşabilecek riskleri minimuma indirgemeyi hedefliyoruz. Vatandaşlarımızın koronavirüsten korunması Sağlık Bakanlığı'nın ve uzmanların belirttiği gibi sosyal mesafenin korunması, hijyen kurallarına riayet edilmesi ve zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamasına bağlıdır. Buradan bir kez daha tekrarlıyorum. Sizlerde zorunlu olmadıkça evlerinizden çıkmayın. Bizler sizinler için çalışmaya devam ediyoruz" dedi.
Antalya Cumhuriyet Meydanı'nda 'koronavirüs' ıssızlığı
Antalya Cumhuriyet Meydanı'nda 'koronavirüs' ıssızlığı
2 gün önce
Antalya'da, koronavirüsle mücadele kapsamında evde kalınması uyarılarının yanı sıra, 65 yaş üstü ile 20 yaş altı gençlerin sokağa çıkmasının yasaklanmasıyla, Cumhuriyet Meydanı sessizliğe büründü. Antalya'da, koronavirüsle mücadele kapsamında uyarıları dikkate alan vatandaşlar, evde kalmaya devam ediyor. 65 yaş üstü ve 20 yaş altı gençlerin sokağa çıkmasının yasaklanmasının ardından kent sessizliğe büründü. Koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirleri dikkate alan Antalyalılar, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamayı tercih etti. Kentte, caddelerde araç yoğunluğu yok denecek kadar azalırken, çarşı ve meydanlarda da sessizlik hakim oldu. Normalde her gün binlerce insanın gezdiği, hatıra fotoğrafı çektiği Cumhuriyet Meydanı, boş haliyle görüntülendi. Havadan fotoğraflanan meydan ve Cumhuriyet Caddesi'nde insan ve araaçların yok denecek kadar az olması, virüs nedeniyle tarihi günlerin yaşandığı kentte insanların sağlığına verdiği önemi gözler önüne serdi. Meydandan geçen birkaç kişiyi de devriye görevi yapan polislerce evlerine gönderildi. Cumhuriyet Meydanı ile birlikte tarihi ve turistik Kaleiçi, Yivli Minare ve Saat Kulesi bölgesinde de insan azlığı göze çarptı. Droneile çekilen görüntüler Kaleiçi ve Yat Limanı'nda ve falezlerdeki sakinliği fotoğraf karelerine yansıttı.
Niğde'de hastaneden kaçan koronavirüs şüphelisi Afgan genç yakalandı
Niğde'de hastaneden kaçan koronavirüs şüphelisi Afgan genç yakalandı
2 gün önce
Niğde’de yeni tip koronavirüs şüphesiyle tutulduğu hastaneden kaçan Afganistan uyruklu bir genç, polis ekipleri tarafından yakalanarak, hastanede gözlem altına alındı. Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde koronavirüs şüphesiyle tutulan 18 yaşındaki ismi açıklanmayan Afganistan uyruklu genç, henüz belirlenemeyen bir sebeple hastaneden kaçtı. Durumun polise bildirilmesiyle çalışma başlatan ekipler, şüphelinin Dr. Sami Yağız Caddesi Deniz Sokak'ta olduğunu belirledi. Olay yerine gelen ekipler, şüphelinin bulunduğu yeri şeritle çevirerek, sağlık ekiplerini çağırdı. Yanına kimseyi yaklaştırmayan sağlık ekipleri, kişiye, maske ve eldiven vererek dezenfekte etti. Genç daha sonra ambulansla Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gözlem altına alındı. Öten yandan ekipler, sokağı ve oradan geçenleri dezenfekte etti. Olayı cep telefonuyla kaydeden taksici Halil İbrahim Koçak, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Polis ekipleri bulunduğumuz yere gelerek pembe tişört giyen bir Afgan aradıklarını söyledi. Biz de daha sonra sokaktan geçen iki kişiden birinin üzerinde pembe tişört görünce hemen polisi aradık. Genci aldılar. Sağlık ekipleri dezenfeksiyon çalışması yaptı. Kimseyi yanına yaklaştırmadılar. Şahıs gözaltına alındı. Sonra maske ve eldiven takılarak ambulansla hastaneye götürdüler" dedi.
Koronavirüs nedeniyle karantinada olan Elazığ, havadan böyle görüntülendi
Koronavirüs nedeniyle karantinada olan Elazığ, havadan böyle görüntülendi
2 gün önce
TRvideos kanallarımıza abone olun: ► DHA: bit.ly/dha-ytabone ► DHA Plus: bit.ly/dhaplus-abone Demirören Haber Ajansı(DHA)'nın en güncel haberlerini www.dha.com.tr 'den takip edebilirsiniz. Sosyal Medya ► facebook.com/dha ► twitter.com/dhainternet ► instagram.com/dha ► trvideos.net/u/dha
Mersin'de domatesler dalında kaldı
Mersin'de domatesler dalında kaldı
2 gün önce
Mersin'in Erdemli ilçesinde, koronavirüs salgını nedeniyle ihracatında zorluklar yaşanan ve iç piyasada tüketimi azalan domatesler dalında kaldı. Erdemli Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin, satış fiyatlarının maliyeti karşılamadığı için çiftçinin zarar ettiğini söyledi. Erdemli Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin, domates üreticilerini ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. İhracatta zorluklar ve iç piyasada tüketimin azalması nedeniyle maliyeti 2,5 TL ile 3 TL arasında olan domateslerin sebze halinde 1 TL ile 1,5 TL arasında satıldığını kaydeden Şahin, "Domateslerimizi alan olmuyor. Talep görmeyen ürünler dalda kaldı. İnşallah bu virüs bir an önce başımızdan gider ve kurtuluruz. Üreticilerimiz yaptığı masrafı dahi kurtaramaz halde bekliyor. Yetkililerden bu soruna çözüm bekliyoruz" dedi. İlçede 3 dönüm serada domates üreticiliği yapan Niyazi Göküş ise, "Domateslerimiz yetişti, kıpkırmızı oldu ama 1-1,5 TL arasındaki fiyatlar bizi zarar ettiriyor. Maliyeti dahi kurtarmadığı için şu an toplamıyoruz ve dalında bekliyor. İnsanlar tüketmez ise domateslerimiz satılmayacak. Şu anda virüs nedeniyle çiftçiler olarak çok zor durumdayız. Yetkililerden sorunlarımıza çözüm bulmalarını istiyoruz" diye konuştu. Öte yandan, Erdemli'de bulunan yaş sebze ve meyve halinde, virüs nedeniyle hasatların çok az olması nedeniyle sessizlik hakim.
Başkan Altay'dan TTB'ye tepki: Konya ve umreci oldukları için açıkladıklarını düşünüyorum
Başkan Altay'dan TTB'ye tepki: Konya ve umreci oldukları için açıkladıklarını düşünüyorum
2 gün önce
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Filiz Ünal'ın 'Konya'da bir vakanın koronavirüsü 257 kişiye bulaştırdığı ve babası, amcası ve ablası dahil 5 yakınının ölümüne neden olduğu' yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. Altay, ''Türk Tabipleri Birliği bugüne kadar memleketin hayrına hiçbir şey açıklamadı. Bunu da kasten Konya ve umreci olduğu için açıkladıklarını düşünüyorum. Bununla ilgili bizim elimizde veri yok, varsa Sağlık Bakanlığı'nda vardır. Çok gerçeği yansıtmadığını ifade ediyorum'' dedi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, bugün telekonferans sistemiyle basın toplantısı düzenledi. Koronavirüs tedbirleri kapsamında Konya'da yapılan çalışmaları anlatan Altay, Büyükşehir Belediyesi kiracısı olan iş yerlerinden 2 ay kira ücreti alınmayacağını, iş yeri kapanan ve çalıştığı iş yeri kapandığı için işsiz kalanların evlerinden de 2 ay boyunca su ücreti alınmayacağını söyledi. Altay, 1 Nisan'dan itibaren Esnaf Odaları Birliği'ne kayıtlı tüm esnaftan 2 ay boyunca iş yerilerinin suyu ücretsiz kullanacağını kaydetti. TOPLU TAŞIMADA YOLCU SAYISI AZALDI Koronavirüs kapsamında Konya'daki toplu taşımada yolcu sayısının da azaldığını ifade eden Altay, ''Normal şartlarda 400 bine yaklaşan şehir içi taşımacılığımız; cuma günü 45 bin 967'ye, cumartesi günü 30 bin 170, pazar günü de 16 bin 967 olarak gerçekleşti'' dedi. ÖZEL ARAÇLARDA 3 KİŞİYE İZİN VERİLECEK Altay, özel araçlarda kapasite sınırlaması getirileceğini belirterek, ''İl Pandemi Kurulu, özel araçlarda en fazla 3 kişiye izin verecek'' dedi. 'YARDIM KAMPANYASINDAKİ PARALAR İADE EDİLDİ' Altay, Konya Büyükşehir Belediyesi olarak 'Konya için iyilik vakti' sloganıyla başlattıkları yardım kampanyasını da aynı gün iptal edip, toplanan 260 bin liranın geri iade edildiğini ve başka kampanyaya aktarılmadığını söyledi. Altay, '''Konya için iyilik vakti' sloganıyla yardım kampanyası başlatmıştık. Başlattığımız gün itibariyle Valilik kanalıyla İçişleri Bakanlığından izin alınması gerektiği ve izinsiz kampanyalara izin verilmeyeceği ifade edildi. Akşam da Sayın Cumhurbaşkanımız, 'Biz Bize Yeteriz Türkiyem' kampanyasını başlattığı ve bizde aynı gün itibariyle kampanyamızı sonlandırdık. Bize yatırılan tüm bedelleri hak sahiplerine iade ettik. Başka kampanyaya aktarılmadı. 6-7 saat sürmüştü ve 260 bin lira birikmişti. Biz bu parayı hak sahiplerine iade ettik'' diye konuştu. Konya'da yardım için 41 bin 767 kişinin başvurduğunu hatırlatan Altay, ''Bunların hepsine sosyal yardım yapacak gücümüz var. Başvuran herkese yardım yapıyoruz. Çünkü dün ihtiyacı olmayan bugün ihtiyaç sahibi oldu'' dedi. TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ'NE TEPKİ Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Filiz Ünal'ın 'Konya'da bir vakanın koronavirüsü 257 kişiye bulaştırdığını ve babası, amcası ve ablası dahil 5 yakınının ölümüne neden olduğu' açıklaması yaptığı hatırlatılması üzerine Altay, açıklamanın kasıtlı yaptığını belirterek tepki gösterdi. Altay, şunları söyledi: ''Türk Tabipleri Birliği bugüne kadar memleketin hayrına hiçbir şey açıklamadı. Bunu da kasten Konya ve umreci olduğu için açıkladıklarını düşünüyorum. Bununla ilgili bizim elimizde veri yok, varsa Sağlık Bakanlığı'nda vardır. Çok gerçeği yansıtmadığını ifade ediyorum. Bu adamın umreden gelip bulaştırdığı suçsa veya kusursa, Paris'ten, Fransa'dan gelenler için niye böyle bir çalışma yürütmeyip, sadece umrecilere takılıyorlar. Sadece zihniyetle ilgili olduğunu düşünüyorum. Türk Tabipleri Birliği bugüne kadar tekrar üstüne vurgulayarak söylüyorum memleket hayrına hangi iyi bir şeyi söyledi ki, bu konuda iyi bir şey söyleyecek. Konya olduğunda ağızları sulanıyor, gayet rahat açıklama yapıyorlar. Ama biz Konyalılar olarak onların nerede durduğunu biliyoruz. Biz vatanımızı, milletimizi seviyoruz. Her zaman memleketimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Onlar ne derse desin, bizi çok etkilemiyor, umursamıyoruz.'' 'CENAZELER YIKANIP, KEFENLENİP, TEK KULLANIMLIK TABUTLA DEFNEDİLİYOR' Atlay, yeni tip koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin nasıl defnedildiği sorusuna da, İslami usullere göre yıkanıp, kefenlenip, tek kullanımlık tabutla defnedildiğini söyledi. Altay, ''Diyanet İşleri Başkanlığımız bir fetva yayınladı; bu insanların yıkanmadan, kefenlenmeden defnedilmesiyle ilgili. Ama herkes, İslami usullere göre yıkanmasını, kefenlenmesi ve öyle defnedilmesini istiyor. Bununla ilgili yeni tedbir aldık. Vefat eden bütün vatandaşlarımız yıkanıyor, kefenleniyor, Sağlık Bakanlığı'nın uygun gördüğü tedbirler çerçevesinde tek kullanımlık tabutla defnediliyor. Bununla ilgili sorun yok. Gassallarımızın da sağlığını düşünerek sistem kuruldu. Definlerle ilgili Sağlık Bakanlığı'nın genelgesinde ayrı bir yere defnedilmesi zorunluluğu bulunmuyor. O yüzden tedbirleri aldık, ailenin istediği yere defnediyoruz'' diye konuştu.
Sivas'ta 'Hobbit' evleri, sağlık çalışanlarına ücretsiz
Sivas'ta 'Hobbit' evleri, sağlık çalışanlarına ücretsiz
2 gün önce
Sivas Belediyesi'nce Paşabahçe Mesire Alanı'na inşa edilen, dünya genelinde izlenme rekorları kıran 'Yüzüklerin Efendisi' filmindeki 'Hobbit' evleri, koronavirüs nedeniyle fedakarca çalışan sağlık çalışanlarına ücretsiz tahsis edilecek. Sivas'ta, John Ronald Reuel Tolkien'in yazdığı, Peter Jackson'ın sinema filmi olarak çektiği 'Yüzüklerin Efendisi' ile 'Hobbit' filmi serilerinde yer alan ve kısa boylu, iri tüylü ayaklı, kıvırcık saçlı 'Hobbit'lerin yaşadığı küçük tepeler içine gömülü evlerden esinlenilerek, inşa edilen yamaç evleri, ilgi görüyor. Doğayla iç içe olan evlerde bir ailenin her türlü ihtiyacını giderebileceği imkanlar bulunuyor. Mutfak, salon, yatak odası, banyo dahil '1 artı 1' olarak inşa edilen ve apart otel hizmeti verilen evlere meraklılar, yoğun ilgi gösteriyor. 'Hobbit' evlerinin işletmecisi, koronavirüs salgınıyla mücadelede gece gündüz demeden, fedakarca çalışan sağlık personeline ücretsiz tahsis etme kararı aldı. Sağlık çalışanlarına moral olması için bu destekte bulunduklarını söyleyen, işletme müdürü Mehmet Yıldırım, "Her mevsim burası ayrı bir güzellikte ve yoğunluktaydı. Şu an virüs nedeniyle bir sessizlik var. Biz de yönetimimizle bir karar verdik. Burada bütün sağlık çalışanlarımızı ücretsiz misafir etmek istiyoruz. Onlar bu dönemde bizim için fedakarca çalışıyorlar. Biz de böyle bir karar aldık. Kendilerini buraya bekliyoruz. Onlara ihtiyaçları doğrultusunda, moral olsun, diye böyle bir şey yapmak istedik" dedi.
Kağıthane'de rüzgar nedeniyle çatı uçtu
Kağıthane'de rüzgar nedeniyle çatı uçtu
2 gün önce
Kağıthane'de şiddetli rüzgâr nedeniyle 4 katlı bir binanın çatısı uçtu. Çatı yan binanın üstüne doğru katlandı. Saat 14.15 sıralarında Çeliktepe Mahallesi İsmet İnönü Caddesi girişinde bulunan 4 katlı binanın çatısı yan binanın üstüne doğru uçtu. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi geldi. Güvenlik nedeniyle İsmet İnönü Caddesi'nin girişi şeritler ile trafiğe kapatıldı. Rüzgârın etkisi ile binanın giriş katında bulunan restoranın baca borusu ve çatıdan düşen bazı taşlar yola saçıldı. İtfaiye ekipleri çatıya çıkarak, yan katlanan çatıyı elektrik testere ile kesti. Yaklaşık bir buçuk saatlik bir çalışmanın ardından cadde trafiğe açıldı. "OLASI FACİANIN EŞİĞİNDEN DÖNDÜK" Olay yerinde bulunan bina sahibi Ercan Erdoğan, "Sabah rüzgâr başladı. Belliydi. Çatı kalktı, indi. Hemen polisi aradık. Zabıta ve itfaiyeyi de bilgilendirdik. Rüzgâr çatıyı kaldırdı. Allah'tan caddeye doğru düşürmedi. Sağ tarafta bulunan binanın üstüne doğru düştü. Orada bulunan duvar engelledi. Bir faciadan kurtulmuş olduk. Rüzgâr durunca çatımızı yaptıracağız. Bu çatı üç kere düştü. Bunu demir yapı ile yaptırmamız lazım. Meydan açık olduğu için öyle yaptırmamız lazım" dedi.
Kartal'da PTT önündeki kuyruğa polis uyarısı
Kartal'da PTT önündeki kuyruğa polis uyarısı
2 gün önce
Kartal'da ihtiyaç sahibi ailelere biner liralık yardım parasının evlere getirileceğinin açıklanmasına rağmen bazı vatandaşlar PTT önlerinde yoğunluk oluşturdu. PTT'nin Soğanlık Şubesi önünde kuyruktakilerin çoğunun koronavirüs önlemleri arasındaki 'sosyal mesafe' kuralına uyduğu görülürken, polis uymayanları uyardı. Sırada maskesiz bekleyen bir çift, polis tarafından en yakın eczaneye maske almaya gönderildi.
Bir adımla şehir değiştirilen mahallelerin halkını yasak etkilemiyor
Bir adımla şehir değiştirilen mahallelerin halkını yasak etkilemiyor
2 gün önce
Türkiye’de koronavirüs önlemleri kapsamında 31 kentte giriş ve çıkışların 15 gün süreyle yasaklanmasının ardından, Samsun ve Ordu arasındaki sınır hariç büyükşehirler arası geçişler durdu. Samsun’un Ambartepe ve ilerisindeki Elimdağ mahalleleri ile Ordu'nun Şentepe Mahallesi'ni, evler arasından geçen dar yol ayırıyor. İki kentin sınırı olarak kabul edilen ve yarısı Samsun, diğer yarısı ise Ordu'ya ait yolda bir adımla kent değiştiren mahalle sakinleri, yasaktan etkilenmiyor. Koronavirüs tedbirleri kapsamında 30 büyükşehir ve akciğer rahatsızlıklarının en fazla görüldüğü Zonguldak ilinde giriş ve çıkışların 15 gün süreyle yasaklanmasının ardından, iller arasında seyahatler durdu. Ancak, Türkiye’de iki büyükşehir arasında geçişlerin bir adımla yapılabildiği Ordu ile Samsun arasındaki mahallelerde geçişler sürüyor. Samsun'un Terme ilçe merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Ambartepe ve ilerisindeki Elimdağ mahalleleri ile Ordu'nun İkizce ilçesine 24 kilometre mesafedeki Şentepe mahallelerini, 7 metre genişliğindeki yol ayırıyor. İki kentin sınırı olarak kabul edilen ve yarısı Samsun, diğer yarısı ise Ordu'ya ait yol, bölgede yaşayanlara ilginç durumlar yaşatıyor. BİR ADIMLA ŞEHİR DEĞİŞTİRİYORLAR Mahalle sakinleri, yolun karşısına geçtikleri anda bulundukları kenti de değiştirmiş oluyor. Yola bakan binalarda karşılıklı evlerde oturanlar ayrı illerde yaşıyor. Ev sahipleri birbirlerini sabit telefon hatlarından ararken ise şehirlerarası kod kullanmak zorunda kalıyor. Bir adımla kent değiştiren mahalle sakinleri, karşılıklı oturdukları evlerde ramazan ayında 1 dakika arayla oruçlarını açıyor. İki kentin sınırı olarak kabul edilen ve yarısı Samsun, diğer yarısı ise Ordu'ya ait yolda bir adımla kent değiştiren mahalle sakinleri, şehirlerarası geçiş yasağından etkilenmiyor. Ancak iki mahalle sakinleri koronavirüs tedbirleri kapsamında evde kalıyor, acil ihtiyaçları dışında sokağa çıkmıyor. 'YASAK BİZİ ETKİLEMİYOR AMA EVDE KALIYORUZ' Şentepe Mahallesi muhtarı Ramazan Tınkır, mahalleye daha önce yurt dışından gelenleri jandarmaya bildirerek önlem alınmasını sağladıklarını söyledi. Yasak nedeniyle il dışından da kimsenin gelemediğini söyleyen Tınkır, ''İki mahallemizde vatandaşlarımız çok tedbirli ve duyarlı. Kesinlikle dışarıdan gelenlere karşı hassas ve tedbirli davranıyorlar. Durumu jandarmaya bildiriyoruz. Jandarmanın zaten denetimleri yoğun. Dışarıya çıkınca ise mahalle arasında geçiş kolay oluyor. Genelde çıkmamaya da özen gösteriyoruz. Çıkanlarda sosyal mesafeye önem gösteriyor. Sürekli anonslarla vatandaşları uyarıyoruz. Geçiş yapan araçları da nerden nereye gittiğini sorup jandarmayı bilgilendiriyoruz'' dedi. Mahalle sakinleri de koronavirüs salgını nedeniyle evlerinde kalmayı tercih ettiklerini belirterek, dışarı çıkmamaya çalıştıklarını söyledi.
Edirne'de dışarı çıkamayan cezaevi personeline görev başında nikah
Edirne'de dışarı çıkamayan cezaevi personeline görev başında nikah
2 gün önce
Dünya ile birlikte Türkiye'yi de etkisi altına alan koronavirüse karşı alınan önlemler kapsamında Edirne Kapalı Ceza İnfaz kurumlarında sağlık tedbirleri üst düzeyde alınmaya devam ederken, görevli personel ise 3 haftalık nöbetleşe sistemle çalışıyor. Kurumda tanışarak evlenme kararı alan ceza infaz personelleri Aykut Kuru ve Mehtap Yalnız daha önceden kararlaştırdıkları nikah tarihleri çalışma dönemine denk gelince, dışarı çıkamadıkları için cezaevinde nikah kıyarak hayatlarını birleştirdi. Edirne Kapalı Ceza İnfaz kurumlarında, koronavirüs önlemleri üst düzeyde devam ediyor. Yaklaşık 72 bin metrekare açık ve kapalı alanı düzenli olarak dezenfekte edilen kurumda görev yapan araçlar her gün görev sonrası ilaçlanarak dezenfekte işleminden geçiriliyor. Personelin düzenli olarak ateşinin ölçüldüğü kuruma kabul edilenlere ise maske ve eldiven dağıtılarak olası salgının önüne geçilmesi hedefleniyor. Kurumda görev yapan poersoneller ise 3'er haftalık nöbetleşe çalışma sistemiyle görev yapıyor. 'GEREKLİ TEDBİRLERİ ALDIK' Edirne Cumhuriyet Savcısı Ramazan İzgeç, koronavirüs önlemleri kapsamında kapalı ceza infaz kurumlarında sağlık tedbirlerinin üst düzeyde olduğunu söyledi. İzgeç; "Kapalı Ceza İnfaz Kurumumuzda gerekli tedbirleri aldık. Bu kapsamda kurumumuzun toplam 72 bin metrekare açık ve kapalı alanı düzenli olarak ilaçlanmakta ve dezenfekte edilmektedir. Aynı zamanda kurumun görev yapan servis araçları ve diğer araçları her görev sonrası dezenfekte edilip ilaçlanmakta ve tekrar kullanıma hazır hale getirilmektedir. Kurum girişinde personel ayrımı yapılmaksızın herkesin ateş ölçümü yapılmaktadır. Ateş ölçümü normal kabul edilenler kuruma kabul edilmekte, bunun dışındakiler kuruma kabul edilmemektedir. Kurum girişinde eldiven ve maske dağıtımı yapılmakta, el dezenfektanı bulunmaktadır" dedi. 'İLK DEFA KABUL EDİLEN HÜKÜMLÜ VE TUTUKLULAR 14 GÜN TEKLİ ODADA' Kuruma ilk defa kabulu yapılan tutuklu ve hükümlülerin sağlık kontrolleri yapılıp 14 gün karantinaya alındığını ifade eden İzgeç, "Sağlık kontrolünde sorun bulunmayan tutuklu ve hükümlüler izole edilmek üzere 14 gün boyunca tutulacakları tekli odalara kabul edilmektedir. Bu şahıslar tekli odalarda 14 boyunca tutulduktan sonra tekrar sağlık muayeneleri yapılıp bir sorun olmadığı takdirde koğuşlara dağıtımı yapılmaktadır" diye konuştu. PERSONEL GÖREV YAPTIĞI 3 HAFTA BOYUNCA KURUMDAN ÇIKAMIYOR Kurumda görev yapan personelin de izole edildiğini söyleyen İzgeç; "Bu kapsamda kurumda 3 hafta boyunca yaptığımız planlamaya göre şu an bulunan personelimiz görevini yapacak olup dışarıya çıkışları yasaktır. Personelimiz mesaisini tamamladıktan sonra kurumda kendisi için ayrılan alanda istirahatini yapmakta ve kesinlikle kurum dışına çıkarılmamaktadır. Bu personelimizin görev süresi dolduktan sonra kurum dışında kamu kurumlarının yurtlarına yerleştirdiğimiz izole tuttuğumuz diğer personelimiz göreve kabul edilecek ve görevi onlar devralacaklar" ifadelerini kullandı. İKİ PERSONELİN NİKAHI KURUMDA KIYILDI İzolasyon nedeniyle 3 hafta boyunca çalışmak zorunda kalan iki personelin, nikah tarihlerini bu sürece denk geldiğini ve nikahlarını kurumda kıydıklarını da belirten Savcı İzgeç, "Yanımızda bulunan 2 personelimiz de bu kapsamda görev yapan Aykut bey ve Mehtap hanım daha önce evlilik kararı almış ve bu konuda nikah tarihlerini de almışlardı 5 Nisan olarak. Kurumda izole oldukları için nikahlarını kıyamama ihtimalleri vardı. Bizden talepte bulundular ve biz de bu mutlu günlerini bölmek istemedik. Dün Edirne Belediyesi nikah memurunu davet ettik. Kurumda kendi aramızda nikahlarını kıydık. Bize de bu kapsamda arkadaşlarımıza şahitlik yapmak nasip oldu" dedi. 'MUTLUYUZ, GÖREVİMİZİN BAŞINDAYIZ' Nikah tarihlerini daha önceden aldıklarını ve kurumda kıymak zorunda kaldıklarını söyleyen Mehtap Yalnız; "Nikah tarihini daha önce almıştık. Bu koronavirüs salgını nedeniyle alınan tedbrilerden dolayı nikahımızı burada kıymak zorunda kaldık. Ama mutluyuz, görevimizin başındayız. Amirlerimiz de izin verdiler sağ olsunlar. Herhangi bir sıkıntı yok" diye konuştu. 'ÇOK GÜZEL BİR HATIRA OLDU' Aykut Kuru da, kurumda nikah kıymanın kendileri için güzel bir hatıra olduğunu söyledi. Kuru; "Burada izolasyonda, görevimizin başındayız. Burada nikahımızı kıydık. Çok güzel bir hatıra oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.
Koronavirüs nedeniyle mobilya ihracatı yüzde 50 düştü
Koronavirüs nedeniyle mobilya ihracatı yüzde 50 düştü
2 gün önce
Bursa'nın İnegöl ilçesindeki mobilya üretim fabrikalarının yüzde 90’ı faaliyetlerini koronavirüs tedbirleri kappsamında sürdürürken, ihracat ise salgın nedeniyle yüzde 50 düştü. Ülkede koronavirüs salgını nedeniyle alınan tedbirler, mobilya ihracatının büyük bir bölümünü karşılayan Bursa’nın İnegöl ilçesindeki mobilya üretim fabrikalarında da hayata geçirildi. Üretimin devam ettiği üretim merkezlerinde işçiler, çalışma alanlarındaki sosyal mesafe kuralına uyarak çalışmalarını sürdürürken, aynı zamanda maske ve eldivensiz çalıştırılmıyor. 'HER ÇALIŞANIN MASKE VE ELDİVENLİ ÇALIŞMA ZORUNLULUĞU VAR' Alınan tedbirlere ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Özcan Ayhan, mobilya sanayisinde işletmelerin yüzde 90’ının üretime devam ettiğini duyurdu. Bazı işletmelerde ise kısa dönem çalışma şekline geçildiği bilgisini paylaşan Ayhan, “Saat ayarlamalarına geçen firmalarımız var. Haftasonu çalışmayan firmalarımız var. Firmaların kendine has çeşitli uygulamaları bulunuyor. Devletimizin de bu noktada bizlere destekleri var. Bu desteklerin yanında içeride iş güvenliği ile ilgili alınan tedbirler sıklaştı. Her çalışanın belirli bir mesafe aralığı ile, maske ve eldivenli çalışma zorunluluğu var. Bu kurallara işletmelerimiz de uyuyor” dedi. 'NAKLİYE AĞI DEVAM EDİYOR' Aldıkları siparişleri yetiştirmek için yoğun çaba gösterdiklerini kaydeden Başkan Ayhan, “Nakliye ağı hala devam ediyor. Belirli bölgelerde sıkıntı olsa da yine de nakliye ağı çalışıyor. Nakliye çalıştığı sürece, mağazalar ürün istediği sürece işletmeler işinin başında olacaktır. Bu arada yıllık izinleri kullandıran firmalarımız var. Dileriz ki hiçbir şey olmaz. Önce insan sağlığı sonra iş gelir. İkisini bir arada götürmeye çalışıyoruz” diye konuştu. 'İHRACAT DÜŞTÜ' Koronavirüs salgını nedeniyle ihracatın ise, yarı yarıya durduğunu aktaran Başkan Ayhan, “İhracatta artık yavaşlama var. Birçok gümrük kapısında sıkıntı yaşanıyor. Zaten alıcılar da ısrarlı bir şekilde ürün istemiyorlar. Çünkü kendi ülkelerinde de sıkıntılar var. Şu anda ihracat yüzde 50 durdu. İç pazarda Ramazan ayına kadar siparişleri bitiren bitirir sonra orası da durur. Temennimiz bu işin aşısının bulunması ve tekrar sağlıklı günlere dönmek. Eskisi gibi gece gerekirse vardiyalı çalışmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır pazarlarında, koronavirüs önlemleri en üst seviyede
Diyarbakır pazarlarında, koronavirüs önlemleri en üst seviyede
2 gün önce
Diyarbakır'da İl Pandemi Kurulu tarafından koronavirüs tedbirleri kapsamında alınan kararlar, zabıta ekiplerince halk pazarlarında uygulanıyor. 'Seçmece'ye izin vermeyen pazarcı esnafı, maske ve eldiven ile çalışıyor. Koronavirüs tedbirlerinin üst seviyede tutulduğu Diyarbakır'da, İl Pandemi Kurulu tarafından pazarlarda maskesiz ve eldivensiz alışveriş yapılmaması, çocukların girişlerinin engellenmesi kararı alındı. Zabıta görevlileri de haftanın 6 günü halk pazarlarının kurulduğu bölgelerde denetim yapıyor. Ekipler, halk pazarlarının girişinde dezenfektan ve maske verdiği kişilerin vücut sıcaklıklarını kontrol ediyor. Sebze ve meyvelerin seçilerek alınmasının da yasaklandığı pazarda esnaf, maskesiz ve eldivensiz çalışmıyor. İHTİYAÇ SAHİPLERİ İÇİN STANT Öte yandan pazarcı esnafı, ihtiyaç sahipleri için de stant kurdu. Esnafın gönüllü olarak poşetleyip bıraktığı meyve ve sebzeler, ihtiyaç sahipleri tarafından ücretsiz alınıyor.
Yaban ördeklerinden görsel şölen
Yaban ördeklerinden görsel şölen
2 gün önce
Muğla'nın turizm cenneti ilçesi Bodrum ilçesinde denizde sürü halinde yüzerken ve denizin üzerinde uçarken görüntülenen yaban ördekleri renkli görüntüler oluşturdu. Yaz aylarında binlerce turisti ağırlayan Bodrum'un dünyaca ünlü Kumbahçe sahili açıklarına dün öğleden sonra yaban ördekleri akın etti. Denizde sürü halinde yüzerek ilerleyen binlerce ördek renkli görüntüler oluşturdu. Yaban ördekleri evinin balkonundan turizmci ve amatör fotoğrafçı Orhan Kavala görüntüledi. Ördekler bir süre deniz üstünde görüldükten sonra uçarak bölgeden ayrıldı.
Rize’de, karantina firarisinin binasında polis bekliyor
Rize’de, karantina firarisinin binasında polis bekliyor
2 gün önce
İstanbul’da 'Covid-19' testi pozitif çıkan ve tedavisinin ardından karantinaya alındığı evinden ayrılarak, memleketi Rize’nin Fındıklı ilçesine geldiği belirlenen Kazım Ersoy (60), yeniden evde gözlem altına alınırken, apartmanda da karantina uygulaması başlatıldı. Ersoy’un kaldığı binanın önünde polis ekibi, nöbete başladı. Balkona çıkan Kazım Ersoy, "Karantinadan kaçmadım" diyerek, kendisini savundu. İstanbul’da koronavirüs şüphesiyle yapılan 'Covid-19' testi pozitif çıkan Kazım Ersoy, tedavisinin ardından evinde karantinaya alındı. Sağlık görevlileri kontrole gittiği hastayı evinde bulamayınca durumu polise bildirdi. Polis ekipleri, Ersoy’un, memleketi Rize’nin Fındıklı ilçesinde olduğunu belirledi. Ersoy, polis nezaretinde sağlık görevlileri tarafından götürüldüğü hastanede kontrollerinin ardından evinde karantinaya alındı. Ersoy’un oturduğu, Sahil Mahallesi’ndeki Ersoy Apartmanı da karantinaya alındı. Binanın önüne de İlçe Hıfzıssıha kurulunun kararantina kararı asıldı. Yazıda 14 gün binaya giriş ve çıkışın durdurulduğu yer alıd. Polis ekipleri, bina girişinde beklerken, giriş ve çıkışlara izin vermiyor. Balkondan bakan Kazım Ersoy ise sokağı seyretti, karantinadan kaçmadığını belirterek, kendisini savundu. ’17 GÜN KARANTİNADA KALMIŞTIK’ Mertcan Ersoy, babasının İstanbul’da evde karantinada kaldığını belirterek, “Bizi ‘Evde kal, kendini izole et’ diyerek eve gönderiyorlar. Rize’de bir mahkememiz vardı onun için geldik. Mahkemenin iptal olduğunu burada öğrendik ancak otobüs ve uçaklar da iptal edildiği için dönüş yapamadık, burada kaldık. Onun harici herhangi bir rahatsızlık olduğuna dair hiçbir şey yok. Hastaneden çıkalı 17 gün oldu, babamın hiçbir rahatsızlığı olmadı. 17 gündür dışarı çıkıp kimseye temas etmedik. Herhangi bir rahatsızlığımız da kesinlikle olmadı. Testin negatif ya da pozitif olduğuna yönelik bize kesinlikle bilgi verilmedi. Eğer pozitif çıksaydı çoktan hastalanırdık. 17 gün oldu hastaneden çıkalı, herhangi bir belirti olmadı. Rize’ye kendi şahsi arabamızla geldik. Rize’nin girişinde çevirme oldu. Kimlik sorgulaması yapıldı. Aracımız 34 plakaydı. İstanbul’dan geldik, hastanede görünüyorsa çevirmede de görünmesi, bizi geri göndermeleri gerekiyordu” dedi.
Silivri ve Sultangazi'de şiddetli fırtına etkili oluyor
Silivri ve Sultangazi'de şiddetli fırtına etkili oluyor
2 gün önce
Silivri ve Sultangazi'de şiddetli fırtına etkili oluyor. Silivri'de ağaçlar devrilirken, Sultangazi'de havalandırma boruları uçtu. Silivri'de dün akşam saatlerinde başlayan fırtına hayatı olumsuz etkiliyor. Yeni Mahalle'de bulunan 7 katlı binanın 4. katındaki dairenin balkon korkulukları fırtına nedeniyle koptu. Yine buradaki çocuk parkında oyun malzemeleri kırıldı. Selimpaşa ve Kavaklı Mahallesi'nde şiddetli fırtına nedeniyle ağaçlar devrildi. Olay yerine gelen Selimpaşa İtfaiye Ekipleri ağaçları bulundukları yerden kaldırdı. Piri Mehmet Paşa Mahallesi İnönü Caddesinde ise bir iş yerinin tabelası koptu. SULTANGAZİ'DE ŞİDDETLİ RÜZGAR Öte yandan Sultangazi'de de şiddetli rüzgar etkili oldu. Rüzgarın etkisiyle Sultangazi'de bir iş merkezinde bulunan havalandırma boruları uçtu. Vatandaşların ihbarıyla olay yerine gelen itfaiye ekipleri, düşmekte olan havalandırma borularını yere indirdi.
İzmir'de, kilometrelerce araç kuyruğu oluştu
İzmir'de, kilometrelerce araç kuyruğu oluştu
2 gün önce
Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında şehirlere giriş ve çıkışların yasaklanmasının ardından, İzmir Sabuncubeli Tüneli'nde uzun araç kuyrukları oluştu. Sabahın erken saatlerinde başlayan yoğunlukta, izin belgesi olmayan vatandaşlar, geri çevrildi. İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan genelge kapsamında 30 büyükşehir ile Zonguldak'a giriş ve çıkış yasaklandı. Giriş ve çıkışın yasak olduğu İzmir'in Manisa'ya geçiş noktalarından olan Sabuncubeli Tüneli'nde de araç yoğunluğu sabahın erken saatlerinden itibaren başladı. Karaçam mevkisinden itibaren artan yoğunluk sebebiyle, sürücüler 6 kilometrelik yolu yaklaşık 2 saatte gelebildi. Manisa'ya geçiş noktası olan Sabuncubeli Tüneli'nde görev yapan polis ve jandarma ekipleri, kentten çıkış yapmak isteyen vatandaşların izin belgelerini tek tek kontrol etti. İzin belgesi bulunmayan vatandaşlar, tünele alınmadan yeniden İzmir yönüne yönlendirildi. Gıda ve hijyen ürünleri taşıyan TIR ve kamyonların yanı sıra, sağlık personelleri başta olmak üzere zorunlu görevlerde bulunanların geçişlerine ise izin verildi. Bornova'nın Karaçam mevkisine kadar uzanan araç kuyruğu sebebiyle bazı vatandaşların yürüdüğü bazı sürücülerin de zaman zaman kontak kapattığı belirtildi.
Türk Astronomi Derneği Başkanı: Asteroidin dünyaya çarpma olasılığı yok
Türk Astronomi Derneği Başkanı: Asteroidin dünyaya çarpma olasılığı yok
2 gün önce
Türk Astronomi Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Küçük, '29 Nisan'da dev bir asteroid (gökcisim) dünyaya çarpacak' iddiasına ilişkin, "Merak edilecek bir şey yok. Yapılan hesaplar gösterdi ki bunun dünyaya çarpma olasılığı yok. Sadece yakınından geçecek" dedi. Erciyes Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Astrofizik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Küçük, '29 Nisan'da dev bir asteroid dünyaya çarpacak' iddiasına ilişkin DHA'ya açıklamada bulundu. Küçük, asteroidler hakkında bazı yanlış anlaşılmaların olduğunu, meteorlarla karıştırılmaması gerektiğini söyledi. Küçük, asteroidlerin Mars ile Jüpiter arasında yer alan irili ufaklı nesneler olduğunu ifade ederek, "Bunlardan bazıları potansiyel olarak dünya yörüngesine yaklaştıkları için dünyaya düşme tehlikesi gösterdiklerinden önem arz ediyorlar" dedi. '29 NİSAN'DA DÜNYANIN YAKININDAN GEÇECEK' Küçük, "Dünyaya çarpacağı ileri sürülen '1998OR2' adlı asteroid ilk olarak 1998 yılında keşfedildi. Yaklaşık 2 ila 4 kilometre genişliğinde bir asteroid. 29 Nisan 2020'de dünyaya 6,3 milyon kilometre yani dünya-ay arası mesafenin 16,4 katı uzaktan geçecek. Saatte yaklaşık 31 bin kilometre süratle geçmesi tahmin ediliyor. Gezegenimize çarpacak mı, çarpmayacak mı? Bunlar potansiyel tehlikeli arz eden asteroidler sınıfında olduğu için merak ediliyor. Ama merak edilecek bir şey yok. Yapılan hesaplar gösterdi ki bunun dünyaya çarpma olasılığı yok. Sadece yakınından geçecek. Yapılan hesaplamalar bunu ortaya koydu" diye konuştu. 'EN BÜYÜK DEĞİL' Küçük, dünyaya doğru yaklaşan asteroidin bugüne kadar gözlenen asteroidler arasında en büyüğü olmadığını da vurgulayarak, şöyle konuştu: "NASA'ya göre asteroidler ilk olarak keşfedildiğinde küresel etkilere neden olacak şekilde değerlendirilmişti. Ancak bu düşünce şimdi yok oldu. Önümüzdeki 2 ay içinde dünyanın çekim etkisinden etkilenmesi beklenen en büyük asteroid. Ancak şimdiye kadar gözlenen asteroidlerin en büyüğü değil. Dünyaya yakın büyük bir asteroid olan 'Asteroid Florence', Eylül 2017'de yaklaşık 7,0 milyon kilometre veya yaklaşık 18 Dünya-Ay uzaklığı mesafede güvenle geçmişti. Yapılan yörünge hesaplarında yaklaşık 2 Eylül 2050'de tekrar dünya yörüngesinden geçmesi bekleniyor. Tüm bunlar olasılıklar."
Kuraklık tehlikesi geçiren Gölbaşı Göleti'nde doluluk oranı yüzde 70'e yükseldi
Kuraklık tehlikesi geçiren Gölbaşı Göleti'nde doluluk oranı yüzde 70'e yükseldi
2 gün önce
Bursa Ovası'ndaki tarım arazilerinin büyük bir kısmının sulama ihtiyacını karşılayan, geçtiğimiz yaz kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Gölbaşı Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 70'e yükseldi. Gölbaşı Barajı'nın, çiftçinin şah damarı olduğunu söyleyen Kestel Ziraat Odası Başkanı Eyüp Kılıç, "Rabbim yardım ederse, yağışlar biraz daha devam ederse bir nebze de olsa çiftçimiz nefes alacak" dedi. 1933 yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından tarım arazilerini sulamak için, Bursa'nın Kestel ilçesine yaptırılan Gölbaşı Barajı'nın yüzde 90'ı, geçen yaz kurudu. Uludağ ve Katır Dağları'ndan akan sularla beslenen, Gürsu, Kestel, Yıldırım ve Osmangazi ilçesindeki tarım arazilerinin sulama ihtiyacını karşılayan barajda yaşanan kuraklık, yağışların artması ve Uludağ eteklerindeki karların erimesiyle son buldu. Bursa Ovası'nın büyük bir kısmının sulama ihtiyacını karşılayan Gölbaşı Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 70'e yükseldi. 'GÖLBAŞI GÖLETİ, ÇİFTÇİMİZİN ŞAH DAMARI' Kestel Ziraat Odası Başkanı Eyüp Kılıç, "Gölbaşı Göleti, bizim şah damarımız. Çiftçimizin atar damarı. Bu göletimiz, Gölbaşı'ndan başlayıp, tüm Demirtaş Ovası'nın su havzasını sağlayan sulama göletimiz. Nisan yağmurları güzel gidiyor. Karların da erimesiyle su var gibi görünüyor fakat beklediğimiz doluluk yok. Göletin havzası kil dolu olduğu için fazla dolu görünüyor. Dolu testi, su almaz. Suyun aktığı havza kil, çakıl gibi şeylerle dolu. Göletin bir an önce temizlenmesi gerekiyor" dedi. 'TEMİZLİK YAPILMASI ŞART' Yağışlarla birlikte baraj gölündeki doluluk oranının artabileceğini dile getiren Kılıç, "Rabbim yardım ederse, yağışlar biraz daha devam ederse bir nebze de olsa çiftçimiz nefes alacak. Geçtiğimiz yıl gibi kurak bir mevsim geçirirsek sıkıntı yaşayacağız. Bunun bedelini ülke olarak öderiz. Bursa, Antalya, Harran Ovası'ndaki çiftçi üretmezse, ülke olarak sıkıntı yaşayacağız. Çiftçimiz için önemi büyük olan Gölbaşı Göleti'nin temizlenmesi gerekiyor. 30 santimetre derinliği olan yerler var. Bazı yerlerde 8, bazı yerlerde 10 metreye kadar acil temizlik gerekiyor" diye konuştu.
Suriye sınırında da koronavirüs önlemleri üst seviyede
Suriye sınırında da koronavirüs önlemleri üst seviyede
2 gün önce
Koronavirüs nedeniyle Şanlıurfa'nın Suriye sınırına komşu olan Akçakale ilçesinde önlemler en üst seviyeye çıkarıldı. İlçeye girişler kontrollü olarak yapılırken sınır hattında ise kaçak geçişlere karşı önlemler artırıldı. Tüm Türkiye'de uygulanan koronavirüs tedbirleri Suriye sınırına komşu olan Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde de titizlikle uygulanıyor. İlçenin girişinde oluşturulan uygulama noktalarında gelen araçların içindeki kişilerin seyahat izin belgeleri kontrol edilerek ateşleri ölçülüyor. Akçakale Kaymakamlığı'na işlem yaptırmak için gelen vatandaşlar içeriye 2'şer kişi olarak alınırken, bekleyen vatandaşların ise sosyal mesafeye uyması sağlanıyor. Banka ve ATM önlerinde de güvenlik güçleri anonslarla vatandaşları uyarıyor. Sokağa çıkması yasak olan 20 yaş altı ile 65 yaş ve üstü vatandaşlara yönelik denetimler de sürüyor. İlçede sınır boyunca alınan tedbirlerde en üst düzeye çıkarılmış durumda. Sınırda görev yapan askerler hat boyunca 24 saat gözlem yaparak olası yasa dışı geçişleri önlemek için görev yapıyor.
Koronavirüs önlemleri sonrası Antalya'da meydanlar boş kaldı
Koronavirüs önlemleri sonrası Antalya'da meydanlar boş kaldı
2 gün önce
TRvideos kanallarımıza abone olun: ► DHA: bit.ly/dha-ytabone ► DHA Plus: bit.ly/dhaplus-abone Demirören Haber Ajansı(DHA)'nın en güncel haberlerini www.dha.com.tr 'den takip edebilirsiniz. Sosyal Medya ► facebook.com/dha ► twitter.com/dhainternet ► instagram.com/dha ► trvideos.net/u/dha
şener şener
şener şener - 8 saatler önce
Tebessüm ettirmedi. Üzdü. Fedakarlıkları için binlerce teşekkür
cezalı cezalı
cezalı cezalı - 8 saatler önce
Allah yardımcımız olsun..
Makbule Jumaeva
Makbule Jumaeva - 8 saatler önce
Пазоррр керласан билмадим сенга ухшаган инсонлар юузиндан хеч керда ишлолмае колдик керга борса бу узбек пукккк киласанлар уша ерни
Derin Haber
Derin Haber - 8 saatler önce
Alakası yok
Ç. Cey
Ç. Cey - 8 saatler önce
Taşıdığımız her virüs bir canı acılı bir şekilde hayattan koparıyor. Her virüs yüzlerce insanın gecesini gündüzüne katarak çalışmasına sebebiyet veriyor. Her virüs kapısından içeri giremedikleri karantina hastanesinden gelecek iyi haberi bekleyen uykusuz ailelerin ölüm haberi ile yıkılmasına sebep oluyor. Binlerce çalışanın virüs nedeniyle tüm çalışma şartları değişti. Stres katlandı, evlerine çocuklarına gidemez oldu. Ve binlerce insan işsiz kaldı. Bunu anlamak bu kadar zor mu? Bir anne olarak çocuğuna kötü örnek olduğunuda mı farketmez bir insan. Hayretler içinde kalıyorum.
CASTİEL CASTİEL
CASTİEL CASTİEL - 8 saatler önce
Vallahi billahi Eskişehir halkı hiç dinlemiyor yasakları ortalıkta özel araçları ile gezenlermi dersin.
かつきバクゴウ
かつきバクゴウ - 8 saatler önce
big smoke versiyonu daha iyi
Mariem El Hamri
Mariem El Hamri - 8 saatler önce
👍🧕❤
Ayka Kerimova
Ayka Kerimova - 8 saatler önce
ALLAH razı.olsun sizdən bacım.hər adamın yapamadığı bir məslək.Allah sevabın versin
Ozli Oz
Ozli Oz - 8 saatler önce
Sokağa çıkan pislikler yüzünden 1 yıl evde oturacağız. Sokağa çıkanlar corona olsun da otursunlar götlerinin üstüne!!!!
Nikos Ioannox
Nikos Ioannox - 9 saatler önce
what i see??? the suppose turkish <<spcial forces>> still running with their pants full of shit!!!!!!! hahahahahahaha!!!!!!!
Enes
Enes - 9 saatler önce
Ah Be Arda Kendini Yaktın Ve Kral
Resul Civici
Resul Civici - 9 saatler önce
yaşasın Türk polisi
Doruk Aslan
Doruk Aslan - 9 saatler önce
Çok tatlısın tontonnn... bu büyükleri gördükçe doluyor insanin gözü:)
MOLLA Özkan
MOLLA Özkan - 9 saatler önce
Türkiyedeki Cahil kafalı önünü göremeyen Yetkili kişiler yüzünden başarılı insanların önü kapanıyor. Değerli Bilim adam lalarımızı Yurt dışına kaptırıyoruz.Ne zaman uyanacaksın Türkiyem..
Asim Saglam
Asim Saglam - 9 saatler önce
Utanmasalar numara verip öyle alıcaklar bu ülkede normal
Hikmet Şahinler
Hikmet Şahinler - 9 saatler önce
Bitane başkanda çıkıp demiyoki berberlere kalfalara desdek olup ne yiyecek bun insanlar bir acuç yalaka
AY PARÇASI
AY PARÇASI - 9 saatler önce
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN de dediği gibi ''Beni türk hekimlerine emanet ediniz...''
Bilal Abisov
Bilal Abisov - 9 saatler önce
Devam etseniz cok qozel olar halal olsun .
ERDAL Erdal
ERDAL Erdal - 9 saatler önce
100 bin tl yi ulaştırma bakanlığına vermeniz gerekiyor çünkü ulaştırma bakanlığı rasat uydusu ile antartikanın görüntülerini çekti ve paylaştı. Gitti 100 dicem de her sözü gibi bu da yalandır.
Betül Məhərrəmli
Betül Məhərrəmli - 9 saatler önce
Selam arkadaşlar bişey sormak istiyorum sizde devlet evde kaldığınız düreçde maddi yardım ediyormu?ben Azerbaycanlıyım merak etdim
Meral Atasoy
Meral Atasoy - 9 saatler önce
Bana gelse keşke
Awelinex Rrr
Awelinex Rrr - 9 saatler önce
Ne var bunda Olm bu kadar abartacak
Emir Emre Emre
Emir Emre Emre - 9 saatler önce
Allahım sen yardımcımız ol şu mübarek gün allahım
efsa ve ertuğrulun macerağları tv
efsa ve ertuğrulun macerağları tv - 9 saatler önce
Ya kardeşim elma sirkesi bal karıştır iç limonla bal karıştır iç bunlar dezanfekre eder kuru öksürük çıkıyor bunların arkasındanda kuşburnu marmelati üzüm pekmezi tahinle karıştırıp ye Allahın izniyle sağlığınız yerine gelecek bu kadar işe ne gerek var bunları satın ilaç diye sen yaptığından ölmene gönlüm razı olmadı virüsü yenemezsen bunları kulan
FaySal
FaySal - 9 saatler önce
Bu musibetli virüs vesiylesiyle, toplumca hepimiz bazı dersler almalıyız. Yaşlılarımızın, büyüklerimizin, komşularımızın, halini hatırını sormak, yardımına koşmak, ihtiyacına çare olmak, sıkıntısını gidermek, selam vermek, duasını almak, zaten her zaman hepimizin vazifesi olmalıydı. Fakat bizler böyle yapmadık,komşumuzu aramaz sormayız, kimse kimseyi tanımaz, samimiyet olmaz, herkes birbirine soğuk, yardımlaşma yok,yoksula vermez düşeni kaldırmazdık, müstesna olanları tenzih ederim. İşde Allah c.c bizlere unuttuklarımızı ne güzelde hatırlatıyor, Affına sığınırız.
ali esen
ali esen - 9 saatler önce
Yarabbi bugun kandildir sen imkan ver bahtlarını açık et
Bilal Abisov
Bilal Abisov - 9 saatler önce
🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷👍👍👍👍👍👍👍👍🤘🇦🇿 Cok super filim bu seryalmı
n.i.1905 miray
n.i.1905 miray - 9 saatler önce
Kyamam cok çeker
ali esen
ali esen - 9 saatler önce
Sizin allahınıza kurbanım ben Allahım yeni izliyorum daha haberi imkanı olan arkadaşlar yardım edin ama kabul de etmezler gururludur
Çınar Elektrik
Çınar Elektrik - 9 saatler önce
Bu devleti yönetenlerin almış olduğu en saçma karar yol izin belgesi nedir yaa
Asi Ruh
Asi Ruh - 9 saatler önce
Amcamız hastahanede yatıyormuş umarım tez zamanda sağlığına kavuşur
selçuk dokgöz
selçuk dokgöz - 9 saatler önce
Sağlık ordumuza Rabbimizden güç kuvvet diliyoruz Allahımız muhafaza eylesin müteşekkiriz
KENAN GÜRBÜZ
KENAN GÜRBÜZ - 9 saatler önce
Çayırova çok talihsiz bir mahalle idi sonra 2008 de gebze den ayrılarak ilçe oldu şuan 150.000 nüfus var kocaeli iline bağlı olsada istanbulun ilçesinden bir farkı yok hatta 2 tane iett hattı çayırova sınırları içerisinde yolcu taşıyor ilerleyen zamanlarda video da gördüğünüz gibi taşıt yolu da açılacak yani Çayırovanın istanbulun bir ilçesinden farkı yok onun için gerek yok böyle şeylere Ya Gebze il olsun yada Çayırova istanbula bağlansın ...
Vefa Bayramova
Vefa Bayramova - 9 saatler önce
Can dede
Fatih Demirci
Fatih Demirci - 9 saatler önce
Verecen odunu
zeynep bal
zeynep bal - 9 saatler önce
Dünyayı sen yönet be amcam♧♧
RIZA Polat
RIZA Polat - 9 saatler önce
Ekmezler dikmezler bedava yorum yaparlar
Kemal Oruc
Kemal Oruc - 9 saatler önce
ben alinan tüm önlemlere destek veriyorum lakon köyde bahçesine yanliz çikmanin ne riski ne rizokosu olur onu anlamadim çarşi içi toplum yokki orada bu virüs havadan uçup gelmiyor herhalde bahçeye çikmak güneşe bakmakda yasak demekki şu manzaranin ne riski olabilir
Murat Ahmedov
Murat Ahmedov - 9 saatler önce
Helal olsun
isayilmaz
isayilmaz - 9 saatler önce
Köy yerinde bir şey olmaz çiftçi tarlasını sürsün yoksa aç kalır millet
Neşe Baş
Neşe Baş - 9 saatler önce
Böyle gerizekalı millete sahibiz ,Polisimin işi gücü yol böyle hadsizlerle uğraşıyor Allah sabır versin
Bahri Ortaç
Bahri Ortaç - 9 saatler önce
Ulan varya adamlar adelet kesiyor yeni nesil racon
Halil İbrahim Tosun
Halil İbrahim Tosun - 9 saatler önce
Aptal gerizekalı cahil ne desen boş yaaa
Yasin Ceylan
Yasin Ceylan - 9 saatler önce
Bu adam gibi naif, aklı güzel insanlara hayranım
Yakup Varli
Yakup Varli - 9 saatler önce
arkadaşlar ben oyeri biliyorum istiyosanız orda bi vidyo çekiyim
Su Su
Su Su - 9 saatler önce
Demir parada Virus 4 saat kağit parafa 15 saat kala bilyor Maske ve Eldiven şart.
Metin Gecmez
Metin Gecmez - 9 saatler önce
Yapılmasını onaylıyorum gelecek ileri zamandada gerekebilir
Hasan Beşok
Hasan Beşok - 9 saatler önce
İsmet İnönü ölmez. Şekil değiştirir.
siverekli zaza
siverekli zaza - 9 saatler önce
Wayy bir zamanların dj mehmet sezgini slm olsun sana
Nurullah Çöl
Nurullah Çöl - 9 saatler önce
ALLAH belasını hırsızların
veli arik
veli arik - 9 saatler önce
Polis zaten calisiyor kardeşim polis niye dağıtıyor verin öğretmenlere dağıtsın
Emre Eren
Emre Eren - 9 saatler önce
Eskisehir
Orhan Arisoy
Orhan Arisoy - 9 saatler önce
Insanligimiz işte insallah buralarda yakalanmayiz o virise òlume.terk ediyorlar
Ali Ismayilov
Ali Ismayilov - 9 saatler önce
Cəzadan sonra əlini qolunu salla get , virus bulaşmaz 😄
Ayhan Erden
Ayhan Erden - 9 saatler önce
Eskiden pazara zabıta mı uğrardı,teftiş mi yapardı,bak nelere kadir korona,halk için varsın sen zabıta devlet de halk içindir hep yanında ol milletinin Bu arada 0:36'daki dayı yaşı düşük göstersin diye şapka ve gözlük takmış 🤣yırttı bugün de
Sinop 57
Sinop 57 - 9 saatler önce
Buyuk otellerin hepsi bos. Bunlarin odalari salgin bitene kadar hasta odasina donusturulseya. Zaman kaybedeceklerine.
UĞUR ACAR
UĞUR ACAR - 9 saatler önce
karşıdan telefonla konuşan sahıs var motorun yanından bakarak geciyor bence oda onlardan haber verdi
elG JMLD
elG JMLD - 9 saatler önce
Sesi Cem Yılmaz'ın sesine benziyor
kuruluş analiz
kuruluş analiz - 9 saatler önce
Ne mal insanlar varya
FURKAN_FURKAN
FURKAN_FURKAN - 9 saatler önce
bizim paramız zaten suyunuz bile bızden gidiyor yavru cuk lar :D
Üzümlü Çorba
Üzümlü Çorba - 10 saatler önce
Ulan Çin sen bizi ne hale soktun be kahrı perişan ol hemi xD
FURKAN_FURKAN
FURKAN_FURKAN - 10 saatler önce
tövbe tövbe
Kubra Ciris
Kubra Ciris - 10 saatler önce
Ya yerim ben seni yaaaa
kemal kaan
kemal kaan - 10 saatler önce
0:31 kıralll dkkskss
Selimcan Özcan
Selimcan Özcan - 10 saatler önce
Adam sanki 20 yıllık çiftçi ag
Melih Püsküllüoglu
Melih Püsküllüoglu - 10 saatler önce
Bomba mı patlamış burda
Migo58
Migo58 - 10 saatler önce
Hepsini anladim da o silah ne ? 😂
ahmet kurt
ahmet kurt - 10 saatler önce
Sağlam bi tutanak yazın derken polis abim eline verin demek istemiş.😁 niye ćekiyon milleti nie polisi çekion ibiş işine baksana sen milleti tahrik etmek içinmi aha bak polis abiler sana iyi bakacak yat kalk dua et.
Temel Oyanık
Temel Oyanık - 10 saatler önce
Elektriği Kaçak kullanacaktın ödül alacaktın , abiiii
Ali Akdogan
Ali Akdogan - 10 saatler önce
Turk polisimizin ayana tas degirdirmesin
Aynur Hesenova
Aynur Hesenova - 10 saatler önce
Siz bir de bizim polisleri goresiniz...
erwad ibadov
erwad ibadov - 10 saatler önce
Allah yardicin olsun
erwad ibadov
erwad ibadov - 10 saatler önce
Halal olsum dayi
Yasin Küçük odaci
Yasin Küçük odaci - 10 saatler önce
Slm aleykum sayın çok değerli cumhur başkanım recep tayyip bey sizden bir vatandaş olarak yardım bekliyoz ümr belediyesinde çalışıyordum haksiz yere işten çıkarıldık bizi dinlemeye sayın belediye başkanı ismet yıldırım beye bile çıkarmıyorlar bunlar nasıl kipirli insanlarki sizin sayenizde mevki ve makam sahipliği yapıyor bu art niyetli insanlar biz sizin partinize gönül verdik bu nasıl bir belediyecilik vatandas olarak isteklerimizi bile dile getirmiyorlar bunları önce allaha sonra sizi vicdaniniza bırakıyoz bakmakla mükellef bir engelli kız kardeşim var ve ailem sizden ricam bu konuyla ilgili bana dönüş yaparsanız çok sevinirim.ismim yasin küçükodacı tel no 0536 548 39 87 saygılar.
Elif Güler
Elif Güler - 10 saatler önce
Ölü var mı
Harun Aktuna
Harun Aktuna - 10 saatler önce
Adana ? Sasirdikmi?
Aftandil Mizahirov
Aftandil Mizahirov - 10 saatler önce
Helal olsun Abime.. Allah senin ve hepimizin yardimcisi olsun Amin Insallah
Nargiza Naz
Nargiza Naz - 10 saatler önce
😥😥😥
Bulamadım Yok
Bulamadım Yok - 10 saatler önce
Bere yakışıyor Polisime bütün Asayiş bere takmalı şapkadan iyi asaletli duruyor
Sans Oyunları
Sans Oyunları - 10 saatler önce
halal olsun HER MAHALLEYE LAZIM
Erhan Pehlivan
Erhan Pehlivan - 10 saatler önce
Patlamadam çok kamera orda neyi çekiyo onu merak ettim.
Yunesko Yunesko
Yunesko Yunesko - 10 saatler önce
Sağaldı mı bu kişiler AFERİN
bebsn ahhshs
bebsn ahhshs - 10 saatler önce
Ya niye disardasiniz artık kızını alma bari kadın yasak var beyin calistirin 1 ay olcak ben 13 yaşındayım çıkmıyorum ceza yemişdir inşallah yemis mi? Tobe tobe de kadın iyi misin de ya yeter yormayin polisleri çok yoruyorsunuz!!
veysel amaç
veysel amaç - 10 saatler önce
Maşallah dedemize allahım uzun ömürler versin inşallah âmin şu mübarek günlerde ve yüce rabbim tüm asker ve polisimizin yar ve yardımcısı olsun inşallah hayırlısıyla virüsü yenmemizi sağlasin inşallah âmin
Muratxon Yunosof
Muratxon Yunosof - 10 saatler önce
MAŞALLAH HAYİRLİ İŞLER 🍅🍅🍅
korisoslupatates
korisoslupatates - 10 saatler önce
ayy amcam ya yerim seni <3 <3
Тайфун
Тайфун - 10 saatler önce
Şehir ihlali yapanlardan asgari ücretin 3 katı ceza yaziliyior Yurtdışında yaşıyorum . Türkiye de ceza asgari ücret 3 katı neden değil Olsun bakalım İŞ 'i olmayan nasıl oturuyor poposunun üstünde
KİNG PLAY
KİNG PLAY - 10 saatler önce
Panoyu yapan Abb firması Öncelik şebeke yapmış olabilirmi? Elektrik gittiğinde belki güneş paneli devreye girecek şekilde senaryo yapılmış olabilir.Çift yönlü sayaç bu yüzden şebeke öncelikli olabilir.
Haviz Agayev
Haviz Agayev - 10 saatler önce
Sen öl 100 fajiz atdılar bu dedeni karantine
PINAR PINAR
PINAR PINAR - 10 saatler önce
Sağlık çalışanlarına helâl olsun 👏👏👏👏👏👏
murat ünsal
murat ünsal - 10 saatler önce
Yattığın yerden maaş alıyon bi zahmet dağıt.
Nihat Dural
Nihat Dural - 10 saatler önce
Kirsehirde de var
Murat El
Murat El - 10 saatler önce
Cumhurbaşkanı cifçiye destek cıksa bensin ve havan bedava verse türkiye cumhuriyeti tarımda zirve yapardı bekcisinden tutun polisine kadar hepsi el kol kanat gelirdi ama malesef yok işte
Cihan Topsakli
Cihan Topsakli - 10 saatler önce
Dadaş lar vapdımı en iyisini yapar en babasını ucurur Emeyinize sağlıl kardeş lerim
Mehmet Yağcı
Mehmet Yağcı - 10 saatler önce
Ne smn bu
murat ünsal
murat ünsal - 10 saatler önce
0:32 malı görünüyoz mu elinde poşetlerle elini dezenfekte etmeye çalışıyo. bikere bunun yaş kaç ne işi var dışarda?
Kardelen Kar Soğuk
Kardelen Kar Soğuk - 10 saatler önce
Simdi kac tl oldu burda 1 tl eczanede
Erhan Demir
Erhan Demir - 10 saatler önce
Sanki bu gizli çekilmiş bir görüntü Kimsenin haberi yokmuş gibi gizli kamera
tevfik yusuf kaya
tevfik yusuf kaya - 10 saatler önce
Burasi bagcilar velcamtu cehenem bizim amahle lan bura